Uyuşturucu Ticareti Af Kapsamında mı? Genel Af, Yargı Paketleri ve 2026’daki Durum

Etkileşimli rehber

Af beklemek yerine mevcut kanunla hangi tarihte denetimli serbestliğe ve koşullu salıverilmeye ulaşacağınızı hesaplayın; geçici 10/6 (7571 ile değişik) ve 7550 onda bir şartı araçta işlenmiştir. İnfaz takvimi rehberini açın →

📌 Kısa Cevap: Hayır, uyuşturucu ticareti şu anda herhangi bir af kapsamında değildir. 7 Ekim 2026 itibarıyla TCK 188’deki suçu kapsayan bir genel af veya özel af kanunu Resmî Gazete’de yayımlanmamıştır; 2024-2026 arasında çıkan kanunların hiçbiri de TCK 188’in metnine dokunmamıştır. Geçmişteki af ve infaz düzenlemelerinde uyuşturucu ticareti çoğunlukla istisna tutulmuştur: 4616 sayılı Kanun (2000) eski uyuşturucu suçlarını, 7242 sayılı Kanun (2020) ise üç yıllık denetimli serbestliği bu suç için kapsam dışında bırakmıştır. Bugün yararlanılabilecek tek geniş kapsamlı düzenleme, örgüt faaliyeti dışında ve 31.07.2023 ve öncesinde işlenmiş suçlarda denetimli serbestliği üç yıl öne çeken geçici 10/6. maddedir; bu da af değil, infaz düzenlemesidir.

Uyuşturucu ticaretinden yargılanan veya ceza alan kişilerin ailelerinden en sık duyduğumuz soru “af çıkacak mı, çıkarsa bizimki de girer mi?” sorusudur. Sosyal medyada her yasama döneminde “genel af geliyor”, “yargı paketinde uyuşturucu da var” gibi paylaşımlar yayılır; bu paylaşımların büyük kısmı ya henüz kanunlaşmamış tekliflere ya da yanlış yorumlanmış infaz düzenlemelerine dayanır.

Bu rehberde af kavramının hukuki çerçevesini (TCK 65, Anayasa 87 ve 104), geçmişte çıkan af ve infaz düzenlemelerinin uyuşturucu ticaretine nasıl uygulandığını, 2024-2026 arasındaki kanun değişikliklerinin TCK 188’e etkisini, bugün gerçekten yararlanılabilecek düzenlemeleri ve lehe kanun ilkesinin uygulamasını yürürlükteki mevzuat ve Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz. Spekülasyon yapmıyor, yalnızca yürürlükteki durumu aktarıyoruz. Suçun cezası için TCK 188 ceza tablosu, genel af konusunun tamamı için genel af yasası yazımıza bakabilirsiniz.

Af beklentisiyle süre kaçırmayın

Af kanunu yürürlüğe girmeden hiçbir hukuki sonuç doğurmaz; istinaf, temyiz ve infaz itirazı süreleri ise kısadır. Dosyanızdaki gerçek seçenekleri birlikte değerlendirelim.

Af nedir? Genel af ile özel af farkı (TCK 65)

Af, devletin cezalandırma yetkisinden kanunla vazgeçmesidir. Türk hukukunda iki türü vardır ve sonuçları birbirinden çok farklıdır. TCK m.65’e göre:

  • Genel af hâlinde kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleriyle birlikte ortadan kalkar (m.65/1). Yani hem devam eden davalar düşer hem de kesinleşmiş mahkûmiyetler sonuçlarıyla birlikte silinir.
  • Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir, çektirilecek süre kısaltılabilir ya da ceza adli para cezasına çevrilebilir (m.65/2). Özel af mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz; yalnızca infazı etkiler.
  • Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir (m.65/3).
Genel af ve özel af karşılaştırması (TCK 65, Anayasa 87 ve 104)
Özellik Genel af Özel af
Kapsam Belirli suçlar veya suç tarihleri için herkesi kapsar Belirli kişi veya kişilere yöneliktir
Devam eden dava Kamu davası düşer Etkilemez
Kesinleşmiş ceza Bütün neticeleriyle ortadan kalkar İnfaz sona erer, kısalır veya adli para cezasına çevrilir
Hak yoksunlukları Kalkar Devam eder (TCK 65/3)
Yetkili organ TBMM, üye tamsayısının beşte üçü (Anayasa 87) TBMM (Anayasa 87) veya sınırlı hâllerde Cumhurbaşkanı (Anayasa 104)

