İBAN Kullandırma Cezası İndirimi, Af mı Geldi? TCK 158/4 2026 Rehberi

📌 Kısa Cevap: Hayır, IBAN kullandırma suçuna af gelmedi. 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun, TCK m.158’e dördüncü fıkra ekledi: dolandırıcılığa katılımı, haksız menfaat amacıyla banka kartı, IBAN ve hesap bilgisi gibi ödeme araçlarını veya hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri başkasına vermekle sınırlı kalan kişinin cezası yarı oranında indirilir. Bu bir indirimdir; dava düşmez, suç ortadan kalkmaz. Hüküm verilmemiş dosyalarda indirim hükümde uygulanır; kanun yolundaki dosyalar geçiş hükmüyle yeniden ele alınır; kesinleşmiş hükümler lehe kanun gereği uyarlanır; infazdaki hükümlüler ise ihtardan itibaren altı ay içinde zararı gidererek ayrıca etkin pişmanlıktan yararlanabilir.

“IBAN kiralama”, “hesap kullandırma” ya da “banka kartını başkasına verme” dosyaları son yıllarda ağır ceza mahkemelerinin en kalabalık dosya türlerinden biri hâline geldi. Bu dosyalarda yargılanan kişilerin önemli bir kısmı; komisyon, iş vaadi ya da arkadaşlık ilişkisiyle hesabını başkasına kullandıran, dolandırıcılığın kendisine ise başka bir katkısı bulunmayan gençler ve öğrencilerdir. 2026 yazında yürürlüğe giren düzenlemeden sonra sosyal medyada “IBAN suçuna af geldi” şeklinde yaygın bir algı oluştu. Bu rehberde, yeni hükmün gerçekte ne getirdiğini, kimlere uygulanıp kimlere uygulanmadığını, cezanın nasıl hesaplandığını, dosyanızın hangi aşamada olduğuna göre ne yapmanız gerektiğini ve uyarlama ile etkin pişmanlık başvurularını 2026 güncel mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında anlatıyoruz. Cezanızı adım adım hesaplamak için TCK 158/4 yarı indirim hesaplayıcımızı da kullanabilirsiniz.

IBAN kullandırma dosyanızda 158/4 indirimi uygulanabilir mi?

Kesinleşmiş hükümlerde uyarlama, infazdakiler için altı aylık süre gibi takvimler kaçırılmamalı; dosyanızı birlikte değerlendirelim.

Af mı geldi? Af ile 158/4 indirimi arasındaki fark

Af, ceza hukukunda kendine özgü sonuçları olan bir kurumdur. TCK m.65/1 uyarınca genel af hâlinde kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleriyle birlikte ortadan kalkar; m.65/2 uyarınca özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir, süresi kısaltılabilir ya da adli para cezasına çevrilebilir. 7589 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ise bunlardan hiçbirini yapmaz: suç tanımı yerinde durur, soruşturma ve kovuşturma devam eder, mahkûmiyet kurulabilir; yalnızca şartları gerçekleşen kişi bakımından verilecek ceza yarı oranında indirilir. Dolayısıyla “af” algısıyla hareket edip ifade vermemek, duruşmaya gitmemek ya da kesinleşmiş hükümde başvuru yapmadan beklemek ciddi hak kaybına yol açabilir.

Af, 158/4 indirimi ve diğer kurumların karşılaştırması
Kurum Dayanak Davaya ve cezaya etkisi 158/4 ile ilişkisi
Genel af TCK m.65/1 Kamu davası düşer; ceza bütün neticeleriyle kalkar 7589 ile genel af çıkarılmadı
Özel af TCK m.65/2 İnfaz sona erdirilebilir, kısaltılabilir veya paraya çevrilebilir 158/4 özel af değildir
158/4 yarı indirimi TCK m.158/4 (7589 m.13) Yargılama sürer; şartlar varsa ceza yarıya indirilir Yeni ve zorunlu indirim
Etkin pişmanlık TCK m.168 Zarar giderilirse aşamaya göre 2/3’e veya 1/2’ye kadar indirim 158/4’ten ayrı, birlikte uygulanabilir
HAGB CMK m.231 Ceza 2 yıl veya altıysa hüküm açıklanmayabilir 158/4 sonrası ceza sınıra inerse gündeme gelir

TCK 158/4 af değil yarı indirim infografik

Yeni düzenlemenin tam metni ve dört unsuru

7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra şöyledir: “Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.” Kanun 16 Temmuz 2026’da kabul edilmiş, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir (7589 s.K. m.26/1-c).

