Kısa cevap: Mirasta en çok gözden kaçan konu borçlardır. Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK m.641) ve bu sorumluluk paylaşmayla bitmez: alacaklının bölünmesine rıza göstermediği borçlarda mirasçılar paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla sorumlu kalır; teselsül ancak beş yıl geçmekle sona erer (m.681). Mirasçılıktan çıkarma ise ancak sebebi tasarrufta yazılmışsa geçerlidir ve ispat yükü çıkarmadan yararlanana aittir (m.512).
Bu sayfa, miras hukukunun daha az anlatılan ama pratikte en çok zarar doğuran tarafına odaklanıyor: kim mirasçı olamaz, kim çıkarılabilir, borçlardan kim ne kadar sorumlu ve pay nasıl devredilir.
Sultanbeyli’den gelen dosyalar için alanın tamamını ele alıyoruz: miras avukatı hangi işlere bakar, tereke borçluysa ne yapılır, çıkarma ve feragat nasıl işler ve miras payı hangi şekilde devredilebilir.
Alacaklının rıza göstermediği borçlarda mirasçılar paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla sorumludur; teselsül beş yıl geçmeden bitmez (TMK m.681). Terekenin borç durumunu değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Miras Avukatı Hangi İşlere Bakar?
Kısa cevap: Üç öbek vardır — mirasçılık sıfatına ilişkin işler (belge, yoksunluk, çıkarma, feragat), borçlardan sorumluluğa ilişkin işler (ret, müteselsil sorumluluk, rücu) ve paylaşıma ilişkin davalar (tenkis, muvazaa, pay devri, ortaklığın giderilmesi).
Mirasçılık sıfatının belgelenmesi için veraset ilamı nasıl alınır yazımıza; saklı pay ve tenkis için saklı pay ihlali ve tenkis davası, sağlığındaki devirler için muris muvazaası ile tapu davaları yazılarımıza bakabilirsiniz.

Tereke Borçlarından Sorumluluk
Kısa cevap: Mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumludur; alacaklı borcun tamamını herhangi bir mirasçıdan isteyebilir. Paylaşma bu sorumluluğu kendiliğinden sona erdirmez ve teselsül beş yıl geçmekle biter.
Bu tablonun pratik sonucu şudur: mirasçılardan biri kendi payından çok daha büyük bir borçla karşılaşabilir. Bu nedenle paylaşma sözleşmesinde borçların kime yükletildiği açıkça yazılmalıdır — rücu hakkı ilk önce o borcu üstlenen mirasçıya karşı kullanılır (m.682). Alacaklının takip başlatması hâlinde izlenecek yol için Sultanbeyli icra avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Tereke borçluysa izlenecek yol
Mirasçılıktan Çıkarma
Kısa cevap: Mirasbırakan, saklı paylı mirasçısını yalnızca iki sebeple çıkarabilir ve çıkarma ancak sebep tasarrufta belirtilmişse geçerlidir. İtiraz hâlinde ispat yükü çıkarmadan yararlanana aittir.
Uygulamada çıkarma tasarruflarının önemli bölümü sebep gösterilmediği ya da gösterilen sebep ispatlanamadığı için sonuç doğurmaz; bu hâlde tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. İkinci sık atlanan nokta ise altsoyun konumudur: çıkarılan kişinin çocukları, o kişi önce ölmüş gibi mirasçı olur ve saklı paylarını isteyebilir.
Mirastan Yoksunluk
Çıkarma mirasbırakanın iradesine dayanır; yoksunluk ise doğrudan kanundan doğar ve ayrı bir tasarrufa gerek olmaksızın sonuç verir.
İki ayrıntı önemlidir: yoksunluk mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar ve yalnız yoksun olanı etkiler. Yani yoksun kişinin altsoyu mirastan pay almaya devam eder.
Feragat ve Pay Devri
Kısa cevap: Feragat mirasbırakanla yapılan bir sözleşmedir ve mirasçılık sıfatını kaybettirir. Pay devri ise mirasın açılmasından sonra yapılır; mirasçılar arasında yazılı, üçüncü kişiyle noterde düzenlenmiş olmalıdır.
