Kısa cevap: Cinsel suç soruşturmalarında ev araması ve telefona el koyma, iki ayrı tedbirdir ve iki ayrı hukuki eşiğe bağlıdır. Konut araması için makul şüphe ve hâkim kararı (gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Cumhuriyet savcısının yazılı emri) yeterlidir (CMK m. 116, 119). Telefon ve bilgisayarda arama, kopyalama ve el koyma ise daha ağır bir eşik ister: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması (CMK m. 134). Cihaza el konulduğunda verilerin yedeği alınır, istenirse şüpheliye kopya verilir; kopyalar alındığında cihaz gecikmeksizin iade edilir. Karar ve emirlere iki hafta içinde itiraz edilebilir; hukuka aykırı arama ve elkoyma hem delil yasağı hem tazminat doğurur.
Cinsel suç isnatlarında dosyanın kaderini çoğu zaman tanık ya da rapor değil, dijital kayıtlar belirler. Mesajlaşmalar, konum verileri, silinmiş fotoğraflar, uygulama geçmişleri ve bulut yedekleri; hem suçlamanın hem savunmanın en güçlü dayanağıdır. Bu yüzden şikâyetin hemen ardından yapılan ev araması ve telefona el koyma, sürecin en kritik ilk adımıdır ve bu adımda yapılan hatalar sonradan telafi edilemez.
Bu yazıda cinsel suç soruşturmasında aramanın ve el koymanın hangi şartlara bağlı olduğunu, kimin karar verebileceğini, işlem sırasında sahip olduğunuz hakları, telefonun ne zaman geri verildiğini, itiraz ve tazminat yollarını ele alıyorum. Yazı hem şüpheli hem mağdur tarafı için hazırlanmıştır; hiçbir bölümü delillerin gizlenmesine ya da soruşturmanın engellenmesine yönelik değildir. Bu tür davranışlar ayrıca suç oluşturur.
Arama ve elkoyma tutanaklarına yazılan her kelime dosyanın geri kalanını belirler. Kapınıza gelindiğinde hemen bize ulaşabilirsiniz.
İki tedbir, iki farklı eşik
Uygulamada aynı gün, aynı ekiple ve tek bir dosya kapsamında yapılmalarına rağmen ev araması ile telefona el koyma, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda ayrı maddelerde ve farklı şartlarla düzenlenmiştir. Bu ayrım savunma açısından belirleyicidir; çünkü konut araması için yeterli olan şüphe derecesi, telefonun içinde arama yapılması için yeterli değildir.
Tablodaki ayrımın pratik sonucu şudur: Konutta arama yapan kolluk, evde bulduğu telefonu “elkonulan eşya” olarak alabilir; ancak o telefonun içinde arama yapılması, kopya çıkarılması ve içeriğin çözülerek metin hâline getirilmesi için CMK m. 134 kapsamında ayrı bir karar gerekir. Konut araması kararı, cihaz içeriğini inceleme yetkisi vermez.
Ev araması hangi şartlarla yapılır?
Makul şüphe ve karar mercii (CMK m. 116, 119)
Şüphelinin yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir (CMK m. 116). Cinsel suç dosyalarında “delil elde edilebileceği” yönündeki şüphe genellikle mağdur beyanına ve iletişim kayıtlarına dayandırılır; şikâyet dilekçesindeki anlatımın somut olması, arama kararının gerekçesini oluşturur.
Arama kararını hâkim verir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Cumhuriyet savcısı yazılı emir verebilir; savcıya ulaşılamayan hâllerde kolluk amirinin yazılı emri yeterli sayılır. Ancak kanun burada açık bir sınır çizer: Konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılamaz; bu yerler için hâkim kararı veya savcının yazılı emri şarttır (CMK m. 119/1). Karar veya emirde aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak kişi ve yer ile kararın geçerlilik süresi açıkça yazılmalıdır (m. 119/2).
Gece araması yasağı (CMK m. 118)
Konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. İstisnalar suçüstü hâli, gecikmesinde sakınca bulunan hâl ve yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişinin yeniden yakalanmasıdır. Cinsel suç şikâyetleri çoğunlukla olayın üzerinden zaman geçtikten sonra yapıldığı için “suçüstü” istisnası nadiren uygulanır; gece yapılan aramalarda gecikmesinde sakınca bulunduğunun kararda somut olarak gerekçelendirilmesi gerekir.
