Kısa cevap: Uzaklaştırma kararını ihlal etmek, yani eşi aramak, mesaj atmak veya evine gitmek, 6284 sayılı Kanun m.13 uyarınca ilk seferde 3 günden 10 güne, her tekrarında 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi gerektirir; toplam süre 6 ayı geçemez. İhlal aynı zamanda tehdit, yaralama, konut dokunulmazlığının ihlali veya ısrarlı takip suçu oluşturuyorsa, bu suçun TCK cezası ayrıca verilir. Eşin daveti kararı kendiliğinden kaldırmaz.
- Zorlama hapsine aile mahkemesi hâkimi karar verir; karar Cumhuriyet başsavcılığınca infaz edilir.
- İhlal suç da oluşturuyorsa Yargıtay’a göre hem zorlama hapsi hem TCK cezası uygulanır.
- Uzaklaştırma kararı varken ısrarlı takip, TCK m.123/A-2-c uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis gerektirir.
- Zorlama hapsi kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir.
Uzaklaştırma kararını ihlal etmek, çoğu zaman bir telefon araması, “son bir kez konuşalım” mesajı ya da eşyaları almak için eve uğramakla başlar. Bu yazıda kararın hakkında verildiği eşin bakış açısından ihlalin hangi sonuçları doğurduğunu, eşin rızasıyla görüşmenin hukuki durumunu ve ayrı suç oluşan hâlleri güncel mevzuat ve Yargıtay kararlarıyla açıklıyoruz.
Tebliğden itibaren iki hafta geçerse karar kesinleşir ve Cumhuriyet başsavcılığınca infaz edilir; ihlal iddiasına karşı mesaj kayıtları ve tanıklar bu süre içinde toplanmalıdır.
Uzaklaştırma kararını ihlal etmek nedir, suç mu?
Uzaklaştırma kararını ihlal etmek, 6284 sayılı Kanun uyarınca hakkında önleyici tedbir verilen kişinin yaklaşmama, iletişim kurmama veya konuttan uzak durma yükümlülüğüne aykırı davranmasıdır. Bu aykırılık tek başına TCK’da tanımlı bir suç değildir; yaptırımı 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.13’teki zorlama hapsidir.
“Bu Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.”
6284 sayılı Kanun m.13/1
Uygulamada “uzaklaştırma kararı” denilen şey m.5/1’deki tedbirlerin bir veya birkaçıdır: müşterek konuttan uzaklaştırma (b), korunan kişiye ve konutuna, okuluna, işyerine yaklaşmama (c), iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme (f). Neyin ihlal sayılacağını kararda işaretlenen bent belirler.

Uzaklaştırma kararını ihlal etmenin cezası ne kadar?
Kısa Cevap: Uzaklaştırma kararını ihlal etmenin yaptırımı ilk aykırılıkta 3 günden 10 güne, her tekrarında 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsidir (6284 m.13/1-2). Zorlama hapsinin toplam süresi 6 ayı geçemez. Süreyi hâkim, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre belirler.
Örnek hesap: tekrarlayan ihlallerde altı aylık tavan
Açıklayıcı örnek: kişi önce mesaj atıp 5 gün zorlama hapsi almış, ardından beş kez daha kapıya gelmiş ve her tekrarda 30 gün verilmiş olsun. Toplam 5 + 150 = 155 gün olur. Altıncı tekrarda hâkim ancak altı aylık tavana kalan süreyi verebilir; suç oluşturan fiillerin TCK cezası bu tavana dahil değildir.
Eşi telefonla aramak veya mesaj atmak ihlal sayılır mı?
Eşi telefonla aramak veya mesaj atmak, kararda 6284 m.5/1-f uyarınca “iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme” tedbiri varsa uzaklaştırma kararını ihlal etmektir. İçeriğin sakin olması sonucu değiştirmez; tedbir temas kurmayı yasaklar. Sosyal medya mesajı, e-posta ve ortak tanıdık üzerinden haber göndermek de bu kapsamda değerlendirilebilir.
Mesajın içeriği ayrıca suç oluşturabilir. Hayata veya vücut bütünlüğüne yönelik saldırı bildiren ifadeler TCK m.106/1 tehdit, mağduru muhatap alan yazılı veya sesli iletiyle sövme TCK m.125/2 hakaret suçudur. Israrlı arama ve mesajların eşte ciddi huzursuzluk yaratması ise ısrarlı takiptir.
“Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi, hâlinde faile bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.”
TCK m.123/A-2-c (madde metninden kısaltılarak)
Israrlı takibin temel hâli 6 ay-2 yıl hapis gerektirir; tedbire rağmen işlenmesi cezayı 1-3 yıla çıkarır. Soruşturma şikâyete bağlıdır (m.123/A-3).
Uzaklaştırma kararı varken eşin evine gitmek ne sonuç doğurur?
Uzaklaştırma kararı varken eşin evine gitmek, kararda müşterek konuttan uzaklaştırma (m.5/1-b) veya konuta yaklaşmama (m.5/1-c) tedbiri bulunduğunda zorlama hapsi gerektiren bir ihlaldir. Ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşup oluşmadığı, evin müşterek konut olup olmadığına ve girişin rızaya aykırı olup olmadığına göre ayrıca değerlendirilir.
Müşterek konut bakımından Yargıtay’ın iki kararı, girişin öncelikle 6284 m.13 kapsamında ele alınması gerektiği yönündedir:
Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 05.03.2018 tarihli, 2016/5588 Esas, 2018/2976 Karar sayılı kararında, aile mahkemesinin konuttan uzaklaştırma kararına karşın müşterek konuta giren sanık hakkında 6284 sayılı Kanun m.13 gereğince değerlendirme yapılması gerekirken konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkûmiyet kurulması bozma sebebi sayılmıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiş; karşı oyda, sanığı rıza göstermeye yetkili kişinin eve aldığı ve çıkması istenmediği için TCK m.116’nın rıza unsurunun oluşmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 13.06.2022 tarihli, 2021/12011 Esas, 2022/9081 Karar sayılı kararında, suç tarihinde evli olan sanığın uzaklaştırma kararının bitiminde birlikte yaşadıkları konuta girmesi nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlalinden beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiş; aynı olaydaki kasten yaralama mahkûmiyeti ise onanmıştır.
Eş ayrı bir evde oturuyorsa tablo ağırlaşır. Hile veya zorla girilip eşin çıkması engellenirse kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu gündeme gelir; TCK m.109/2 cebir, tehdit veya hilede 2-7 yıl öngörür ve m.109/3-e uyarınca eşe karşı işlenmesi cezayı bir kat artırır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 12.06.2024 tarihli, 2024/19616 Esas, 2024/5123 Karar sayılı kararında, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan ve eşinden ayrı yaşayan sanığın kapıyı kurye olduğunu söyleyerek açtırıp zorla eve girdiği, eşinin dışarı çıkmasını engellediği ve onu yaraladığı olayda, TCK m.109/2 ve 109/3-e uyarınca verilen 6 yıl hapis cezası onanmıştır.
Anahtarla girme ve tapu sahipliği meselelerini boşandığı eşin evine anahtarla girmenin suç olup olmadığını anlattığımız yazıda ele aldık. Eşyalar için 6284 m.8/7 uyarınca kolluk marifetiyle teslim istenebilir.
Eşin daveti veya rızasıyla görüşmek ihlal sayılır mı?
Eşin daveti veya rızasıyla görüşmek, 6284 sayılı Kanun’da tedbire aykırılığı kaldıran bir sebep olarak düzenlenmemiştir. Tedbir kararı mahkeme kararıdır ve hâkim değiştirene ya da kaldırana kadar geçerlidir. Bu nedenle barışma amacıyla yapılan buluşma da, korunan kişi daha sonra şikâyet ederse zorlama hapsine konu olabilir.
Rıza yine de iki açıdan önemlidir. m.13 süreyi “aykırılığın ağırlığına göre” belirlemeyi öngördüğünden davetle yapılan görüşme zorla temastan farklı değerlendirilebilir. Ayrıca TCK m.116 rızaya aykırı girişi arar; davetle girilmişse bu suçun unsuru tartışmalı hâle gelir. Davet mesajı saklanmalıdır.
Uzaklaştırma kararı nasıl kaldırılır?
Uzaklaştırma kararı ilk defasında en çok 6 ay için verilir; m.8/2 uyarınca hâkim resen veya korunan kişinin talebiyle tedbirin süresini ya da şeklini değiştirebilir, kaldırabilir veya aynen devam ettirebilir. Taraflar barıştıysa doğru yol, korunan kişinin aile mahkemesine kaldırma talebinde bulunmasıdır. Tedbirin uzatılması süreci için uzaklaştırma kararının uzatılması talebi yazımıza bakabilirsiniz.
