Müstehcenlik Suçundan Hakkımda Soruşturma Açıldı, Ne Yapmalıyım? (2026)

📌 Kısa Cevap: Müstehcenlik (TCK m.226) soruşturmasında ilk adımlar şunlardır: çağrının türünü öğrenmek (davetiye mi, yakalama mı), ifade vermeden önce bir ceza avukatından hukuki yardım almak, isnat edilen fıkrayı netleştirmek, susma hakkını bilinçli kullanmak, cihazlara el konulursa CMK m.134 güvencelerini takip etmek ve hiçbir veriyi silmemek veya değiştirmemek. Fıkraya göre ceza 6 aydan 10 yıla kadar değişebildiğinden, hangi fıkranın gündemde olduğu stratejiyi belirler.

Müstehcenlik suçlaması, özellikle çocuk içerikli dijital materyal iddialarında, şüpheli için hem hukuki hem sosyal açıdan ağır sonuçlar doğurabilir. Bu yazıda soruşturma bildirimi aldığınızda izleyebileceğiniz yol haritasını — ifade öncesi hazırlık, haklarınız, cihazlara el konulması, dosya inceleme, tutuklama riski ve soruşturma sonu kararları — 2026 güncel mevzuatla ele alıyoruz. Suçun genel çerçevesini “Müstehcenlik Suçu Nedir?”, yazılı savunma metnini ise “Müstehcenlik Savunma Dilekçesi Örneği” yazımızda ayrıca anlattık.

Soruşturma bildirimi aldıysanız zaman kaybetmeyin

İfade öncesi hazırlık ve doğru strateji, dosyanın seyrini belirler; dosyanızı gizlilik içinde birlikte değerlendirelim.

Soruşturma size nasıl bildirilir?

Müstehcenlik soruşturması genellikle üç yoldan birinde şüpheliye ulaşır: davetiye ile ifadeye çağrı, doğrudan yakalama ve gözaltı ya da arama kararıyla birlikte cihazlara el koyma. Çağrının türü, atacağınız ilk adımı belirler. CMK m.145/1 uyarınca ifadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır. Davetiyede suçun adı yazıyorsa bu, hakkınızda soruşturma yürütüldüğünün resmi bildirimidir. Yakalama ve gözaltı halinde ise CMK m.91/1 gereği gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; gözaltı ancak soruşturma yönünden zorunlu olduğunda ve kişinin suçu işlediği şüphesini gösteren somut deliller varsa uygulanabilir (m.91/2).

Müstehcenlik soruşturması ilk adımlar infografik

Önce hangi fıkranın gündemde olduğunu öğrenin

TCK m.226 tek bir suç değil, birbirinden çok farklı yaptırımlar içeren bir suç kümesidir. Aynı maddenin farklı fıkraları arasında ceza aralığı, zorunlu müdafilik, zamanaşımı ve savunma stratejisi bakımından belirleyici farklar vardır. Bu nedenle ifadeden önce hangi fıkra üzerinden soruşturma yapıldığının, hangi eylemin (örneğin bulundurma, paylaşma, üretim, satış, yayın) isnat edildiğinin öğrenilmesi gerekir.

TCK m.226 fıkralarına göre fiil, ceza ve genel dava zamanaşımı süresi
TCK m.226 fıkrası Konu Ceza Genel dava zamanaşımı (TCK m.66/1)
226/1 Çocuğa müstehcen ürün verme, gösterme; çocukların görebileceği yerlerde sergileme; satışa arz, reklam 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para 8 yıl
226/2 Müstehcen içeriği basın ve yayın yoluyla yayınlama veya aracılık 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para 8 yıl
226/3 (ilk cümle) Ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanma 5 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para 15 yıl
226/3 (ikinci cümle) Bu ürünleri ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz, satma, nakletme, depolama, ihraç, bulundurma veya başkalarının kullanımına sunma 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para 8 yıl
226/4 Şiddet, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranış içeren ürünler 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve adli para 8 yıl
226/5 226/3 ve 226/4 ürünlerinin basın ve yayın yoluyla yayınlanması veya çocukların görmesinin sağlanması 6 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para 15 yıl

Tablodaki zamanaşımı süreleri, TCK m.66/1-d (beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl) ve m.66/1-e (beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl) hükümlerine göre cezanın üst sınırı esas alınarak verilen genel çerçevedir; nitelikli hâller (m.66/3), failin yaşı (m.66/2) ve zamanaşımını durduran veya kesen nedenler (m.67-68) somut dosyada ayrıca hesaplanmalıdır.

