📌 Kısa Cevap: Değer kaybı davasında bilirkişi raporuna itiraz, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye verilen bir dilekçeyle yapılır (HMK m.281/1). Dilekçede eksik görülen hususların tamamlanması, belirsiz noktaların açıklanması veya yeni bilirkişi atanması talep edilir; karar mahkemeye aittir. Soyut itiraz yerine, hesabın hangi kalemde ve neden hatalı olduğunu belgelerle göstermek gerekir.
Trafik kazasında aracın onarılması, çoğu zaman zararı tamamen ortadan kaldırmaz: onarım görmüş bir aracın ikinci el piyasasındaki değeri, kaza öncesine göre düşebilir. Bu fark “değer kaybı” olarak talep edilir ve davada rakamı çoğunlukla bilirkişi raporu belirler. Raporun sonucu davanın sonucunu doğrudan etkilediği için, itiraz dilekçesi dosyanın en kritik belgelerinden biridir. Bu yazıda, 2026 itibarıyla geçerli mevzuata göre itirazın süresini, içeriğini, bilirkişi raporundaki sık görülen sorunları ve hem davacı hem davalı tarafın kullanabileceği iki ayrı dilekçe şablonunu bulacaksınız. Konuya sigorta başvurusu cephesinden bakmak isterseniz Araç Değer Kaybı Başvurusu yazımıza da göz atabilirsiniz.
İtiraz süresi iki haftadır; raporu ve dosyayı birlikte inceleyelim.
Değer kaybı nedir ve hangi mevzuata dayanır?
Motorlu araç işleten, aracın işletilmesinin bir şeyin zarara uğramasına sebep olması hâlinde doğan zarardan sorumludur (KTK m.85/1). İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemeksizin, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur (m.86/1); zarar görenin kusuru ise tazminatın indirilmesine yol açabilir (m.86/2). Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar KTK’da öngörülen usul ve esaslara tabidir; Kanunda düzenlenmeyen hususlarda Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır (m.90).
Genel hüküm olan TBK m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır; zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler (TBK m.50). Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (m.51); zarar gören zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa tazminat indirilebilir (m.52). Değer kaybı da bu çerçevede bir maddi zarar kalemidir.
Zorunlu trafik sigortasının Genel Şartları, maddi zararlar teminatını “zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalma” olarak tanımlar (A.5/a). Aynı hükme göre değer kaybı; aracın markası, yaşı, modeli, kullanılmışlık düzeyi, hasar gördüğü kısımlar, geçmiş hasar durumu ve aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el satış değeri arasındaki fark dikkate alınarak tespit edilir. Bu metin 12/6/2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle yeniden düzenlenmiştir; değişikliğin dipnotunda yürürlük tarihi 1/7/2026 olarak gösterilmektedir. Kaza tarihine göre hangi metnin uygulanacağı dosyaya göre değerlendirilmelidir.
KTK m.90’ın dipnotuna göre Anayasa Mahkemesi, maddedeki “genel şartlarda” ibarelerini iptal etmiştir (E.2019/40, K.2020/40). Bu sebeple Genel Şartlardaki hesap ölçütlerinin mahkemeyi ne ölçüde bağladığı, itirazda ayrıca tartışılabilecek bir konudur; bu yazıda içtihat atfı yapılmamış, yalnızca kanun ve genel şart metni esas alınmıştır.
Değer kaybı hangi hâllerde ZMSS teminatı dışında kalır?
KTK m.92 ve Genel Şartlar A.6, bazı talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında bırakır. Değer kaybı bakımından önemli olanlar şunlardır: (g) hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri; (k) gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar; (l) hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri. Teminat dışında kalan bir kalem, hukuki sorumluluğun ortadan kalktığı anlamına gelmez; yalnızca sigorta şirketinin ZMSS kapsamında ödemekle yükümlü olmadığı anlamına gelir. Teminat limitinin üzerindeki veya kapsam dışı kalan kısımlar için işleten ve sürücüye karşı genel hükümlere göre talep ileri sürülüp sürülemeyeceği ayrıca incelenmelidir.