Aramada hazır bulunma ve tanıklar (CMK m. 119/4, 120)
Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde yapılacak aramada, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur (m. 119/4). Aranacak yerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir; kendisi yoksa temsilcisi, ayırt etme gücüne sahip hısımı veya komşusu çağrılır (m. 120/1). Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz (m. 120/3). Bu hak, tutanağa doğru bilgilerin geçirilmesi bakımından en değerli güvencedir; kapıya gelindiğinde derhâl müdafinin aranması ve aramaya katılmasının istenmesi gerekir.
Arama tutanağı ve verilecek belge (CMK m. 121)
Arama sonunda, hakkında arama yapılan kişiye istemi üzerine aramanın hangi maddeye göre yapıldığı, şüphenin nedeni ve elkonulan ya da koruma altına alınan eşyanın listesi yazılı olarak verilir. Hiçbir şey elde edilememişse bu husus da belgeye yazılır. Tutanakta işlemin yapıldığı yer, tarih, saat ve işleme katılanların kimlikleri yer almalıdır. Hangi cihazın, hangi odadan, hangi saatte, hangi durumda (açık/kapalı, kilitli/kilitsiz) alındığının tutanağa yazılması, sonradan yapılacak dijital inceleme raporlarının denetlenmesi için zorunludur. Tutanağa şerh düşme hakkı vardır; katılmadığınız bir ifadeyi imzalamak zorunda değilsiniz.
Telefona ve bilgisayara el koyma: CMK m. 134
Kuvvetli şüphe ve son çare şartı
CMK m. 134/1 uyarınca bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde; hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtlardan kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verir. Uygulamada ve öğretide akıllı telefonlar bu madde kapsamında değerlendirilir.
İki şart birlikte aranır. Mağdur beyanının bulunması “kuvvetli şüphe” için başlangıç noktasıdır; ancak beyanın somut bir delille desteklenmesi gerekir. “Başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması” ise ayrı bir gerekçe ister: Örneğin mesajlaşmalar mağdurun kendi telefonundan zaten dosyaya sunulmuşsa, şüphelinin cihazının tamamının incelenmesinin neden zorunlu olduğu kararda açıklanmalıdır. Bu gerekçe eksikliği, itirazın temel dayanağıdır.
Savcı kararı ve 24 saatlik hâkim onayı
Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde savcı karar verebilir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde açıklar. Süresi içinde onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz. Dosyada savcı kararının tarihi ile hâkim onayının tarihi arasındaki süre mutlaka kontrol edilmelidir.
CMK m. 134/4 kapsamındaki kopya hakkı, savunmanın dijital delillere eşit koşullarda erişmesini sağlar. Elkoyma anında yapılması gerekenler için arayabilirsiniz.
Şifre, yedekleme ve kopya hakkı (m. 134/2-5)
Şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması hâlinde çözümün yapılabilmesi ve kopyaların alınabilmesi için cihaza el konulabilir (m. 134/2). Şifre çözülüp gerekli kopyalar alındığında cihaz gecikme olmaksızın iade edilir. Elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır (m. 134/3); istemesi hâlinde bu yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır (m. 134/4). Cihaza el koymaksızın da verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir; kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak tutanağa bağlanır (m. 134/5).
Şifre verme konusunda kişi, kendisini suçlayıcı delil göstermeye zorlanamaz (Anayasa m. 38/5). Şifre vermemek suç değildir; ancak sonucu cihazın el konulu kalması ve inceleme süresinin uzamasıdır. Bu tercih, dosyanın içeriğine göre müdafi ile birlikte ve işlem sırasında verilmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin CMK m. 134 kararı
Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihli, E. 2023/128, K. 2026/36 sayılı kararıyla CMK m. 134’ü iptal etmiştir. Karar 25/5/2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış; iptal hükmünün yayımdan dokuz ay sonra, 25/2/2027 tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu tarihe kadar madde yürürlüktedir ve yukarıda anlatılan şartlarla uygulanmaya devam eder. Kanun koyucunun bu tarihe kadar dijital delil toplamayı yeniden düzenlemesi beklenmektedir; düzenleme yapıldığında bu yazı güncellenecektir. Savunma bakımından kararın şu an için önemi, mevcut uygulamanın kişisel verilerin korunması ve özel hayat bakımından ölçülülük denetimine daha sıkı tabi tutulacak olmasıdır.
Cinsel suç dosyalarında telefon incelemesi neyi arar?
Bilirkişi incelemesi kural olarak kararda belirtilen suç ve zaman aralığıyla sınırlıdır. Cinsel suç soruşturmalarında incelemenin odaklandığı veri türleri şunlardır:
- Mesajlaşma kayıtları: Taraflar arasındaki yazışmaların içeriği, saatleri ve silinmiş mesajların kurtarılıp kurtarılamadığı. Rıza tartışmasının yaşandığı dosyalarda olay öncesi ve sonrası yazışmalar belirleyicidir.
