Cinsel Suçlarda Adli Kontrol ve Uzaklaştırma Tedbiri: Şartlar, Süre, İtiraz

Kısa cevap: Cinsel suç şüphelileri tutuklama yerine adli kontrol altına alınabilir (CMK m. 109). Bu suçlarda tutuklama nedeni var sayılabilse de tutuklama otomatik değildir; adli kontrolün yetersiz kalacağı gerekçelendirilmelidir. Uygulamada en sık verilen yükümlülükler yurt dışına çıkış yasağı, düzenli imza, mağdurun bulunduğu yer ve bölgelere gitmeme ve konutu terk etmemedir. Süre CMK m. 110/A ile sınırlandırılmıştır; karara iki hafta içinde itiraz edilebilir ve tedbir en geç dört ayda bir gözden geçirilir.

Cinsel suç soruşturmalarında sorgunun sonunda üç ihtimal vardır: serbest bırakma, tutuklama ve adli kontrol. Tutuklama tartışması çoğu zaman öne çıkar; oysa bu dosyaların önemli bir kısmı adli kontrolle yürür ve şüphelinin günlük hayatını aylarca belirleyen şey, tutuklama değil, hangi yükümlülüklerin verildiğidir.

Bu yazıda cinsel suçlarda adli kontrolün şartlarını, verilebilecek yükümlülükleri, mağdurun korunmasına yönelik uzaklaştırma niteliğindeki tedbirleri, sürenin sınırlarını, itiraz ve kaldırma yollarını ve yükümlülüğe uymamanın sonucunu ele alıyorum. Şüpheli ve mağdur tarafları için ayrı bölümler ayırdım.

Sorgu anında hangi tedbirin verileceği, sonraki aylarınızı belirler

Adli kontrol talebi ve yükümlülüklerin kapsamı sorguda şekillenir. Bu aşamada bize ulaşabilirsiniz.

Adli kontrol nedir?

Adli kontrol, tutuklamanın amacına daha hafif yükümlülüklerle ulaşılmasını sağlayan bir koruma tedbiridir. CMK m. 109/1 uyarınca, tutuklama sebeplerinin bulunduğu hâllerde şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Kanun tutuklamayı son çare olarak görür; adli kontrolle amaca ulaşılabiliyorsa tutuklama verilmemesi gerekir.

Tedbirin özü, şüphelinin serbest kalması ancak belirli yükümlülüklere bağlanmasıdır. Yükümlülükler kanunda sayılmıştır ve mahkeme bunlardan birini ya da birkaçını birlikte verebilir. Adli kontrol bir ceza değildir; sicile işlemez ve kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Genel çerçeve için adli kontrol nedir yazısına bakabilirsiniz.

Cinsel suçlarda adli kontrolün şartlarını, sürelerini ve ihlal sonucunu özetleyen infografik

Cinsel suçlarda tutuklama mı, adli kontrol mü?

Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve benzeri suçlar CMK m. 100/3’teki katalogda yer alır; bu suçlarda kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Ancak bu bir karinedir, zorunluluk değil. Hâkim, katalog suç söz konusu olsa dahi şu üç şeyi değerlendirmek zorundadır: kuvvetli şüphenin somut delillere dayanıp dayanmadığı, ölçülülük ve adli kontrolün yeterli olup olmayacağı.

Uygulamada adli kontrolün tercih edildiği tipik durumlar şunlardır: delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, şüphelinin sabit ikametinin ve düzenli işinin bulunması, mağdurla temas riskinin yükümlülüklerle önlenebilmesi ve isnat edilen fiilin ceza aralığının alt kademelerde olması. Sarkıntılık ve cinsel taciz dosyalarında adli kontrol daha sık görülürken, nitelikli cinsel saldırı ve istismar dosyalarında tutuklama tartışması ağır basar. Tutuklama şartları için cinsel suçlarda tutuklama hangi hâllerde uygulanır yazısını inceleyebilirsiniz.

