Uyuşturucu Ticaretinde Etkin Pişmanlık Talepli Savunma ve İstinaf Dilekçesi Örneği

📌 Kısa Cevap: Uyuşturucu ticareti dosyasında etkin pişmanlık talebi iki ayrı hukuki dayanağa oturur: resmî makamlar haber almadan önce suç ortaklarını veya maddenin yerini bildirip yakalama ya da ele geçirme sağlanmışsa TCK m. 192/1 uyarınca cezaya hükmolunmaması, suç haber alındıktan sonra gönüllü yardım edilmişse 192/3 uyarınca cezanın dörtte birden yarısına kadar indirilmesi istenir. İlk derece mahkemesinde bu talepler esas hakkında savunmada, gerekirse kademeli olarak yazılır; uygulanmazsa veya eksik oranda uygulanırsa itiraz, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilecek istinaf dilekçesiyle yapılır (CMK m. 273/1).

Bu yazıda uyuşturucu ticareti etkin pişmanlık istinaf dilekçesi ve ilk derece aşamasındaki savunma dilekçesi için kullanılabilecek iki şablon yer alıyor. Şablonlardan önce hangi olguda 192/1, hangi olguda 192/3 talebinin yazılacağını, terditli talebin nasıl kurulacağını, dilekçeye eklenmesi gereken belgeleri ve uygulamada sık görülen hataları açıklıyoruz. Etkin pişmanlığın şartlarının ayrıntılı analizi için TCK 192 etkin pişmanlık rehberimize, diğer usul belgeleri için dilekçe ve itiraz örnekleri sayfamıza bakabilirsiniz.

Şablonlar genel bir çerçeve sunar. Her ceza dosyasında bildirimin tarihi, kime ve nasıl yapıldığı, bildirilen kişi hakkındaki işlemin sonucu ve diğer deliller farklıdır. Metinler somut dosyaya göre yeniden yazılmalıdır; tek başına kullanılması hukuki danışmanlık yerine geçmez.

İstinaf süresi gerekçeli kararın tebliğiyle işlemeye başlar

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre kaçırılırsa etkin pişmanlık itirazı istinafta ileri sürülemeyebilir; tebligat tarihini not ederek dosyanızı vakit geçirmeden değerlendirmeniz önemlidir.

Etkin pişmanlık talebi dilekçede hangi aşamada ileri sürülür?

Etkin pişmanlık talebi kovuşturma evresinde en geç esas hakkında savunmada, hüküm verilmeden önce açıkça ileri sürülmelidir. İlk derece mahkemesi talebi reddeder ya da hiç tartışmazsa bu ret istinaf dilekçesinde, bölge adliye mahkemesi de hatayı gidermezse temyiz dilekçesinde itiraz konusu yapılır. Yardımın kendisi ise en geç hükümden önce gerçekleşmiş olmalıdır.

TCK m. 192/3’ün gerekçesinde, etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için yardımın en geç hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle kanun yolu aşamasında yapılan iş, yeni bir yardım sunmak değil; dosyada zaten bulunan bildirimin, ikrarın veya ifadenin doğru değerlendirilmediğini göstermektir. Dilekçe yazımında bu ayrım belirleyicidir: istinaf dilekçesi “şimdi bilgi veriyorum” demez, “verdiğim bilgi şu tarihte şu sonucu doğurdu ve mahkeme bunu gözetmedi” der.

Uygulamada talep üç aşamada karşımıza çıkar:

  • Soruşturma ve ilk derece yargılaması: Şüpheli veya sanık beyanında suç ortaklarını, maddenin kaynağını ya da saklandığı yeri bildirir. Müdafi, bu beyanın sonuç doğurup doğurmadığının dosyaya girmesini sağlar ve esas hakkında savunmada talebi yazar.
  • İstinaf: Gerekçeli karar tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde, etkin pişmanlığın hiç uygulanmaması, eksik oranda uygulanması veya bildirimin sonucunun araştırılmaması itiraz edilir.
  • Temyiz: Bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilebilir nitelikteyse (CMK m. 286) aynı itiraz Yargıtay önüne taşınır. Ceza miktarı CMK m. 286/2’deki sınırlar içinde kalıyorsa temyiz yolunun açık olup olmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Kovuşturma aşamasında delil ortaya konulması istemi, geç bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemez (CMK m. 207). Bu nedenle bildirilen kişi hakkındaki kovuşturmanın sonucunu gösteren belge son oturuma kadar sunulabilir; ancak belge geldiğinde talebin zapta geçirilmesi ve esas hakkında savunmada yeniden anılması gerekir.

▶VİDEOLU ANLATIMİstinaf ve temyiz farkı nedir?
Av. Burakhan Çalışkan · İstanbul BarosuYouTube kanalı →Tüm videolar →

TCK 192/1 cezasızlık ve 192/3 indirim talebi ayrımı infografik

TCK 192/1 cezasızlık talebi ile 192/3 indirim talebi arasındaki fark nedir?

İki fıkra arasındaki temel fark zamandır. TCK m. 192/1, suç resmî makamlarca haber alınmadan önce yapılan ve suç ortaklarının yakalanmasını ya da maddenin ele geçirilmesini sağlayan bildirime cezasızlık sonucu bağlar. 192/3 ise suç haber alındıktan sonra gönüllü olarak yapılan hizmet ve yardımı, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirim nedeni sayar.

Dilekçe yazarken hangi fıkranın talep edileceği, olayın kronolojisinden çıkar. Kolluk sanığı yakalamadan, sanık hakkında herhangi bir bilgi edinilmeden önce kendiliğinden başvuru yapılmışsa 192/1 tartışılmalıdır. Sanık yakalandıktan, üzerinde veya evinde madde ele geçtikten sonra konuşmuşsa talep 192/3 üzerinden kurulur. Ara durumlarda, örneğin kolluğun olaydan haberdar olup sanığın kimliğini henüz bilmediği aşamada yapılan başvurularda, kademeli talep güvenli yoldur.