Bilirkişi raporunu incelerken şu soruyu mutlaka sorun: Rapor, değer kaybını hangi araç ve hangi hasar durumu için hesaplamıştır? Araç “ağır hasarlı” veya “trafikten çekilmiş” bir araçsa teminat dışı hükmü gündeme gelebilir; aksi hâlde rapor, teminat dışı hükmü hatalı uygulamış olabilir. Her iki durumda da raporun bu noktaya açıkça cevap verip vermediği itiraz konusu olabilir.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi ve usulü
HMK m.280/1’e göre bilirkişi raporunu, varsa incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; rapora verildiği tarih yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir. İtiraz süresi bu tebliğ ile işlemeye başlar. M.281/1 uyarınca taraflar, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde; raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir. 7251 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre, talebin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel yahut teknik bir çalışma gerektiriyorsa, süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Ek süre isteyecekseniz dilekçeyi ilk iki hafta bitmeden vermelisiniz.
Mahkemenin elindeki seçenekler de kanunda sayılıdır: Rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için bilirkişiden yeni sorular düzenlenerek ek rapor alınabilir, bilirkişi duruşmada sözlü açıklama yapmaya çağrılabilir (m.281/2) veya gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görülürse yeni görevlendirilen bilirkişiyle tekrar inceleme yaptırılabilir (m.281/3). Bu seçeneklerin hangisinin kullanılacağı mahkemenin takdirindedir; hâkim bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (m.282). Dolayısıyla itirazın amacı, mahkemeyi raporun hatalı yönleri konusunda ikna etmek ve ek inceleme için somut bir gerekçe sunmaktır.
Değer kaybı raporunda neler incelenmeli?
Kanun, itiraz sebeplerini sınırlı biçimde saymaz; ancak raporun kanundaki şartlara uygunluğu kontrol edilebilir. HMK m.279/2 uyarınca raporda tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlar, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi veya bilirkişilerin imzaları bulunmalıdır. Mahkeme, görevlendirme kararında inceleme konusunu bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlemek, bilirkişinin cevaplayacağı soruları ve raporun verilme süresini yazmak zorundadır (m.273/1). Bilirkişi, çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz (m.279/4); örneğin kusur dağılımının hukuki sonuçlarını kendi başına belirlemesi bu sınırı zorlayabilir.
Genel Şartların A.5/a maddesindeki ölçütler, değer kaybı raporunun neleri içermesi gerektiğine dair bir kontrol listesi sunar. Raporu şu sorular çerçevesinde inceleyin:
- Araç bilgileri doğru mu? Marka, model, yıl, kilometre ve donanım bilgisi ruhsatla ve eksper raporuyla uyuşuyor mu?
- Kaza öncesi değer nasıl bulunmuş? Emsal ilan, piyasa verisi veya resmî kaynak gösterilmiş mi, yoksa kaynak belirtilmeksizin bir rakam mı yazılmış?
- Onarım sonrası değer nasıl bulunmuş? Hasarın niteliği (boya, değişen parça, şasi veya taşıyıcı bölge hasarı) hesaba yansıtılmış mı?
- Hasar gören kısımlar ve onarım belgeleri incelenmiş mi? Servis faturası, hasar fotoğrafları ve eksper raporu raporda atıf yapılarak değerlendirilmiş mi?
- Geçmiş hasar kaydı dikkate alınmış mı? Önceki hasarlar kaza öncesi değeri düşürmüş olabilir; bu durumun gerekçesi gösterilmiş mi?
- Kusur oranı doğru uygulanmış mı? Kusur dağılımı kesinleşmiş bir tespite dayanıyor mu, yoksa bilirkişi kendi takdiriyle mi uygulamış?
- Teminat dışı hükümler değerlendirilmiş mi? Araç ağır hasarlı veya trafikten çekilmiş sayılıp sayılmadığı rapora yansıtılmış mı (KTK m.92/l)?
- Bilirkişinin uzmanlık alanı uygun mu? Konu özel veya teknik bilgi gerektiriyorsa uygun uzmanlıkta bilirkişi görevlendirilmiş mi (HMK m.266, 268)?
Her maddeyi yalnızca “eksik” diye işaretlemek yerine, dosyadaki hangi belgeye dayanarak neden eksik olduğunu yazın. Mahkeme, hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde taraf açıklamalarını dikkate almak ve kararlarını gerekçelendirmek zorundadır (HMK m.27); somut ve belgeli itiraz, bu hakkın etkin kullanımını sağlar.
