📌 Kısa Cevap: Sahte çek şikâyet dilekçesi, sahte, ikiz veya tahrif edilmiş bir çek nedeniyle Cumhuriyet başsavcılığına yapılan suç duyurusu dilekçesidir. Sahtecilik (TCK m.204, 207, 210) ve dolandırıcılık (TCK m.157, 158) suçları şikâyete bağlı olmadığından altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz; ancak dava zamanaşımı işler ve çekten doğan başvurma hakları ibraz süresinden itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar (TTK m.814). Dilekçeyle birlikte çekin aslı veya örneği, teslim belgeleri ve banka yazıları sunulur.
Ne işe yarar: Sahte çek nedeniyle soruşturma başlatılmasını, delillerin toplanmasını ve failin cezalandırılması için kamu davası açılmasını talep eder.
Kim verir: Sahte çeki teslim alan hamil, adına sahte çek düzenlenen hesap sahibi veya zarar gören herkes.
Nereye: Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa; yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü (CMK m.158).
Süre: Şikâyet süresi yok (TCK m.73 kapsamı dışı); dava zamanaşımı için TCK m.66; çek başvurma hakları için TTK m.814.
Dayanak: TCK m.157, 158, 204, 207, 210, 212, 168; CMK m.158, 173, 237-238; TTK m.792, 812, 818.
Ticari hayatta çek hâlâ yaygın bir ödeme aracıdır ve sahte ya da ikiz çek mağdurları sıklıkla bir mal veya hizmet bedelini bu çekle alan esnaf, şirket ve bireylerdir. Çekin sahte çıktığı anlaşıldığında akla gelen ilk sorular şunlardır: Şikâyet süresi var mı? Hangi suçlar söz konusu? Banka ne yapmalı? Çeki ben mi, banka mı korumalı? Bu yazıda sahte çek şikâyetinin hukuki çerçevesini 2026 güncel Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu metinleriyle ele alıyor; üç hazır şablon (hamil mağdur için suç duyurusu, hesap sahibi için suç duyurusu ve bankaya bildirim) sunuyoruz. Çek bedeli karşılıksız çıkmışsa farklı bir yol izlenir; bu konuda Karşılıksız Çek Suçu yazımıza göz atabilirsiniz.
Çeki bozmadan saklayın; çeki ve teslim belgelerini birlikte inceleyelim.
Sahte çek nedir, hangi türleri vardır?
Kanunda “sahte çek” diye ayrı bir tanım bulunmaz; kavram uygulamada, çekin sahteliğine ilişkin farklı durumları ifade eder. Bu durumlar şunlardır: çek yaprağının tamamen sahte basılması ve düzenlenmesi; gerçek bir çekin kopyalanarak aynı seri numarasıyla (ve farklı tutar veya tarihle) tedavüle çıkarılması, yani “ikiz çek”; gerçek bir çekin tutarının, tarihinin veya lehtarının değiştirilmesi (tahrif); düzenleyen veya ciranta imzasının sahte atılması. Her durumda mağdur, çek bedelini tahsil edememe riskiyle ve ayrıca çeki verene karşı hukuki ve cezai yollarla karşı karşıyadır. Çek bankada ibraz edildiğinde “sahtedir” veya “karşılıksızdır” gibi bir şerh düşülmesi, çekin hukuki durumu bakımından farklı sonuçlar doğurur; bu nedenle bankanın yazısı mutlaka saklanmalıdır.
TTK m.812, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zararın muhataba ait olduğunu, ancak senette düzenleyen olarak gösterilen kişiye kendisine verilen çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun yüklenmesi mümkünse zararın ona ait olabileceğini söyler. Bu hüküm, hesap sahibinin çek defteri güvenliğini ve kayıp-çalıntı bildirimlerini önemli kılar.
Hangi suçlar söz konusu olur? TCK 204, 207, 210, 157 ve 158
Sahte çek olaylarında genellikle iki suç grubu gündeme gelir: sahtecilik suçları ve dolandırıcılık suçları. Aşağıdaki tablo, maddelerin kanun metnindeki doğrudan düzenlemelerini özetler.