İfade verirken haklarınız (CMK m.147)

CMK m.147/1 şüphelinin ifadesinin alınmasında şunlara uyulmasını zorunlu kılar: kimliğin saptanması, yüklenen suçun anlatılması, müdafi seçme hakkının ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceğinin bildirilmesi, müdafi seçecek durumda olmayan şüpheliye baro tarafından müdafi görevlendirilmesi, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığının derhâl bildirilmesi, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hak olduğunun söylenmesi, şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğinin hatırlatılması ve ifade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılması. Bu hakların hatırlatılmadığı veya ifadenin bu usullere aykırı alındığı hâller, ifadenin delil değerini tartışmalı hâle getirir. Kimliğe ilişkin sorulara doğru cevap verme yükümlülüğü ise ayrıca saklıdır (m.147/1-a).

Ayrıca CMK m.148 şüphelinin beyanının özgür iradesine dayanmasını şart koşar; yorma, aldatma, kanuna aykırı yarar vaadi gibi yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (m.148/3). Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (m.148/4); aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması ihtiyacı doğarsa bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir (m.148/5).

Avukat bulundurma hakkı ve zorunlu müdafilik

CMK m.149/3 uyarınca soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez ve kısıtlanamaz. CMK m.150/2-3 ise çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olanlar ile alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturmalarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilmesini öngörür. Bu çerçevede TCK m.226/5 (alt sınır altı yıl) kapsamındaki soruşturmalarda zorunlu müdafilik söz konusudur; alt sınırı tam beş yıl olan TCK m.226/3 ilk cümle için “beş yıldan fazla” ölçütü karşılanmadığından zorunlu müdafilik aranmaz, ancak şüpheli isterse yine müdafi görevlendirilir. Pratikte tüm fıkralarda ifade öncesinden itibaren kendi seçeceğiniz bir ceza avukatı ile hareket etmek, hem hakların eksiksiz kullanılması hem de savunmanın tutarlılığı açısından önemlidir. Konuyu “Cinsel Suç Soruşturmasında İfade Verirken Avukat Bulundurma Hakkı” yazımızda ayrıca işledik.

Videolu anlatım

▶VİDEOLU ANLATIMCinsel Suç Soruşturmasında Polis Çağırmadan Avukata Başvurulur mu?
Av. Burakhan Çalışkan · İstanbul BarosuYouTube kanalı →Tüm videolar →
İfade öncesi hazırlık için

Çağrı tarihinden önce avukatla görüşmek, ifadenin kapsamını ve savunma stratejisini doğru belirlemenizi sağlar.

Susma hakkı ve ifade stratejisi

Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı kanuni bir haktır (CMK m.147/1-e) ve bu hakkın kullanılması suçun kabulü anlamına gelmez. Ancak susma hakkının ne zaman ve hangi kapsamda kullanılacağı, dosyadaki delil durumuna göre bir strateji meselesidir. Dosyada henüz erişilemeyen deliller varsa, ifade verilmeden önce müdafiin dosyayı incelemesi ve isnadın kapsamını anlaması gerekir. Verilen ifadelerde tutarlılık esastır: ilk ifadede kesin bir inkâr beyan edilip sonradan delil çıktığında anlatımın değişmesi, savunmanın güvenilirliğini zayıflatır. Bu nedenle ifade metni müdafi ile birlikte, eksiksiz ve doğru bilgilere dayanarak hazırlanmalı; hatırlanmayan veya emin olunmayan hususlar kesin olarak ifade edilmemelidir.

Cihazlara el koyma ve dijital inceleme (CMK m.134)

Müstehcenlik soruşturmalarında deliller büyük oranda dijital cihazlarda aranır. CMK m.134/1 uyarınca, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısı kararıyla şüphelinin kullandığı bilgisayar ve programlarda arama yapılabilir, kayıtlardan kopya çıkarılabilir ve bu kayıtlar çözülerek metin hâline getirilebilir. Savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir ve sürenin dolması veya aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. Şifrenin çözülememesi veya işlemin uzun sürmesi hâlinde cihazlara el konulabilir, ancak çözüm ve kopyalama tamamlandığında cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir (m.134/2). El koyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve alınan yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilerek bu husus tutanağa geçirilir (m.134/3-4).