İtiraz ile ıslah ve talep artırımı birbirine karışmasın
Değer kaybı davaları çoğu zaman kısmi dava olarak açılır; bilirkişi raporu davada talep edilen tutarın üstünde bir sonuç bulursa, davacı talebini artırmak isteyebilir. HMK m.109/1 talep konusunun bölünebilir olduğu durumlarda yalnızca bir kısmının dava edilmesine izin verir; açıkça feragat edilmedikçe kısmi dava açılması geri kalan kısımdan feragat anlamına gelmez (m.109/3). 7589 sayılı Kanunla m.109’a eklenen dördüncü fıkra uyarınca alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve bu hâlde zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Aynı Kanunla belirsiz alacak davasını düzenleyen m.107 yürürlükten kaldırılmış, ancak kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda uygulanmaya devam edeceği kanunda belirtilmiştir.
Islah ise HMK m.176 vd. çerçevesinde, tarafın yaptığı usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmesidir; aynı davada yalnızca bir kez yapılabilir (m.176/2), tahkikatın sona ermesine kadar mümkündür (m.177/1) ve ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın zararını karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatın bir hafta içinde yatırılmasını gerektirir (m.178/1). Bilirkişi raporuna itiraz süresi ile talep artırımı veya ıslah imkânı ayrı hükümlere dayanır; birini kullanmak diğerinin süresini ve şartlarını ortadan kaldırmaz. Hangisinin tercih edileceği dava dilekçesindeki talebe ve dosyanın aşamasına bağlıdır; yanlış tercih hak kaybına yol açabileceğinden bu konuda mutlaka dosya özelinde değerlendirme yapılmalıdır.
Sigorta Tahkim Komisyonu ve genel mahkeme farkı
Zarar gören, KTK m.97 uyarınca ZMSS sınırları içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmalıdır. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaz veya cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Genel Şartların C.7 maddesi dava açılabilecek yerleri; sigortacının merkez veya şubesinin ya da sözleşmeyi yapan acentenin bulunduğu yer, kazanın meydana geldiği yer veya zarar görenin ikametgâhının bulunduğu yer olarak sayar. KTK m.110/2’de yer alan yetki hükmünden bazı ibareler Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği için, dava açmadan önce güncel yetki hükümleri kontrol edilmelidir.
Tahkim yolu seçildiğinde işlemler 5684 sayılı Kanun m.30’a dayanan Sigorta Tahkim Komisyonu sisteminde yürür. Bu sistemde bilirkişi raporuna itiraz için tanınan süre ve usul, Komisyonun düzenlemelerine ve hakemin vereceği sürelere göre belirlenir. Bu nedenle tahkim dosyasında HMK m.281 süresini kendiliğinden uygulanacak sayıp beklemek yerine, bildirimde yazan süreyi esas alıp ek bir güvenlik payı bırakmak daha doğrudur. Hakem kararlarına karşı itiraz yolunun varlığı ve süresi de 5684 sayılı Kanun m.30’da düzenlenmiştir; güncel parasal sınırlar ve süre için Kanun metnine bakınız.
Değer kaybı itiraz dilekçesi adım adım nasıl hazırlanır?
- Tebliğ tarihini belirleyin. Raporun size tebliğ edildiği günü UYAP kaydından veya tebligat zarfından teyit edin; iki haftalık süre buradan işler.
- Raporu ve dosyayı birlikte okuyun. Raporun dayandığı belgeler (eksper raporu, servis faturası, hasar fotoğrafları, ruhsat, kusur raporu) dosyada gerçekten var mı kontrol edin.
- İtirazları madde madde yazın. Her itiraz için: rapordaki ilgili bölüm, neden hatalı veya eksik olduğu ve dosyada hangi belgeyle desteklendiği belirtilmelidir.
- Somut talep belirleyin. Ek rapor, bilirkişinin duruşmada dinlenmesi veya yeni bilirkişi talebi; ayrıca varsa sorulmasını istediğiniz yeni soruları listeleyin.
- Gerekirse ek süre isteyin. Özel veya teknik çalışma gerektiriyorsa ilk iki hafta bitmeden ek süre talebini dilekçede açıkça yazın.
- Delil sunun. Emsal araç ilanları, sigorta şirketinin hasar ekspertiz raporu, onarım faturaları, ruhsat ve varsa önceki hasar belgeleri ekleyin.
- Teslim kaydını saklayın. Dilekçeyi son günden önce UYAP üzerinden gönderin ve evrak kaydını saklayın.

