Hayvana Eziyet Edildiğini Gördüm: Şikâyet Nasıl Yapılır?

📌 Kısa Cevap: Hayvana eziyet edildiğini gördüğünüzde acil durumda 112’yi arayarak kolluğu çağırın; ardından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı şikâyette bulunun ve il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğüne de yazılı bildirim yapın. 5199 sayılı Kanun’daki suçlarda soruşturma, kural olarak bu müdürlüklerin savcılığa yazılı başvurusuna bağlıdır. Suçüstü hâlinde ve sahipli hayvana başkası tarafından işlenen fiillerde (hayvan sahibinin şikâyetiyle) bu şart aranmaz. Video, veteriner raporu ve tanık bilgisi şikâyetin temelidir.

Hayvana eziyet şikâyeti, çoğu zaman olayı ilk gören kişinin “nereye gideceğim, ne söyleyeceğim” sorusuyla başlar. Sokakta bir köpeğe vurulduğunu, bir kedinin zehirlendiğini ya da komşunun hayvanını aç ve susuz bıraktığını gören kişi için doğru mercie, doğru delille başvurmak sonucun belirleyicisidir. Bu rehber ceza miktarlarını değil, ihbarcı ve hayvan sahibi açısından başvuru yolunu anlatır: kime başvurulur, Tarım ve Orman müdürlüğünün rolü nedir, delil nasıl korunur, savcılık takipsizlik verirse ne yapılır. Hangi fiilin hangi cezayı gerektirdiğini merak ediyorsanız hayvana eziyet ve hayvan öldürmenin cezası rehberimize bakabilirsiniz.

Kamera kayıtları ve hayvanın muayenesi beklemez

Site ve işyeri kameraları kısa süre içinde kayıtların üzerine yazabilir; yaralı ya da ölü hayvanın veteriner muayenesi geciktikçe bulgular kaybolur. Şikâyet dilekçenizi ve delil listenizi ilk günlerde birlikte değerlendirelim.

Hayvana eziyet şikâyeti nereye yapılır?

Hayvana eziyet şikâyeti üç ayrı mercie yapılabilir: kolluk (polis veya jandarma), Cumhuriyet başsavcılığı ve Tarım ve Orman Bakanlığının il veya ilçe müdürlüğü. Olay sürüyorsa önce 112 aranmalıdır. Yazılı şikâyet savcılığa verilirken müdürlüğe de bildirim yapılması, soruşturma şartının gecikmeden gerçekleşmesine yardımcı olur.

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir; valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye yapılan ihbar da ilgili başsavcılığa gönderilir (CMK m.158/1-2). İhbar yazılı olarak ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m.158/5). Yani karakola gidip sözlü anlatım yapmak da geçerli bir başvurudur; önemli olan anlattıklarınızın tutanağa eksiksiz geçirildiğini okuyup imzalamaktır.

Hayvanlara ilişkin idari denetim ise ayrı bir yapıya sahiptir. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığına aittir ve bu yetki gerektiğinde mahallin en büyük mülki amirine devredilebilir (m.17). Kanundaki idari para cezalarını da bu denetime yetkili merci verir (m.25). Sahipsiz hayvanların bakımevine götürülmesi ve kayıt altına alınması ise yerel yönetimlerin yükümlülüğüdür (m.6, m.17). Kanun metninin tamamına Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki 5199 sayılı Kanun üzerinden ulaşabilirsiniz.

HAYVANA EZİYET ŞİKÂYETİNDE BAŞVURU MERCİLERİ
Merci Ne zaman başvurulur? Dayanak
112 / kolluk (polis, jandarma) Olay sürüyorsa, hayvanın hayatı tehlikedeyse, fail olay yerindeyse CMK m.158/1; suçüstünde genel hükümler (5199 s.K. m.28/A)
Cumhuriyet başsavcılığı Yazılı şikâyet ve delillerin sunulması; adliyedeki ihbar bürosuna dilekçe CMK m.158/1, m.160
İl / ilçe tarım ve orman müdürlüğü Suç niteliğindeki fiillerde savcılığa yazılı başvuru yapılması için; kabahatlerde idari para cezası için 5199 s.K. m.17, m.25, m.28/A
Valilik / kaymakamlık Yapılan ihbar ilgili başsavcılığa gönderilir CMK m.158/2
Belediye Sahipsiz, yaralı hayvanın bakımevine alınması; el konulan hayvanların bakımevine götürülmesi 5199 s.K. m.6, m.28/A son fıkra

Savcılığa şikâyet yeterli mi? Tarım ve Orman müdürlüğünün başvurusu neden önemli?