Önemli bir güncel gelişme olarak, CMK m.134 Anayasa Mahkemesinin 12/2/2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımından dokuz ay sonra (25/2/2027) yürürlüğe gireceği belirlenmiştir. Bu nedenle madde söz konusu tarihe kadar yürürlüktedir; yerine geçecek düzenleme bakımından gelişmelerin takip edilmesi gerekir. Cihaz incelemesinin usul güvenceleri için “Cinsel Suç Soruşturmasında Ev Araması ve Telefona El Koyma” ve “Cinsel Taciz Suçunda Telefon İncelemesi Yapılır mı?” yazılarımıza bakabilirsiniz.

Yapılması ve yapılmaması gerekenler

Soruşturma bildirimi sonrası verilecek ilk kararlar, sürecin sonucunu etkileyebilir. Aşağıdaki tablo, genel çerçeveyi özetler.

Soruşturma sürecinde temel çerçeve
Yapılması gerekenler Kaçınılması gerekenler
Ceza avukatıyla görüşmek ve çağrı belgesini saklamak Avukatsız, hazırlıksız ifade vermek
Hangi fıkra ve hangi fiil isnat edildiğini öğrenmek Hangi eylemin isnat edildiğini bilmeden geniş açıklamalar yapmak
El koyma tutanaklarını, yedek kopyayı ve tutanakları saklamak Cihazlardaki verileri silmek, formatlamak veya cihazları yok etmek
Müdafi aracılığıyla dosyayı incelemek Şikâyetçi veya mağdur olduğunu düşündüğü kişilerle doğrudan iletişime geçmek
Lehe delilleri (kullanım geçmişi, kimlik/erişim bilgileri, tanıklar) müdafie bildirmek Delilleri karartacak veya değiştirecek herhangi bir işlem yapmak

Veri silme veya cihaz yok etme, hukuken savunmayı güçlendirmez; aksine CMK m.100/2-b-1 uyarınca delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme şüphesi bir tutuklama nedeni sayılabilir ve ayrıca şüpheli aleyhine yorumlanabilir. Bu nedenle tüm verilerin olduğu gibi bırakılması ve her türlü işlemin müdafi aracılığıyla yürütülmesi önemlidir.

Dosyayı inceleme hakkı: müstehcenlikte kısıtlama yok

CMK m.153/1 uyarınca müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Bu yetkinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde hâkim kararıyla kısıtlanabilmesi (m.153/2) ise yalnızca kanunda sayılan suçlar bakımından mümkündür; bu listede cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, TCK m.102) ve çocukların cinsel istismarı (TCK m.103) yer almakta, TCK m.226 ise yer almamaktadır. Dolayısıyla müstehcenlik soruşturmalarında müdafiin dosya inceleme yetkisi kural olarak kısıtlanamaz. Her hâlde, yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olunan adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında kısıtlama uygulanmaz (m.153/3). Dosyanın incelenmesi, savunmanın hangi delillere karşı çıkması gerektiğini görünür kılar.

  1. 01

    Çağrı veya yakalama

    Davetiye (CMK m.145) veya yakalama/gözaltı (CMK m.90-91); avukat ve hak bildirimi.

  2. 02

    İfade

    CMK m.147 hakları, müdafi hazır bulunması, susma hakkı ve tutanak denetimi.

  3. 03

    Cihaz incelemesi

    CMK m.134 kapsamında kopya, yedek, tutanak; hash ve bilirkişi incelemesi.

  4. 04

    Dosya inceleme ve savunma

    CMK m.153 uyarınca dosya incelenir, lehe delil talepleri ve yazılı savunma sunulur.

  5. 05

    Soruşturma sonu

    Kovuşturmaya yer olmadığı kararı (CMK m.172) veya iddianame (CMK m.170/2).

Müstehcenlik soruşturmasının tipik aşamaları

Müstehcenlik soruşturmasının aşamaları infografik

Tutuklama riski ve adli kontrol

TCK m.226, CMK m.100/3’teki katalog suç listesinde yer almaz; bu nedenle tutuklama nedeninin var sayılmasına ilişkin özel karine müstehcenlik suçunda işlemez. CMK m.100/1 gereği tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni (kaçma şüphesi, delilleri yok etme veya mağdur ve tanıklar üzerinde baskı) ve tedbirin işin önemi ile beklenen cezaya göre ölçülü olması birlikte aranır; CMK m.101/2 ise adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağının somut olgularla gösterilmesini şart koşar. Yine de çocuk içerikli (TCK m.226/3-5) iddialarda yüksek ceza aralığı nedeniyle savcılığın tutuklama talep etmesi mümkündür. Savunma bu aşamada yerleşik adres, çalışma düzeni, cihazların zaten inceleme altında bulunması gibi olguları sunarak adli kontrolün yeterli olacağını savunur. Bu çerçevenin ayrıntılı analizi için “Müstehcenlik Suçunda Tutuklama Olur mu?” yazımıza bakabilirsiniz.