Metin dikkatle okunduğunda indirimin dört unsurun birlikte varlığına bağlandığı görülür:

  • İştirak: Kişi, TCK m.157 (basit dolandırıcılık) veya m.158’deki (nitelikli dolandırıcılık) bir suça katılmış olmalıdır. Mağduru bizzat arayıp aldatan, sahte ilan veren, kendini banka çalışanı olarak tanıtan kişi bu fıkranın kapsamında değildir.
  • Haksız menfaat amacı: Katkı, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla yapılmış olmalıdır. Komisyon, ücret ya da başkasına çıkar sağlama amacı bu unsuru oluşturabilir.
  • Verilen şeyin niteliği: Banka veya kredi kartı gibi ödeme araçları ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçlar (IBAN ile birlikte internet bankacılığı bilgileri, kart ve şifresi, mobil onay aracı, kripto borsası hesabı erişimi gibi). Hesabın kişinin kendisine değil başkasına ait olması da kapsama girer.
  • Sınırlılık: Katılım bu şeyleri başkasına “vermek fiiliyle sınırlı” olmalıdır. Fıkranın kalbi bu unsurdur ve uygulamada en çok tartışılacak nokta da burasıdır.

Hükmün suç işleme kastını ortadan kaldırmadığını da vurgulamak gerekir. Kişi hesabının dolandırıcılıkta kullanılacağını bilmiyor ve öngörmüyorsa, sorun indirim değil kastın yokluğudur; bu durumda savunmanın ilk ekseni beraattir. Kast ve hata konusundaki genel kurallar için TCK 30 hata yazımıza, katılma biçimleri için suça iştirak yazımıza bakabilirsiniz.

Kimler indirimden yararlanır, kimler yararlanamaz?

Fıkranın “vermek fiiliyle sınırlı” ifadesi, indirimin kapısını bilerek dar tutar. Kişinin katkısı yalnızca kart, hesap bilgisi veya hesabı kullanmaya yarayan araçları başkasına teslim etmekse indirim gündeme gelir. Buna karşılık hesabına gelen parayı çekmek, başka hesaplara aktarmak, nakit olarak teslim etmek, başkalarına hesap açtırmak, dolandırıcılık ekibine yeni hesap sahibi bulmak, mağdurla iletişim kurmak ya da sahte belge hazırlamak gibi vermenin ötesine geçen katkılar, kanun metnindeki sınırın dışında kalabilir. Bu ayrım her dosyada banka kayıtları, cihaz ve IP kayıtları, GSM hattı bilgileri ve mesajlaşmalar üzerinden somut olarak yapılacaktır.

Uygulamadan bir örnek bu ayrımın önemini gösterir. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.02.2023 tarihli, 2023/185 E. ve 2023/367 K. sayılı kararına konu olayda sanık, yabancı uyruklu bir arkadaşı için döviz hesabı açtırmış, hesabına gelen yaklaşık 126 bin doları bizzat çekip ona teslim etmişti. İlk derece mahkemesi, savunma doğru kabul edilse bile sanığın “banka hesabını kullandırarak dolandırıcılık suçunun işlenmesini kolaylaştırmak suretiyle” suça iştirak ettiğini kabul ederek TCK m.158/1-f’den mahkûmiyet kurmuş, hüküm onanmıştı. Karar 158/4 yürürlüğe girmeden önce verildiği için yeni fıkrayı tartışmaz; ancak bu olayda hesabı vermenin yanında parayı çekip teslim etme fiili de bulunduğundan, benzer bir dosyada indirimin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmalı olacaktır.

Katkının türüne göre 158/4 değerlendirmesi
Durum 158/4 açısından değerlendirme
Kartını ve şifresini komisyon karşılığı başkasına verdi, başka hiçbir işlem yapmadı Kural olarak kapsam içinde; kast ve menfaat amacı ayrıca tartışılır
IBAN ve internet bankacılığı bilgilerini verdi; para başka cihaz ve IP’den çekildi Kapsam içinde olabilir; banka ve cihaz kayıtları sınırlılığın en güçlü delilidir
Hesabına gelen parayı kendisi çekip teslim etti Vermenin ötesine geçen katkı; indirim tartışmalı, kapsam dışı sayılabilir
Başkalarına hesap açtırdı, hesap topladı Vermekle sınırlı değil; kapsam dışı kalma riski yüksek
Mağdurla iletişim kurdu, kendini görevli olarak tanıttı Doğrudan icra hareketi; 158/4 uygulanmaz
Hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını bilmiyordu Sorun indirim değil kast; beraat savunması öne çıkar