TCK 192/1 ve 192/3 talepleri: dilekçede ayrım
Ölçüt TCK 192/1 (cezasızlık) TCK 192/3 (indirim)
Zaman Resmî makamlar suçu haber almadan önce Suç haber alındıktan sonra, hükümden önce
Bildirimin içeriği Diğer suç ortakları ve maddenin saklandığı veya imal edildiği yerler Suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım
Aranan sonuç Suç ortaklarının yakalanması veya maddenin ele geçirilmesi Yardımın suçun ortaya çıkmasına ve yakalamaya hizmet etmesi
Hukuki sonuç Cezaya hükmolunmaz Ceza dörtte birden yarısına kadar indirilir
Dilekçedeki talep “Sanık hakkında TCK 192/1 uyarınca cezaya hükmolunmasına yer olmadığına” “TCK 192/3 uyarınca yardımın niteliğine göre üst sınırdan indirim yapılmasına”
Kararın türü Ceza verilmesine yer olmadığı kararı (CMK m. 223/4-a) Mahkûmiyet hükmünde indirim
Tipik itiraz başlığı “192/1 yerine 192/3 uygulanması hukuka aykırıdır” “192/3 hiç uygulanmamış / alt orandan uygulanmış / sonucu araştırılmamıştır”

Tablodaki ayrım Yargıtay kararlarında da somut sonuç doğurmuştur. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kendiliğinden soruşturma mercilerine başvurarak önceki bir olayla ilgili bildiklerini anlatan ve kendisi ile diğer sanık hakkında soruşturma yapılmasını sağlayan sanık hakkında 192/3 indirimiyle mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulmuş, 192/1 uyarınca cezaya hükmolunmaması gerektiğini belirtmiştir. Kararı aşağıdaki karar bölümünde ayrıca inceliyoruz.

192/1 ile 192/3 arasındaki seçimi yalnız bildirimin tarihi belirlemez; bildirimden önce kolluğun elinde ne bulunduğu da önemlidir. Kolluk sanık hakkında istihbari bilgi toplamış, iletişim tespiti başlatmış veya fiziki takip yapmışsa “haber alınmadan önce” şartı tartışmalı hâle gelir. Bu nedenle 192/1 talebinde dilekçeye, kolluk tutanaklarındaki ilk bilgi tarihi ile sanığın başvuru tarihini karşılaştıran kısa bir kronoloji eklemek faydalıdır.

Hangi durumda hangi talep yazılmalı?

Doğru talep, sanığın bildirimde bulunduğu an ile bildirimin dosyaya yansıyan sonucuna göre seçilir. Aşağıdaki beş tipik durum, dilekçe yazımında en sık karşılaşılan olguları özetler. Her biri farklı bir talep cümlesi ve farklı bir ek listesi gerektirir; bir dosyada birden fazlası aynı anda bulunabilir.

1. Kendiliğinden başvuru, henüz soruşturma yokken

Sanık, hakkında hiçbir işlem yapılmamışken savcılığa veya kolluğa giderek olayı, suç ortaklarını ya da maddenin yerini anlatmış ve bu bilgiyle yakalama veya ele geçirme sağlanmışsa asıl talep 192/1’dir. Dilekçede başvuru tarihi, başvurunun kendiliğinden yapıldığı ve sonrasında açılan soruşturmanın bu başvuruya dayandığı ayrı ayrı gösterilmelidir.

2. Yakalandıktan sonra kendi suçunu ikrar

Sanık hakkında, kendi ikrarı dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı aşamada suçunu kabul etmişse 192/3 talebi kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım üzerinden kurulur. Yargıtay kararlarında sık geçen ifade, ikrarın “aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada” yapılmasıdır. Dilekçede ikrar tarihinde dosyada hangi delillerin bulunduğu, hangilerinin bulunmadığı tek tek sayılmalıdır.

3. Suç ortağının veya kaynağın ismini verme, kişi yakalanmış

Sanığın verdiği bilgiyle başka bir kişi yakalanmış ve hakkında dava açılmışsa 192/3 talebine o dosyanın esas numarası, iddianame tarihi ve varsa hüküm ile kesinleşme bilgisi eklenmelidir. Bildirilen kişinin suç ortağı sayılması, onun suçunun sabit olmasına bağlı tutulabileceğinden, dilekçe bu kişinin dosyasındaki son durumu göstermelidir.

4. İsim verilmiş, ancak diğer dosya sonuçlanmamış

Bildirilen kişi hakkındaki soruşturma veya kovuşturma devam ediyorsa mahkemeden o dosyanın akıbetinin araştırılması, gerekirse dosya örneğinin getirtilmesi istenmelidir. Bu talep karşılanmadan hüküm kurulursa istinafta “eksik araştırma” başlığıyla itiraz edilir. Hüküm kesinleştikten sonra bildirilen kişi mahkûm olursa CMK m. 311/1-e kapsamında yargılamanın yenilenmesi seçeneği değerlendirilebilir; bu konuda yeni delil ve yargılamanın yenilenmesi yazımız yol gösterir.

5. Asıl savunma beraat, etkin pişmanlık ikinci kademe

Sanık suçlamayı kabul etmiyor ancak dosyada başka bir sanığın suçunun ortaya çıkmasına yarayan beyanı bulunuyorsa talep terditli kurulur: asıl talep beraat, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ikinci kademede 192/3 indirimi. Bu yapı, beraat savunmasını zayıflatmadan mahkemenin mahkûmiyet kanaatine varması hâlinde etkin pişmanlığı tartışmak zorunda kalmasını sağlar.

Beraat savunması ile etkin pişmanlık talebi çelişir mi?

Doğru kurulursa çelişmez. Kademeli talepte mahkemeden önce asıl talebin, o kabul edilmezse ikinci talebin değerlendirilmesi istenir. Metinde “kabul anlamına gelmemek kaydıyla” ve “mahkemeniz aksi kanaatte ise” ifadeleri kademe ilişkisini açık tutar. Sorun, iki talebin aynı paragrafta birbirine karıştırılmasıyla doğar.

Uygulamada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: 192/3 indirimi çoğu dosyada sanığın kendi suçunu veya suç ortağını ortaya çıkaran bir beyanına dayanır. Sanık duruşmada bu beyandan tamamen dönmüş ve maddeyle ilgisi olmadığını söylüyorsa, mahkeme ikrarda sebat edilmediğini gerekçe gösterebilir. Bu nedenle savunma çizgisi, esas hakkında savunmadan önce müvekkille birlikte netleştirilmeli; sanığın son sözdeki beyanı da bu çizgiyle uyumlu olmalıdır.

Etkin pişmanlık talebinin cezayı azaltan diğer hâllerle (TCK m. 62 takdiri indirim, yaş küçüklüğü, teşebbüs) birlikte yazılması da mümkündür. Dilekçede bu indirimlerin hangi sırayla uygulanacağını mahkemeye bırakmak yerine, her birinin dayanağını ayrı başlık altında göstermek daha anlaşılırdır.

Etkin pişmanlık dilekçesine hangi belgeler eklenmeli?

