Kısa cevap: Mahkemede yalan söyleyen tanığa TCK m. 272/2 uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir. Yalan tanıklık, üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun dosyasında yapılmışsa ceza 2-4 yıl, savcılık veya kolluk gibi soruşturma aşamasındaysa 4 ay-1 yıldır. Tanık, aleyhine tanıklık ettiği kişi hakkında hak kısıtlayan karar ya da hüküm verilmeden gerçeği söylerse TCK m. 274/1 gereği cezaya hükmolunmaz.
- Yalan tanıklık cezası, beyanın nerede verildiğine ve dosyadaki suçun ağırlığına göre 4 ay ile 4 yıl arasında değişir.
- Boşanma ve iş davası gibi hukuk davalarında mahkeme huzurundaki yalan tanıklık da 1-3 yıl hapis gerektirir.
- Tanığa çekinme hakkı ve yalan tanıklığın cezası hatırlatılmadan alınan beyan, Yargıtay’a göre bu suça dayanak olamaz.
- Suç şikâyete tabi değildir; temel hâllerde dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Yalan tanıklık cezası; ceza davasında sanığı korumak, boşanma davasında bir eşi kayırmak ya da iş davasında bir tarafı desteklemek için gerçeğe aykırı konuşan tanıkların karşılaştığı sonuçtur. Aşağıda fıkra fıkra cezaları, cezayı kaldıran hâlleri ve dört Yargıtay kararını anlatıyoruz.
TCK m. 274’e göre cezasızlık, asıl davada hak kısıtlayan karar ya da hüküm verilmeden gerçeğin söylenmesine bağlıdır. Durumunuzu konuşmak için bize ulaşabilirsiniz.
Yalan tanıklık suçu nedir?
Yalan tanıklık, tanık dinlemeye yetkili bir kişi veya kurul önünde, tanık sıfatıyla bildiği bir olayı gerçeğe aykırı anlatmak ya da bildiğini gizlemek suretiyle işlenen ve adliyeye karşı suçlar arasında yer alan bir suçtur. Türk Ceza Kanunu m. 272’de düzenlenir; korunan değer, yargılamada maddi gerçeğe ulaşılmasıdır.
Suçun temel hâli maddenin ikinci fıkrasındadır:
“Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.”
TCK m. 272/2
Fail yalnız tanık olabilir; şüpheli, sanık veya davanın tarafı kendi beyanı nedeniyle bu suçtan sorumlu tutulmaz. Suç kastla işlenir: tanığın yanılması, unutması veya algısının hatalı olması yalan tanıklık değildir. Ceza Genel Kurulu’na göre beyanlar arasındaki çelişki tek başına yetmez; kastın şüpheye yer vermeyecek biçimde ispatı gerekir. Madde metni için Türk Ceza Kanunu’nun resmî metni incelenebilir.
Yalan tanıklık cezası ne kadar?
Kısa Cevap: Yalan tanıklık cezası, TCK m. 272’ye göre savcılık veya kolluk gibi soruşturma makamları önünde 4 ay-1 yıl, mahkeme huzurunda 1-3 yıl, üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun dosyasında 2-4 yıl hapistir. Yalan tanıklık yüzünden kişiye tedbir uygulanmış, kişi mahkûm olmuş veya cezası infaz edilmişse ceza ağırlaşır.
Altıncı fıkradaki süreli hapis mahkûmiyetine ilişkin “üçte ikisi kadar” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2015 tarihli, E. 2014/116, K. 2015/4 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal 29.10.2015’te yürürlüğe girmiştir.
Örnek hesap
Nitelikli yaralama dosyasında yalan tanıklık yapan kişi için temel ceza 272/3 uyarınca 2 yıl belirlensin. Tanık, sanık hakkında adli kontrol kararı verildikten sonra ama hükümden önce gerçeği söylerse TCK m. 274/2 ile cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı indirilir: sonuç 8 ay ile 1 yıl arasıdır. Hüküm verildikten sonra fakat kesinleşmeden dönerse yarısından üçte birine kadar indirim uygulanır ve sonuç 1 yıl ile 1 yıl 4 ay arasında kalır.

Boşanma veya iş davasında yalan söyleyen tanığa ceza var mı?