Bu tablo yalnızca kanun metnindeki aralıkları verir; nihai nitelendirme ve ceza, savcılığın iddianamesi ve mahkemenin değerlendirmesiyle belirlenir. Örneğin TCK m.158/1-(f) bendinin (banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması) çek ile işlenen dolandırıcılıkta ne zaman uygulanacağı konusunda kanunda çek özelinde açık bir hüküm yoktur; Yargıtay uygulamasındaki ölçütler dosyaya göre değerlendirilir. TCK m.158/3 uyarınca 157 ve 158’deki suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır. Hiçbir dilekçede kesin sonuç iddiası yer almamalı; yalnızca olayın ilgili suçları oluşturabileceği, savcılıkça değerlendirilmesi talep edilmelidir.
Sahte çek şikâyetinin süresi: şikâyet süresi mi, zamanaşımı mı?
Şikâyet süresi konusundaki karışıklık genellikle şikâyete bağlı suçlarla ilgili altı aylık süreden kaynaklanır. TCK m.73/1, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimsenin altı ay içinde şikâyette bulunmaması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağını düzenler. Oysa TCK m.204, 207, 210, 157 ve 158’de bu suçların şikâyete bağlı olduğuna dair bir ibare yoktur; kanunda şikâyet şartı aranan suçlar ayrıca belirtilir. Bu nedenle sahte çek suç duyurusu için altı aylık hak düşürücü süre uygulanmaz ve savcılık suçu öğrendiğinde resen soruşturma yapar (CMK m.160).
Süre bakımından esas kıstas, dava zamanaşımıdır. TCK m.66/1 uyarınca üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı sekiz yıl (m.66/1-e), beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıldır (m.66/1-d). Zamanaşımı süresinin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı esas alınır (m.66/4), dosyadaki delillere göre daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller de göz önüne alınır (m.66/3) ve süre tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden başlar (m.66/6). Kesilme ve durma halleri ayrıca değerlendirilir; somut olayda zamanaşımı hesabı bir avukatla birlikte yapılmalıdır. Pratikte ise delil kaybı ve çek defterine ilişkin kayıtların ve kamera görüntülerinin saklanma süreleri nedeniyle, geciktirmeden başvurulması gerekir.
Çekten doğan hukuki yollar bakımından ise TTK m.814/1, hamilin cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma haklarının ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını söyler. TTK m.796 uyarınca çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Bu süreler, hamilin cirantalara başvurma hakkını korumak bakımından önemlidir; sahte çekte bile çekin süresinde ibraz edilmesi ve bankanın şerhinin alınması, başvuru zincirini güçlendirir.
Çekte imza taklidinin hangi hâlde resmî, hangi hâlde özel belgede sahtecilik sayıldığı imza taklidi cezası yazımızda anlatılmaktadır.
Dilekçe nereye ve nasıl verilir? Soruşturma süreci
CMK m.158/1 uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar ve şikâyet ilgili başsavcılığa gönderilir (m.158/2). İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabilir (m.158/5). Uygulamada UYAP üzerinden avukat aracılığıyla, e-Devlet “Cumhuriyet Başsavcılığı” başvurularıyla veya adliyedeki ihbar-şikâyet bürosuna elden dilekçe verilerek başvuru yapılır; hangi yolun kullanılacağı başsavcılığın uygulamasına göre değişebilir. Yetkili başsavcılık, suçun işlendiği veya sonucun meydana geldiği yer ile şüphelinin yerleşim yeri gibi kriterlerle belirlenir; çekin ibraz edildiği, teslim alındığı ve ödeme yerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
CMK m.158/6, ihbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verileceğini belirtir. Bu nedenle dilekçe soyut suçlamalardan kaçınmalı; çek numarası, tarih, tutar, banka ve şube bilgileri, teslim eden kişi, ödeme ve mesaj kayıtlarıyla somutlaştırılmalıdır.
Savcılık, soruşturma sonunda yeterli şüphe varsa iddianame düzenler; yoksa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verir. Suçtan zarar gören, KYOK kararının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173/1, 7499 sayılı Kanunla “onbeş gün” ibaresi “iki hafta” olarak değiştirilmiştir). İtiraz dilekçesinin içeriği için KYOK itiraz dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz. Kamu davası açıldıktan sonra mağdur veya suçtan zarar gören, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek davaya katılabilir (CMK m.237/1); katılma, dava açıldıktan sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesiyle olur (m.238/1) ve davayı durdurmaz (m.240/1). Katılan sıfatı, hükme karşı kanun yoluna başvurma ve delil bildirme bakımından haklar sağlar.
