Kısa cevap: Askerlik hizmeti sırasında cinsel taciz veya saldırıya uğrayan er/erbaş, olayı birlik komutanlığına ve doğrudan Cumhuriyet savcılığına bildirebilir; 2017 yılından bu yana barış döneminde askeri mahkemeler kaldırıldığı için bu suçlar genel adliye mahkemelerinde (asliye ceza/ağır ceza) yargılanır, ayrıca TSK Disiplin Kanunu kapsamında bağımsız bir disiplin süreci de işletilebilir.
Askerlik, hiyerarşik ve kapalı bir yaşam düzeni içinde geçtiği için mağdur er/erbaşın kime, nasıl başvuracağını bilmemesi sık karşılaşılan bir sorundur. Oysa cinsel taciz ve cinsel saldırı, fail asker kişi olsun ya da olmasın, Türk Ceza Kanunu kapsamında aynı şekilde suçtur ve mağdurun sivil hayattaki bir mağdurdan farksız hak ve başvuru yolları vardır. Konunun sivil hayattaki bir örneği için işyerinde amirin cinsel tacizi karşısında işçinin yasal hakları yazımıza da bakabilirsiniz. Bu makalede askerlik sırasında yaşanan cinsel taciz/saldırı olaylarında şikâyet mercileri, yargı yetkisi ve disiplin sürecinin cezai süreçten farkı ele alınıyor.
Askerlik Sırasında İşlenen Cinsel Suçları Hangi Mahkeme Yargılar?
2017 yılında yapılan düzenlemeyle barış döneminde askeri mahkemeler kaldırılmış, asker kişilerin işlediği suçların büyük bölümü de dahil olmak üzere yargılama yetkisi genel adliye mahkemelerine (asliye ceza, ağır ceza) geçmiştir. Bu nedenle askerlik sırasında işlenen bir cinsel taciz (TCK m. 105) veya cinsel saldırı (TCK m. 102) suçu, sivil hayatta işlenen aynı suç gibi Cumhuriyet savcılığının soruşturması ve genel ceza mahkemelerinin yargılamasına tabidir.
Failin üst rütbeli olması ve nüfuzunu kötüye kullanarak fiili işlemesi, TCK m. 102’deki nitelikli hallerden biri olan kamu görevinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilebilir; asker kişi de kamu görevlisi sayıldığından bu ağırlaştırıcı neden somut olayda gündeme gelebilir.
Mağdur Er/Erbaş Olayı Nereye Bildirebilir?
Cinsel saldırıya uğrayan bir kişinin ilk 24 saatte atması gereken adımlar hakkında genel rehberimizde ayrıntılı bilgi bulunuyor. Askerlik bağlamında ise mağdur, olayı doğrudan birlik komutanlığına bildirebileceği gibi, sivil hayattaki herhangi bir mağdur gibi doğrudan Cumhuriyet savcılığına veya kolluk kuvvetine (polis, jandarma) de şikâyette bulunabilir. Birlik içi bildirim, disiplin sürecini başlatırken; savcılığa yapılan şikâyet veya suç duyurusu cezai soruşturmayı başlatır — ikisi birbirinin yerine geçmez, ayrı ayrı yürütülebilir.
Uygulamada mağdurun, olayı önce üstlerine değil doğrudan bağımsız bir mercie (savcılık, hazır bulunan bir sağlık personeli, ya da avukat aracılığıyla) bildirmesi, failin aynı komuta zincirinde bulunduğu hallerde delillerin daha güvenli korunmasına yardımcı olabilir.
Disiplin Süreci Cezai Süreçten Nasıl Ayrılır?
Askerlik hizmeti içinde 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamında ayrı bir disiplin soruşturması yürütülebilir; bu süreç failin disiplin cezası (uyarı, hizmet dışına çıkarma gibi) almasıyla sonuçlanabilir. Disiplin süreci, Cumhuriyet savcılığının yürüttüğü cezai soruşturmadan bağımsızdır — biri diğerinin sonucunu beklemek zorunda değildir ve disiplin cezası verilmesi veya verilmemesi, ceza mahkemesindeki yargılamayı doğrudan bağlamaz.
Mağdur açısından önemli olan, disiplin şikâyetinin cezai şikâyetin yerine geçmediğidir. Yalnızca birlik komutanlığına yapılan bir bildirim, savcılığa suç duyurusunda bulunulmadıysa kendiliğinden ceza soruşturması başlatmayabilir; bu nedenle her iki yolun da ayrı ayrı işletilmesi mağdurun haklarını korumak açısından önemlidir.