- Görsel içerikler: Fotoğraf ve videoların oluşturulma tarihi, cihaz bilgisi ve konum verisi. Müstehcenlik soruşturmalarında hash eşleşmesi incelemesi yapılır.
- Konum ve bağlantı kayıtları: Olay saatinde cihazın hangi baz istasyonuna bağlı olduğu, Wi‑Fi ve GPS kayıtları; savunmanın olay yerinde bulunmama iddiasını test eder.
- Uygulama geçmişi: Sosyal medya ve tanışma uygulamalarındaki hesaplar, arama geçmişi ve kullanıcı adları.
- Bulut yedekleri: Cihazdan silinen içeriğin bulut hesabında bulunup bulunmadığı; bu inceleme için ayrı karar ve çoğu zaman yurt dışı adli yardımlaşma gerekir.
Kararın kapsamı dışına çıkan inceleme, örneğin isnat edilen olayla ilgisiz bir dönemin taranması veya başka bir suça ilişkin delil aranması, hukuka aykırılık itirazının konusudur. Bilirkişi raporunun yöntemi, kullanılan yazılım ve alınan imajın bütünlük değeri raporda yer almalıdır; eksikse rapora itiraz edilir.
Mağdur tarafı: telefonunuz incelenebilir mi?
Mağdurun cihazı da dosyaya delil sağlar; ancak mağdur şüpheli değildir ve CMK m. 134 yalnızca şüphelinin kullandığı cihazlar için düzenlenmiştir. Mağdurun telefonundaki yazışmalar genellikle kendi rızasıyla ve ekran görüntüsü ya da savcılıkta alınan kopyayla dosyaya girer. Savunma, mağdur telefonunun tamamının incelenmesini talep ettiğinde mahkeme, özel hayat ve ölçülülük dengesini gözeterek karar verir; talep çoğunlukla belirli bir zaman aralığı ve belirli bir sohbetle sınırlandırılır.
Mağdur açısından pratik nokta şudur: Yazışmalar silinmemeli, cihaz sıfırlanmamalı, içerik değiştirilmemelidir. Ekran görüntüsü yerine savcılıkta bilirkişi marifetiyle alınan kopya, sonradan “montaj” iddialarına karşı çok daha güçlü bir delildir.
Süreç adım adım
Cinsel suç soruşturmasında arama ve elkoyma süreci
Karara itiraz nasıl yapılır?
Arama ve elkoyma kararları ile bu kararların uygulanış biçimine karşı itiraz yolu açıktır. CMK m. 268 uyarınca itiraz süresi, 7499 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır. İtiraz, kararı veren sulh ceza hâkimliğine verilir; hâkimlik kararını düzeltmezse dosya bir sonraki numaralı sulh ceza hâkimliğine gönderilir.
Elkoyma bakımından ayrıca CMK m. 127/5 özel bir yol tanır: Zilyetliğindeki eşyaya el konulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteyebilir. Süre şartı olmayan bu talep, cihazın uzun süre iade edilmediği dosyalarda en etkili araçtır. Savcı tarafından verilen elkoyma kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmamış ya da hâkim kırk sekiz saat içinde karar vermemişse elkoyma kendiliğinden kalkar (m. 127/3).
İtiraz dilekçesinde tartışılması gereken başlıklar şunlardır:
- Kararda “somut delile dayanan kuvvetli şüphe”nin ve “başka surette delil elde etme imkânının bulunmadığının” gerekçelendirilip gerekçelendirilmediği,
- Konut aramasının hâkim kararı veya savcı emri olmadan, yalnızca kolluk amiri emriyle yapılıp yapılmadığı,
- Gece araması yasağına uyulup uyulmadığı ve istisnanın somut gerekçesi,
- Aramada avukatın ve tanıkların hazır bulundurulup bulundurulmadığı,
- Elkonulan cihazın kararda belirtilen kişi ve yerle sınırlı olup olmadığı (örneğin aile bireylerine ait cihazların alınması),
- Yedekleme ve kopya hakkının tutanağa geçirilip geçirilmediği,
- Savcı kararıysa hâkim onayı süresinin kaçırılıp kaçırılmadığı.