En sık yapılan iki hata: karşılık sağlanarak yapılan feragatin altsoyu da bağladığının fark edilmemesi ve üçüncü kişiyle yapılan pay devrinin adi yazılı biçimde düzenlenmesi — bu ikincisi sözleşmeyi geçersiz kılar. Ayrıca miras açılmadan önce mirasbırakanın katılması olmaksızın yapılan sözleşmeler geçerli değildir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Sulh hukuk mahkemesi: mirasçılık belgesi, terekenin tespiti ve korunması, mirasın reddinin tescili, ortaklığın giderilmesi. Asliye hukuk mahkemesi: mirasçılıktan çıkarmaya itiraz, mirastan yoksunluk, tenkis, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, vasiyetnamenin iptali.
Yetkide belirleyici olan mirasbırakanın son yerleşim yeridir. Sultanbeyli’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür. Terekedeki taşınmazlara ilişkin talepler için tapu iptali ve tescil ve ecrimisil davası sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk başlık borç tablosudur: tereke borçları neler, hangileri muaccel, alacaklılar takip başlatmış mı, üç aylık ret süresi işliyor mu.
İkincisi sıfat sorunlarıdır — mirasçılıktan çıkarma tasarrufu var mı ve sebebi yazılmış mı, yoksunluk iddiası bulunuyor mu, geçmişte imzalanmış bir feragat sözleşmesi var mı ve karşılık sağlanmış mı.
Üçüncüsü paylaşma sözleşmesidir: borçlar kime yükletilmiş, denkleştirme yapılmış mı, paylaşma tarihi üzerinden beş yıl geçmiş mi. Dördüncüsü devir işlemleridir; pay devri doğru şekilde (mirasçılar arasında yazılı, üçüncü kişiyle noterde) yapılmış mı.
Mirasçılıktan çıkarma, ancak tasarrufta sebep belirtilmişse geçerlidir; sebep ispatlanamazsa tasarruf saklı pay dışında yerine getirilir (TMK m.512). Belgeyi değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Miras avukatı hangi işlere bakar?
Miras hukuku üç öbekte toplanır. Sıfat: mirasçılık belgesi, mirastan yoksunluk, mirasçılıktan çıkarma, feragat. Sorumluluk: tereke borçlarının tespiti, mirasın reddi, mirasçıların müteselsil sorumluluğu ve rücu. Paylaşım: tenkis, muris muvazaası, miras payının devri, ortaklığın giderilmesi ve ecrimisil. Uygulamada en çok hata, ikinci öbekte — borçlardan sorumluluk konusunda yapılır.
Mirasçılar borçlardan nasıl sorumlu olur?
Kanun tek cümleyle çok geniş bir sorumluluk kurar: mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar (TMK m.641). Müteselsil sorumluluk, alacaklının borcun tamamını mirasçılardan herhangi birinden isteyebilmesi demektir; payına düşenden fazlasını ödeyen mirasçı, bu fazlalığı diğerlerinden rücu yoluyla talep eder.
Miras paylaşıldıktan sonra sorumluluk biter mi?
Hayır, hemen bitmez. Mirasçılar, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık veya örtülü olarak rıza gösterilmemiş olan tereke borçlarından dolayı, paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar (TMK m.681). Sorumluluk ancak paylaşmanın gerçekleştiği tarihin veya daha sonra yerine getirilecek borçlarda muacceliyet tarihinin üzerinden beş yıl geçmekle sona erer.
Ben ödedim, diğer mirasçılardan isteyebilir miyim?
Evet. Paylaşma sözleşmesinde ödenmesi kendisine yükletilmemiş olan bir tereke borcunu veya üzerine aldığı miktardan fazlasını ödeyen mirasçı, diğer mirasçılara rücu edebilir (TMK m.682). Rücu hakkı ilk önce, ödenmiş olan borcu paylaşma sözleşmesiyle üstlenmiş bulunan mirasçıya karşı kullanılır.
Borca batık mirastan nasıl kurtulurum?
İki yol vardır. Birincisi mirasın reddi: miras üç ay içinde reddolunabilir ve süre, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten işler. İkincisi hükmen ret: mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras reddedilmiş sayılır. Süre kaçırılırsa miras kayıtsız şartsız kazanılmış olur ve borçlardan sorumluluk doğar.