Etkin pişmanlık talebi, bildirimin tarihini, içeriğini ve sonucunu gösteren belgelerle desteklenmelidir. Mahkeme dosyada bulunan belgeleri re’sen inceler; ancak hangi tutanağın hangi sayfada olduğunu göstermek, talebin gerekçeli kararda karşılanma ihtimalini artırır. Bildirilen kişinin dosyası başka bir yargı çevresindeyse o dosyanın bilgisi mutlaka verilmelidir.

  • Bildirimin yapıldığı tutanak: Kendiliğinden başvuru tutanağı, müdafi huzurunda alınan kolluk ifadesi, savcılık ifadesi veya sorgu tutanağı. Klasör ve sayfa numarasıyla gösterilmelidir.
  • Sonucu gösteren tutanak: Bildirim üzerine düzenlenen yakalama, arama ve el koyma tutanakları; ele geçen maddenin miktarını gösteren tartı tutanağı.
  • Kronoloji: 192/1 talebinde kolluğun sanık hakkında ilk bilgi edindiği tarih ile başvuru tarihinin karşılaştırması. Kısa bir tablo hâlinde dilekçeye eklenebilir.
  • Bildirilen kişinin dosyası: Soruşturma numarası, iddianame, hüküm ve kesinleşme bilgisi. Dosyaya erişim yoksa mahkemeden UYAP sorgusu yapılması ve dosya örneğinin getirtilmesi istenir.
  • İstinafta tebliğ belgesi: Gerekçeli kararın tebliğ tarihini gösteren mazbata veya UYAP kaydı; sürenin hesabı buna göre yapılır.

Bildirilen kişiye ilişkin belgeler, o kişinin kişisel verilerini içerdiğinden dilekçede yalnız gerekli bilgi kullanılmalı; ilgisiz kimlik ve adres bilgileri metne aktarılmamalıdır.

Ekler hazırlanırken her belgenin dilekçedeki hangi iddiayı desteklediği de belirtilmelidir. Örneğin “Ek-2: [tarih] tarihli yakalama tutanağı — müvekkilin bildirimi üzerine X’in yakalandığını gösterir” biçimindeki kısa açıklama, dosyayı inceleyen hâkimin ilgili olguyu birkaç saniyede bulmasını sağlar. Ek listesinin uzunluğu değil, her ekin talebin hangi unsuruna karşılık geldiği önemlidir.

İstinaf süresi ne zaman başlar ve süreç nasıl işler?

İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (CMK m. 273/1). Hükmün duruşmada açıklandığı gün süreyi başlatmaz. Tutuklu sanık, CMK m. 263 uyarınca tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek de başvurabilir.

Bu düzenleme 7499 sayılı Kanunla yapılmış ve Kanunun 40. maddesi uyarınca ilgili hükümler 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Önceki düzenlemede istinaf süresi, kural olarak hükmün açıklanmasından itibaren işleyen bir haftalık süreydi. Bu nedenle 01.06.2024’ten önce açıklanan hükümlerde hangi süre rejiminin uygulanacağı ayrıca kontrol edilmeli, tarih eşiğinde tahmine dayalı hesap yapılmamalıdır.

Dilekçe gerekçesiz verilse de inceleme yapılır: sanığın dilekçesinde başvuru nedenlerinin gösterilmemesi incelemeye engel olmaz (CMK m. 273/4). Ancak etkin pişmanlık gibi somut olgulara dayanan bir itiraz, gerekçesi yazılmadığında bölge adliye mahkemesinin kararında çoğu zaman yalnız genel bir cümleyle karşılanır. Bu yüzden süre içinde kısa bir istinaf dilekçesi verip ardından ayrıntılı gerekçe sunmak uygulamada görülse de, asıl itirazların süre içindeki dilekçede yer alması daha güvenlidir.

  1. 01

    Esas hakkında savunma

    Mütalaadan sonra beraat talebi ile kademeli olarak 192/1 ve 192/3 talepleri yazılır; son söz sanığa verilir (CMK m. 216/3).

  2. 02

    Hükmün açıklanması

    Kısa karar okunur; istinaf süresi henüz başlamaz. Etkin pişmanlığın uygulanıp uygulanmadığı ve oranı not edilir.

  3. 03

    Gerekçeli kararın tebliği

    İki haftalık istinaf süresi tebliğ tarihinden başlar (CMK m. 273/1). Tebliğ tarihi belgelenir.

  4. 04

    İstinaf dilekçesi

    Etkin pişmanlığın uygulanmaması, eksik oranı veya bildirimin araştırılmaması ayrı başlıklarla itiraz edilir; ekler sunulur.

  5. 05

    Bölge adliye mahkemesi incelemesi

    Daire hukuka aykırılığı CMK m. 280/1-c ile düzeltebilir, duruşma açabilir veya hükmü bozabilir. Yalnız sanık lehine başvuruda ceza ağırlaştırılamaz (CMK m. 283).

  6. 06

    Temyiz

    Karar temyize açıksa gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz dilekçesi verilir (CMK m. 291/1).

Etkin pişmanlık talebinin savunmadan temyize uzanan yolu

Bölge adliye mahkemesinin vereceği kararın türü, etkin pişmanlık itirazının nasıl yazılacağını da etkiler. CMK m. 280/1-c, başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere bağlı hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddedilmesine imkân verir. Bildirimin sonucu dosyada açıkça görülüyorsa dilekçede bu yolun kullanılması istenebilir. Sonucun araştırılması gerekiyorsa talep, duruşma açılması ve eksikliğin giderilmesi yönünde kurulmalıdır.

Hükmolunan ceza on beş yıl veya daha fazla hapis ise hüküm bölge adliye mahkemesince re’sen de incelenir (CMK m. 272/1). Bu re’sen inceleme etkin pişmanlık itirazının yazılmasını gereksiz kılmaz; Dairenin dosyadaki belirli bir beyanı etkin pişmanlık yönünden değerlendirmesini sağlamak için itirazın somut olarak gösterilmesi gerekir.

Temyiz aşamasına ilişkin bir uyarı daha yapılmalıdır: etkin pişmanlık ve takdiri indirim birlikte uygulandığında sonuç ceza beş yılın altına inebilir. CMK m. 286/2-a, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarını temyiz edilemez saymaktadır. Bu nedenle bazı dosyalarda istinaf, etkin pişmanlık itirazının ileri sürülebileceği son kanun yolu olabilir; istinaf dilekçesi buna göre eksiksiz hazırlanmalıdır. Kanun yollarının genel akışı için uyuşturucu ticareti davasında istinaf ve temyiz süreci yazımıza bakabilirsiniz.