Savunmanın temel eksenleri

Müstehcenlik soruşturmalarında savunma, fıkraya ve delil yapısına göre değişen birkaç ana eksen üzerinde kurulur. Birincisi kast ve bilinç unsurudur: içeriğin bilerek ve isteyerek bulundurulup bulundurulmadığı, otomatik indirme, önbellek veya paylaşılan grup içeriği gibi teknik açıklamaların geçerli olup olmadığı tartışılır. İkincisi dijital delilin kimliğidir: IP adresinin kime ait olduğu, cihazın tek kişi tarafından kullanılıp kullanılmadığı ve dosyanın hash eşleşmesinin neyi kanıtladığı bilirkişi incelemesiyle sorgulanır; bu konulara ilişkin “NCMEC Dosyasında IP Adresi Kime Aittir?” ve “Hash Eşleşmesi Neyi Kanıtlar?” yazılarımıza bakabilirsiniz. Üçüncüsü delilin hukuka uygunluğudur: arama ve el koyma kararlarının usule uygunluğu, yurt dışından gelen bildirimin dosyaya hangi yolla girdiği ve adli yardımlaşma süreci incelenir (“NCMEC Dosyasında Adli Yardımlaşma ve Delil Talebi”). Dördüncüsü TCK m.226/7’deki istisna hükmüdür; bilimsel eserlerle ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla sanatsal ve edebi değeri olan eserlerle ilgili hüküm, üçüncü fıkra hariç uygulanır. Beraat stratejilerinin ayrıntısı için “Müstehcenlik Suçunda Beraat Mümkün müdür?” yazımıza göz atabilirsiniz.

Eşya ve kazanç müsaderesi riski

Müstehcenlik suçlarında soruşturma ve yargılama sırasında dijital cihazlar ve veri taşıyıcılar el konulan eşya olarak dosyada kalır; mahkûmiyet hâlinde suçun işlenmesinde kullanılan eşyalar bakımından müsadere gündeme gelebilir. Müsaderenin hukuki çerçevesini “Müsadere Nedir? Eşya ve Kazanç Müsaderesi Arasındaki Fark” yazımızda anlattık. Cihazların iadesi, soruşturma boyunca ve sonunda müdafi aracılığıyla ayrı bir başvuru konusudur.

Soruşturma sonunda olası kararlar

Soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m.172/1); toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenler (CMK m.170/2). Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilirse şüpheli bakımından kesin hüküm sonucu doğurmaz; yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilir ve sulh ceza hâkimliğince karar verilirse aynı fiilden dolayı dava açılabilir (m.172/2). Dava açılırsa yargılama sonunda beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi sonuçlar gündeme gelir; iki yıl veya daha az hapis cezası hükmedilen dosyalarda HAGB değerlendirmesi ayrıca yapılır. Bu konunun ayrıntısı için HAGB rehberimize bakabilirsiniz.

Meslek, memuriyet ve sosyal sonuçlar

Soruşturmanın varlığı, kamu görevlileri bakımından ceza sürecinden bağımsız bir disiplin süreci başlatabilir; bu süreç ile ceza yargılaması birbirinden ayrı yürür ve sonuçları farklı olabilir. Memuriyet girişi ve disiplin hukukuyla ceza sürecinin ilişkisini “Cinsel Taciz Suçu Memuriyete Engel midir?” yazımızda anlattık; benzer mantık müstehcenlik soruşturmaları için de değerlendirilebilir. Özel sektörde çalışanlar bakımından iş sözleşmesinin sona erdirilmesi iş hukuku kurallarına tabidir. Sosyal çevre ve aile bakımından, soruşturmanın gizliliği ve haber niteliği taşıması durumunda kişilik haklarının korunmasına yönelik ayrı başvuru yolları değerlendirilebilir.