Mirasbırakan bir mirasçıyı mirastan çıkarabilir mi?
Sadece iki sebeple ve yalnızca saklı paylı mirasçı bakımından. Mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını; mirasçının kendisine veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş olması ya da kendisine veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş olması hâlinde mirasçılıktan çıkarabilir (TMK m.510).
Çıkarma her hâlde geçerli olur mu?
Hayır, sıkı bir şekil ve ispat rejimi vardır. Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebep ispatlanamaz veya tasarrufta hiç belirtilmemişse, tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir (TMK m.512).
Mirastan çıkarılan kişinin çocukları da pay alamaz mı?
Alır. Kanun bu konuda açıktır: mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. Ayrıca çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir (TMK m.511). Çıkarılan kişi ise mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz.
Borçlu bir çocuk mirastan çıkarılabilir mi?
Kısmen ve özel şartlarla. Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir; ancak bu yarıyı mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır (TMK m.513). Miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya borç tutarı miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.
Kimler hiçbir şekilde mirasçı olamaz?
Kanun dört hâl sayar (TMK m.578): mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler; onu sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler; ölüme bağlı tasarruf yapmasını veya tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler; ve artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda tasarrufu ortadan kaldıranlar veya bozanlar. Bu kimseler ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler.
Yoksunluk kesin midir?
Değildir. Kanun iki yumuşatma getirir: mirastan yoksunluk, mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar ve yoksunluk yalnız yoksun olanı etkiler; yoksun olanın altsoyu, mirasbırakandan önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur (TMK m.578-579).
Mirastan feragat ne demek?
Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir ve feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder (TMK m.528). Dikkat edilmesi gereken nokta: bir karşılık sağlanarak yapılan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur — yani çocuklar da mirasçı olamaz.
Feragat sonradan geçersiz olabilir mi?
Olabilir. Mirastan feragat sözleşmesi belli bir kişi lehine yapılmış olup bu kişinin herhangi bir sebeple mirasçı olamaması hâlinde, feragat hükümden düşer (TMK m.529). Ayrıca tereke borçları karşılayamıyorsa, feragat eden ve mirasçıları, ölümden önceki beş yıl içinde aldıkları karşılık ölçüsünde tereke alacaklılarına karşı sorumlu olur (m.530).
Miras payımı devredebilir miyim?
Evet, ancak şekil şartı devralanın kim olduğuna göre değişir. Mirasçılar arasında yapılan pay devri sözleşmelerinin geçerliliği yazılı şekle; bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı sözleşmenin geçerliliği ise noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır (TMK m.677). Bu ayrım atlandığında sözleşme geçersiz olur.
Payı devralan kişi paylaşmaya katılabilir mi?
Hayır. Kanun bunu açıkça sınırlar: sözleşme üçüncü kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar (TMK m.677). Yani devralan, paylaşma masasında taraf değildir.
Miras açılmadan pay üzerinde sözleşme yapılabilir mi?
Kural olarak hayır. Mirasbırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir ve böyle bir sözleşme gereğince yerine getirilmiş olan edimlerin geri verilmesi istenebilir (TMK m.678).
Bu davalar hangi mahkemede görülür?
Sulh hukuk mahkemesi: mirasçılık belgesi, terekenin tespiti ve korunması, mirasın reddinin tescili, ortaklığın giderilmesi. Asliye hukuk mahkemesi: mirasçılıktan çıkarmaya itiraz, mirastan yoksunluk, tenkis, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, vasiyetnamenin iptali. Yetkide belirleyici olan mirasbırakanın son yerleşim yeridir. Sultanbeyli’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda miras hukuku dosyalarını takip etmektedir. Sultanbeyli ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; terekenin borç durumunun tespitinden mirasın reddine, mirasçılıktan çıkarma ve yoksunluk uyuşmazlıklarından miras payının devrine kadar sürecin bütün aşamalarında müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.510-513, 528-530, 578-579, 605-610, 641-642, 677-678, 681-682)
- Adalet Bakanlığı — adalet.gov.tr
- Türkiye Noterler Birliği — tnb.org.tr
- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü — tkgm.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.