Uzlaştırma ve etkin pişmanlık: sahte çek dosyasında ne anlama gelir?
CMK m.253/1-b-8, dolandırıcılık suçunu (TCK m.157) uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında sayar; ancak sahtecilik suçları ve nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158) bu listede yer almaz. Bu nedenle basit dolandırıcılık nitelendirilmesi yapılırsa uzlaştırma girişimi gündeme gelebilir; nitelikli hâl ve sahtecilik bulunan dosyalarda ise kapsam dışı kalma ihtimali yüksektir. Nitelendirmeyi savcılık ve mahkeme yapar. Uzlaştırma, zararın giderilmesi anlaşması yoluyla soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçlanmasına yol açabilir; bu yüzden mağdurun tutumu ve alacağın tahsil imkânı birlikte değerlendirilmelidir.
TCK m.168/1’e göre dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ve bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir; kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi hâlinde yarısına kadarı indirilir (m.168/2). Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde mağdurun rızası da aranır (m.168/4). Mağdur açısından bu hüküm, zararın aynen veya tazminle giderilmesini hedefleyen bir anlaşma imkânı doğurabilir; ancak sahtecilik suçları madde metninde sayılmadığından, etkin pişmanlığın yalnızca dolandırıcılık bakımından uygulanması gündeme gelir. Nitelikli dolandırıcılıkta uygulanıp uygulanmayacağı hakkında dilekçede kesin bir iddia ileri sürülmemeli, mahkemenin takdirine bırakılmalıdır.
Bankaya bildirim, ödeme yasağı ve çek hesabı: hesap sahibi ne yapmalı?
Adına sahte çek düzenlenen veya çek yaprağı çalınan ya da kopyalanan hesap sahibi için ilk adım, muhatap bankaya yazılı bildirimde bulunmak ve hesap hareketlerini belgelemektir. Bildirimin içeriği bankanın kendi işlem rejimine, çek hesabı sözleşmesine ve iç prosedürlerine göre değişir; kanunda “sahte çek ihbarı” diye ayrı bir usul tanımlanmamıştır. Çek hesabının kapatılması, yeni çek defteri verilmesi ve çek yapraklarının iptali konularında bankanın sözleşmesel uygulaması esas olduğundan, bu işlemlerin ayrıntıları bankadan yazılı olarak teyit edilmelidir.
İradesi dışında elinden çıkan (çalınan veya kaybolan) çek bakımından TTK m.818/1-s, poliçeye ilişkin 757 ilâ 763. maddelerin çeke de uygulanacağını belirtir. TTK m.757/1’e göre iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, kanunda gösterilen yerdeki asliye ticaret mahkemesinden muhatabın çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir; çeki eline geçiren kişi biliniyorsa mahkeme iade davası açılması için süre verir (m.758), bilinmiyorsa çekin iptali istenebilir (m.759). Bu mekanizma sahte çekten çok kayıp-çalıntı durumlarına yöneliktir; çalıntı çek sahte düzenleme veya ikiz çek hâline getirilmişse birlikte değerlendirilebilir. Çek iptali konusunda ayrıntı için çek iptali dava dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz. TTK m.799 uyarınca düzenleyenin çekten cayması ibraz süresi geçtikten sonra hüküm ifade eder; yani düzenleyenin bankaya “ödemeyin” demesi, ibraz süresi içinde kural olarak çekin ödenmesini engelleyen bir sonuç doğurmaz.
Sahte imzayla çıkarılmış bir çeke dayanılarak size karşı kambiyo senetlerine özgü takip başlatılırsa, İİK m.168/4 uyarınca takip dayanağı kambiyo senedindeki imza size ait değilse bunu ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde açıkça bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmeniz gerekir; aksi hâlde imza kendinizden sadır sayılır. İmza itirazının sonuçları (İİK m.170) ve borca itirazın usulü için imzaya ve borca itiraz dilekçesi yazımıza bakınız.
Sahte çek ile karşılıksız çek arasındaki fark
Sahte çek şikâyet dilekçesi nasıl hazırlanır? Adım adım
- Çeki saklayın. Çeki bozmayın, üzerine yazı yazmayın; asıl hâliyle tutun. Çek örneğini (ön ve arka yüz) ve ibraz şerhlerini fotokopi veya taramayla belgeleyin.