İhlal ayrıca suç oluşturursa hem zorlama hapsi hem ceza verilir mi?
İhlal ayrıca suç oluşturduğunda, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’ne göre kişi hem 6284 sayılı Kanun uyarınca zorlama hapsine tabi tutulur hem de Türk Ceza Kanunu uyarınca suçun cezasına mahkûm edilir. m.13/1’deki “fiili bir suç oluştursa bile” ifadesi, zorlama hapsinin ceza yargılamasının yerine geçmediğini gösterir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 11.04.2019 tarihli, 2019/1292 Esas, 2019/6765 Karar sayılı kanun yararına bozma kararında, tedbir süresinde işlenen ve suç oluşturan ihlalde tedbire aykırılık hakkında aile mahkemesinin, suç hakkında ise cezanın ağırlığına göre asliye ceza veya ağır ceza mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiştir. Somut olayda 1 aylık tedbir süresi dolduktan sonra telefonla yapılan tehdit ve hakaretin yalnız TCK kapsamında, asliye ceza mahkemesinde yargılanması gerektiği kabul edilmiştir.
Bu nedenle tedbir süresinde atılan tek bir tehdit mesajı, aile mahkemesinde zorlama hapsi ve asliye ceza mahkemesinde ayrı bir dava olmak üzere iki dosyaya dönüşebilir.
Zorlama hapsi kararı nasıl verilir ve nasıl itiraz edilir?
Zorlama hapsi kararını, 6284 m.2/1-c’deki tanım gereği aile mahkemesi hâkimi verir; karar Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir ve Bakanlığın il veya ilçe müdürlüğüne bildirilir (m.13/3). Bu karara karşı tefhim veya tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir (m.9/1).
Uzaklaştırma kararı ihlalinden zorlama hapsine süreç
Kararı tebliğ almadım, yine de ihlal etmiş sayılır mıyım?
6284 m.10/5’e göre tedbir kararının tefhim veya tebliğ edilmemesi kararın uygulanmasına engel değildir; kolluk kararı derhâl uygulayabilir. Bununla birlikte m.8/5, tefhim ve tebliğ sırasında zorlama hapsi uygulanacağı ihtarının yapılmasını öngörür. Kararın varlığından haberdar olunmadan gerçekleşen temas, itirazda öne sürülmesi gereken önemli bir savunmadır.
Uzaklaştırma kararı ihlalinde sık yapılan hatalar nelerdir?
Uzaklaştırma kararı ihlalinde sık yapılan hatalar, kararın kapsamının okunmamasından ve barışmanın kararı kendiliğinden bitirdiğinin sanılmasından kaynaklanır. Hangi tedbirin verildiği kararın hüküm kısmında tek tek sayılır; tebliğ edilen belge okunmadan atılan her adım, zorlama hapsi ve ayrı bir ceza soruşturması riski taşır. Dosyalarda sık karşılaşılan durumlar:
- Eşin “gel konuşalım” mesajına güvenip eve gitmek ve bu mesajı silmek; daha sonra davetin ispatı mümkün olmaz.
- Kararda yalnız konuta yaklaşmama yazdığını düşünüp iş yerine veya okul önüne gitmek; m.5/1-c üç yeri birlikte sayar.
- Arkadaş veya akraba aracılığıyla haber göndermenin ihlal olmadığını sanmak.
- Eşyaları almak için kolluk eşliği istemek yerine kendi başına kapıya gitmek.
- Zorlama hapsi kararına iki haftalık itiraz süresini kaçırmak ya da ceza soruşturmasındaki ifadeyi hazırlıksız vermek.
Koruma kararının mağdur tarafı için nasıl alındığını ve süresini 6284 koruma kararının nasıl alındığını, süresini ve itiraz yolunu anlattığımız yazıda bulabilirsiniz.
Sonuç ve değerlendirme
Uzaklaştırma kararını ihlal etmek, mesaj veya kapıya gitmek gibi basit görünen bir davranışla 3-10 gün, tekrarında 15-30 gün zorlama hapsine yol açar. Fiil tehdit, yaralama, ısrarlı takip veya hürriyetten yoksun kılma oluşturuyorsa ayrıca ceza davası açılır. Eşin rızası kararı kaldırmaz; doğru yol aile mahkemesinden değişiklik istemektir. Diğer konular için makaleler dizinimizde göz atabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Uzaklaştırma kararı varken eşime mesaj atarsam ne olur?