Yabancı kaynaklı bildirimler ve soruşturmanın başlangıcı

Çocuk içerikli müstehcenlik iddialarının önemli bir bölümü, yurt dışındaki platformların veya kuruluşların ilgili makamlara yaptığı bildirimler üzerine başlar. Bu bildirimler, soruşturmanın başlangıcını oluşturur ancak tek başına mahkûmiyet delili değildir; bildirimde yer alan hesap, IP adresi ve içerik bilgilerinin Türkiye’deki bir kişiyle ilişkilendirilmesi, ayrıca yapılacak teknik ve hukuki incelemeye bağlıdır. Bildirimin hangi yolla ve hangi tarihte Türkiye’ye ulaştığı, ilgili platform kayıtlarının nasıl temin edildiği ve bu bilgilerin hukuka uygun biçimde dosyaya girip girmediği savunmanın inceleyeceği temel noktalardır. Süreç boyunca bildirim sahibi kuruluşlarla ilgili kesin iddialarda bulunmadan, dosyadaki resmi belgelere dayanmak gerekir.

Bilirkişi incelemesi ve rapora itiraz

Dijital cihazlardan elde edilen veriler genellikle bilirkişi incelemesine gönderilir. CMK m.67/5 uyarınca bilirkişi incelemeleri tamamlandığında şüpheliye ve müdafiine yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması veya itirazların bildirilmesi için süre verilir ve istemler reddedildiğinde üç gün içinde gerekçeli karar verilir; CMK m.67/6 uyarınca rapor hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alınabilir. Raporda incelenen cihazların hangileri olduğu, verilerin nasıl kopyalandığı, silinmiş verilerin geri getirilip getirilmediği, dosyaların cihaza ne zaman ve hangi yolla geldiği ve içeriğin kullanıcı tarafından açılıp açılmadığı gibi hususlar açık olmalıdır. Bu soruların cevapsız kaldığı raporlar, ek rapor talebinin gerekçesini oluşturur. NCMEC kaynaklı dosyalarda uzman görüşünün rolünü “NCMEC Dosyasında Bilirkişi ve Uzman Mütalaası” yazımızda anlattık.

Soruşturma sürecinde dikkat edilecek iletişim kuralları

Soruşturma süresince şüphelinin, şikâyetçi olabileceği düşünülen kişilerle, tanıklarla veya olayla bağlantılı kişilerle doğrudan iletişime geçmesi, CMK m.100/2-b-2 kapsamında baskı girişimi olarak yorumlanabilir ve tutuklama veya adli kontrol kararına zemin hazırlayabilir. Ayrıca sosyal medyada veya mesajlaşma uygulamalarında soruşturmaya ilişkin paylaşım yapmak, yazışmaların delil olarak kullanılması riskini doğurur. Tüm iletişimin müdafi aracılığıyla yürütülmesi ve yazılı iletişimde ölçülü, yalnızca gerekli bilgiyi içeren bir dil kullanılması önerilir.

Sık karıştırılan noktalar

  • “Soruşturma açıldı, suçluyum” yanılgısı. Soruşturma yalnızca suç şüphesinin araştırıldığı aşamadır; yeterli şüphe yoksa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
  • “İfadede avukat gerekmez” yanılgısı. Avukat bulundurmak her aşamada haktır (CMK m.149) ve TCK m.226/5 gibi suçlarda zorunludur.
  • “Verileri silersem delil kalmaz” yanılgısı. Veri silme hem adli bilişim yoluyla geri getirilebilir hem de aleyhe yorumlanır ve tutuklama nedeni sayılabilir.
  • “Müstehcenlikte dosyaya erişim kısıtlanır” yanılgısı. CMK m.153/2’deki kısıtlama listesinde TCK m.226 yoktur.
  • “Katalog suç olduğu için tutuklanırım” yanılgısı. TCK m.226 CMK m.100/3 katalogunda yer almaz; genel şartlar aranır.

Son olarak, bu yazıdaki bilgiler genel bir çerçeve sunmaktadır; fıkra, delil yapısı ve soruşturmanın aşaması değiştikçe izlenecek yol da değişir. Bu nedenle somut dosyanız için yalnızca genel anlatımla yetinmeyip, belgelerinizle birlikte bağımsız bir hukuki değerlendirme almanız önerilir.

Sonuç ve değerlendirme

Müstehcenlik soruşturması, doğru yönetildiğinde savunma haklarının eksiksiz kullanılabildiği, ancak ilk adımlardaki hataların telafisinin zor olduğu bir süreçtir. Çağrının türünü öğrenmek, hangi fıkranın gündemde olduğunu belirlemek, ifade öncesi avukatla hazırlık yapmak, susma ve müdafi hakkını bilinçli kullanmak, cihaz incelemesinin usul güvencelerini takip etmek ve veri silme gibi riskli hamlelerden kaçınmak temel çerçeveyi oluşturur. Soruşturma sonunda çıkabilecek kararlar ve savunma eksenleri dosyadan dosyaya farklılık gösterdiğinden, somut dosyanın ayrıca ve bağımsız olarak değerlendirilmesi gerekir.