Uygulamada “af” kelimesi çok daha geniş anlamda kullanılır. Koşullu salıverilme oranlarının düşürülmesi, denetimli serbestlik süresinin uzatılması veya Covid-19 döneminde olduğu gibi hükümlülerin izinli sayılması teknik olarak af değildir; bunlar infaz düzenlemesidir. Ceza ve mahkûmiyet aynen durur, yalnızca cezanın ne kadarının cezaevinde, ne kadarının dışarıda çekileceği değişir. Halk arasında 2000 yılındaki düzenleme “Rahşan affı”, 2020’deki düzenleme “Covid affı” olarak anılsa da her ikisi de teknik anlamda genel af değildir.

Af kimin yetkisinde? Anayasa 87 ve 104

Anayasa m.87, genel ve özel af ilanına karar vermeyi TBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayar ve bu karar için üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunu arar. 600 milletvekilinden oluşan Mecliste bu, en az 360 oy demektir. Bu yüksek nitelikli çoğunluk, af kanunlarının sıradan kanunlardan çok daha zor çıkmasının temel nedenidir. Buna karşılık infaz düzenlemeleri (5275 sayılı Kanundaki değişiklikler) olağan kanun çoğunluğuyla çıkarılabilir; son yıllarda “af” diye konuşulan düzenlemelerin neredeyse tamamının infaz değişikliği olmasının nedeni de budur.

Anayasa m.104 ise Cumhurbaşkanına sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma yetkisi verir. Bu yetki suç türüyle sınırlı değildir; uyuşturucu ticaretinden hükümlü bir kişi de bu sebeplerden birine dayanarak başvuruda bulunabilir. Ancak bu bir hak değil, takdire bağlı istisnai bir yetkidir ve tıbbi durumun belgelenmesini gerektirir.

Bu kurumla sık karıştırılan bir başka düzenleme, 5275 sayılı Kanun m.16/6’dır: maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen hükümlünün cezasının infazı, Adli Tıp Kurumu raporu üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca iyileşinceye kadar geri bırakılabilir. Bu da af değildir; ceza ortadan kalkmaz, yalnızca infaz ertelenir.

Uyuşturucu ticareti ve af durumu 2026 infografik

Geçmiş af ve infaz düzenlemelerinde uyuşturucu ticareti

Bugünkü durumu doğru değerlendirmek için geçmiş düzenlemelerin uyuşturucu ticaretine nasıl uygulandığına bakmak gerekir. Aşağıdaki zaman çizelgesi, yalnızca metni doğrulanmış kanun hükümlerine dayanmaktadır:

  1. 01

    2000 — 4616 sayılı Kanun

    23 Nisan 1999’a kadar işlenen suçlarda şartla salıverme ve dava ile cezaların ertelenmesini düzenleyen Kanunun 1/5-a maddesi, eski TCK’nın 403-408. maddelerindeki uyuşturucu suçlarını ve 2313 sayılı Kanundaki suçları kapsam dışında bıraktı.

  2. 02

    2014 — 6545 sayılı Kanun

    28.06.2014’te yürürlüğe giren değişiklikle 188/3’teki ceza ‘en az on yıl’ hapse yükseltildi ve 188 hükümlüleri için 5275 m.108/9 ile dörtte üç koşullu salıverilme oranı getirildi. Değişiklik aleyhe olduğundan önceki suçlara uygulanmaz.

  3. 03

    2020 — 7242 sayılı Kanun

    Genel koşullu salıverilme oranı üçte ikiye inerken 188 için süreli hapiste dörtte üç oranı korundu; geçici 6. maddedeki üç yıllık denetimli serbestlik 188 için uygulanmadı. Geçici 9/4 ile 28.06.2014’ten önce işlenen 188 suçlarında oran üçte iki olarak belirlendi.

  4. 04

    2023 — 7456 sayılı Kanun

    Geçici 10/6 ile örgüt faaliyeti dışındaki suçlarda kapalı cezaevindeki hükümlülere açık cezaevine erken ayrılma ve denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanma imkânı getirildi; 188 istisnalar arasında sayılmadı.

  5. 05

    2024-2025 — 7499 ve 7550 sayılı Kanunlar

    7499 ile adli para cezasında bir gün karşılığı miktar 01.06.2024’ten itibaren 100-500 TL’ye yükseltildi. 7550 ile 105/A’ya ‘cezanın onda biri’ şartı eklendi; geçici 11 uyarınca bu şart önceki suçlara uygulanmaz.