- Sahtelik bilgisini belgeleyin. Muhatap bankanın yazısı, hesap sahibinin beyanı, ikiz çek tespiti ve benzeri belgeleri toplayın.
- Teslim zincirini yazın. Çeki kimden, hangi tarihte, hangi mal veya hizmet bedeli karşılığında aldığınızı; varsa sözleşme, fatura, teslim tutanağı ve mesajları ekleyin.
- Şüpheliyi tanımlayın. Çeki veren şirket/kişi, yetkilileri ve çek zincirindeki diğer kişileri adres ve iletişim bilgisiyle belirtin; bilmiyorsanız “soruşturma neticesinde belirlenecek diğer şüpheliler” ifadesini kullanın.
- Suç niteliğini kesin kılmadan belirtin. “Eylemin TCK m.204, 210, 157, 158 ve ilgili diğer suçları oluşturabileceği” şeklinde yazın; nihai nitelendirme savcılığa aittir.
- Talepleri açık yazın. Çekin aslının incelenmesi, bilirkişi raporu, banka kayıtlarının getirilmesi, şüphelilerin ifadesinin alınması ve kamu davası açılması talepleri.
- Başvuru kaydını saklayın. UYAP başvuru numarasını ve evrak örneğini muhafaza edin; soruşturma numarası geldikten sonra dosya takibini yapın.
Dilekçe şablonu 1: Sahte çeki teslim alan hamil (mağdur) için suç duyurusu
Aşağıdaki şablon, bir mal veya hizmet bedeli karşılığında aldığı çekin sahte veya ikiz olduğunu sonradan öğrenen hamil için kurgulanmıştır. Köşeli parantezli alanları kendi bilgilerinizle doldurun; yalnızca belgeleyebildiğiniz olguları yazın ve suç nitelendirmesini kesin değil olası biçimde bırakın.
[…] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
MÜŞTEKİ (SUÇTAN ZARAR GÖREN): [Ad-soyad / unvan], [T.C. kimlik no / vergi no], [adres, telefon]
VEKİLİ: Av. [Ad-soyad], [adres]
ŞÜPHELİ: [Ad-soyad / unvan], [adres, telefon]; soruşturma neticesinde belirlenecek diğer şüpheliler
SUÇ: Sahtecilik, dolandırıcılık ve soruşturma neticesinde belirlenecek diğer suçlar (TCK m.204, 210, 157, 158 vd.)
KONU: Sahte/ikiz çek nedeniyle şüpheliler hakkında soruşturma yapılması ve kamu davası açılması istemidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Müvekkil, [tarih] tarihinde şüpheli [ad/unvan] ile [mal satışı / hizmet / başka hukuki ilişki] kapsamında anlaşmış ve bedel olarak şüpheli tarafından [teslim tarihi] tarihinde teslim edilen aşağıdaki çekleri ödeme yerine geçmek üzere kabul etmiştir: [Banka, şube, çek no, keşide tarihi, tutar, keşideci, lehtar] (EK-1), […] (EK-2).
2. Müvekkil, [tarih] tarihinde [çekin bankaya ibrazı / hesap sahibinden bilgi alınması / banka yazısı] sırasında çeklerin [sahte düzenlendiğini / gerçek bir çekin kopyası (ikiz) olduğunu / hesap sahibinin çekleri düzenlemediğini] öğrenmiştir. Konuya ilişkin [banka yazısı / hesap sahibi beyanı] ektedir (EK-3).
3. Şüpheli, çeklerin gerçek olduğuna güvenerek müvekkilin malını/hizmetini teslim almış ve müvekkili [tutar] TL zarara uğratmıştır. Eylem, TCK m.210/1 kapsamında kambiyo senedinde sahtecilik, aynı zamanda hileli davranışlarla aldatma niteliğiyle dolandırıcılık suçlarını oluşturabilecek niteliktedir; nitelendirme sayın savcılığınıza aittir.
4. Çeklerin aslı [müvekkilde bulunmakta / bankaya ibraz edilmiştir]; sahteliğin tespiti için uzman bilirkişi incelemesi ve gerekli görülen tüm delillerin toplanması talep edilmektedir.