Boşanma veya iş davasında yalan söyleyen tanığa da ceza verilir. TCK m. 272/2 “mahkeme huzurunda” der ve ceza davası ile hukuk davasını ayırmaz; aile mahkemesinde, iş mahkemesinde veya asliye hukuk mahkemesinde yeminli ya da yeminsiz verilen gerçeğe aykırı tanıklık 1-3 yıl hapis gerektirir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 30.11.2022 tarihli, 2020/18957 Esas, 2022/18108 Karar sayılı kararı bunun tipik örneğidir. Ağabeyiyle eski eşi arasındaki boşanma davasında, çekinme hakkı hatırlatılıp usulüne uygun yemin ettirilen tanık, kendisine gösterilen düğün fotoğrafı için “fotomontaj olduğunu düşündüğünü” söylemiş; bilirkişi raporu fotoğrafın gerçek olduğunu ortaya koymuştu. Yerel mahkeme beraat vermişti.
Sanığın, mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı ifade vermesi şeklindeki eyleminin yalan tanıklık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 30.11.2022 tarihli, 2020/18957 Esas, 2022/18108 Karar sayılı kararı)
Hukuk davasında önemli bir fark vardır: TCK m. 273/2 uyarınca kendini veya yakınını korumak için yapılan yalan tanıklıkta tanınan indirim ya da cezasızlık, özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanmaz. Tanık beyanlarının bu davalardaki rolü için boşanma davasında tanık beyanlarının önemi ve iş davalarında tanık beyanları yazılarımıza bakılabilir.
Tanığa çekinme hakkı hatırlatılmadıysa yalan tanıklık oluşur mu?
Tanığa çekinme hakkı ve yalan tanıklığın cezası hatırlatılmadan alınan beyana dayanarak yalan tanıklıktan mahkûmiyet kurulamaz. CMK m. 45, 48 ve 53 ile HMK m. 247, 250 ve 256, hâkimin tanığa dinlenmeden önce çekinme hakkını ve gerçeği söylemezse cezalandırılacağını anlatmasını zorunlu tutar; bu uyarı tutanağa geçmelidir.
“Gerçeği söylememesi halinde yalan tanıklık suçundan dolayı cezalandırılacağı,”
CMK m. 53/1-b (HMK m. 256/1-b aynı yöndedir)
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 05.07.2023 tarihli, 2021/17260 Esas, 2023/5816 Karar sayılı kararı, aile mahkemesinde talimatla dinlenen tanık hakkındaki 10 ay hapis ve HAGB kararına yönelik itirazın reddini kanun yararına bozdu. Tanığa çekinme hakkı ve CMK m. 53’teki hususlar hatırlatılmamıştı.
Tanığa tanıklıktan çekinme hakkı ve 53 üncü maddedeki hususlar hatırlatılmadığı için sanığın üzerine atılı yalan tanıklık suçunun unsurları oluşmamıştır. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 05.07.2023 tarihli, 2021/17260 Esas, 2023/5816 Karar sayılı kararı)
Bu nedenle yalan tanıklık iddiasında ilk incelenecek belge, tanığın dinlendiği duruşmanın tutanağıdır. Usul kuralları için Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu metinleri incelenebilir.
Kendini veya yakınını korumak için yalan söyleyen tanık ceza alır mı?
Kendini veya yakınını korumak için yalan söyleyen tanık, ceza soruşturması ve kovuşturması bakımından indirimden yararlanabilir, hâkim cezadan tamamen de vazgeçebilir. TCK m. 273/1, beyanın kişinin kendisini, üstsoyunu, altsoyunu, eşini veya kardeşini soruşturmaya uğratabilecek bir hususa ilişkin olduğu hâli bu kapsamda sayar.
Aynı fıkranın (b) bendi, tanıklıktan çekinme hakkı olduğu hâlde bu hak kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapan kişiyi de kapsar. Her iki hâlde de karar hâkimin takdirindedir: indirim yapılabilir ya da ceza verilmeyebilir. Hükmün sınırı açıktır: TCK m. 273/2’ye göre boşanma, alacak veya işçilik davası gibi özel hukuk uyuşmazlıklarında bu imkân yoktur.