Şablon A: İlk derece mahkemesine etkin pişmanlık talepli savunma dilekçesi

Aşağıdaki şablon, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasından sonra sunulacak yazılı savunmanın etkin pişmanlık bölümünü örnekler. Asıl talep beraat olarak kurulmuş, 192/1 ve 192/3 talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla kademeli olarak eklenmiştir. Köşeli parantez içindeki alanlar dosyaya göre doldurulmalı, dosyada karşılığı olmayan başlıklar çıkarılmalıdır.

Şablon A — Esas hakkında savunma içinde etkin pişmanlık talebi

[İSTANBUL] [..]. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DOSYA NO: [20..] / [….] Esas

SANIK: [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [………..]) [tutuklu ise: [….] Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu]

MÜDAFİİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro, sicil no, adres]

KONU: Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmalarımızın ve TCK m. 192 kapsamındaki etkin pişmanlık taleplerimizin sunulmasıdır.

I. ÖZET

Müvekkil hakkında TCK m. 188/3 uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açılmıştır. Asıl savunmamız, aşağıda belirtilen nedenlerle müvekkilin beraatine karar verilmesi gerektiği yönündedir. Mahkemenizin aksi kanaatte olması hâlinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilin [tarih] tarihli beyanı nedeniyle TCK m. 192/1, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde ise TCK m. 192/3 hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz.

II. ASIL TALEP: BERAAT

[Delil değerlendirmesi: ele geçirmenin kime ait olduğu, tutanak çelişkileri, beyan delilinin desteklenip desteklenmediği vb. Bu bölüm dosyaya göre yazılır; CMK m. 223/2-e uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat kararı verilir.]

III. TERDİTLİ TALEP 1: TCK m. 192/1 UYARINCA CEZAYA HÜKMOLUNMAMASI

1. Müvekkil, [tarih] tarihinde, hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmadan ve kolluk tarafından kimliği tespit edilmeden önce [Cumhuriyet Başsavcılığına / kolluk birimine] kendiliğinden başvurmuştur ([ifade/başvuru tutanağı, klasör ve sayfa no]).

2. Bu başvuruda müvekkil, [suç ortağı / maddenin saklandığı yer] hakkında bilgi vermiş; bu bilgi üzerine [tarih] tarihinde [kişi yakalanmış / … gram madde ele geçirilmiştir] ([yakalama ve arama tutanağı, sayfa no]).

3. Kolluk tutanaklarında müvekkile ilişkin ilk bilginin tarihi [tarih] olup başvurudan sonradır. Bu kronoloji, bildirimin resmî makamlar haber almadan önce yapıldığını göstermektedir.

4. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24.02.2025 tarihli, 2021/7630 E., 2025/1781 K. sayılı kararında, kendiliğinden soruşturma mercilerine başvurarak kendisi ve diğer sanık hakkında soruşturma yapılmasını sağlayan sanık hakkında TCK m. 192/3 uygulanarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, 192/1 uyarınca cezaya hükmolunmaması gerektiği belirtilmiştir.

5. Bu nedenle müvekkil hakkında TCK m. 192/1 ve CMK m. 223/4-a uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyoruz.

IV. TERDİTLİ TALEP 2: TCK m. 192/3 UYARINCA ÜST SINIRDAN İNDİRİM

1. Mahkemeniz bildirimin resmî makamlar haber aldıktan sonra yapıldığı kanaatinde ise, müvekkilin [tarih] tarihli [müdafi huzurundaki kolluk / savcılık / sorgu] beyanı, suçun meydana çıkmasına ve [diğer sanık / kaynak kişi]nin yakalanmasına hizmet ve yardım niteliğindedir.

2. Müvekkilin beyanı tarihinde, [diğer sanık / müvekkil] aleyhine [soyut beyan / ele geçirme dışında] mahkûmiyete yeterli delil bulunmamaktadır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 21.03.2023 tarihli, 2021/15612 E., 2023/2476 K. sayılı kararında, fiziki takipte alışverişin görülmediği bir olayda müdafi huzurundaki beyanında ikrarı ile suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında TCK m. 192/3’ün gözetilmemesini bozma nedeni yapmıştır.

3. Müvekkilin bildirdiği [Ad Soyad] hakkında […. Cumhuriyet Başsavcılığının …./…. soruşturma / …. Ağır Ceza Mahkemesinin …./…. esas] sayılı dosya bulunmaktadır. Dosyanın son durumunun UYAP üzerinden sorgulanmasını, gerektiğinde iddianame, hüküm ve kesinleşme bilgisinin dosyaya getirtilmesini talep ediyoruz. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 20.10.2022 tarihli, 2022/5248 E., 2022/10581 K. sayılı kararında, bildirilen kişiler hakkında dava bulunmadığı gerekçesiyle TCK m. 192/3’ün uygulanmamasını, UYAP kontrolünde bu kişilerin mahkûmiyetlerinin onandığı görülünce hatalı gerekçe ve eksik araştırma olarak değerlendirmiştir.

4. Yardımın niteliği; [bilginin ilk kez müvekkilden öğrenilmesi, ele geçen miktar, yakalanan kişi sayısı, beyanın aşamalarda istikrarı] dikkate alındığında indirimin üst sınırdan, yarı oranında yapılması gerekmektedir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04.03.2026 tarihli, 2025/10136 E., 2026/2672 K. sayılı kararında da, aleyhine yeterli delil bulunmayan aşamada ikrarıyla diğer sanıkların suçlarının ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında yardımın niteliğine göre üst sınırdan indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir.

V. SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle;

1. Müvekkilin CMK m. 223/2-e uyarınca BERAATİNE,

2. Mahkemeniz aksi kanaatte ise, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TCK m. 192/1 uyarınca CEZAYA HÜKMOLUNMASINA YER OLMADIĞINA,

3. Bu talebimiz de kabul görmezse, TCK m. 192/3 uyarınca yardımın niteliğine göre ÜST SINIRDAN (1/2 oranında) İNDİRİM yapılmasına, ayrıca TCK m. 62 ile diğer lehe hükümlerin uygulanmasına,

4. Karar verilmeden önce müvekkilin bildirdiği kişi hakkındaki […. sayılı] dosyanın akıbetinin araştırılmasına karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

[Tarih]
Sanık Müdafii
Av. [Ad Soyad]
[e-imza]

EKLER: 1) [Başvuru/ifade tutanağı örneği] 2) [Yakalama ve arama tutanağı örneği] 3) [Bildirilen kişiye ait dosyanın UYAP sorgu çıktısı / iddianame / hüküm örneği] 4) [Kronoloji tablosu]

Şablonda dikkat edilmesi gereken üç nokta vardır. Birincisi, her olgu tutanağın klasör ve sayfa numarasıyla gösterilmelidir; “dosya kapsamından anlaşılacağı üzere” gibi genel ifadeler talebin gerekçeli kararda karşılanmasını zorlaştırır. İkincisi, 192/1 talebi yalnız kronoloji gerçekten bu sonucu destekliyorsa yazılmalıdır; dayanaksız bir cezasızlık talebi asıl savunmanın inandırıcılığını zayıflatabilir. Üçüncüsü, bildirilen kişinin dosyası hakkında araştırma talebi ayrı bir istem bendi olarak yazılmalıdır ki mahkeme bu talebi ayrıca karara bağlasın.