HUKUKİ NEDENLER: TCK m.204, 210, 212, 157, 158 ve ilgili mevzuat; CMK m.158.
DELİLLER: Çek örnekleri, banka yazıları, sözleşme/fatura/teslim belgeleri, mesaj ve ödeme kayıtları, tanık, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle şüpheliler hakkında gerekli soruşturmanın yapılmasını, yapılacak soruşturma neticesinde şüphelilerin yeterli şüphe halinde TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Müşteki / Vekili
[Ad-soyad, imza]
EKLER: 1) Çek örnekleri (ön-arka yüz), 2) Banka yazısı, 3) Sözleşme/fatura/teslim belgesi, 4) Mesaj ve ödeme kayıtları, 5) Kimlik/vekâletname
Dilekçe şablonu 2: Adına sahte çek düzenlenen hesap sahibi için suç duyurusu
Bu şablon, çek yaprağı kopyalanan, çalınan veya imzası taklit edilen hesap sahibi için hazırlanmıştır. Burada dikkat edilecek nokta, çek defterinin nasıl saklandığı ve kayıp-çalıntı bildiriminin yapılıp yapılmadığıdır (TTK m.812). Bu bilgiler dilekçede dürüstçe yer almalıdır.
[…] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
MÜŞTEKİ (HESAP SAHİBİ): [Ad-soyad / unvan], [kimlik/vergi no], [adres, telefon] VEKİLİ: Av. [Ad-soyad]
ŞÜPHELİ: [Biliniyorsa ad-soyad/unvan; bilinmiyorsa “soruşturma neticesinde belirlenecek şahıslar”]
SUÇ: Sahtecilik, dolandırıcılık ve soruşturma neticesinde belirlenecek diğer suçlar
KONU: Adıma [sahte düzenlenen / kopyalanan / imzam taklit edilen] çekler nedeniyle suç duyurusudur.
AÇIKLAMALAR:
1. [Banka] [şube] nezdindeki [hesap no] numaralı çek hesabımda, [çek no] numaralı çek yaprağı [tarihinde] tarafımdan düzenlenmemiştir. Çek yapraklarımın [defter seri numarası] aralığı [ofisimde/evimde] [saklanma şekli] muhafaza edilmekteydi. [Çalınma/kaybolma tespit edilmişse: tarih ve bildirim bilgisi.]
2. [Tarih] tarihinde [hamil/banka] tarafından [çek numarası, tutar, tarih] bilgileriyle bir çekin ibraz edildiği/tahsile konulduğu öğrenilmiştir. Çekteki imza ve [yazı/tutar/tarih] bilgileri tarafıma ait değildir.
3. Konuya ilişkin [muhatap bankaya yazılı bildirim yapılmış olup (EK-1)] [banka yazısı (EK-2)] ektedir. Çekin düzenlenmesi ve tedavüle çıkarılmasında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının oluşabileceği değerlendirilmektedir; nitelendirme sayın savcılığınıza aittir.
4. Çekin sahteliğinin tespiti için imza ve belge incelemesi yapılmasını, banka kayıtlarının, ibraz bilgilerinin ve çek hareketlerinin getirtilmesini talep ederim.
HUKUKİ NEDENLER: TCK m.204, 210, 212, 157, 158; CMK m.158; TTK m.812.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle şüpheliler hakkında soruşturma yapılmasını ve kamu davası açılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Müşteki / Vekili
[Ad-soyad, imza]
EKLER: Banka yazısı, çek örneği, imza örnekleri, kayıp-çalıntı bildirimi (varsa), hesap hareket dökümü
Dilekçe şablonu 3: Muhatap bankaya bildirim yazısı (hesap sahibi)
Bankaya bildirim, hesap sahibinin kusursuz olduğunu ve zararı önlemek için gecikmeden hareket ettiğini göstermek bakımından önemlidir. Aşağıdaki yazı genel bir örnektir; bankanız kendi formunu veya başvuru kanalını isteyebilir.
[BANKA ADI] [ŞUBE ADI] MÜDÜRLÜĞÜ’NE
HESAP SAHİBİ: [Ad-soyad / unvan], [T.C. kimlik / vergi no] HESAP NO: […]
KONU: [Çek no] numaralı çekin sahte olduğuna ve gerekli işlemlerin yapılmasına ilişkin bildirimdir.