  6. 06

    Aralık 2025 — 7571 sayılı Kanun

    Geçici 10/6’nın kapsamı, 31.07.2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı veya açık cezaevinde bulunan hükümlüleri kapsayacak şekilde yeniden düzenlendi; 188 yine istisnalar arasında yer almadı.

  7. 07

    2026 — 7589 ve 7593 sayılı Kanunlar

    7589 TCK’da yalnızca 158. maddeyi değiştirdi. 7593 ise TCK 31 ve 233’ü değiştirdi; 5275 m.107/5’teki ‘on beş yaşından küçük çocuklarda bir gün iki gün sayılır’ kuralının kapsamından 188’i çıkardı. Her ikisi de TCK 188’in metnine dokunmadı.

Af ve infaz düzenlemelerinde uyuşturucu ticaretinin durumu (2000-2026)

Bu tablodan çıkan sonuç açıktır: kanun koyucu son çeyrek yüzyılda uyuşturucu ticaretini genellikle ağır suçlar grubunda değerlendirmiş ve en kapsamlı düzenlemelerin bir kısmında istisna tutmuştur. Bununla birlikte 2023 tarihli geçici 10/6 ve 2025’te genişletilen hâli, örgüt faaliyeti kapsamında işlenmemiş 188 suçları için önemli bir istisnadır. Hangi düzenlemenin hangi dosyaya uygulanacağı her zaman suç tarihine ve hükmün içeriğine göre belirlenir.

2024-2026 kanunları TCK 188’i değiştirdi mi?

Son iki yılda yürürlüğe giren ve kamuoyunda “yargı paketi” olarak anılan kanunların hiçbiri uyuşturucu ticaretinin suç tanımını veya cezasını değiştirmemiştir. TCK’nın resmî değişiklik listesine göre bu kanunların ceza hukukuna dokunan hükümleri şöyledir:

2024-2026 kanun değişikliklerinin uyuşturucu ticaretine etkisi
Kanun TCK’da değiştirdiği maddeler TCK 188’e etkisi İnfaza etkisi (188 bakımından)
7499 (2024) 52 (günlük miktar), 63 (mahsup) ve diğerleri Yok Adli para cezası tutarı arttı (aleyhe, 01.06.2024 sonrası suçlar)
7550 (Haziran 2025) — Yok 105/A’ya onda bir şartı; önceki suçlara uygulanmaz (geçici 11)
7571 (Aralık 2025) 32, 57, 75, 89, 155, 170, 220, 223 Yok Geçici 10/6 genişletildi; örgüt faaliyeti dışındaki 188 suçları kapsamda
7589 (2026) Yalnızca 158 Yok Yok (TCK 158/4 indirimi bilişim dolandırıcılığına ilişkindir)
7593 (Ağustos 2026) 31, 233 Yok On beş yaş altı çocuklarda ‘bir gün iki gün’ kuralından 188 çıkarıldı (m.107/5)

Tablodaki son satır özellikle önemlidir: 7593 sayılı Kanun, uyuşturucu ticareti bakımından bir af değil, tam tersine sıkılaştırma getirmiştir. Aynı Kanunla TCK 31’deki çocuklara ilişkin ceza üst sınırları da yükseltilmiştir. Benzer biçimde 7589 sayılı Kanunun “af” olarak paylaşılan hükmü yalnızca TCK 158/4’teki banka hesabı kullandırma eylemine ilişkindir; bu konuyu “İBAN Kullandırma Cezası İndirimi, Af mı Geldi?” yazımızda ayrıca ele aldık. Uyuşturucu ticaretiyle bir ilgisi yoktur.

7242 sayılı Kanun uyuşturucu ticaretini neden ayrı tuttu?