Savunma dilekçesinin yanında, duruşmada sözlü olarak da talebin tekrarlanması ve zapta geçirilmesi faydalıdır. Mahkeme araştırma talebini reddederse ret gerekçesinin tutanağa yazılması istenmelidir; istinaf dilekçesinde “talep edildiği hâlde araştırılmadı” itirazı bu tutanakla desteklenir.

Şablon B: Etkin pişmanlık itirazlı istinaf dilekçesi örneği

İstinaf şablonu, ilk derece mahkemesinin etkin pişmanlık konusundaki üç tipik hatasına karşı ayrı başlıklar içerir: hükmün hiç uygulanmaması, eksik oranda uygulanması ve bildirimin sonucunun araştırılmaması. Dosyada 192/1 tartışması varsa dördüncü başlık eklenir. Dosyaya uymayan başlıklar çıkarılmalı, kalan başlıklar somut olgularla doldurulmalıdır.

Şablon B — Etkin pişmanlık itirazlı istinaf dilekçesi

[İSTANBUL] BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ [..]. CEZA DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

Gönderilmek üzere
[İSTANBUL] [..]. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

DOSYA NO: [20..] / [….] Esas — [20..] / [….] Karar

İSTİNAF EDEN (SANIK): [Ad Soyad] (T.C. Kimlik No: [………..])

MÜDAFİİ: Av. [Ad Soyad] — [Baro, sicil no, adres]

KARAR TARİHİ: [gg.aa.yyyy]   GEREKÇELİ KARARIN TEBLİĞ TARİHİ: [gg.aa.yyyy]

KONU: Mahkemenizin yukarıda tarih ve sayısı yazılı mahkûmiyet hükmüne karşı süresi içinde istinaf başvurusu ile gerekçelerimizin sunulmasıdır.

I. SÜRE VE KAPSAM

Gerekçeli karar müdafiye [tarih] tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurumuz CMK m. 273/1’deki iki haftalık süre içindedir. Hüküm, aşağıda sunulan nedenlerin yanında CMK m. 280 kapsamında re’sen gözetilecek tüm hukuka aykırılıklar yönünden istinaf edilmektedir. [Hükmolunan ceza on beş yıl veya daha fazla ise: CMK m. 272/1 son cümlesi uyarınca hüküm ayrıca re’sen incelemeye tabidir.]

II. ASIL İSTİNAF NEDENİ: SÜBUT

[Delillerin yetersizliği, beyan delilinin desteklenmemesi, hukuka aykırı arama vb. sübut itirazları dosyaya göre yazılır. Etkin pişmanlık itirazları aşağıda, bu itirazlara kabul anlamına gelmemek kaydıyla sunulmaktadır.]

III. ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNİN HİÇ UYGULANMAMASI

1. Müvekkil, [tarih] tarihli müdafi huzurunda alınan beyanında, [kendi suçunu / diğer sanık …’in suçunu] ikrar ederek suçun meydana çıkmasına hizmet ve yardım etmiştir. Bu beyan tarihinde, [fiziki takipte alışverişin görülmediği, müvekkilde madde ele geçmediği, aleyhe yalnız … beyanının bulunduğu] dikkate alındığında, müvekkil aleyhine beyanı dışında mahkûmiyete yeterli delil bulunmamaktadır.

2. İlk derece mahkemesi bu beyanı gerekçeli kararında [hiç tartışmamış / “bildirilen kişi hakkındaki soruşturma sonuçlanmadığı” gerekçesiyle reddetmiştir]. Oysa CMK m. 230/1 uyarınca iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin ve cezanın belirlenmesine ilişkin istemlerin gerekçede karşılanması gerekir.

3. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 21.03.2023 tarihli, 2021/15612 E., 2023/2476 K. sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin bildirilen kişi hakkındaki soruşturmanın sonuçlanmadığı gerekçesiyle etkin pişmanlığı uygulamadığı ve bölge adliye mahkemesinin istinafı esastan reddettiği bir dosyada, sanığın müdafili beyanındaki ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğini kabul ederek TCK m. 192/3’ün gözetilmemesini bozma nedeni yapmıştır.

IV. ETKİN PİŞMANLIĞIN EKSİK ORANDA UYGULANMASI

1. [192/3 alt orandan, 1/4 oranında uygulanmışsa:] Gerekçeli kararda indirimin neden alt orandan yapıldığı gösterilmemiştir. TCK m. 192/3 indirim oranını “yardımın niteliğine” bağlamıştır; bu nedenle oranın, yardımın niteliğini somut olgularla tartışan bir gerekçeye dayanması gerekir (CMK m. 230/1-c). Oranın hangi ölçütlerle belirlendiği ve örnek hesaplar için TCK 192/3 indirim oranı yazımıza bakabilirsiniz.

2. Müvekkilin bilgisi [ilk kez ve yalnız müvekkilden öğrenilmiş; … kişinin yakalanmasını ve … gram maddenin ele geçirilmesini sağlamış; beyan tüm aşamalarda istikrarlı kalmıştır]. Bu olgular yardımın niteliğinin üst sınırdan indirimi gerektirdiğini göstermektedir.

3. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04.03.2026 tarihli, 2025/10136 E., 2026/2672 K. sayılı kararında, aleyhlerinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarıyla diğer sanıkların suçlarının ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında yardımın niteliğine göre üst sınırdan indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir.

V. BİLDİRİMİN SONUCUNUN ARAŞTIRILMAMASI

1. Müvekkilin bildirdiği [Ad Soyad] hakkında […. sayılı] dosya mevcuttur. İlk derece mahkemesi bu dosyanın akıbetini araştırmadan, [“dava açılmadığı” / “sonuçlanmadığı”] gerekçesiyle talebi reddetmiştir.

2. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20.10.2022 tarihli, 2022/5248 E., 2022/10581 K. sayılı kararında, bildirilen kişiler hakkında dava bulunmadığı gerekçesi, UYAP kontrolünde bu kişiler hakkındaki mahkûmiyetin onandığının anlaşılması üzerine hatalı gerekçe ve eksik araştırma olarak değerlendirilmiş ve hüküm bozulmuştur.