Ceza nasıl hesaplanır? Adım adım örnek

İndirimin etkisini anlamak için önce temel cezayı bilmek gerekir. TCK m.157 uyarınca basit dolandırıcılığın cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. TCK m.158/1 uyarınca nitelikli dolandırıcılıkta ceza üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır; ancak bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması (f bendi) ile (e), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. TCK m.158/3 uyarınca 157 ve 158’deki suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde bir kat artırılır. IBAN dosyalarının büyük bölümü 158/1-f kapsamında açıldığından, aşağıdaki örnekte bu bent esas alınmıştır:

158/1-f dosyasında varsayımsal ceza hesabı
Adım Varsayımsal hesap (158/1-f, alt sınırdan) Dayanak
Temel ceza 4 yıl hapis TCK m.158/1-f ve son cümle
158/4 yarı indirimi 4 yıl ÷ 2 = 2 yıl TCK m.158/4
Takdiri indirim (1/6) 2 yıl − 4 ay = 1 yıl 8 ay TCK m.62
Sonuç 1 yıl 8 ay hapis: HAGB ve erteleme sınırının altında CMK m.231/5, TCK m.51/1

Bu tablo yalnızca mantığı göstermek içindir; gerçek dosyada temel cezanın alt sınırdan uzaklaşıp uzaklaşmayacağı, 158/3 artırımı, zincirleme suç (TCK m.43), etkin pişmanlık (TCK m.168) ve takdiri indirim (TCK m.62) mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır. Kanun 158/4’ün hesap sırasındaki yerini ve yardım eden indirimi (TCK m.39) ile ilişkisini ayrıca düzenlemez; bu konudaki uygulama netleşmemiştir. Adli para cezasında da “verilecek ceza” ifadesinin hapis cezasıyla birlikte adli para cezasını kapsayıp kapsamadığı ve f bendindeki “menfaatin iki katı” alt sınırıyla ilişkisi, mahkeme kararlarıyla şekillenecektir. Kendi dosyanıza göre farklı senaryoları görmek için 158/4 hesaplayıcısını kullanabilirsiniz; takdiri indirimin nasıl uygulandığı için TCK 62 yazımıza bakılabilir.

Banka “araç” mı, yalnızca “ödeme aracı” mı? Suç vasfının önemi

İndirim tartışmasından önce sorulması gereken soru, dosyanın gerçekten 158/1-f’ye mi yoksa basit dolandırıcılığa mı (TCK m.157) girdiğidir; çünkü temel ceza aralığı tamamen değişir. Yargıtay, hilenin bankanın sistemleri kullanılarak değil başka yollarla yapıldığı ve bankanın yalnızca paranın gönderildiği bir kanal olduğu olaylarda nitelikli hâlin uygulanmayacağını kabul etmektedir. Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 25.04.2016 tarihli, 2015/8306 E. ve 2016/5151 K. sayılı kararında, kendini başkomiser olarak tanıtan kişinin telefonla ikna ettiği katılanın parayı sanığa ait hesaba havale ettiği olayda, “herhangi bir maddi varlığı kullanılmayan bankanın sadece bir ödeme aracı olarak kullanıldığı” gerekçesiyle eylemin TCK m.157/1’deki basit dolandırıcılık olduğu belirtilmiş ve 158/1-f’den kurulan hüküm bozulmuştur. Basit dolandırıcılık kabul edilen bir dosyada temel ceza bir ila beş yıl olduğundan, 158/4 indirimiyle birlikte sonuç ceza çok daha aşağıya inebilir. Bu nedenle savunmada önce suç vasfı, sonra indirim tartışılmalıdır.

Kartını ve şifresini verenler: TCK 245 ihtimali

Banka kartı ile şifresinin başkasına verildiği bazı olaylarda Yargıtay, eylemi dolandırıcılık yerine banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu kapsamında değerlendirmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.02.2026 tarihli, 2022/724 E. ve 2026/2066 K. sayılı kararında, sanığın bankamatik kartını ve şifresini verdiği kişinin bu kartı mağdurlara karşı işlediği dolandırıcılıkta kullanması eyleminin TCK m.245/1’deki “banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçunu oluşturacağı gözetilmeden 158/1-f’den hüküm kurulması bozma nedeni yapılmıştır. Bu karar da 158/4 yürürlüğe girmeden önce verilmiştir; ancak dosyanın hangi suç tipinden yürüdüğünün, indirim tartışmasının hangi madde üzerinden yapılacağını belirlediğini göstermesi bakımından önemlidir.