Kısa Cevap: Çoğu durumda yeterli değildir. 5199 sayılı Kanun m.28/A’daki suçlarda soruşturma yapılması, Tarım ve Orman Bakanlığının il veya ilçe müdürlüklerinin Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlıdır ve kanun bu başvuruyu açıkça “muhakeme şartı” sayar. Suçüstü hâli ile sahipli hayvana başkası tarafından işlenen fiillerde hayvan sahibinin şikâyeti bu kuralın istisnasıdır.

Uygulamada sıkça gözden kaçan bu nokta, maddenin güncel metninde şöyle yer alır: “Sahibi tarafından işlenen suçlar da dahil olmak üzere bu maddede belirtilen suçların işlenmesi halinde soruşturma yapılması Tarım ve Orman Bakanlığının il veya ilçe müdürlükleri tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.” Aynı fıkra iki istisna getirir: suçüstü hâlinde soruşturma genel hükümlere göre yapılır; öldürme, cinsel saldırı, işkence ve zalimce muamele ile dövüştürme suçları başka bir kişi tarafından sahipli hayvana karşı işlenmişse, hayvan sahibinin şikâyeti üzerine de soruşturma yapılır.

Bunun ihbarcı için pratik sonucu şudur: savcılığa verdiğiniz dilekçe kaybolmaz; savcı bir suçun işlendiği izlenimini veren hâli öğrenince işin gerçeğini araştırmakla yükümlüdür (CMK m.160). Ancak soruşturmanın ilerleyebilmesi için dosyaya müdürlüğün yazılı başvurusunun girmesi gerekir. Kanun, ihbarın müdürlüğe nasıl ulaşacağına dair ayrı bir usul öngörmediğinden, olayı aynı gün hem savcılığa hem il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğüne yazılı olarak bildirmek ve müdürlükten savcılığa başvuruda bulunmasını açıkça talep etmek dosyanın beklemesini önler. Müdürlüğe verdiğiniz dilekçenin tarihli ve sayılı bir alındısını saklayın.

Olay o anda yaşanıyorsa ne yapmalı? Suçüstü hâli

Olay gözünüzün önünde sürüyorsa bu, kanun bakımından suçüstü hâlidir ve soruşturma müdürlük başvurusu beklenmeden genel hükümlere göre başlar. Yapılacak ilk iş 112’yi aramak, olay yerini ve faili tarif etmek ve güvenliğinizi riske atmadan kayıt almaktır. Fiziksel müdahale yerine kolluğu beklemek hem sizi hem delili korur.

CMK m.2/1-j’ye göre işlenmekte olan suç, henüz işlenmiş olup failin hemen ardından takip edilerek yakalandığı suç ve fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kişinin işlediği suç “suçüstü” sayılır. Kanun suçüstü hâlinde herkese geçici yakalama yetkisi tanır (CMK m.90/1); ancak bu yetkinin ölçüsüz kullanılması ayrı bir uyuşmazlık doğurabilir. Bu nedenle uygulamada en güvenli yol, faili uzaktan kayda almak, plakasını veya eşkâlini not etmek ve olay yerine gelen kolluğa bunları teslim etmektir.

Kolluk geldiğinde olay tutanağı düzenlenir. Tutanakta hayvanın durumu, olay saati, tanıkların adları ve varsa kullanılan araç ya da madde (zehirli yem, sopa, ateşli silah gibi) yazılmalıdır. Suça konu olup 24. madde uyarınca el konulan kedi ve köpekler, bakımevi bulunan en yakın belediye tarafından hayvan bakımevine götürülür (m.28/A son fıkra). Yaralı hayvanın tedavisi için de kolluktan belediye veterinerliğine haber verilmesini isteyebilirsiniz.

Hayvanın sahibiyseniz: şikâyet hakkınız ve kaydın önemi

Hayvanınız başka biri tarafından öldürüldüyse, ona işkence veya zalimce muamele yapıldıysa, cinsel saldırıya uğradıysa ya da dövüştürüldüyse, kendi şikâyetinizle doğrudan soruşturma başlatabilirsiniz. Bu yolun açık olması için hayvanın kanundaki anlamıyla “sahipli hayvan” olması gerekir; bu nedenle kayıt belgeleri şikâyetin ekinde yer almalıdır.