3. Dairenizden, bildirilen kişiye ait dosyanın getirtilmesini; araştırma sonucunda 192/3 şartlarının gerçekleştiğinin anlaşılması hâlinde CMK m. 280/1-c uyarınca hukuka aykırılığın düzeltilmesini, aksi hâlde duruşma açılarak eksikliğin giderilmesini talep ediyoruz.

VI. [VARSA] TCK m. 192/1 YERİNE 192/3 UYGULANMASI

Müvekkil, hakkında soruşturma başlamadan önce [tarih] tarihinde kendiliğinden başvurmuş ve bu başvuru üzerine [yakalama / ele geçirme] gerçekleşmiştir. Bu durumda TCK m. 192/1 uyarınca cezaya hükmolunmaması gerekirken 192/3 indirimiyle mahkûmiyet kurulması hukuka aykırıdır (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 24.02.2025, 2021/7630 E., 2025/1781 K.).

VII. SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle; istinaf başvurumuzun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak müvekkilin BERAATİNE; Dairenizin aksi kanaatte olması hâlinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TCK m. 192/1 uyarınca CEZAYA HÜKMOLUNMASINA YER OLMADIĞINA, bu talebimiz de yerinde görülmezse TCK m. 192/3 uyarınca ÜST SINIRDAN İNDİRİM yapılarak yeniden hüküm kurulmasına; bildirimin sonucunun araştırılması gerekiyorsa DURUŞMA AÇILMASINA [ve tutuklu müvekkilin TAHLİYESİNE] karar verilmesini saygıyla talep ederiz.

[Tarih]
Sanık Müdafii
Av. [Ad Soyad]
[e-imza]

EKLER: 1) [Gerekçeli karar tebliğ mazbatası / UYAP tebliğ kaydı] 2) [Bildirilen kişiye ait dosyanın UYAP sorgu çıktısı veya hüküm örneği] 3) [İlgili ifade tutanakları ve sayfa numaraları]

İstinaf dilekçesi hükmü veren ilk derece mahkemesine verilir; dilekçe başlığında bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin yanında “gönderilmek üzere” ibaresiyle ilk derece mahkemesinin de yazılması bu nedenledir. Cumhuriyet savcısı da aleyhe istinaf başvurusunda bulunmuşsa, savcılığın dilekçesi tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde cevap verilebilir (CMK m. 273/5). Bu cevap, savcılığın etkin pişmanlık indirimine itiraz ettiği dosyalarda özellikle önemlidir.

Uyuşturucu ticareti etkin pişmanlık istinaf dilekçesi itiraz başlıkları infografik

Yargıtay kararlarında etkin pişmanlık talebinin reddi nasıl denetleniyor?

Yargıtay, etkin pişmanlık talebinin reddini üç açıdan denetler: doğru fıkranın uygulanıp uygulanmadığı, sanığın beyanının yardım niteliği taşıyıp taşımadığı ve ret gerekçesinin dosyadaki bilgilerle doğrulanıp doğrulanmadığı. Tam metnini incelediğimiz aşağıdaki kararlar, dilekçelerde kullanılan itiraz başlıklarının her birine somut bir örnek sunmaktadır.

192/1 yerine 192/3 uygulanması: Yargıtay 10. CD, 24.02.2025

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 24.02.2025 tarihli, 2021/7630 E., 2025/1781 K. sayılı kararına konu olayda sanık, 09.11.2014 tarihli olaydan sonra 24.11.2014 tarihinde kendiliğinden soruşturma mercilerine başvurmuş ve olayla ilgili ifade vermek istediğini bildirmiştir. Şüpheli olarak alınan ifadesinde bildiklerini anlatmış, böylece kendisi ve diğer sanık hakkında soruşturma yapılmasını sağlamıştır. İlk derece mahkemesi sanık hakkında 192/3 indirimini uygulayarak mahkûmiyet hükmü kurmuştur.

Daire, 192/1’in metnine dayanarak sanığın kendi beyanıyla suçunu ve diğer sanığın yakalanmasını sağladığını, bu nedenle cezaya hükmolunamayacağına karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur (karar metni). Karar, 192/3 indiriminin uygulanmış olmasının itirazı sona erdirmediğini gösterir. İndirim yapılmış olsa bile kronoloji 192/1’i destekliyorsa istinaf dilekçesinde “yanlış fıkra” başlığıyla ayrıca itiraz edilmelidir.

Etkin pişmanlığın hiç uygulanmaması: Yargıtay 10. CD, 21.03.2023

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli, 2021/15612 E., 2023/2476 K. sayılı kararında, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi sanığı uyuşturucu madde ticaretinden 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkûm etmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. İlk derece mahkemesi, sanığın kovuşturmada ismini verdiği kişi hakkında başlatılan soruşturmanın hükme kadar sonuçlanmadığını ve bu kişi mahkûm olursa yargılamanın yenilenmesi yoluyla etkin pişmanlığın uygulanabileceğini gerekçe göstermişti.

Daire ise meseleye başka bir açıdan bakmıştır. Fiziki takipte sanık ile kullanıcı arasında alışverişin görülmediğini, kullanıcının beyanı ile suç unsuru içermeyen buluşma konuşmaları dışında delil bulunmadığını tespit etmiş; soruşturma aşamasındaki müdafili beyanında kullanıcıya uyuşturucu madde verdiğini kabul ederek suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden sanık hakkında 192/3’ün gözetilmemesini hukuka aykırı bulmuştur. Bölge adliye mahkemesi kararı Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur (karar metni). Kararın dilekçe yazımına katkısı şudur: bildirilen kişinin dosyası sonuçlanmamış olsa bile, sanığın kendi suçunu ortaya çıkaran ikrarı ayrı bir etkin pişmanlık dayanağıdır ve istinaf dilekçesinde ayrı başlık olarak yazılmalıdır.

Bildirimin sonucunun araştırılmaması: Yargıtay 10. CD, 20.10.2022

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 20.10.2022 tarihli, 2022/5248 E., 2022/10581 K. sayılı kararı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkindir; ancak 192/3’ün uygulanmasında araştırma yükümlülüğünü göstermesi bakımından ticaret dosyaları için de yol göstericidir. Yerel mahkeme, sanığın isimlerini verdiği kişiler hakkında aynı suçtan açılmış bir kamu davası bulunmadığını gerekçe göstererek 192/3’ü uygulamamıştı.