Tutuklama ve Adli Kontrol Arasındaki Farklar — Av. Burakhan Çalışkan

Hangi yükümlülükler verilebilir? (CMK 109/3)

Kanun yükümlülükleri sınırlı biçimde sayar; sayılmayan bir yükümlülük verilemez. Cinsel suç dosyalarında öne çıkanlar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

CİNSEL SUÇ DOSYALARINDA SIK VERİLEN ADLİ KONTROL YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Yükümlülük Dayanak Cinsel suç dosyalarındaki işlevi
Yurt dışına çıkamamak CMK m. 109/3-a Kaçma şüphesini karşılar; en sık verilen yükümlülük
Belirlenen yerlere düzenli olarak başvurmak (imza) CMK m. 109/3-b Şüphelinin ulaşılabilirliğini sağlar
Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek CMK m. 109/3-l Mağdurun ev, okul, iş yeri çevresinden uzak tutma
Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek CMK m. 109/3-k Kaçma şüphesini karşılar
Konutu terk etmemek (ev hapsi) CMK m. 109/3-j Tutuklamaya en yakın tedbir; iki gün bir gün cezadan mahsup edilir
Silah bulundurmamak veya taşımamak CMK m. 109/3-g Mağdurun güvenliği bakımından
Güvence (teminat) yatırmak CMK m. 109/3-f Kaçma şüphesini karşılar; miktar durumla orantılı belirlenir
Tedavi veya muayene tedbirine tabi olmak CMK m. 109/3-e Bağımlılık gibi durumlarda

Yükümlülükler birlikte verilebilir mi?

Kanun “birine veya birkaçına” ifadesini kullanır; yani mahkeme birden fazla yükümlülüğü aynı anda verebilir. Cinsel suç dosyalarında tipik birleşim, yurt dışına çıkış yasağı + düzenli imza + mağdurun bulunduğu bölgeye gitmeme şeklindedir. Ancak her yükümlülüğün ayrı ayrı gerekçelendirilmesi gerekir; dosyadaki somut riskle bağlantısı kurulmayan bir yükümlülük, itiraz aşamasında kaldırılabilir.

Ölçülülük burada belirleyicidir. Kaçma şüphesi bulunmayan, sabit ikametli ve düzenli işi olan bir şüpheliye hem yurt dışı yasağı hem haftalık imza hem ev hapsi verilmesi, tedbirin amacını aşar. Savunmanın sorgu aşamasındaki görevi, hangi riskin hangi yükümlülükle karşılanabileceğini somut biçimde göstererek gereksiz yükümlülüklerin baştan verilmemesini sağlamaktır; sonradan kaldırılması, baştan verilmemesinden her zaman daha zordur.

Elektronik kelepçe

Adli kontrol yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği, elektronik cihazlarla izlenebilir. Konutu terk etmeme ve belirlenen bölgelere gitmeme yükümlülüklerinde uygulamada elektronik kelepçe kullanılır. Bu, tutuklamaya alternatif olarak mağdurun korunması ile şüphelinin özgürlüğü arasında bir denge sağlar. Ev hapsinin işleyişi için adli kontrol kararı ne kadar sürer yazısına bakabilirsiniz.

Ev hapsi nedir? — Av. Burakhan Çalışkan

Adli kontrol ile 6284 sayılı Kanun tedbirleri arasındaki farkı özetleyen infografik

Uzaklaştırma niteliğindeki tedbirler: iki ayrı kanun

Cinsel suç dosyalarında “uzaklaştırma” denildiğinde iki ayrı hukuki araç karıştırılır. İkisi farklı kanunlara dayanır, farklı mercilerden alınır ve farklı sonuçlar doğurur.