Hukuka aykırı arama: delil yasağı ve tazminat
Anayasa m. 38/6 uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. CMK m. 206/2-a hukuka aykırı elde edilen delilin reddedileceğini, m. 217/2 yüklenen suçun hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceğini, m. 289/1-i ise hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanmasını kesin hukuka aykırılık hâli olarak düzenler. Karar veya yazılı emir bulunmayan, kapsamı aşılan, gece yasağına aykırı yapılan ya da hâkim onayı süresi kaçırılan işlemlerle elde edilen dijital veriler bu çerçevede tartışılır.
Hukuka aykırılık itirazı, iddianame kabul edildikten sonra da ileri sürülebilir; ancak arama tutanağının imzalandığı anda düşülen şerh ve iki hafta içinde yapılan itiraz, sonradan yapılan savunmaya güç katar. Savunma stratejisi çoğu zaman, delilin içeriğini tartışmadan önce elde ediliş biçimini tartışmakla başlar.
Tazminat bakımından CMK m. 141/1-i, hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen; m. 141/1-j, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine koşulları oluşmadığı hâlde el konulan, korunması için gerekli tedbirler alınmayan, eşyası amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilere maddi ve manevi tazminat hakkı tanır. Talep, karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl içinde, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır (m. 142).
Telefon ne zaman geri verilir?
Kanun iki ayrı iade rejimi öngörür. CMK m. 134/2, şifrenin çözülmesi ve kopyaların alınması hâlinde cihazın gecikme olmaksızın iade edileceğini söyler; dijital inceleme tamamlandığında cihazın fiziken tutulmasının bir gerekçesi kalmaz. CMK m. 131 ise genel kuraldır: Elkonulan eşyanın soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi olmaması hâlinde re’sen ya da istem üzerine iadesine savcı, hâkim veya mahkeme karar verir; ret kararına itiraz edilebilir.
Uygulamada bekleme süresi bilirkişi iş yüküne göre değişir; bu sürede yazılı iade talebi yapılması, talebin reddi hâlinde itiraz edilmesi ve m. 127/5 kapsamında hâkimden karar istenmesi gerekir. Cihazın kendisi müsadere konusu değilse (örneğin müstehcen içerik üretiminde kullanılmadıysa) kovuşturma sonunda iadesi kuraldır. Sürelere ilişkin daha ayrıntılı bir anlatımı telefona ve bilgisayara el koyma süreleri ve geri alma yazısında bulabilirsiniz.
Uygulamada sık yapılan hatalar
Aramaya avukat çağırmamak. Kanun avukatın hazır bulunmasına engel olunamayacağını söyler; işlem sırasında müdafi bulunması tutanağın doğruluğunu ve şerh haklarının kullanılmasını sağlar.
Tutanağı okumadan imzalamak. Tutanakta cihazın hangi durumda alındığı, kaç cihaz alındığı ve kime ait olduğu yazılı olmalıdır. “Rızasıyla teslim etti” ibaresi, sonradan elkoymanın hukuka uygunluğunu tartışmayı güçleştirir.
Kopya hakkını kullanmamak. m. 134/4 kapsamındaki kopya, bilirkişi raporunu bağımsız uzmanla denetlemenin tek yoludur.
Cihazı sıfırlamak ya da içerik silmek. Bu davranış hem delil karartma sayılır hem tutuklama gerekçesi oluşturur (CMK m. 100/2-b) hem de ayrı bir suç teşkil edebilir. Mağdur için de aynı kural geçerlidir: Silinen içerik, beyanın güvenilirliğini zayıflatır.
Aile bireylerinin cihazlarına ses çıkarmamak. Karar, şüphelinin kullandığı cihazlarla sınırlıdır; eşin veya çocuğun cihazına el konulması kararın kapsamı dışındadır ve itiraz konusudur.
Sonuç ve değerlendirme
Cinsel suç soruşturmasında ev araması ve telefona el koyma, dosyanın en erken ve en belirleyici aşamasıdır. Konut araması makul şüpheyle ve hâkim kararıyla yapılabilirken, telefon içeriğinin incelenmesi kuvvetli şüphe ve son çare şartına bağlıdır; bu iki eşik birbirine karıştırıldığında hem delil yasağı hem tazminat gündeme gelir. Şüpheli tarafı için aramaya avukat çağırmak, tutanağa şerh düşmek, kopya hakkını kullanmak ve iki hafta içinde itiraz etmek; mağdur tarafı için içeriği silmemek ve kopyayı savcılıkta aldırmak, sürecin geri kalanını belirleyen adımlardır. Anayasa Mahkemesi’nin CMK m. 134 iptali 25/2/2027’de yürürlüğe girecek olsa da bu tarihe kadar madde uygulanmaya devam etmektedir.