TCK 158/4 aşamalara göre uygulama infografik

Dosyanız hangi aşamada? Aşamaya göre yol haritası

7589 sayılı Kanun, yeni fıkranın görülmekte olan ve sonuçlanmış dosyalara nasıl uygulanacağını ayrıca düzenlemiştir. Kanunun geçici 1. maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile lehe kanun ilkesi birlikte okunduğunda dört ayrı durum ortaya çıkar:

Aşamaya göre 158/4 uygulaması
Dosyanın durumu Ne olur? Dayanak
Soruşturma veya ilk derece yargılaması sürüyor, hüküm yok İndirim, şartları varsa hükümde uygulanır; savunmada açıkça talep edilmelidir TCK m.158/4
Hüküm verildi, dosya bölge adliye mahkemesinde (istinaf) 158/4’ün uygulanacağı sanıklar bakımından bozma kararı verilir, dosya ilk derece mahkemesine gönderilir 7589 s.K. geçici m.1/6
Dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında Dosya, gelişindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemesine gönderilir 7589 s.K. geçici m.1/6
Hüküm kesinleşti Hükmü veren mahkemeden lehe kanun uyarlaması istenir TCK m.7/2; 5275 s.K. m.98/1-a
Hükümlü infazda, hakkında 168 uygulanmadı Mahkemenin ihtarından itibaren 6 ay içinde zarar tamamen giderilirse TCK 168/2 uygulanabilir 7589 s.K. geçici m.1/7

Kesinleşmiş hükümler: uyarlama başvurusu

TCK m.7/2 uyarınca suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Kesinleşmiş bir mahkûmiyette bu ilke, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.98/1-a üzerinden işler: sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün TCK m.7 kapsamında değerlendirilmesi gerekiyorsa, hükmü veren mahkemeden karar istenir. Bu başvuru cezanın infazını kendiliğinden ertelemez; ancak mahkeme olayın özelliğine göre infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir (m.98/2). Karar, m.101/1 uyarınca duruşma yapılmaksızın verilir; karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısının ve hükümlünün yazılı görüşü istenebilir. Uyarlama için kanunda zararın giderilmesi şartı yoktur; mahkeme, hükümde kabul edilen olaylarda 158/4’ün şartlarının bulunup bulunmadığını değerlendirir. Gerekçeli kararda katkının sınırlı olduğu açıkça kabul edilmemişse, uyarlama tartışması zorlaşabilir; bu nedenle başvuru gerekçesinin dosyadaki delillere dayandırılması önemlidir.

İnfazdaki hükümlüler: altı aylık zarar giderme imkânı

7589 sayılı Kanun geçici madde 1/7, yürürlükten önce 157 veya 158’den hüküm verilmiş olup dosyası infaz aşamasında bulunan ve hakkında TCK m.168 uygulanmamış hükümlülerden 158/4’ün uygulanacağı kişilere ek bir imkân tanır: mağdurun uğradığı zarar, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilirse, TCK m.168/2’deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilir. TCK m.168/2, kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilen etkin pişmanlıkta cezanın yarısına kadar indirim öngörür. Aynı fıkra, bu süre içinde zarar tamamen giderilinceye kadar bu nedenle infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyeceğini açıkça belirtir. Hüküm, yürürlük tarihinde verilmiş olup kanun yoluna başvurulmadığı için sonradan kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır. Altı aylık süre ihtardan başladığından, ihtarın tebliğ tarihinin kaydedilmesi ve ödemenin dosya numarası belirtilerek belgelenmesi hayati önemdedir. Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde ise TCK m.168/4 uyarınca mağdurun rızası aranır.

Etkin pişmanlık: 158/4’ten ayrı, birlikte uygulanabilen indirim

158/4 indirimi zararın giderilmesine bağlı değildir; ancak zarar giderilirse ayrıca etkin pişmanlık indirimi gündeme gelir. TCK m.168/1 uyarınca dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı; m.168/2 uyarınca etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi hâlinde yarısına kadarı indirilir. İki indirim farklı gerekçelere dayandığından aynı dosyada birlikte uygulanabilir: 158/4 katkının sınırlılığına, 168 ise zararın giderilmesine bakar. Zararın giderilmesi aynı zamanda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının da bir koşuludur (CMK m.231/6-c).