ADLİ KONTROL İLE 6284 TEDBİRLERİNİN KARŞILAŞTIRMASI
Ölçüt Adli kontrol (CMK 109) 6284 sayılı Kanun tedbirleri
Amaç Ceza soruşturmasının güvenliği; tutuklamaya alternatif Şiddet mağdurunun korunması
Karar mercii Sulh ceza hâkimi / mahkeme (savcı istemiyle) Aile mahkemesi; gecikmesinde sakınca varsa mülki amir / kolluk
Şart Kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama sebebi Şiddet veya şiddet tehlikesi; delil aranmaz
Tipik yükümlülük Belirlenen yerlere gitmeme, konutu terk etmeme, imza Konuttan uzaklaştırma, yaklaşmama, iletişim kurmama
Süre CMK m. 110/A sınırları; dört ayda bir gözden geçirme İlk kararda en çok altı ay; uzatılabilir
İhlalin sonucu Tutuklama (CMK m. 112) Zorlama hapsi
İtiraz İki hafta içinde (CMK m. 268) Tefhim/tebliğden iki hafta içinde aile mahkemesine

Mağdur bakımından pratik sonuç şudur: ceza soruşturması sürerken adli kontrol yükümlülükleri şüpheliyi mağdurun çevresinden uzak tutabilir; ancak doğrudan bir iletişim yasağı ve konuttan uzaklaştırma için 6284 sayılı Kanun kapsamında ayrıca başvuru gerekir. İki araç birlikte kullanılabilir. 6284 tedbirlerine ilişkin süre için uzaklaştırma kararının uzatılması yazısına bakabilirsiniz.

Adli kontrol ne kadar sürer? (CMK 110/A)

Uzun süre kanunda adli kontrol için bir üst sınır yoktu. 7331 sayılı Kanun ile eklenen ve 1 Ocak 2022’de yürürlüğe giren CMK m. 110/A bu boşluğu doldurdu:

  • Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde (örneğin cinsel taciz, sarkıntılık) en çok iki yıl; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir.
  • Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde (örneğin nitelikli cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı) en çok üç yıl; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir ve uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.

Süreler şüphelinin adli kontrol altına alındığı tarihten itibaren işler. Sürenin dolması hâlinde tedbir kendiliğinden sona erer; uzatma kararı gerekçesiz verilemez. Görevli mahkemenin belirlenmesi bu nedenle süre bakımından da önem taşır: aynı olayın sarkıntılık mı, cinsel saldırı mı sayıldığı, azami adli kontrol süresini de değiştirir.

  1. 01

    Sorgu ve karar

    Savcı adli kontrol ister; sulh ceza hâkimi yükümlülükleri belirler.

  2. 02

    İtiraz (iki hafta)

    Karara CMK m. 268 uyarınca iki hafta içinde itiraz edilebilir.

  3. 03

    Dört aylık gözden geçirme

    Soruşturmada savcı, kovuşturmada mahkeme tedbirin devamını en geç dört ayda bir inceler.

  4. 04

    Kaldırma veya değiştirme talebi

    Şüpheli her aşamada yükümlülüklerin kaldırılmasını ya da hafifletilmesini isteyebilir.

  5. 05

    Azami süre (CMK m. 110/A)

    Ağır ceza dışı işlerde 2+1 yıl, ağır ceza işlerinde 3+3 yıl; süre dolunca tedbir sona erer.

ADLİ KONTROLÜN ZAMAN ÇİZGİSİ

İtiraz, gözden geçirme ve kaldırma

İtiraz

Adli kontrol kararına karşı itiraz yolu açıktır. Süre, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır; 7499 sayılı Kanun ile 1 Haziran 2024’ten itibaren yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır (CMK m. 268). İtiraz, kararı veren merciin bir üst mercii tarafından incelenir. İtirazda yükümlülüklerin ölçüsüzlüğü, somut bir kaçma ya da delil karartma şüphesinin bulunmadığı ve yükümlülüğün kişinin çalışma hayatını fiilen imkânsız kıldığı gibi hususlar ileri sürülür.

Dört ayda bir gözden geçirme

Adli kontrolün devamının gerekip gerekmediği, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından en geç dört ayda bir incelenir. Bu inceleme talebe bağlı olmasa da savunmanın her dört aylık dönemde yazılı talepte bulunması, dosyadaki gelişmelerin (delillerin toplanmış olması, mağdurun ifadesinin alınmış olması gibi) değerlendirilmesini sağlar.