Daire UYAP üzerinden kontrol yapmış; sanığın isimlerini verdiği kişiler hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan davada verilen mahkûmiyet hükümlerinin Yargıtay tarafından onandığını tespit etmiştir. Bu durumda 192/3’ün uygulanmamasını “hatalı gerekçe ve eksik araştırma” olarak nitelendirmiş ve hükmü bozmuştur (karar metni). Dilekçe açısından sonuç açıktır: bildirilen kişinin dosya numarası mahkemeye verilmeli ve akıbetinin araştırılması açıkça istenmelidir.

Bildirilen kişi hakkındaki soruşturma devam ederken: Yargıtay 10. CD, 07.11.2023

Her dosyada sonuç sanık lehine olmamaktadır. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 07.11.2023 tarihli, 2022/12467 E., 2023/9541 K. sayılı kararına konu olayda Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın ismini verdiği kişi hakkında ayırma kararı verilerek soruşturmaya devam edildiğini, sanığın ikrarı olmasa dahi mahkûmiyete yeter delil bulunduğunu, bu nedenle karar tarihinde etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığını belirtmişti. Mahkeme ayrıca, ismi verilen kişi atılı suçla bağlantılı olarak mahkûm olursa yargılamanın yenilenmesi yoluyla etkin pişmanlığın uygulanmasının mümkün olduğunu gerekçesine yazmıştı.

Daire, etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı yönündeki takdiri isabetli bulmuş; hükmü başka bir nedenle, kişisel kullanım sınırındaki kokain yönünden yapılan artırım nedeniyle bozmuştur (karar metni). Bu karar, etkin pişmanlık talebinin iki koşula bağlı olarak zayıfladığını gösterir: sanığın beyanından bağımsız yeterli delil bulunması ve bildirilen kişi hakkında henüz bir sonuç olmaması. Dilekçede bu iki noktaya önceden cevap verilmesi gerekir.

Bölge adliye mahkemesinin duruşmasız düzeltmesi: Yargıtay 10. CD, 21.12.2023

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.12.2023 tarihli, 2022/9147 E., 2023/11530 K. sayılı kararında Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın soruşturmadaki ikrarında kovuşturmada sebat etmediği gerekçesiyle 192/3’ü uygulamamıştı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi ise duruşma açmadan etkin pişmanlık hükmünü uygulayarak hükmü düzeltmiş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, duruşma yapılmadan etkin pişmanlığın uygulanamayacağı görüşüyle bozma istemiştir.

Daire, CMK m. 280/1-c’nin başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezada indirim gerektiren şahsi sebeplere bağlı hukuka aykırılığın düzeltilmesine imkân verdiğini belirterek bu görüşe katılmamıştır. Aynı kararda, somut olayda şartların oluşmadığı hâlde etkin pişmanlık uygulandığı, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından bunun bozma nedeni yapılmadığı da belirtilmiştir (karar metni). Bu karar iki dilekçe tekniğine dayanak sağlar: istinafta 280/1-c ile düzeltme istenebilir; yalnız sanık lehine başvurulmuşsa elde edilen indirim, karşı taraf başvurmadıkça kanun yolunda kaybedilmez.

Oran itirazı: Yargıtay 10. CD, 04.03.2026

Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04.03.2026 tarihli, 2025/10136 E., 2026/2672 K. sayılı kararında, suça konu maddenin ele geçirilmesinden sonra, aleyhlerinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile diğer sanıkların suçlarının ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında yardımın niteliğine göre üst sınırdan indirim yapılması gerektiği belirtilmiş ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararı bozulmuştur (karar metni). İndirim oranının hangi ölçütlerle belirlendiği ayrı bir inceleme konusudur; dilekçe açısından önemli olan, oran itirazının “yardımın niteliği”ni somut olgularla gösteren ayrı bir başlıkta yazılmasıdır.

Etkin pişmanlık dilekçelerinde sık yapılan hatalar

Uygulamada etkin pişmanlık talebinin reddedilmesinin önemli bir kısmı, talebin içeriğinden çok yazılış biçiminden kaynaklanır. Aşağıdaki hatalar hem ilk derece savunmasında hem istinaf dilekçesinde sıkça görülür.

  • Talebi genel bir cümleyle geçmek. “Lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederiz” ifadesi, etkin pişmanlık talebi yerine geçmez. Mahkemenin bir talebi karşılaması için talebin konusu, dayanağı ve dayandığı olgular açıkça yazılmalıdır.
  • 192/1 ile 192/3’ü karıştırmak. Yakalandıktan sonra yapılan bir beyan için cezasızlık istemek veya kendiliğinden yapılmış bir başvuru için yalnız indirim istemek, talebin hukuki dayanağını zayıflatır.
  • Kademe ilişkisini kurmamak. Beraat ve etkin pişmanlık talepleri aynı paragrafta yazıldığında mahkeme bunu çelişkili savunma olarak değerlendirebilir. “Kabul anlamına gelmemek kaydıyla” ifadesi ve ayrı başlıklar kullanılmalıdır.
  • Bildirilen kişinin dosyasını göstermemek. Dosya numarası verilmeyen bir bildirim, mahkemenin gözünde soyut bir isim vermekten ibaret kalabilir. Esas numarası, iddianame ve hüküm bilgisi eklenmelidir.
  • Araştırma talebini zapta geçirmemek. Bildirilen kişinin dosyasının getirtilmesi istenip reddedilmişse bu ret tutanakta yer almalıdır; aksi hâlde istinafta eksik araştırma itirazının dayanağı zayıflar.
  • İstinaf süresini kısa kararın açıklanmasından hesaplamak veya tebliği beklerken süreyi kaçırmak. Süre gerekçeli kararın tebliğinden başlar; tebliğ tarihi belgelenmeli ve son gün buna göre hesaplanmalıdır.
  • Oran itirazını yazmamak. İndirim alt orandan yapılmışsa “etkin pişmanlık uygulandı” diye itirazdan vazgeçmek, üst sınır talebinin kaybedilmesine yol açabilir.
  • Yeni yardımı kanun yoluna saklamak. Yardımın hükümden önce gerçekleşmesi gerektiğinden, istinaf aşamasında ilk kez verilen bir bilgi, kural olarak 192/3 kapsamında değerlendirilmez. Bilgi verilecekse bu, hükümden önce yapılmalıdır.