HAGB, erteleme ve koşullu salıverilme

158/4 indiriminin pratikteki en büyük etkisi, sonuç cezayı bazı kurumların eşiğinin altına indirmesidir. CMK m.231/5’in güncel metnine göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bunun için m.231/6 uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve zararın giderilmesi gerekir. TCK m.51/1 uyarınca da iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu kurumların uygulanması mahkemenin takdirindedir ve önceden garanti edilemez; ayrıntılar için HAGB rehberimize ve seçenek yaptırımlar yazımıza bakılabilir. Ceza infaz edilecekse 5275 sayılı Kanun m.107/2 uyarınca süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme kural olarak cezanın yarısının infaz kurumunda çekilmesiyle mümkündür; 158/4 ile yeniden hesaplanan ceza koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihlerini de değiştirir. Bu hesap için infaz ve koşullu salıverilme rehberimizi inceleyebilirsiniz.

  1. 01

    Aşamayı tespit edin

    Dosya soruşturmada mı, ilk derecede mi, istinaf veya temyizde mi, kesinleşti mi, infazda mı?

  2. 02

    Katkının sınırını belgeleyin

    Banka, cihaz, IP ve GSM kayıtlarıyla yalnızca vermekle sınırlı kalındığını gösterin.

  3. 03

    Suç vasfını denetleyin

    Dosya 158/1-f mi, 157 mi, 245 mi? Temel ceza aralığı buna göre değişir.

  4. 04

    Doğru başvuruyu yapın

    Hükümde talep, istinaf/temyiz dilekçesi, uyarlama başvurusu veya 168/2 için ödeme.

  5. 05

    Süreleri takvime yazın

    Kanun yolu süreleri ve infazda ihtardan itibaren altı aylık süre kaçırılmamalı.

158/4 indirimi için izlenecek yol

Uyarlama başvurusu için genel dilekçe şablonu

[HÜKMÜ VEREN MAHKEME] AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA

Dosya No: [Esas / Karar No]
Hükümlü: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No]
Konu: 7589 sayılı Kanunla TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra uyarınca lehe kanun uyarlaması talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Hakkımda TCK m.[157 / 158/1-f] uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmü [tarih] tarihinde kesinleşmiştir.

2. Gerekçeli kararda kabul edildiği üzere suça katılımım, [banka kartımı / hesap bilgilerimi] başkasına vermekle sınırlıdır; paranın çekilmesi, aktarılması veya mağdurla iletişim gibi bir fiilim bulunmamaktadır. Bu husus [banka kayıtları, IP ve cihaz kayıtları vb.] ile de sabittir.

3. 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra, bu durumda verilecek cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir. TCK m.7/2 uyarınca lehe olan kanun uygulanır ve infaz olunur.

SONUÇ VE TALEP: 5275 sayılı Kanun m.98/1-a uyarınca hakkımdaki hükmün TCK m.158/4 bakımından değerlendirilerek cezanın yeniden belirlenmesine karar verilmesini saygılarımla arz ederim. [Tarih]
[Ad Soyad / İmza]

Bu şablon genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyada gerekçeli karar, deliller ve infaz durumu birlikte değerlendirilerek düzenlenmelidir.

Sık yapılan yanlış değerlendirmeler

  • “IBAN suçuna af geldi” yanılgısı. 158/4 bir af değil, şartlara bağlı ceza indirimidir; dava düşmez, mahkûmiyet kalkmaz.
  • “Herkesin cezası yarıya indi” yanılgısı. İndirim yalnızca katkısı vermekle sınırlı kalan iştirakçiye uygulanır; parayı çeken, aktaran, hesap toplayan veya mağdurla iletişim kuran kişiler kapsam dışında kalabilir.
  • “Kesinleşen ceza kendiliğinden düşer” yanılgısı. Kesinleşmiş hükümde hükmü veren mahkemeye uyarlama başvurusu yapılması gerekir; başvuru infazı kendiliğinden durdurmaz.
  • “Altı ay her zaman işler” yanılgısı. İnfazdaki hükümlü için altı aylık süre mahkemenin ihtarından başlar ve yalnızca 168/2 indirimi içindir.
  • “Uyarlama için önce borcu ödemek gerekir” yanılgısı. 158/4 uyarlaması zararın giderilmesine bağlı değildir; zarar giderme etkin pişmanlık içindir.