2020 yılında yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun, kamuoyunda en geniş kapsamlı infaz düzenlemesi olarak bilinir. Bu Kanunla 5275 sayılı Kanunun 108/1-d maddesindeki “dörtte üçünün” ibaresi “üçte ikisinin” olarak değiştirilmiştir. Ancak aynı Kanun, 108/9. maddeye şu cümleyi eklemiştir: “Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır.” Bu cümle, cinsel suçlar ile birlikte TCK 188’deki uyuşturucu ticareti suçundan hükümlü yetişkinlerin hiçbir indirim almamasını sağlamıştır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.12.2023 tarihli, 2023/6485 Esas, 2023/8298 Karar sayılı kanun yararına bozma kararı bu durumu açıkça ortaya koyar. Suç tarihi 12.10.2014 olan ve 188/3’ten 8 yıl 4 ay hapis cezası alan, mükerrir olmayan hükümlünün müddetnamesinin 3/4 oranıyla düzenlenmesine itiraz edilmiş ve infaz hâkimliği itirazı kabul etmişti. Daire; 7242 sayılı Kanunun 108/1-d’deki oranı üçte ikiye indirmesine rağmen 108/9’a eklenen cümle nedeniyle dokuzuncu fıkradaki suçlardan yetişkin hükümlüler hakkında süreli hapis cezaları bakımından lehe düzenleme yapılmadığını, oranın değişiklik öncesinde olduğu gibi 3/4 uygulanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur (karar metni).

Aynı Dairenin 02.06.2023 tarihli, 2023/3259 Esas, 2023/3867 Karar sayılı kararı ise 7242 sayılı Kanunun “af” gibi algılanmasının uygulamada nasıl hatalara yol açtığını gösterir. Bu dosyada mükerrir hükümlünün uyuşturucu ticareti cezası, 7242 sonrası yeniden düzenlenen müddetnamede yanlışlıkla 2/3 oranıyla hesaplanmış ve hükümlü bu hesaba göre denetimli serbestliğe ayrılmıştı. Yargıtay; 7242 öncesinde de sonrasında da uyuşturucu ticaretinden mükerrir hükümlüler için oranın 3/4 olduğunu, bu konuda lehe aleyhe kanun değerlendirmesine gerek bulunmadığını, 2/3 oranının yalnızca mükerrir olmayan çocuklar için 107/2-d’de öngörüldüğünü ve bu hükümlülerin geçici 6. madde nedeniyle denetimli serbestlikten ancak bir yıl süreyle yararlanabileceğini vurgulamıştır. Daire ayrıca infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağına ilişkin içtihada atıf yapmıştır; yani yanlış hesaplanan bir tahliye tarihi düzeltilebilir (karar metni).

Bu kararlar, “infaz düzenlemesi çıktı, uyuşturucu ticareti de yararlanır” şeklindeki genel kanaatin her zaman doğru olmadığını gösterir. Bir düzenlemenin 188 hükümlülerine uygulanıp uygulanmayacağı, ilgili maddenin istisna listesine ve 108/9 gibi özel hükümlere bakılarak tek tek belirlenmelidir. Oranların güncel tablosu için uyuşturucu ticaretinden ceza alan ne kadar yatar yazımıza bakabilirsiniz.

Geçici 10/6 ve uyuşturucu ticareti infografik

Geçici 10/6: Uyuşturucu ticareti hükümlüsünün yararlanabileceği düzenleme

Af beklentisi içindeki hükümlüler için bugün gerçekten uygulanabilir olan en önemli düzenleme, 5275 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin altıncı fıkrasıdır. Bu hüküm 7456 sayılı Kanunla 2023’te eklenmiş, 7571 sayılı Kanunla 24.12.2025’te yeniden düzenlenmiştir. Güncel metne göre hükmün istisna listesi şunlardır:

  • Kasten öldürmenin TCK 82/1-d, e ve f bentlerindeki hâlleri ile deprem nedeniyle yapıların yıkılması, çökmesi veya hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları,
  • Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (TCK 102, 103 ve 104/2-3),
  • TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümündeki suçlar (devletin güvenliği, anayasal düzen, milli savunma ve devlet sırlarına karşı suçlar),
  • Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar,
  • Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar.

Görüldüğü gibi TCK 188 bu listede yer almaz. Dolayısıyla örgüt faaliyeti kapsamında işlenmemiş uyuşturucu ticareti suçları, diğer şartlar varsa bu düzenlemeden yararlanabilir. 188/5’teki örgüt nitelikli hâli uygulanmış veya suç örgüt faaliyeti kapsamında işlenmiş ise düzenleme uygulanmaz.

Güncel metne göre şartlar şunlardır: suçun 31.07.2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş olması; kapalı cezaevindeki hükümlünün toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını kapalı kurumda geçirmiş olması ve açık cezaevine ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalmış olması hâlinde açık cezaevine ayrılabilmesi; açık cezaevinde en az üç ay kalmış olmak şartıyla, talebi hâlinde denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlandırılması. Uyuşturucu ticaretinde denetimli serbestlik koşullu salıverilme tarihine bir yıl kala başladığı için, bu düzenleme kapsamındaki hükümlüde eşik pratikte koşullu salıverilmeye dört yıl kala başlar. Açık cezaevine ayrılma koşulları ve denetimli serbestlik hesabının ayrıntısı için uyuşturucu ticaretinde denetimli serbestlik ve uyuşturucu ticareti cezası hangi cezaevinde çekilir yazılarımıza bakabilirsiniz.