Kararda iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme tedbiri (6284 m.5/1-f) varsa tek bir mesaj bile tedbire aykırılıktır ve aile mahkemesi hâkimi 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsi verebilir. Mesaj tehdit veya hakaret içeriyorsa TCK m.106 ya da m.125 uyarınca ayrıca ceza soruşturması açılır; ısrarlı mesajlarda TCK m.123/A-2-c gündeme gelir.
Uzaklaştırma kararını ihlal etmenin cezası ne kadar?
6284 sayılı Kanun m.13 uyarınca ilk ihlalde 3 günden 10 güne, her tekrarında 15 günden 30 güne kadar zorlama hapsi verilir; toplam süre 6 ayı geçemez. İhlal aynı zamanda tehdit, yaralama veya ısrarlı takip gibi bir suç oluşturuyorsa, o suçun TCK’daki cezası zorlama hapsine ek olarak ayrıca uygulanır.
Eşim beni eve çağırdı, gidersem uzaklaştırma kararını ihlal etmiş olur muyum?
Olabilirsiniz. 6284 sayılı Kanun’da korunan kişinin davetinin tedbir kararını kendiliğinden kaldıracağına dair bir hüküm yoktur; karar, mahkeme değiştirene veya kaldırana kadar geçerlidir. Davet, aykırılığın ağırlığı değerlendirilirken dikkate alınabilir; güvenli yol, birlikte m.8/2 uyarınca kararın kaldırılmasını veya değiştirilmesini istemektir.
Uzaklaştırma kararı ihlali şikâyete tabi mi?
Zorlama hapsi şikâyete bağlı değildir; 6284 m.13 hâkimin kararıyla uygulanır ve korunan kişinin vazgeçmesi kararı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İhlalle birlikte işlenen suçlarda ise ayrım vardır: konut dokunulmazlığının ihlali, hakaret ve ısrarlı takip şikâyete bağlıdır; eşe karşı kasten yaralama ise şikâyet aranmaksızın soruşturulur.
Zorlama hapsi kararına itiraz süresi kaç gün?
Zorlama hapsi kararına, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilir (6284 m.9/1). Dosya numara olarak izleyen aile mahkemesi dairesine, tek daire varsa asliye hukuk mahkemesine gönderilir. İtiraz mercii bir hafta içinde karar verir ve bu karar kesindir.
Uzaklaştırma kararı varken çocuğumu görebilir miyim?
Kural olarak kişisel ilişki kararına göre görebilirsiniz; 6284 m.5/1-d çocuklara yaklaşmama tedbirinde kişisel ilişki hâllerini saklı tutar. Hâkim m.5/1-ç uyarınca kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılmasına, sınırlanmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Çocuğu almak için korunan eşin evine gitmek ihlal sayılabilir.
Uzaklaştırma kararı bitince eve dönebilir miyim?
Tedbir süresi dolduğunda zorlama hapsi riski sona erer. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, evli eşlerden birinin uzaklaştırma kararının bitiminde birlikte yaşadıkları konuta girmesini konut dokunulmazlığının ihlali saymamıştır. Boşanma kesinleşmişse, ayrılık kararı varsa veya eş ayrı bir evde oturuyorsa rızasız giriş TCK m.116 suçunu oluşturabilir.
Kararda hangi tedbirlerin bulunduğu, tebliğ tarihi, davet mesajları ve ayrıca açılan ceza soruşturması birlikte incelenerek itiraz ve savunma seçenekleri belirlenebilir.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, ceza hukuku alanında çalışan ve aile içi uyuşmazlıklardan doğan ceza dosyalarında şüpheli, sanık ve mağdur vekili olarak görev alan bir avukattır. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki uzaklaştırma ve yaklaşmama tedbirleri, zorlama hapsi kararlarına itiraz, tedbir süresinde ileri sürülen tehdit, ısrarlı takip ve konut dokunulmazlığının ihlali isnatları gibi aile hukuku ile ceza hukukunun kesiştiği konularda bilgilendirici yazılar kaleme almaktadır. Çalışkan Hukuk Bürosu bünyesinde Kartal’da faaliyet göstermektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.