Kaldırma ve değiştirme

Şüpheli veya sanık, yargılamanın her aşamasında adli kontrolün kaldırılmasını ya da yükümlülüklerin değiştirilmesini talep edebilir. Uygulamada en sık talep edilen değişiklikler, yurt dışına çıkış yasağının belirli bir seyahat için geçici olarak kaldırılması ve imza sıklığının azaltılmasıdır. Talep gerekçeli olmalı ve dosyadaki değişiklikle ilişkilendirilmelidir.

Kovuşturma aşamasında adli kontrol

Adli kontrol yalnız soruşturma evresine özgü değildir; iddianamenin kabulünden sonra da mahkeme tarafından verilebilir, sürdürülebilir ya da kaldırılabilir. Kovuşturma evresinde karar mercii yargılamayı yapan mahkemedir ve her duruşmada tedbirin devamı hakkında karar verilir. Tutuklu yargılanan sanığın tahliyesine karar verilirken de tahliyenin adli kontrol yükümlülüğüyle birlikte kararlaştırılması sık görülür; bu hâlde tahliye, tedbirin kaldırılması değil, hafifletilmesi anlamına gelir. Hükümle birlikte mahkeme, adli kontrolün devamına ya da kaldırılmasına ayrıca karar verir.

Yükümlülüğe uymamanın sonucu (CMK 112)

Adli kontrol yükümlülüklerine kasten uymayan şüpheli hakkında, isnat edilen suçun hapis cezasının süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir. Bu, adli kontrolün en ağır sonucudur ve uygulamada en sık imza yükümlülüğünün ihmaliyle gündeme gelir.

Kanun “kasten” ifadesini kullanır; hastalık, kaza gibi zorunlu nedenlerle uyulamaması ihlal sayılmaz, ancak mazeretin belgeyle bildirilmesi gerekir. Cinsel suç dosyalarında özellikle belirlenen bölgelere gitmeme yükümlülüğünün ihlali, mağdurla temas riski nedeniyle ciddi sonuç doğurur.

Şüpheli tarafı: sorguda ne önemlidir?

  • Sabit ikamet, düzenli iş ve aile bağlarının belgeyle ortaya konması; bunlar kaçma şüphesini zayıflatır.
  • Delillerin büyük ölçüde toplanmış olduğunun vurgulanması; delil karartma şüphesini karşılar.
  • Mağdurla temas riskinin yükümlülüklerle önlenebileceğinin somut biçimde gösterilmesi.
  • Yükümlülük tekliflerinin ölçülü olması; her yükümlülüğün birlikte istenmesi, kaldırılmasını zorlaştırır.
  • İfade aşamasındaki tutumun tedbir kararını etkilediğinin bilinmesi; ifade için cinsel taciz suçundan şikâyet edildim, ne yapmalıyım yazısına bakılabilir.

Mağdur tarafı: korunma nasıl sağlanır?

Mağdur ve vekili, şüphelinin serbest bırakılması hâlinde hangi yükümlülüklerin verildiğini öğrenme ve gerektiğinde ek tedbir talep etme imkânına sahiptir. Adli kontrol yükümlülükleri mağdurun bulunduğu yerleri kapsamıyorsa, bu yönde talepte bulunulabilir; ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında yaklaşmama ve iletişim kurmama tedbirleri için aile mahkemesine başvurulabilir.

Yükümlülüğün ihlal edildiği gözlemlenirse, bu durum kolluğa ve savcılığa derhâl bildirilmelidir; ihlal CMK m. 112 uyarınca tutuklama sebebi olabilir. Mağdurun süreçteki hakları için cinsel saldırı davasında mağdurun hakları ve tazminat yazısına bakabilirsiniz.

Adli kontrol nedir? — Av. Burakhan Çalışkan

Ev hapsi ve cezadan mahsup (CMK 109/6)

Adli kontrol yükümlülükleri altında geçen süre, kural olarak cezadan düşülmez; çünkü kişi özgürlüğünden yoksun bırakılmış sayılmaz. Bu kuralın tek istisnası konutu terk etmeme yükümlülüğüdür: CMK m. 109/6 uyarınca ev hapsinde geçen süre, iki gün bir gün sayılmak üzere mahkûmiyet hâlinde cezadan mahsup edilir.