Mağdurun Askerlik Hizmeti Sırasında Sahip Olduğu Diğer Haklar Nelerdir?
Mağdur er/erbaş, olay nedeniyle yaşadığı psikolojik etkiler için askeri sağlık kuruluşlarından değerlendirme talep edebilir; ağır travma veya sağlık sorunları söz konusuysa bu durum ilgili sağlık kurulu raporlarıyla değerlendirilir. Ayrıca mağdur, faille aynı birlikte, aynı görev alanında kalmaya devam etmek zorunda değildir — birlik komutanlığından tedbir amaçlı görev yeri değişikliği talep edilebilir.
Mağdur, cinsel suç mağduru için avukat tutmanın zorunlu olup olmadığını ve ücretsiz destek imkanlarını ayrı bir yazımızda ele aldık — ceza yargılaması sürecinde mağdur sıfatıyla dosyaya müdahil olabilir, avukat aracılığıyla haklarını takip edebilir; cinsel suç mağdurlarının avukat tutma zorunluluğu bulunmasa da, sürecin karmaşıklığı nedeniyle hukuki destek almak faydalı olur.
| Özellik | Cezai Süreç | Disiplin Süreci |
|---|---|---|
| Başvuru mercii | Cumhuriyet savcılığı / kolluk | Birlik komutanlığı |
| Yargılama mercii | Asliye/ağır ceza mahkemesi | Disiplin amiri / kurulu |
| Olası sonuç | Hapis cezası, adli sicil kaydı | Disiplin cezası (idari nitelikte) |
| Birbirini bekler mi | Hayır, bağımsız yürür | Hayır, bağımsız yürür |
Sonuç ve Değerlendirme
Askerlik hizmeti sırasında cinsel taciz veya saldırıya uğrayan er/erbaşın hakları, sivil hayattaki bir mağdurdan esasen farklı değildir: fail asker kişi olsa da yargılama günümüzde genel adliye mahkemelerinde yapılır. Mağdurun hem savcılığa şikâyette bulunması hem de birlik komutanlığına durumu bildirerek disiplin sürecini işletmesi, iki ayrı korumadan yararlanmasını sağlar. Sürecin işleyişi somut olayın koşullarına (failin rütbesi, birlik yapısı, delillerin niteliği) göre değişebileceğinden, adım atmadan önce hukuki destek alınması önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Askerlikte yaşanan cinsel taciz/saldırı olayını sadece komutanıma bildirirsem yeterli olur mu?
Hayır. Komutanlığa bildirim disiplin sürecini başlatabilir ama kendiliğinden cezai soruşturma anlamına gelmez. Cezai sürecin işlemesi için ayrıca Cumhuriyet savcılığına şikâyette bulunulması veya suç duyurusu yapılması gerekir.
Faili yargılayacak mahkeme askeri mahkeme mi olacak?
Hayır, günümüzde barış döneminde askeri mahkemeler kaldırılmış olup bu tür suçlar genel adliye mahkemelerinde (asliye ceza veya ağır ceza mahkemesi, suçun niteliğine göre) yargılanır.
Disiplin cezası verilmezse ceza davası da düşer mi?
Hayır, disiplin süreci ile cezai süreç birbirinden bağımsızdır. Disiplin amirinin ceza vermemesi, Cumhuriyet savcılığının veya mahkemenin kararını etkilemez.
Fail benden üst rütbeliyse bu durum cezayı artırır mı?
Failin rütbe veya nüfuzunu kötüye kullanarak fiili işlemesi, TCK m. 102 kapsamındaki nitelikli hallerden biri olarak değerlendirilebilir; somut olayın koşullarına göre mahkeme bu durumu dikkate alır.
Askerlik sırasında yaşanan olay nedeniyle görev yerimin değiştirilmesini isteyebilir miyim?
Evet, mağdur güvenliği açısından birlik komutanlığından faille aynı görev alanında bulunmama yönünde tedbir talep edilebilir; bu, disiplin ve idari sürecin bir parçasıdır.
Askerî ve adli merciler arasındaki yetki ayrımı nedeniyle başvurunun doğru yere yapılması süreci doğrudan etkiler.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak cinsel suçlar alanında müdafiilik ve mağdur vekilliği çalışmaları yürütmektedir. Hiyerarşik ortamlarda (işyeri, kurumsal yapı, askerlik gibi) yaşanan cinsel taciz ve saldırı olaylarının kendine özgü şikâyet ve yargılama süreçlerine dair içerikler üreterek, mağdurların ve müvekkillerin haklarını doğru mercilerde arayabilmesine katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.