Dilekçe şablonu 1: Davacı (zarar gören) tarafın itiraz dilekçesi
Aşağıdaki şablon, değer kaybı tazminatı talep eden davacının, kendi aleyhine düşük hesaplanmış bir rapora karşı vereceği itiraz dilekçesi için kurgulanmıştır. Köşeli parantezli alanları dosyanıza göre doldurun; yalnızca belgeleyebildiğiniz olguları yazın ve tutarları raporunuzdaki rakamlarla birebir eşleştirin.
[…] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [Esas numarası]
DAVACI: [Ad-soyad], T.C. Kimlik No: […], [adres]
VEKİLİ: Av. [Ad-soyad], [adres]
DAVALILAR: 1) [Sigorta şirketi unvanı], 2) [İşleten / sürücü adı-soyadı]
KONU: [Rapor tarihi] tarihli bilirkişi raporuna itirazlarımız ile ek rapor / yeni bilirkişi talebimizdir (HMK m.281).
AÇIKLAMALAR:
1. Dosyaya sunulan [rapor tarihi] tarihli bilirkişi raporu tarafımıza [tebliğ tarihi] tarihinde tebliğ edilmiş olup işbu itiraz HMK m.281/1’de öngörülen iki haftalık süre içinde sunulmaktadır.
2. Rapor, [plaka] plakalı müvekkil aracında kaza nedeniyle oluşan değer kaybını […] TL olarak hesaplamıştır. Ancak raporda araç bilgileri, kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el değerlerinin tespitine dayanak oluşturan veriler ve hesap yöntemi [yeterince açıklanmamıştır / dosya belgeleriyle çelişmektedir].
3. Raporda kaza öncesi rayiç değer […] TL olarak alınmış, ancak bu değerin hangi emsal veya kaynağa dayandığı gösterilmemiştir. Müvekkil aracın marka, model, yıl, kilometre ve donanım özelliklerine uygun emsal ilanlar EK-[…]’de sunulmuştur.
4. Raporda hasarın niteliği (hasar gören kısımlar, değişen ve boyanan parçalar, onarım belgeleri) yeterince değerlendirilmemiştir. Servis faturası ve hasar fotoğrafları EK-[…]’de sunulmuş olup rapor bu belgelere [atıf yapmamıştır / çelişkili değerlendirme yapmıştır].
5. [Varsa:] Raporda uygulanan kusur oranının dayanağı açıklanmamıştır; kusur konusunda dosyaya giren [kusur raporu / ceza dosyası kararı] esas alınmalıdır. Hukuki nitelendirme yapılması hâkimin görevindedir (HMK m.279/4).
6. Yukarıdaki sebeplerle rapor denetime elverişli değildir. Dosyada [değer kaybı konusunda uzman / makine mühendisi / oto eksper] bilirkişiden oluşan yeni bir heyetten rapor alınmasını talep ederiz; bu mümkün görülmezse mevcut bilirkişiye ek soruların yöneltilmesini talep ederiz.
EK RAPOR İÇİN SORULACAK SORULAR: a) Kaza öncesi ve onarım sonrası ikinci el piyasa değerleri hangi emsal ve kaynaklara dayanılarak belirlenmiştir? b) Hasar gören kısımlar ve onarım belgeleri hesapta nasıl değerlendirilmiştir? c) Geçmiş hasar kayıtları varsa değerlemeye etkisi nedir? d) Kusur oranı uygulanmışsa dayanağı nedir?
HUKUKİ NEDENLER: HMK m.266-282, KTK m.85-97, 109, TBK m.49-52, ilgili mevzuat.
DELİLLER: Bilirkişi raporu, eksper raporu, servis faturası, emsal ilanlar, ruhsat, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan sebeplerle bilirkişi raporuna itirazlarımızın kabulüne, eksikliklerin giderilmesi için ek rapor alınmasına veya yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davacı Vekili
Av. [Ad-soyad, imza]
EKLER: 1) Vekâletname, 2) Servis faturası ve hasar fotoğrafları, 3) Emsal ilanlar, 4) Ruhsat sureti, 5) Varsa önceki hasar belgeleri
Dilekçe şablonu 2: Davalı (sigorta şirketi veya işleten) tarafın itiraz dilekçesi
Bu varyant, raporda hesaplanan değer kaybını fazla bulan davalı taraf içindir. Davalı sigorta şirketi ile işleten veya sürücü farklı savunmalara sahip olabilir; metin her ikisi için genel çerçeve sunar.