Yalan tanıklıkta etkin pişmanlık: gerçeği söyleyen tanık ceza alır mı?
Yalan tanıklıkta etkin pişmanlık, tanığın gerçeğe aykırı beyanından dönerek gerçeği söylemesi hâlinde cezanın kaldırılması veya indirilmesidir. TCK m. 274 üç aşama öngörür; aşamayı, aleyhine tanıklık yapılan kişinin asıl davadaki durumu belirler, tanığın hakkındaki yalan tanıklık dosyasının aşaması değil.
“Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.”
TCK m. 274/1
TCK m. 274’e göre gerçeği söyleme zamanı ve sonucu
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 04.10.2023 tarihli, 2022/2394 Esas, 2023/7107 Karar sayılı kararı, tanığın yalan tanıklıktan döndüğü savcılık ifadesinin asıl ceza davasında hüküm verilmesinden önce alındığını tespit ederek etkin pişmanlığın gözetilmemesini bozma sebebi saydı.
Asıl dava dosyasının sanığın yalan tanıklıktan döndüğü 18.06.2012 tarihli ifadesinden sonra 26.11.2013 tarihinde karara çıktığı anlaşılmakla, TCK’nın 274 üncü maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi hukuka aykırıdır. (Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 04.10.2023 tarihli, 2022/2394 Esas, 2023/7107 Karar sayılı kararı)
Sanığın lehine yalan söyleyen tanık da yararlanır mı?
Bu konu tartışmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.12.2020 tarihli, 2018/298 Esas, 2020/499 Karar sayılı kararı, tehdit altında sanık lehine yalan tanıklık yapıp hükümden önce gerçeğe dönen tanıklar için 274/1’in uygulanabileceğine oy çokluğuyla karar verdi; gerekçe, korunan değerin maddi gerçek olması ve eşitlik ilkesidir. Karşı oylar ise madde metnindeki “aleyhine” ibaresine, Ceza Genel Kurulu’nun 2018/205 sayılı önceki kararına ve Anayasa Mahkemesi’nin 2017/173 sayılı kararının gerekçesine dayanarak aksi görüşü savundu.
Yalan tanıklık ile iftira ve yalan yere yemin arasındaki fark nedir?
Yalan tanıklık, iftira ve yalan yere yemin, gerçeğe aykırı beyan içeren üç ayrı suçtur; farkı beyanı verenin sıfatı belirler. Tanık sıfatıyla yalan söyleyen TCK m. 272’den, yetkili makama ihbarla suçsuz birini suçlayan TCK m. 267’den, hukuk davasında taraf olarak yalan yere yemin eden TCK m. 275’ten sorumlu olur.
İftiranın unsurları için iftira suçunun cezası ve savunması yazımıza bakılabilir.
Yalan tanıklık için suç duyurusu nasıl yapılır, süre var mı?
Yalan tanıklık için suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına dilekçeyle veya sözlü olarak yapılır; suç şikâyete tabi olmadığından şikâyet süresi aranmaz. Sınır, TCK m. 66’daki dava zamanaşımıdır: 272/1-3 hâllerinde sekiz yıl, 272/8 hâlinde on beş yıl.
Dilekçede tanığın dinlendiği dosya numarası, duruşma tarihi, tutanaktaki beyan ve beyanın gerçeğe aykırılığını gösteren delil (fotoğraf, kamera kaydı, bilirkişi raporu, yazışma, HTS) belirtilmelidir. Asıl dava sürerken tanık beyanının çürütülmesi için tanık beyanlarına karşı beyan dilekçesi de verilebilir; iki yol birbirini dışlamaz.
Uygulamada sık yapılan hatalar nelerdir?
Yalan tanıklık dosyalarında en sık hata, iki ifade arasındaki her farkı yalan tanıklık saymak, duruşma tutanağını incelemeden suç duyurusunda bulunmak ve gerçeği söyleme zamanını kaçırmaktır. Dosyalarda sık karşılaşılan durumlar şunlardır:
- Yalnız çelişkiye dayanan suç duyurusu: hangi beyanın gerçeğe aykırı olduğu bağımsız bir delille gösterilmezse mahkûmiyet çıkmaz.