İlgili yazılarımız

Müstehcenlik Suçu Nedir? · Müstehcenlik Suçunda Beraat · Müstehcenlik Suçunda Tutuklama · Torrent İndirmenin Cezası ve TCK 226

Müstehcenlik suçundan hakkımda soruşturma açıldıysa ilk ne yapmalıyım?

Sakin kalın, ifade vermeden önce bir ceza avukatıyla görüşün ve çağrınızın türünü (davetiye mi, yakalama/gözaltı mı) öğrenin. CMK m.147 uyarınca isnat edilen suçun anlatılmasını, müdafi yardımından yararlanma ve açıklamada bulunmama haklarınızı kullanabilirsiniz. Cihazlardaki verileri silmek veya değiştirmek ciddi hukuki risk doğurur.

İfadeye çağrıldım, gitmek zorunda mıyım?

CMK m.145 uyarınca ifadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır, çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmezse zorla getirileceği yazılır. Bu nedenle çağrıya uymamak zorla getirilme riski doğurur; ancak ifadeye giderken yanınızda avukat bulundurma ve susma hakkınız saklıdır.

İfade verirken avukat zorunlu mu?

Avukat bulundurmak her zaman hakkınızdır (CMK m.149/3). Zorunlu müdafilik ise CMK m.150 uyarınca çocuk şüphelilerde ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda söz konusudur; örneğin TCK m.226/5 (alt sınır altı yıl) bu kapsama girer. Alt sınırı tam beş yıl olan TCK m.226/3 ilk cümle için zorunlu müdafilik aranmaz, ancak istemeniz hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilir.

Telefonuma ve bilgisayarıma el konulabilir mi?

CMK m.134 uyarınca somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı kararıyla (24 saat içinde hâkim onayı şartıyla) bilgisayarlarda arama, kopya çıkarma ve gerektiğinde el koyma yapılabilir. Yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir. Bu madde 12/2/2026 tarihli AYM kararıyla iptal edilmiş olup iptal 25/2/2027’de yürürlüğe girecektir; o tarihe kadar yürürlüktedir.

Soruşturma dosyasını inceleyebilir miyim?

CMK m.153/1 uyarınca müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir. Bu yetkinin kısıtlanabildiği suç listesinde (CMK m.153/2) TCK m.226 yer almaz; bu nedenle müstehcenlik soruşturmalarında kısıtlama kararı verilemez. İfade tutanakları ve bilirkişi raporları ise her hâlde kısıtlama dışındadır.

Müstehcenlik suçunda tutuklama zorunlu mudur?

Hayır. TCK m.226, CMK m.100/3 katalog suç listesinde yer almaz; tutuklama için kuvvetli suç şüphesi, somut bir tutuklama nedeni ve ölçülülük birlikte aranır, adli kontrol yetersiz kalmalıdır (CMK m.100, m.101/2).

Soruşturma sonunda hangi kararlar çıkabilir?

Yeterli şüphe oluşturacak delil yoksa kovuşturmaya yer olmadığı kararı (CMK m.172), yeterli şüphe varsa iddianame (CMK m.170/2). Dava açılırsa yargılama sonunda beraat, mahkûmiyet veya diğer kararlar verilebilir.

Müstehcenlik suçunda uzlaşma veya şikâyet gerekli midir?

Hayır. Müstehcenlik suçu şikâyete bağlı değildir ve resen soruşturulur; bu nedenle şikâyetçi olmak veya vazgeçmek gibi bir kavram bu suçta söz konusu değildir.

Müstehcenlik soruşturmasında yanınızdayız

İfade öncesi hazırlık, cihaz incelemesi ve yazılı savunma süreçlerinde gizlilik içinde destek alın.

Müstehcenlik soruşturmalarının bütününü bilgi merkezimizin sayfasında, aynı konudaki diğer yazıları yazı dizinimizin sayfasında bulabilirsiniz. Usul açısından ayrıca arama ve el koyma rehberimize ve gözaltı rehberimize göz atabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve özellikle cinsel suçlar alanında savunma ve mağdur vekilliği hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?