Cinsel Suç Soruşturmasında Tanıklıktan Çekinme Hakkı Var mıdır?

Kısa cevap: CMK m. 45 uyarınca, şüpheli veya sanığın nişanlısı, eşi, kan veya kayın hısımları gibi yakınları cinsel suç soruşturmasında tanıklıktan çekinebilir. CMK m. 48 uyarınca ise herkes, kendisini ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir. Avukatlar meslek sırrı nedeniyle mutlak olarak, diğer bazı meslek mensupları ise ilgilinin rızası şartıyla tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir.

Cinsel suç soruşturmalarında tanık olarak çağrılan kişilerin, hangi hâllerde ifade vermekten çekinebileceği sıkça sorulan bir konudur. Bu yazıda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 45, 46, 48, 49 ve 50. maddeleri çerçevesinde tanıklıktan çekinme hakkının kimlere tanındığı, kapsamı ve usulü ele alınmaktadır.

Akrabalık Nedeniyle Tanıklıktan Çekinme Hakkı Kimlere Tanınır?

Kısa Cevap: CMK m. 45/1 uyarınca şüphelinin veya sanığın nişanlısı, eşi (evlilik sona ermiş olsa bile), üstsoy ve altsoyu, üçüncü dereceye kadar kan hısımları, ikinci dereceye kadar kayın hısımları ve evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir. Bu kişilere dinlenmeden önce çekinme haklarının bulunduğu mutlaka bildirilir.

Bu düzenlemenin amacı, aile bağları nedeniyle yakınına karşı tanıklık yapmak zorunda kalan kişileri vicdani bir çatışmadan korumaktır. CMK m. 45/2 uyarınca, yaş küçüklüğü veya akıl hastalığı nedeniyle çekinmenin önemini anlayamayacak durumda olanlar, kanuni temsilcilerinin rızasıyla tanık olarak dinlenebilir; ancak kanuni temsilci şüpheli veya sanığın kendisiyse bu konuda karar veremez.

CMK 45, 46, 48, 49 ve 50 kapsamında tanıklıktan çekinme hakkını özetleyen infografik

Meslek Sırrı Nedeniyle Tanıklıktan Çekinme

Kısa Cevap: CMK m. 46 uyarınca avukatlar ve yardımcıları, bu sıfatları dolayısıyla öğrendikleri bilgiler bakımından tanıklıktan mutlak olarak çekinebilir; hekim, eczacı ve mali müşavir gibi diğer meslek mensupları ise ancak ilgilinin rızası bulunmadığı sürece çekinebilir. Rıza verilmesi hâlinde bu ikinci grup tanıklıktan çekinemez.

Bu ayrım önemlidir: avukatın çekinme hakkı müvekkilin rızasına bağlı değildir ve müvekkil rıza gösterse dahi avukat sır saklama yükümlülüğü gereği çekinebilir. Buna karşılık hekim, diş hekimi, ebe ve benzeri meslek mensupları bakımından ilgilinin rıza göstermesi hâlinde tanıklıktan çekinme imkânı ortadan kalkar.

Kendi Aleyhine Tanıklıktan Çekinme Hakkı

Kısa Cevap: CMK m. 48 uyarınca tanık, kendisini veya CMK m. 45/1’de sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan sorulara cevap vermekten çekinebilir. Tanığa, ifadesi alınmadan önce bu haktan çekinebileceği ayrıca ve açıkça bildirilir; aksi hâlde alınan beyan hukuka aykırı bir delil olarak değerlendirilebilir ve hükme esas alınamayabilir.

Bu hak, kişinin kendi aleyhine delil vermeye zorlanamayacağı ilkesinin bir yansımasıdır. Şüpheli veya sanık sıfatıyla ifade verirken sahip olunan haklara ilişkin ayrıntılı bilgiye Şüpheli Olarak İfade Vermeden Önce Nelere Dikkat Etmeliyim? başlıklı yazımızdan ulaşılabilir.

Çekinme Sebebinin Bildirilmesi ve Yemin

Kısa Cevap: CMK m. 49 uyarınca mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısı gerekli gördüğünde, CMK m. 45, 46 ve 48 kapsamında tanıklıktan çekinen kişiden bu çekinmenin somut dayanağını oluşturan olguları açıkça bildirmesini isteyebilir ve gerektiğinde bu hususta kendisine ayrıca yemin de verdirilebilir.