Bu düzenleme, ev hapsinin tutuklamaya en yakın tedbir olduğunu kanunun da kabul ettiğini gösterir. Uygulamada tutuklama yerine ev hapsi verilen cinsel suç dosyalarında, hüküm aşamasında bu mahsubun yapılıp yapılmadığı denetlenmelidir; gözden kaçması sık rastlanan bir eksikliktir.

Yurt dışına çıkış yasağında geçici izin

Yurt dışına çıkamama yükümlülüğü, cinsel suç dosyalarında neredeyse her adli kontrol kararında yer alır ve çalışma hayatı yurt dışıyla bağlantılı kişiler için en ağır sonucu doğurur. Yükümlülük mutlak değildir: belirli bir seyahat için, tarih ve güzergâh gösterilerek geçici izin talep edilebilir.

Talebin kabulü, seyahatin gerekliliğinin belgelenmesine (iş yazısı, sağlık raporu, ailevi zorunluluk), dönüş güvencesinin ortaya konmasına ve dosyanın aşamasına bağlıdır. Delillerin toplandığı ve mağdur ifadesinin alındığı bir dosyada iznin kabul ihtimali, soruşturmanın başına göre daha yüksektir. İzin verilirse pasaport işlemleri buna göre düzenlenir; izin süresine uyulmaması ihlal sayılır.

Adli kontrol ne zaman sona erer?

Adli kontrol dört farklı biçimde sona erebilir ve her birinin sonucu farklıdır:

  • Kaldırma kararıyla: savcı, hâkim veya mahkeme, şartların ortadan kalktığına karar verirse tedbir sona erer.
  • Azami sürenin dolmasıyla: CMK m. 110/A’daki süreler dolduğunda tedbir kendiliğinden sona erer; ancak uygulamada bu durumun kararla tespit ettirilmesi gerekir, aksi hâlde imza gibi yükümlülükler fiilen devam edebilir.
  • Takipsizlik veya beraatle: kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinde ya da beraat kararıyla tedbir kalkar.
  • Mahkûmiyetle: hüküm kesinleştiğinde adli kontrol yerini infaz rejimine bırakır; ev hapsi süresi cezadan mahsup edilir.

Haksız uygulanan adli kontrol nedeniyle tazminat talebi ise sınırlıdır; CMK m. 141 esas olarak tutuklama ve gözaltı gibi özgürlükten yoksun bırakan tedbirlere ilişkindir. Bu konudaki değerlendirme dosyanın somut koşullarına göre yapılır.

Sık yapılan hatalar

  • Adli kontrolü “serbest bırakılma” sanmak: yükümlülükler bağlayıcıdır, ihlali tutuklamaya yol açar.
  • İtiraz süresini kaçırmak: süre iki haftadır ve kararın öğrenilmesinden itibaren işler.
  • Dört aylık gözden geçirmeyi beklemek: kaldırma talebi her zaman yapılabilir; gelişmeler yazılı olarak sunulmalıdır.
  • Mazereti bildirmemek: imzaya gidilemeyen gün belgeyle bildirilmezse ihlal olarak değerlendirilebilir.
  • İki uzaklaştırma aracını karıştırmak: iletişim yasağı için 6284 sayılı Kanun’a ayrıca başvurulmalıdır.
  • Azami süreyi takip etmemek: CMK m. 110/A süreleri dolduğunda tedbir sona erer; bunun tespit ettirilmesi gerekir.

Sonuç ve değerlendirme

Cinsel suç dosyalarında adli kontrol, tutuklama ile serbestlik arasındaki asıl karar alanıdır. Kanun tutuklamayı son çare olarak görür; katalog karinesi bile adli kontrolün yeterliliğinin değerlendirilmesini ortadan kaldırmaz. Verilebilecek yükümlülükler sınırlıdır, süre CMK m. 110/A ile sınırlandırılmıştır ve tedbir dört ayda bir gözden geçirilir.