1. Bankanız nezdindeki çek hesabımla ilgili [çek no / çek numara aralığı] numaralı çek yaprağı/yaprakları tarafımdan düzenlenmemiştir; çekteki imza ve düzenleme bilgileri bana ait değildir.
2. Çek defterimin saklanma biçimi ve bu çek yaprağı/yapraklarına ilişkin bilgilerim şöyledir: [açıklama]. [Çalınma/kaybolma hâlinde: tarih ve savcılık başvuru bilgisi.]
3. Bu nedenle ilgili çek hakkında [çekin ibraz edilmesi hâlinde sahteliğe ilişkin tarafıma bilgi verilmesini, çek yaprağına ilişkin kayıtların ve çek hesabımın incelenmesini] talep ederim. Çek hesabımın durumunun ve yeni çek defteri verilmesinin değerlendirilmesini, bu konudaki yazılı cevabınızın tarafıma bildirilmesini rica ederim.
4. Konuya ilişkin Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup başvuru numarası […]’dir.
Gereğini saygılarımla arz ederim. [Tarih]
Hesap Sahibi
[Ad-soyad, imza]
EKLER: Kimlik/yetki belgesi, çek örneği, suç duyurusu başvuru belgesi, varsa kayıp-çalıntı tutanağı
Şablonlar genel bilgilendirme amaçlıdır; çek bankanız ve olay somut durumunuz farklı olabilir. Bankaya yapılan bildirimin hukuki sonuçları ve bankanın sorumluluğu somut olayda sözleşme ve mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Harç ve gider tutarları için güncel tarifeye bakınız.
Eklenecek belgeler
Sık yapılan hatalar
- Çeki bozmak veya üzerine yazı yazmak. Çekin aslı delildir; fotokopisini alıp aslı saklayın.
- Altı aylık şikâyet süresi olduğunu varsaymak. Bu suçlarda şikâyet süresi değil, zamanaşımı ve delil kaybı önemlidir; yine de geciktirmeyin.
- Suç niteliğini kesin yazmak. “Şüpheli şu suçu işlemiştir” yerine “bu suçları oluşturabilir” demek, savcılığın nitelendirme yetkisine saygıdır.
- Bankaya bildirimi geciktirmek. Hesap sahibinin kusuru TTK m.812 kapsamında zararı kendisine yükleyebilir.
- Karşılıksız çek ile sahte çeki karıştırmak. Karşılıksız çekte 5941 sayılı Kanun ve icra mahkemesi, sahte çekte TCK ve ceza mahkemeleri gündeme gelir.
- Şüpheliyi belirtmemek ya da soyut dilekçe vermek. CMK m.158/6 uyarınca soyut ve genel nitelikteki şikâyetler hakkında soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilebilir.
Dilekçeden sonra süreç
Sahte çek şikâyetinden sonra süreç
Sonuç ve değerlendirme
Sahte çek şikâyeti, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının birlikte gündeme gelebildiği, ceza hukuku ile kıymetli evrak hukukunun kesiştiği bir alandır. Bu suçlar şikâyete bağlı olmadığından altı aylık süre aranmaz; ancak dava zamanaşımı, delillerin korunması ve TTK’daki başvurma hakkı süreleri açısından gecikmeden hareket etmek gerekir. Hamil için çekin aslının korunması, teslim zincirinin belgelenmesi ve savcılığa somut bir suç duyurusu sunulması; hesap sahibi için bankaya yazılı bildirim ve çek defteri güvenliği önemlidir. Suç nitelendirmesi, etkin pişmanlığın uygulanıp uygulanmayacağı ve çek ile dolandırıcılıkta nitelikli hâl tartışması gibi konular dosyaya göre değiştiğinden somut dosya belgelerle birlikte bir avukat tarafından değerlendirilmelidir.
İlgili yazılarımız
Karşılıksız Çek Suçu · Dolandırıcılık Savunma Dilekçesi · KYOK İtiraz Dilekçesi · Çek İptali Dava Dilekçesi · İmzaya ve Borca İtiraz · Kartım Kopyalandı, Şikâyet Süreci · Fikri İçtima (TCK 44) · Tüm makaleler
Sahte çek için şikâyet süresi var mı?