- Tutanaktaki uyarının kontrol edilmemesi: çekinme hakkı ve CMK m. 53 veya HMK m. 256 uyarısı yazılmamışsa savunmanın ilk dayanağı budur.
- Gerçeği söylemeyi yalan tanıklık dosyasının sonuna bırakmak: TCK m. 274’teki zaman, asıl davadaki karara göre işler.
- Hukuk davasında yakın korumasına güvenmek: TCK m. 273/1 özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanmaz.
Diğer konular için makaleler dizinimizde arama yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Yalan tanıklık şikâyete tabi mi?
Hayır. TCK m. 272’de şikâyet şartı yoktur; suç resen soruşturulur. Mahkeme tutanağa geçen çelişkiyi savcılığa bildirebilir, karşı taraf da suç duyurusunda bulunabilir. Şikâyetten vazgeçmek davayı düşürmez. Sınır, dava zamanaşımıdır: temel hâllerde suç tarihinden itibaren sekiz yıl.
Yalan tanıklık cezası paraya çevrilir mi?
Hükmedilen ceza bir yıl veya daha azsa TCK m. 49/2’ye göre kısa süreli hapistir ve TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Mahkeme huzurundaki yalan tanıklıkta alt sınır bir yıl olduğundan, indirimlerden sonra bu sınırın altına inilirse çevirme gündeme gelir. Çevirme hâkimin takdirindedir.
Yalan tanıklıkta HAGB verilir mi?
Verilebilir. CMK m. 231/5, 7589 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra da hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmasını arar. Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmaması ve yeniden suç işlemeyeceği kanaati gibi şartlar da aranır; denetim süresi beş yıldır.
Yalan tanıklık yüz kızartıcı suç mu, memuriyete engel mi?
Yalan tanıklık, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 48/A-5’te tek tek sayılan suçlar arasında yer almaz. Ancak aynı bent, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasını da memurluğa engel sayar. Bu nedenle bir yıl ve üzeri mahkûmiyet, kamu görevi açısından sonuç doğurabilir.
Tanık ifadesini sonradan değiştirirse ceza alır mı?
İfadesini değiştiren tanık, gerçeği aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlayan bir karar ya da hüküm verilmeden söylerse TCK m. 274/1 uyarınca ceza almaz. Daha geç dönerse indirimden yararlanır. Ancak iki beyan arasındaki çelişki tek başına mahkûmiyete yetmez; hangisinin gerçeğe aykırı olduğu ispatlanmalıdır.
Yalan tanıklık davasına hangi mahkeme bakar?
Temel hâllerde (TCK m. 272/1-3) asliye ceza mahkemesi bakar. Aleyhine tanıklık yapılan kişi müebbet hapis cezasına mahkûm olmuşsa 272/6’daki 20-30 yıllık ceza nedeniyle ağır ceza mahkemesi görevlidir. Yalan tanıklığın yapıldığı asıl dava (boşanma, iş veya ceza davası) ayrı yürür.
Yalan tanık yüzünden kaybedilen dava yeniden görülebilir mi?
Görülebilir. Hükmün yalan tanıklıkla etkilendiği ispat edilirse ceza davasında yargılamanın yenilenmesi, hukuk davasında yargılamanın iadesi istenebilir. Bunun için çoğunlukla tanığın yalan tanıklıktan mahkûmiyeti veya bunu gösteren güçlü delil gerekir; başvuru süreleri her usul kanununda ayrıca düzenlenmiştir.
Duruşma tutanağı, beyanın içeriği ve asıl davanın aşamasına göre izlenecek yolu konuşmak için bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, ceza hukuku alanında çalışan bir avukattır. Adliyeye karşı suçlar, özellikle yalan tanıklık ve iftira isnatlarında savunma; ceza ve hukuk davalarında tanık beyanlarının usule uygun alınıp alınmadığının denetlenmesi, tanık beyanlarına karşı itirazlar ve etkin pişmanlık başvuruları üzerine yazılar kaleme almaktadır. Çalışkan Hukuk Bürosu bünyesinde Kartal’da faaliyet göstermekte; Yargıtay 8. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulu’nun yalan tanıklık kararlarını izlemektedir.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.