Mağdurun korunması bakımından ise adli kontrol tek araç değildir; iletişim yasağı ve konuttan uzaklaştırma için 6284 sayılı Kanun devreye girer. Buradaki açıklamalar genel niteliktedir ve somut bir dosya hakkında sonuç bildirmez. Kanun metni için Ceza Muhakemesi Kanunu kaynağına bakılabilir; silonun diğer başlıkları için Cinsel Suçlar Bilgi Merkezi sayfasını inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Cinsel suç şüphelisi tutuklanmak yerine adli kontrole alınabilir mi?

Evet. CMK m. 109/1 uyarınca tutuklama sebeplerinin bulunduğu hâllerde dahi şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Cinsel suçlarda tutuklama katalog karinesi bulunsa da adli kontrolün yetersiz kalacağının gerekçelendirilmesi zorunludur.

Adli kontrol ne kadar sürer?

CMK m. 110/A uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıl, zorunlu hâllerde bir yıl uzatılabilir; ağır ceza işlerinde en çok üç yıl, zorunlu hâllerde toplam üç yıla kadar uzatılabilir. Süreler şüphelinin adli kontrol altına alındığı tarihten işler.

Mağdura yaklaşmama yükümlülüğü adli kontrol kapsamında verilebilir mi?

CMK m. 109/3’te belirlenen yer veya bölgelere gitmeme ve konutu terk etmeme gibi yükümlülükler vardır; mağdurun bulunduğu yerlere gitmeme bu kapsamda kararlaştırılabilir. Doğrudan iletişim yasağı ise 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir kararlarıyla ayrıca sağlanabilir.

Ev hapsi cezadan düşülür mü?

Evet. CMK m. 109/6 uyarınca konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen süre, iki gün bir gün sayılmak üzere cezadan mahsup edilir. Diğer adli kontrol yükümlülükleri altında geçen süre ise cezadan düşülmez.

Adli kontrol kararına itiraz edilebilir mi?

Edilebilir. Kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz yoluna başvurulabilir (CMK m. 268; süre 1 Haziran 2024’ten itibaren iki haftadır). Ayrıca şüpheli her aşamada tedbirin kaldırılmasını veya hafifletilmesini talep edebilir.

Adli kontrol kararı dört ayda bir gözden geçirilir mi?

Evet. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme, adli kontrolün devamının gerekip gerekmediğini en geç dört ayda bir inceler. Bu inceleme talebe bağlı değildir; ancak talep edilmesi süreci hızlandırır.

Yükümlülüğe uyulmazsa ne olur?

CMK m. 112 uyarınca adli kontrol yükümlülüklerine kasten uymayan şüpheli hakkında, isnat edilen suçun cezasının süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir. Yükümlülüğe uymamanın kasıtlı olup olmadığı dosyada değerlendirilir.

Cinsel suçlarda adli kontrol memuriyeti etkiler mi?

Adli kontrol bir mahkûmiyet değil, koruma tedbiridir; sicile işlemez. Ancak kamu görevlileri bakımından hakkında soruşturma bulunması ve belirli yükümlülükler (yurt dışı yasağı gibi) idari süreçleri etkileyebilir; bu, kurumun kendi mevzuatına göre değerlendirilir.

Adli kontrol yükümlülüklerinizi ve itiraz imkânını birlikte değerlendirelim

Kararın ölçülülüğü, kaldırma talebi ve azami süre bakımından dosyanızı inceleyebiliriz.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak Kartal’daki bürosunda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Cinsel suç soruşturmalarında sorgu aşaması, tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz, yükümlülüklerin kaldırılması talepleri ve mağdurun korunmasına yönelik tedbirler, doğrudan çalışma alanı içinde yer alır. Hem müdafilik hem mağdur vekilliği görevi yürütmekte; koruma tedbirlerine ilişkin değerlendirmelerini bu sitede ve YouTube kanalında paylaşmaktadır.

Hukuki Sorumluluk Reddi

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?