7571 sayılı değişiklikten önceki metin, “31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler” ifadesini kullanıyordu ve bu ifade dar yorumlanıyordu. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 05.12.2025 tarihli, 2024/7796 Esas, 2025/8653 Karar sayılı kanun yararına bozma kararı bu eski metne ilişkindir: 14.01.2023’ten itibaren tutuklu bulunan, hükmü 17.10.2023’te kesinleşen ve 31.10.2023’te açık cezaevine ayrılan uyuşturucu ticareti hükümlüsünün, 31.07.2023 tarihinde hükümlü değil tutuklu olduğu için düzenlemeden yararlanamayacağına, kapsamın yorum yoluyla genişletilemeyeceğine karar verilmiştir. Aynı karar, 188’in geçici 6. maddedeki istisna suçlardan olması nedeniyle hükümlünün koşullu salıverilme tarihine ancak bir yıl kala denetimli serbestlikten yararlanabileceğini de tekrarlamıştır (karar metni).

7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, ölçütü “31.07.2023 tarihinde kapalı cezaevinde bulunma” yerine “31.07.2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kurumda bulunma” olarak değiştirmiştir. Bu nedenle suçu bu tarihten önce işleyip o tarihte tutuklu olan veya hükmü daha sonra kesinleşen kişilerin durumu, güncel metne göre yeniden değerlendirilmelidir. Değişiklikten önce reddedilmiş başvurular bakımından da güncel metne göre yeni bir talepte bulunulup bulunulamayacağı dosya özelinde incelenmelidir.

Lehe kanun ilkesi: Af çıkmasa da yeni kanun lehe ise uygulanır

Af ile karıştırılan bir başka kurum, TCK m.7/2’deki lehe kanun ilkesidir. Buna göre suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Bu ilke iki yönlü çalışır: lehe değişiklikler geçmişe yürür, aleyhe değişiklikler ise geçmişte işlenmiş suçlara uygulanamaz.

Uyuşturucu ticaretinde son yıllardaki değişikliklerin çoğu aleyhe olduğundan, ilkenin pratikteki önemi genellikle aleyhe değişikliklerin önceki suçlara uygulanmaması yönündedir. Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 03.11.2025 tarihli, 2025/4300 Esas, 2025/10981 Karar sayılı kararı bunun güncel bir örneğidir. Dosyada ele geçen madde metamfetamindi; metamfetamin 05.04.2023’te yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanunun 17. maddesiyle TCK 188/4-a kapsamına alınmıştı ve suç tarihi bu tarihten önceydi. Daire, TCK 7/2’ye aykırı olarak 188/4-a uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesini hukuka aykırı bularak hükmü oy birliğiyle bozmuştur (karar metni).

Suç tarihine göre dikkat edilmesi gereken başlıca aleyhe değişiklikler şunlardır:

  • 28.06.2014 öncesi suçlar: 188/3’te alt sınır 5 yıldır (6545 ile 10 yıla çıkarıldı) ve geçici 9/4 uyarınca koşullu salıverilme oranı 2/3’tür.
  • 25.08.2017 öncesi suçlar: 188/1 ve 188/3’teki adli para cezası alt sınırları (2.000 ve 1.000 gün) uygulanmaz; alt sınır 5 gündür.
  • 05.04.2023 öncesi suçlar: Sentetik katinonlar, sentetik opioidler ve metamfetamin dâhil amfetamin türevleri için 188/4-a artırımı uygulanamaz.
  • 01.06.2024 öncesi suçlar: Adli para cezasında bir gün karşılığı miktar 20-100 TL’dir (7499 ile 100-500 TL’ye çıkarıldı).
  • 7550 sayılı Kanunun yürürlüğünden önceki suçlar: 105/A’daki “onda bir” şartı uygulanmaz (geçici 11).