Sahtecilik (TCK m.204, 207, 210) ve dolandırıcılık (TCK m.157, 158) suçları şikâyete bağlı suçlar olarak düzenlenmemiştir; bu nedenle TCK m.73’teki altı aylık şikâyet süresi bu suçlar için uygulanmaz. Yine de dava zamanaşımı işler (TCK m.66) ve delillerin kaybolmaması için gecikmeden başvurmak gerekir. Çekten doğan hukuki başvurma hakları ise TTK m.814’e göre ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar.
Sahte çekte hangi suçlar gündeme gelir?
Genel olarak çekin sahte düzenlenmesi veya gerçek çekin aldatacak şekilde değiştirilmesi hâlinde sahtecilik hükümleri, çekin bir ödeme aracı olarak karşı tarafa verilip zarar doğurulması hâlinde ise dolandırıcılık hükümleri gündeme gelir. TCK m.210/1 uyarınca özel belgede sahtecilik suçunun konusu emre veya hamile yazılı kambiyo senedi olduğunda resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanır; TCK m.212 sahte belgenin başka bir suçun işlenmesi sırasında kullanılması hâlinde sahtecilik ve ilgili suçtan ayrı ayrı ceza verilmesini öngörür. Hangi maddenin uygulanacağına savcılık ve mahkeme karar verir.
Çek özel belge mi, resmî belge mi sayılır?
Çek niteliği itibarıyla özel kişilerce düzenlenen bir kambiyo senedidir. Ancak TCK m.210/1, özel belgede sahtecilik suçunun konusunun emre veya hamile yazılı kambiyo senedi olması hâlinde resmî belgede sahtecilik hükümlerinin uygulanacağını belirtir. Çekin bu hükmün kapsamına nasıl girdiği konusunda Yargıtay uygulaması da dikkate alınmalıdır; kanunda çek için ayrıca açık bir tanım bulunmadığından somut olayda savcılık ve mahkeme nitelendirme yapar.
Sahte çeki aldım ama bankaya henüz ibraz etmedim, ne yapmalıyım?
Çeki ve zarfı, teslim belgelerini, mesaj ve ödeme kayıtlarını saklayın; çeki bozmayın, üzerine yazı yazmayın. Önce çekin sahte olduğuna dair elinizdeki bilgiyi (ör. muhatap bankanın cevabı, hesap sahibinin beyanı) belgeleyin, ardından Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunun. Suç duyurusu için kanunda belirli bir form yoktur; CMK m.158 uyarınca ihbar veya şikâyet yazılı ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabilir.
Adıma sahte çek düzenlenmişse ne yapmalıyım?
Hesap sahibi olarak ilk adım muhatap bankaya yazılı bildirimde bulunmak ve hesap hareketlerini belgelemektir; ardından savcılığa suç duyurusu yapılır. Sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olan muhatap bankanın zararı kural olarak kendisine aittir; ancak düzenleyen olarak gösterilen kişiye çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusur yüklenebiliyorsa zarar ona yüklenebilir (TTK m.812). Bu nedenle çek defterinin saklanması ve kayıp-çalıntı bildirimi önem taşır.
İyi niyetli hamil olarak hakkım korunur mu?
TTK m.792’ye göre elinden çıkan çeki eline geçiren yeni hamil, çeki ancak kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde geri vermekle yükümlüdür. TTK m.818/1-c ile çeke uygulanan m.677’ye göre sahte imza içeren bir çekte diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez; yani sahte imza taşıyan çekte diğer imza sahiplerine karşı başvurma hakkı gündeme gelebilir. Her somut olayda çekin kimden alındığı, hangi bedel karşılığında devralındığı ve özen yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği değerlendirilir.
Dolandırıcılıkta etkin pişmanlık uygulanır mı?
TCK m.168’e göre dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce failin pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarı indirilir; kovuşturma başladıktan sonra ve hükümden önce yapılırsa yarısına kadarı indirilir. Madde metninde sahtecilik suçları sayılmamıştır. Nitelikli dolandırıcılık hâllerinde bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı mahkemece değerlendirilir ve burada kesin bir sonuç öngörülemez.
Sahte çek şikâyeti sonuç vermezse ne yapılır?
Soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirse suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173/1). İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir (m.173/2). İtiraz yolu için ayrıca KYOK itiraz dilekçesi yazımıza bakılabilir.
Çeki bozmadan saklayın; çek ve teslim belgelerinizi birlikte inceleyelim.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