Cinsel suçlarda tutuklama yerine uygulanan tedbirler için cinsel suçlarda adli kontrol ve uzaklaştırma tedbiri yazısına, dijital delillerin rıza tartışmasındaki rolü için cinsel suç dosyalarında rıza nasıl ispatlanır rehberine, hash incelemesinin sınırları için hash eşleşmesi neyi kanıtlar yazısına ve silonun tamamı için cinsel suçlar bilgi merkezine bakabilirsiniz. Taciz dosyalarına özgü inceleme için cinsel taciz suçunda telefon incelemesi, çocuk mağdurlu dosyalar için çocuğun cinsel istismarı suçunda telefon incelemesi ve NCMEC kaynaklı dosyalar için NCMEC bildirimi sonrası soruşturma süreci yazıları ayrıca okunabilir. Aramanın genel çerçevesi evimde / işyerimde arama yapıldı sayfasında, WhatsApp kayıtlarının delil değeri WhatsApp mesajları mahkemede delil olur mu yazısında ele alınmıştır. Kanun metni için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na başvurabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Cinsel suç şikâyeti üzerine evimde arama yapılabilir mi?
Evet. CMK m. 116 uyarınca şüphelinin yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği yönünde makul şüphe varsa konutunda arama yapılabilir. Konut araması için kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir; kolluk amirinin yazılı emriyle konutta arama yapılamaz.
Gece evime arama için gelebilirler mi?
Kural olarak hayır. CMK m. 118’e göre konutta, işyerinde ve diğer kapalı yerlerde gece vakti arama yapılamaz. Suçüstü hâli, gecikmesinde sakınca bulunan hâl ve yakalanmış ya da gözaltına alınmış olup da firar eden kişinin yeniden yakalanması bu yasağın istisnalarıdır.
Telefonuma el konulması için hangi şartlar aranır?
CMK m. 134 uyarınca somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının olmaması gerekir. Kararı hâkim verir; gecikmesinde sakınca bulunan hâlde Cumhuriyet savcısı karar verebilir, ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmak zorundadır.
Telefonumun şifresini vermek zorunda mıyım?
Hiç kimse kendisini suçlayıcı beyanda bulunmaya veya delil göstermeye zorlanamaz (Anayasa m. 38/5). Şifre verilmemesi ceza gerektirmez; ancak CMK m. 134/2 uyarınca şifre çözülemediği için cihaza el konulabilir ve inceleme süresi uzayabilir. Bu tercih müdafi ile birlikte değerlendirilmelidir.
Telefonum ne zaman geri verilir?
CMK m. 134/2 uyarınca şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması hâlinde cihaz gecikme olmaksızın iade edilir. Uygulamada bu süre bilirkişi iş yüküne göre değişir. İade için CMK m. 131 kapsamında savcılığa veya mahkemeye talep yapılabilir; ret kararına itiraz mümkündür.
Elkoyma sırasında telefonumdaki verilerin bir kopyasını isteyebilir miyim?
Evet. CMK m. 134/3 uyarınca elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve m. 134/4 uyarınca istemesi hâlinde bu yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir; bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
Arama kararı olmadan bulunan deliller kullanılabilir mi?
Hukuka aykırı yöntemle elde edilen deliller hükme esas alınamaz (Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a ve m. 217/2). Karar veya yazılı emir bulunmayan, kapsamı aşılan ya da gece yasağına aykırı yapılan aramada ele geçen deliller bu kapsamda tartışılır; bu itiraz soruşturma aşamasından itibaren dosyaya yazılı olarak konulmalıdır.
Haksız arama ve elkoyma için tazminat istenebilir mi?
Evet. CMK m. 141/1-i uyarınca hakkındaki arama kararı ölçüsüz biçimde gerçekleştirilen, m. 141/1-j uyarınca eşyasına koşulları oluşmadığı hâlde el konulan veya eşyası zamanında geri verilmeyen kişiler maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Talep, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıl içinde ağır ceza mahkemesine yapılır.
Kararın gerekçesi, onay süreleri ve tutanaktaki eksikler itirazın çerçevesini belirler. Belgelerinizi gönderin, değerlendirelim.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak Kartal’daki bürosunda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Cinsel suç soruşturmalarında arama ve elkoyma işlemlerine itiraz, adli bilişim raporlarının denetimi, dijital delillerin hukuka uygunluğu ve NCMEC kaynaklı müstehcenlik dosyaları, doğrudan çalışma alanı içinde yer alır. Hem müdafilik hem mağdur vekilliği yürütmekte; bu alandaki değerlendirmelerini bu sitede ve YouTube kanalında paylaşmaktadır.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