Kesinleşmiş bir hükümde bu ilkenin uygulanmadığı fark edilirse, 5275 sayılı Kanun m.98 uyarınca sonradan yürürlüğe giren kanunun TCK 7 kapsamında değerlendirilmesi hükmü veren mahkemeden istenebilir; olağan kanun yollarından geçmeden kesinleşen hükümlerde CMK 309’daki kanun yararına bozma yolu da gündeme gelebilir. Bu başvurular kural olarak infazı durdurmaz. Adli para cezasındaki suç tarihi farkları için uyuşturucu ticaretinde adli para cezası yazımıza bakabilirsiniz.

“Af çıkacak mı?” sorusuna doğru yaklaşım

Af veya infaz düzenlemesi haberlerini değerlendirirken üç aşamayı birbirinden ayırmak gerekir. Birincisi kanun teklifidir: milletvekilleri tarafından TBMM’ye sunulan ve henüz hiçbir hukuki sonucu olmayan metindir. İkincisi TBMM’de kabuldür: teklif komisyon ve Genel Kurulda görüşülüp kabul edilse bile Cumhurbaşkanının onayı ve yayım süreci tamamlanmadan yürürlüğe girmez. Üçüncüsü Resmî Gazete’de yayım ve yürürlüktür: ancak bu aşamadan sonra savcılıklar müddetnameleri yeniden düzenler ve mahkemeler uyarlama kararı verir.

Sosyal medyada paylaşılan “af listesi”, “yargı paketinde uyuşturucu da var” veya “şu tarihte herkes çıkacak” türündeki içeriklerin büyük kısmı ya teklif aşamasındaki metinlere ya da tamamen asılsız iddialara dayanır. Bir düzenlemenin gerçekten yürürlüğe girip girmediğini anlamanın güvenilir yolu, kanunun numarasını ve Resmî Gazete tarihini kontrol etmek, 5275 sayılı Kanunun ve TCK’nın güncel metnini mevzuat.gov.tr üzerinden incelemektir. Genel af tartışmalarının güncel durumunu “Genel Af Çıkacak mı 2026” yazımızda ayrıca takip ediyoruz.

Bu yazının hazırlandığı 7 Ekim 2026 tarihi itibarıyla, uyuşturucu ticaretini kapsayan bir af kanunu yürürlükte değildir. Gelecekte çıkabilecek bir düzenlemenin kapsamı hakkında tahminde bulunmak mümkün değildir; geçmiş düzenlemeler yalnızca kanun koyucunun bu suça yaklaşımına ilişkin bir fikir verir.

Af beklerken yapılması gerekenler

Af beklentisi, yargılama veya infaz sürecinde yapılması gereken işlemleri ertelemek için bir neden değildir. Aşağıdaki adımlar, af çıksın ya da çıkmasın, hükümlü veya sanığın durumunu doğrudan etkiler:

  1. Kanun yolu sürelerini kaçırmamak: Henüz kesinleşmemiş bir hükümde istinaf ve temyiz süreleri kısadır. Af beklentisiyle kanun yoluna başvurmamak, hükmün kesinleşmesine ve hata düzeltme imkânının daralmasına yol açar.
  2. Müddetnameyi kontrol etmek: Koşullu salıverilme oranı (3/4, çocuklarda 2/3, 28.06.2014 öncesi suçlarda 2/3), tutuklulukta geçen sürenin mahsubu ve denetimli serbestlik tarihi doğru hesaplanmış mı? Hatalı müddetnameye karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.
  3. Lehe kanun değerlendirmesi: Suç tarihine göre aleyhe değişikliklerin (188/4-a madde listesi, adli para cezası alt sınırı, günlük miktar) hükme yansıyıp yansımadığı incelenmelidir.
  4. Geçici 10/6 şartlarını incelemek: Suç 31.07.2023 ve öncesinde işlenmişse ve örgüt faaliyeti kapsamında değilse, açık cezaevine ayrılma ve üç yıl erken denetimli serbestlik imkânı değerlendirilmelidir.
  5. Açık cezaevi ve iyi hâl: Açık cezaevine ayrılma ve koşullu salıverilme iyi hâle bağlıdır; disiplin cezası almamak, af beklentisinden çok daha somut bir sonuç doğurur.
  6. Sağlık durumu: Ağır hastalık veya engellilik varsa 5275 m.16/6’daki infazın geri bırakılması veya Anayasa 104’teki Cumhurbaşkanı yetkisi için gerekli tıbbi belgeler hazırlanmalıdır.