[…] ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [Esas numarası]
DAVALI: [Unvan / ad-soyad], [adres]
VEKİLİ: Av. [Ad-soyad]
DAVACI: [Ad-soyad]
KONU: [Rapor tarihi] tarihli bilirkişi raporuna itirazlarımızın sunulmasıdır (HMK m.281).
AÇIKLAMALAR:
1. Rapor tarafımıza [tebliğ tarihi] tarihinde tebliğ edilmiş olup itiraz HMK m.281/1’de öngörülen iki haftalık süre içinde yapılmaktadır.
2. Raporda hesaplanan […] TL tutarındaki değer kaybı [fazladır / gerekçesizdir]. Rapor, aracın kaza tarihindeki yaşı, kilometresi ve kullanılmışlık düzeyi ile geçmiş hasar durumunu yeterince değerlendirmemiştir. Dosyada yer alan [önceki hasar kaydı / ekspertiz bilgisi] raporda dikkate alınmamıştır.
3. Kusur oranı [kesinleşmiş tespit / kusur raporu] ile […] olarak belirlenmiş olup değer kaybı hesabı bu orana göre yapılmalıdır. [Zarar görenin kusuru bulunduğu hâllerde TBK m.52 ve KTK m.86 uyarınca indirim yapılmalıdır.]
4. [Sigorta şirketi için:] Davaya konu araç [hasar sebebiyle trafikten çekilmiş / ağır hasarlı sayılmıştır]. Bu durumda değer kaybı talebi KTK m.92 (l) bendi ve Genel Şartlar A.6 (ö) bendi uyarınca teminat dışındadır. Poliçe teminat limiti ile sorumluluğumuzun sınırları ayrıca dikkate alınmalıdır.
5. Rapor, hukuki nitelendirme niteliğinde değerlendirmeler içermektedir (HMK m.279/4). Raporun denetime elverişli hâle getirilmesi için ek rapor alınmasını, aksi hâlde yeni bilirkişi görevlendirilmesini talep ederiz.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan sebeplerle bilirkişi raporuna itirazlarımızın kabulünü, ek rapor veya yeni bilirkişi raporu alınmasını ve talebin [reddine / kusur oranında ve teminat sınırında hesaplanmasına] karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Davalı Vekili
Av. [Ad-soyad, imza]
EKLER: Vekâletname, varsa ekspertiz ve hasar belgeleri, poliçe örneği, kusur raporu
Şablonlar genel bilgilendirme amaçlıdır. Hangi itirazın ileri sürüleceği, dosyadaki raporun içeriğine ve belgelere göre değişir. Harç, gider avansı ve vekâlet ücreti gibi tutarlar için güncel tarifelere bakınız.
Dilekçeye eklenecek belgeler
Sık yapılan hatalar
- İki haftalık süreyi tebliğden değil, öğrenmeden saymak. Süre tebliğ tarihinden işler; kesin sürelerin kaçırılması önemli hak kayıplarına yol açabilir.
- “Rapora itiraz ediyoruz” demekle yetinmek. Hangi kalemin neden hatalı olduğu gösterilmeyen itiraz, mahkemeyi ek incelemeye ikna etmeyebilir.
- Hukuki iddiaları bilirkişiden beklemek. Hukuki nitelendirme hâkimin görevidir (HMK m.279/4); itirazda hukuki tartışmayı dilekçede yapın.
- Talep artırımı ve ıslah imkânını gözden kaçırmak. Rapor davadaki talepten yüksek bir tutar bulduysa, artırım veya ıslah şartları ve süreleri ayrıca değerlendirilmelidir.
- Tahkimde HMK süresini varsaymak. Tahkimde süreleri Komisyon düzenlemesi ve hakemin süresi belirler.
- Teminat dışı hükümleri atlamak. Hurda veya trafikten çekilmiş araç ile kendi kusuruna denk gelen kısım teminat dışıdır (KTK m.92).
- Belgesiz itiraz. Emsal ilan, fatura veya eksper kaydı olmadan yapılan itiraz zayıf kalır.
İtirazdan sonra süreç nasıl işler?