Sonuç ve değerlendirme

7589 sayılı Kanunla getirilen TCK m.158/4, IBAN ve hesap kullandırma dosyalarında önemli bir değişikliktir ama bir af değildir. Dolandırıcılığa katılımı haksız menfaat amacıyla ödeme aracı veya hesap bilgisi vermekle sınırlı kalan kişinin cezası zorunlu olarak yarı oranında indirilir; vermenin ötesine geçen katkılar ise kapsam dışında kalabilir. Görülmekte olan dosyalarda indirim hükümde, kanun yolundaki dosyalarda geçiş hükmüyle, kesinleşmiş dosyalarda uyarlamayla uygulanır; infazdaki hükümlüler ihtardan itibaren altı ay içinde zararı tamamen gidererek ayrıca 168/2’den yararlanabilir. Dosyanın 157, 158/1-f veya 245 kapsamında olup olmadığı, katkının sınırının banka ve cihaz kayıtlarıyla nasıl ispatlanacağı ve sürelerin takibi, indirimin sonucunu belirleyen asıl unsurlardır.

İlgili yazılarımız

TCK 158/4 Hesaplayıcı ve Rehber · IBAN Kullandırma Etkileşimli Rehber · Banka Hesabı Kullandırmanın Cezası · Dolandırıcılık Suçu (TCK 157-158) · Banka Hesabıma Neden Bloke Kondu?

IBAN kullandırma suçuna af mı geldi?

Hayır. 7589 sayılı Kanunla TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra bir af değil, ceza indirimidir. Af hâlinde TCK m.65 uyarınca kamu davası düşer veya ceza kalkar; 158/4’te ise yargılama devam eder, suç ve mahkûmiyet ortadan kalkmaz, yalnızca şartları varsa verilecek ceza yarı oranında indirilir.

TCK 158/4 kimlere uygulanır?

Dolandırıcılık (TCK 157) veya nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) suçuna iştiraki; haksız menfaat amacıyla kendisine veya başkasına ait banka ya da kredi kartı gibi ödeme araçlarını veya banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı ya da kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalan kişilere uygulanır.

Hesabıma gelen parayı çekip başkasına verdiysem indirim uygulanır mı?

Fıkra, katkının ‘vermek fiiliyle sınırlı’ olmasını arar. Parayı çekmek, aktarmak, toplamak veya mağdurla iletişim kurmak gibi vermenin ötesine geçen katkılar bu sınırı aşabilir. Bu durumun somut dosyada nasıl değerlendirileceği delillere ve mahkemenin kabulüne bağlıdır; uygulama henüz yenidir.

İndirim isteğe mi bağlı, zorunlu mu?

Kanun metni ‘verilecek ceza yarı oranında indirilir’ ifadesini kullanır. Şartlar oluşmuşsa mahkeme oran seçmeden cezayı yarı oranında indirir; takdir yetkisi şartların varlığını değerlendirme aşamasındadır.

Kesinleşmiş cezam için ne yapmalıyım?

Lehe kanun ilkesi (TCK m.7/2) gereği hükmü veren mahkemeden uyarlama istenebilir; dayanak 5275 sayılı Kanun m.98/1-a’dır. Başvuru tek başına infazı ertelemez (m.98/2) ve karar kural olarak duruşma yapılmaksızın verilir (m.101/1).

Dosyam istinafta veya temyizdeyse ne olur?

7589 sayılı Kanun geçici madde 1/6 uyarınca, yürürlükten önce 157 veya 158’den hüküm verilmiş ve dosyası kanun yolunda olan sanıklardan 158/4’ün uygulanacağı kişilerin bölge adliye mahkemesindeki dosyaları bozulup ilk derece mahkemesine gönderilir; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar da ilk derece mahkemesine gönderilir.

İnfazdaki hükümlü zararı öderse ne kazanır?

Geçici madde 1/7 uyarınca hakkında TCK 168 uygulanmamış ve 158/4’ün uygulanacağı hükümlü, mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse TCK 168/2’deki etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir. Bu süre boyunca bu nedenle infaz ertelenmez veya durdurulmaz.

Ceza 2 yılın altına inerse HAGB veya erteleme mümkün mü?

CMK m.231/5 hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az hapis olmasını, TCK m.51/1 de erteleme için iki yıl veya daha az hapis cezasını arar. 158/4 ile birlikte diğer indirimler sonucu ceza bu sınıra inerse bu kurumlar tartışılabilir; ancak HAGB için zararın giderilmesi dahil diğer şartlar da aranır ve karar mahkemenin takdirindedir.

158/4 indirimi ve uyarlama başvurusu için

Gerekçeli karar, banka kayıtları ve infaz durumu birlikte değerlendirilmeli; dosyanızı inceleyelim.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?