Yeminsiz Dinlenecek Tanıklar

Kısa Cevap: CMK m. 50 uyarınca on beş yaşını doldurmamış olanlar, ayırt etme gücü bulunmaması nedeniyle yeminin niteliğini kavrayamayanlar ve soruşturma konusu suça iştirakten şüpheli veya sanık olanlar yeminsiz dinlenir. Cinsel suç mağduru çocukların çoğu bu kapsamda yeminsiz olarak tanık sıfatıyla dinlenmektedir.

Cinsel suç soruşturmalarında mağdur çoğunlukla çocuk olduğundan, bu kural pratikte sıkça uygulama alanı bulur. Çocuk mağdurların ifadesinin nerede ve nasıl alındığına ilişkin ayrıntılı bilgiye Çocuk İzleme Merkezi (ÇİM) Nedir, Süreç Nasıl İşler? başlıklı yazımızdan ulaşılabilir.

Sonuç ve Değerlendirme

Cinsel suç soruşturmalarında tanıklıktan çekinme hakkı, akrabalık (CMK m. 45), meslek sırrı (CMK m. 46) ve kendi aleyhine delil vermeme (CMK m. 48) olmak üzere üç ayrı temele dayanır. Bu hakların kullanılabilmesi için ilgili kişiye dinlenmeden önce çekinme hakkının bulunduğunun bildirilmesi zorunludur; bildirimin yapılmaması, elde edilen beyanın delil değerini tartışmalı hâle getirebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Avukat her zaman tanıklıktan çekinebilir mi?

Evet. CMK m. 46/1-a uyarınca avukatlar, bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri yargı görevi sebebiyle öğrendikleri bilgiler bakımından tanıklıktan çekinebilir ve bu hak, diğer meslek gruplarından farklı olarak ilgilinin rızasına bağlı değildir; mutlak niteliktedir ve müvekkilin rızası olsa da avukat çekinme hakkını kullanabilir.

Çocuk mağdur ifade verirken yemin eder mi?

Hayır. CMK m. 50/a uyarınca dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olan çocuklar yeminsiz dinlenir. Cinsel suç soruşturmalarında mağdur çoğunlukla bu yaş grubunda olduğundan, ifadesi Çocuk İzleme Merkezi’nde uzmanlar aracılığıyla ve yeminsiz olarak alınır; bu usul, ifadenin hukuki geçerliliğini hiçbir şekilde etkilemez.

Çekinme hakkı bildirilmezse ne olur?

CMK m. 45/3 ve m. 48 uyarınca tanıklıktan çekinebilecek kişilere bu hakları dinlenmeden önce mutlaka bildirilmelidir. Bu bildirim yapılmadan alınan tanık beyanı, hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil sayılabilir ve CMK m. 217 kapsamında hükme esas alınamayabilir; bu nedenle usule uygunluk büyük önem taşır.

Sanığın eşi aleyhine tanıklık yapmak zorunda mıdır?

Hayır. CMK m. 45/1-b uyarınca evlilik bağı sona ermiş olsa bile şüpheli veya sanığın eşi, tanıklıktan çekinebilir. Bu kişi dilerse tanıklık yapabilir, ancak yapmak zorunda değildir; çekinme hakkını kullanıp kullanmama tamamen kendi iradesine bağlı bir tercihtir ve hiçbir şekilde zorlanamaz.

Tanıklıktan çekinme hakkının usulüne uygun kullanılması, hem tanık konumundaki kişinin hem de soruşturma sürecinin sağlıklı işlemesi bakımından önemlidir.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak ceza hukuku alanındaki çalışmalarını sürdürmekte; cinsel suç soruşturmalarında hem mağdur hem de şüpheli/sanık müdafiliği kapsamında görev almakta, soruşturma ve kovuşturma aşamalarının tüm evrelerinde tanıklık ile tanıklıktan çekinme haklarının usulüne uygun şekilde uygulanmasının takibine özel önem vermektedir. Çalışkan Hukuk Bürosu bünyesinde, Kartal/İstanbul merkezli olarak bu alanda hukuki destek sağlanmaktadır. İletişim: 0 506 976 23 55.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?