Sonuç ve değerlendirme

Uyuşturucu ticareti dosyalarında etkin pişmanlık, cezanın tamamen ortadan kalkmasından yarı oranında indirime kadar uzanan sonuçlar doğurabilen bir müessesedir. Bu sonuçların gerçekleşmesi, bildirimin doğru fıkraya bağlanmasına, dosyaya belgelerle yansıtılmasına ve hem ilk derece hem istinaf aşamasında ayrı başlıklarla talep edilmesine bağlıdır. İncelenen Yargıtay kararları, yanlış fıkranın uygulanması, ikrarın gözetilmemesi, bildirimin sonucunun araştırılmaması ve indirim oranı konularında bozma kararları verildiğini; buna karşılık sanığın beyanından bağımsız yeterli delil bulunan ve bildirilen kişi hakkında henüz sonuç olmayan dosyalarda talebin reddinin isabetli bulunabildiğini göstermektedir.

Bu yazıdaki şablonlar, bu itiraz başlıklarını düzenli bir yapıya yerleştirmek için hazırlanmıştır. Her dosyada bildirimin tarihi, içeriği ve sonucu farklı olduğundan şablonlar mutlaka somut dosyaya göre uyarlanmalı; süre hesabı gerekçeli kararın tebliğ tarihi esas alınarak yapılmalıdır.

İlgili yazılarımız

Etkin Pişmanlık Beyanı Sonuç Vermezse veya Geri Alınırsa Ne Olur? · Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık (TCK 192) · Uyuşturucu Ticaretinde Cezayı Azaltan Hâller · Dilekçe ve İtiraz Örnekleri · Uyuşturucu Ticareti Davasında İstinaf ve Temyiz Süreci · Tanık veya Alıcı Beyanıyla Mahkûmiyet · Delil Yetersizliği ve Yargıtay Bozma Gerekçeleri · Yeni Delil ve Yargılamanın Yenilenmesi · Uyuşturucu Ticareti Kullanmaya Dönüşür mü?

Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanununun güncel metinlerine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Etkin pişmanlık talebi en geç ne zamana kadar ileri sürülebilir?

TCK m. 192/3’teki yardımın hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi gerekir; talep ise esas hakkında savunmada, son sözden önce açıkça yazılmalıdır. İlk derece mahkemesi uygulamamışsa istinaf dilekçesinde, bölge adliye mahkemesi de uygulamamışsa temyiz dilekçesinde itiraz konusu yapılabilir. Yardımın kendisi kanun yolu aşamasında yeniden yapılamaz; yalnız mevcut beyanların değerlendirilmesi istenir.

192/1 cezasızlık ile 192/3 indirim aynı dilekçede istenebilir mi?

Evet, kademeli (terditli) talep olarak istenebilir. Bildirimin resmî makamlar haber almadan önce yapıldığı ileri sürülüyorsa asıl talep TCK m. 192/1 uyarınca cezaya hükmolunmamasıdır; bu kabul edilmezse aynı olgular üzerinden 192/3 indiriminin üst sınırdan uygulanması ikinci kademede istenir. Kademe ilişkisinin metinde açıkça kurulması gerekir.

Beraat isterken etkin pişmanlık talep etmek suçu kabul etmek anlamına gelir mi?

Kendiliğinden gelmez. Uygulamada asıl talep beraat olarak yazılır ve etkin pişmanlık talebi “kabul anlamına gelmemek kaydıyla” ikinci kademede ileri sürülür. Ancak 192/3 indirimi çoğu dosyada sanığın kendi suçunu veya suç ortaklarını ortaya çıkaran beyanına dayandığından, savunma çizgisinin müvekkille önceden netleştirilmesi gerekir.

İstinaf süresi ne zaman başlar?

CMK m. 273/1’e göre istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. Hükmün duruşmada açıklanması (tefhim) süreyi başlatmaz. Bu düzenleme 7499 sayılı Kanunla getirilmiş ve 01.06.2024’te yürürlüğe girmiştir; daha önce açıklanan hükümlerde uygulanacak süre ayrıca kontrol edilmelidir.

İstinaf dilekçesinde etkin pişmanlık gerekçesini yazmazsam ne olur?

CMK m. 273/4’e göre sanığın dilekçesinde başvuru nedenlerini göstermemesi incelemeye engel değildir. Bununla birlikte etkin pişmanlık itirazı somut olarak yazılmazsa bölge adliye mahkemesinin bu noktayı ayrıntılı tartışmaması riski doğar. Bildirimin tarihi, içeriği ve sonucu dilekçede gösterilmelidir.

Bölge adliye mahkemesi etkin pişmanlığı duruşma açmadan uygulayabilir mi?

Uygulayabilir. CMK m. 280/1-c, başka bir araştırmaya gerek olmadan cezada indirim gerektiren şahsi sebeplere bağlı hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine imkân tanır. Yargıtay 10. Ceza Dairesi de duruşmasız uygulamayı isabetli bulmuştur. Araştırma gerekiyorsa duruşma açılması veya bozma gündeme gelir.

İsmini verdiğim kişi hakkındaki dava sürüyorsa ne yapılmalı?

Dilekçede o kişiye ilişkin soruşturma veya kovuşturma numarası bildirilerek dosyanın akıbetinin araştırılması istenmelidir. Bazı ilk derece mahkemeleri, bildirilen kişi sonradan mahkûm olursa yargılamanın yenilenmesi yolunun açık olduğunu gerekçesinde belirtmiştir. CMK m. 311/1-e yeni olay veya delil hâlinde hükümlü lehine yenilemeyi düzenler.

İstinafta ceza artırılabilir mi?

İstinafa yalnız sanık lehine başvurulmuşsa yeniden verilen hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz (CMK m. 283). Cumhuriyet savcısı veya katılan da aleyhe başvurmuşsa bu güvence aynı biçimde işlemez. Bu nedenle karşı tarafın istinaf dilekçesi tebliğ edildiğinde cevap verme imkânı da değerlendirilmelidir.

Etkin pişmanlık talebinizin dosyaya nasıl yansıdığını birlikte değerlendirelim

Bildirimin tarihi, bildirilen kişinin dosyasındaki son durum ve gerekçeli karardaki ret gerekçesi her dosyada farklıdır; savunma veya istinaf dilekçesinin hangi başlıklarla kurulacağını dosya üzerinden konuşabiliriz.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda uyuşturucu ticareti suçlamasıyla yürütülen ağır ceza yargılamalarında şüpheli ve sanık müdafiliği yapmaktadır. Çalışmaları; TCK 192 kapsamındaki bildirimlerin dosyaya doğru yansıtılması, esas hakkında savunmada kademeli taleplerin kurulması ve etkin pişmanlık indiriminin uygulanmaması ya da eksik uygulanmasına karşı istinaf ve temyiz dilekçelerinin hazırlanması üzerinde yoğunlaşmaktadır. Bu yazıdaki şablonlar, Ceza Muhakemesi Kanununun güncel metni ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin tam metni incelenen kararları esas alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?