Bilirkişi raporu sonrası takvim
Sonuç ve değerlendirme
Değer kaybı davasında bilirkişi raporu, kararın büyük kısmını belirler. Bu nedenle rapor tebliğ edildiği anda iki haftalık itiraz süresi (HMK m.281/1) başlar; dilekçe somut, belgeli ve talep bakımından net olmalıdır. Hesabın dayandığı verileri, rapordaki yöntemi, kusur oranını ve KTK m.92’deki teminat dışı hâlleri birlikte değerlendirmek gerekir. Mahkemenin ek rapor, bilirkişi dinletme veya yeni bilirkişi görevlendirme konusundaki yetkisi takdire bağlı olduğundan, itiraz sonucu hakkında kesin bir öngörüde bulunulamaz. Somut dosyanızdaki rapora, davadaki taleplerinize ve süreye ilişkin kişisel değerlendirme için bir avukata başvurmanız yerinde olur.
İlgili yazılarımız
Araç Değer Kaybı Başvurusu · Araç Mahrumiyet Bedeli Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi · Kartal Değer Kaybı Avukatı · Kartal Sigorta Avukatı: Trafik Kazası, Değer Kaybı, Mahrumiyet Bedeli · Kartal Tazminat Avukatı · Tüm makaleler
Değer kaybı bilirkişi raporuna itiraz için kaç gün süre var?
HMK m.281/1 uyarınca taraflar, bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını, belirsiz hususlarda açıklama yapılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilir. Talebin bu sürede hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, süre içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.
İtiraz dilekçesi yeni bir rapor alınmasını sağlar mı?
Kendiliğinden sağlamaz. Mahkeme, HMK m.281/2-3 uyarınca ek rapor alabilir, bilirkişiyi duruşmada dinleyebilir veya yeni bilirkişi görevlendirerek yeniden inceleme yaptırabilir; bunlar mahkemenin takdirindedir. Hâkim bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282). Bu nedenle dilekçedeki gerekçelerin somut olması gerekir.
Değer kaybı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinden her durumda ödenir mi?
Hayır. Karayolları Trafik Kanunu m.92 ve ZMSS Genel Şartları A.6 uyarınca hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı talepleri teminat dışındadır. Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri de teminat dışındadır. Bu kısımlar bakımından işletene veya sürücüye karşı genel hükümlere göre talep gündeme gelebilir; somut durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Bilirkişi raporunda hangi hatalar itiraz sebebi olur?
Kanunda sayılı bir hata listesi yoktur; HMK m.279/2 raporda bulunması gereken unsurları sayar (tarafların adı, görevlendirildiği hususlar, incelenen maddi vakıalar, gerekçe, sonuç, düzenlenme tarihi, imza). HMK m.273 mahkemenin inceleme konusunu ve bilirkişinin cevaplayacağı soruları belirlemesini ister. Rapor bu sınırların dışına çıkıyorsa, gerekçesizse, dosyadaki belgeleri dikkate almamışsa veya hukuki nitelendirme yapıyorsa (m.279/4) itiraz konusu olabilir.
İtiraz ile ıslah aynı şey midir?
Hayır. İtiraz bilirkişi raporunun eksik veya belirsiz yönlerine ilişkindir (HMK m.281). Islah ise tarafın yaptığı usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir (HMK m.176); aynı davada yalnızca bir kez yapılabilir ve tahkikatın sona ermesine kadar mümkündür (m.177). 16/7/2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla HMK m.109’a eklenen dördüncü fıkra, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği durumlarda talebin tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılmasına imkân tanır; somut dosyada hangi yolun uygun olduğu avukatla değerlendirilmelidir.
Bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmezsem ne olur?
Süresinde itiraz edilmemesi, mahkemenin raporu hükme esas alma olasılığını artırır; çünkü mahkeme raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (m.282). Süre geçse bile mahkemenin kendiliğinden ek rapor alabileceği düşünülebilir (m.281/2), ancak buna güvenmek riskli olur. Süre tutulamadıysa eski hâle getirme hükümlerinin (HMK m.95-96) şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Sigorta Tahkim Komisyonunda da aynı itiraz süresi mi geçerli?
Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Kanun m.30 uyarınca kurulan ayrı bir uyuşmazlık çözüm sistemidir; usulü o sisteme ait düzenlemelere ve hakemin verdiği sürelere tabidir. Bu yazıdaki HMK m.281 süresini oraya otomatik uygulanmış saymayın; hakemin verdiği süreyi ve Komisyonun güncel usul düzenlemesini mutlaka kontrol edin.
Dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunlu mu?
Evet. KTK m.97 uyarınca zarar gören, ZMSS sınırları içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmalıdır. Sigorta kuruluşu başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
Raporu ve dosyayı birlikte inceleyelim; süre kaçmadan dilekçeyi hazırlayalım.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.