Yargılama aşamasındaki sanıklar için ise asıl belirleyici olan, cezayı azaltan hâllerdir: TCK 192/3’teki etkin pişmanlık, takdiri indirim ve 188/6 gibi kurumlar, af ihtimalinden çok daha gerçekçi ve somut sonuçlar doğurur. Bu konuyu uyuşturucu ticaretinde cezayı azaltan haller yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık. İlk kez yargılananların durumu için ilk kez uyuşturucu ticaretinden yargılanan ne ceza alır yazımıza bakabilirsiniz.

Af ile karıştırılan kurumlar

Uyuşturucu ticaretinde af ile karıştırılan kurumlar
Kurum Dayanak Uyuşturucu ticaretinde durum
Genel af TCK 65/1, Anayasa 87 Yürürlükte kapsayan bir kanun yok
Özel af TCK 65/2, Anayasa 87 ve 104 Cumhurbaşkanı yetkisi yalnızca sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hâllerinde
Koşullu salıverilme 5275 m.107-108 Yetişkinde süreli hapiste 3/4; mükerrir olmayan çocukta 2/3
Denetimli serbestlik 5275 m.105/A, geçici 6 ve 10/6 Kural olarak 1 yıl; geçici 10/6 şartları varsa 3 yıl erken
İnfazın geri bırakılması 5275 m.16 Ağır hastalık veya engellilikte ATK raporuyla mümkün; ceza ortadan kalkmaz
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması CMK 231 Hükmedilen ceza 2 yılı aştığından kural olarak uygulanamaz
Adli sicil kaydının silinmesi 5352 sayılı Kanun Cezanın infazından sonra kanuni sürelerin dolmasıyla; af değildir

Tablodaki kurumların hiçbiri mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz; yalnızca genel af bu sonucu doğurur. HAGB’nin bu suçta neden uygulanmadığını “Uyuşturucu Ticareti Suçunda HAGB Uygulanır mı?” yazımızda, adli sicil kaydının silinme koşullarını adli sicil kaydı nasıl silinir yazımızda açıkladık. Oranların tamamı için infaz ve koşullu salıverilme rehberimize bakabilirsiniz.

Sık yapılan yanlış değerlendirmeler

  • “Yargı paketi çıktı, uyuşturucu ticareti de affedildi.” 2024-2026 arasında çıkan kanunların hiçbiri TCK 188’i değiştirmedi; 7593 ise çocuklar bakımından infazı sıkılaştırdı.
  • “7242 ile herkesin cezası üçte ikiye indi.” TCK 188 hükümlüsü yetişkinlerde süreli hapiste oran 3/4 olarak kaldı; Yargıtay bunu kanun yararına bozma kararlarıyla teyit etti.
  • “Covid izni af demekti.” İzinli sayılma ve açık cezaevine erken geçiş geçici infaz düzenlemeleriydi; ceza ortadan kalkmadı. Geçici 10/1 uyarınca izindeki hükümlülerin izin bitiminden itibaren on beş gün içinde kurumlara dönmesi öngörüldü.
  • “Geçici 10/6 uyuşturucu ticaretine uygulanmaz.” Örgüt faaliyeti kapsamında işlenmemiş 188 suçları bu düzenlemenin istisna listesinde yer almaz; şartlar varsa uygulanır.
  • “Af çıkarsa dosya kendiliğinden kapanır.” Genel af hâlinde de mahkeme düşme kararı verir, savcılık müddetnameyi yeniden düzenler; bu işlemlerin takip edilmesi gerekir.
  • “Özel af herkese uygulanabilir.” Cumhurbaşkanının özel af yetkisi Anayasa 104 ile sürekli hastalık, sakatlık ve kocama hâlleriyle sınırlıdır.

Sonuç ve değerlendirme

Uyuşturucu ticareti, 7 Ekim 2026 itibarıyla hiçbir af kanununun kapsamında değildir ve 2024-2026 arasında yürürlüğe giren kanunların hiçbiri TCK 188’in metnini değiştirmemiştir. Geçmişte 4616 sayılı Kanun eski uyuşturucu suçlarını kapsam dışında bırakmış, 7242 sayılı Kanun ise 188 hükümlüleri için 3/4 oranını korumuş ve üç yıllık denetimli serbestliği uygulamamıştır. Buna karşılık örgüt faaliyeti dışında ve 31.07.2023 ve öncesinde işlenmiş suçlar için geçici 10/6, 7571 sayılı değişiklikle genişletilmiş hâliyle somut bir imkân sunmaktadır. Lehe kanun ilkesi ise suç tarihine göre aleyhe değişikliklerin hükme yansımasını engeller. Af beklentisi yerine; kanun yolu süreleri, müddetname hesabı, lehe kanun ve geçici 10/6 şartları gibi somut konuların dosya özelinde incelenmesi, hükümlü ve sanık için çok daha belirleyicidir.

İlgili yazılarımız

Uyuşturucu Ticareti Cezası (TCK 188 Tablosu) · Uyuşturucu Ticaretinden Ceza Alan Ne Kadar Yatar? · Uyuşturucu Ticaretinde Denetimli Serbestlik · Hangi Cezaevinde Çekilir? · Genel Af Yasası · Genel Af Çıkacak mı 2026 · Uyuşturucu Ticaretinde Adli Para Cezası · Uyuşturucu Suçları Bilgi Merkezi

Uyuşturucu ticareti için af çıktı mı?

Hayır. 7 Ekim 2026 itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanmış ve TCK 188’deki uyuşturucu ticareti suçunu kapsayan bir genel af veya özel af kanunu bulunmamaktadır. 2024-2026 arasında yürürlüğe giren kanunların hiçbiri TCK 188’in metnini değiştirmemiştir.

Genel af çıkarsa uyuşturucu ticareti dahil olur mu?

Bunu ancak çıkacak kanunun metni belirler. Geçmiş düzenlemelerde uyuşturucu ticareti çoğunlukla kapsam dışında tutulmuştur: 4616 sayılı Kanun eski TCK’daki uyuşturucu suçlarını, 7242 sayılı Kanun ise geçici 6. maddedeki üç yıllık denetimli serbestlikten TCK 188’i açıkça hariç bırakmıştır.

Genel af ile özel af arasındaki fark nedir?

TCK 65’e göre genel afta kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleriyle birlikte ortadan kalkar. Özel afta ise yalnızca cezanın infazı sona erdirilebilir, kısaltılabilir veya adli para cezasına çevrilebilir; cezaya bağlı hak yoksunlukları devam eder.

Af kanununu kim çıkarır?

Anayasa m.87 uyarınca genel ve özel af ilanına TBMM üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla karar verilir. Ayrıca Anayasa m.104 Cumhurbaşkanına sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletme veya kaldırma yetkisi verir.

Uyuşturucu ticareti hükümlüsü hangi infaz düzenlemesinden yararlanabilir?

Örgüt faaliyeti kapsamında işlenmemiş ve 31.07.2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş uyuşturucu ticareti suçlarında, 5275 sayılı Kanunun geçici 10/6. maddesindeki şartlar oluşursa denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanılabilir. Bu düzenleme af değildir, cezanın infaz biçimini değiştirir.

7242 sayılı Kanun uyuşturucu ticareti cezalarını düşürdü mü?

Hayır. 7242 sayılı Kanun genel koşullu salıverilme oranını üçte ikiye indirirken, 108/9. maddeye eklediği cümleyle TCK 188 hükümlüleri için süreli hapiste dörtte üç oranını korumuştur. Yargıtay da bu konuda lehe bir değişiklik yapılmadığını kabul etmektedir.

Yeni kanun lehe ise kesinleşmiş hükme uygulanır mı?

TCK 7/2 uyarınca suçun işlendiği zamanın kanunu ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz edilir. Kesinleşmiş hükümlerde bu değerlendirme 5275 sayılı Kanun m.98 uyarınca hükmü veren mahkemeden istenir.

Af beklerken cezaevindeki hükümlü ne yapabilir?

Af beklentisi tek başına hiçbir hukuki sonuç doğurmaz. Bu süreçte müddetnamenin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlik tarihleri, lehe kanun ve geçici 10/6 şartları kontrol edilmeli; gerekiyorsa infaz hâkimliğine başvurulmalıdır.

Dosyanıza uygulanabilecek düzenlemeleri birlikte inceleyelim

Suç tarihi, örgüt nitelemesi, müddetname hesabı ve geçici 10/6 şartları her dosyada farklıdır; hangi imkânların gerçekten uygulanabileceğini değerlendirelim.

Ceza kesinleştikten sonra hastalık, doğum ve erteleme hâllerinde infazın nasıl yürüdüğünü uyuşturucu ticareti cezası kesinleşti yazımızda anlattık.

7445 sayılı Kanunla metamfetamin bakımından yapılan değişikliğin zaman bakımından uygulanması metamfetamin cezası yazımızda yer alıyor.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?