7527 sayılı Kanun’la değişik m.3/j, sahipli hayvanı “bir kişi, kuruluş, kurum ya da tüzel kişilik tarafından sahiplenilen, bakımı, aşıları, periyodik sağlık kontrolleri yapılan ve Bakanlık veri tabanına kaydedilen ev hayvanları” olarak tanımlar. Kayıtlı olmayan ya da kaydı tartışmalı bir hayvanda muhakeme şartı yönünden müdürlük başvurusu yine gerekli hâle gelebilir. Bu yüzden şikâyet dilekçesine Bakanlık kaydını, mikroçip veya kimlik bilgisini, aşı karnesini ve veteriner kayıtlarını eklemek, hem şikâyet hakkınızı hem de hayvanın size ait olduğunu belgeler.

Şikâyet süresi konusunda kanunda açık bir hüküm yoktur. TCK m.73/1, soruşturması şikâyete bağlı suçlarda altı aylık şikâyet süresi öngörür ve bu süre fiili ve faili öğrenme gününden başlar (m.73/2). 28/A’daki suçlar ise kural olarak müdürlük başvurusuyla da soruşturulabildiğinden, hayvan sahibinin şikâyetine bu sürenin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmaya açıktır. İhtiyatlı olan, şikâyeti olayı ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren altı ay içinde, mümkünse ilk günlerde yapmaktır.

Her eziyet suç mu? Suç ile idari para cezası arasındaki ayrım ve başvuru yolu

Hayır. 5199 sayılı Kanun bazı fiilleri suç, bazılarını kabahat olarak düzenler. Öldürme, işkence ve zalimce muamele, cinsel saldırı ve dövüştürme suçtur ve savcılık kanalıyla takip edilir. Hayvanı dövmek, aç ve susuz bırakmak, bakımını ihmal etmek ya da ev hayvanını terk etmek ise kural olarak idari para cezası gerektiren yasaklardır.

Bu ayrım şikâyetin yönünü belirler. Kabahat niteliğindeki fiillerde (m.14/1-a, m.14/1-n ve diğerleri) idari para cezasını denetime yetkili merci verir (m.25); bu nedenle başvurunun il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğüne yapılması gerekir. Fiilin suç mu kabahat mi olduğu çoğu zaman olayın ağırlığına, süresine ve hayvanda bıraktığı etkiye bağlıdır; ihbarcının bunu kesin olarak bilmesi beklenmez. Bu yüzden gördüklerinizi olduğu gibi anlatmanız, nitelendirmeyi ise savcılık ve müdürlüğe bırakmanız yeterlidir. Hangi fiilin hangi yaptırımı gerektirdiğini ayrıntılı tablo hâlinde hayvana eziyet cezası rehberimizde bulabilirsiniz.

Şikâyette ayrıca hayvanın korunmasını talep edebilirsiniz. Kanunun hayvanları korumaya yönelik hükümlerine aykırı davranan, sahiplendiği hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin hayvan bulundurması denetimle yetkili merci tarafından yasaklanır ve hayvanlarına el konulur (m.24). Sürekli kötü muamele gören bir hayvan için ihbarın asıl amacı çoğu zaman budur: hayvanın o ortamdan alınması.

Hayvana eziyet şikayeti için 6 adım: kolluk ve savcılık, tarım ve orman müdürlüğü, hayvan sahibinin şikâyeti, delil, idari para cezası ve itiraz infografiği

Hayvana eziyet şikâyetinde hangi deliller toplanmalı?

En güçlü deliller olay anının kesintisiz video kaydı, hayvanın veteriner muayene raporu, tanıkların kimlik ve iletişim bilgileri ile olay yerindeki güvenlik kameralarının kayıtlarıdır. Delillerin olaydan hemen sonra toplanması ve orijinal hâliyle saklanması gerekir; kesilmiş, filtrelenmiş ya da yalnız sosyal medyadan indirilmiş görüntüler tartışmaya açıktır.

  • Video ve fotoğraf: Telefonunuzdaki orijinal dosyayı silmeyin, düzenlemeyin; bir kopyasını ayrı bir ortama alın. Kayıtta tarih, saat ve konum bilgisi korunmalıdır. Olayın yalnız bir kesiti değil, öncesi ve sonrası da delil değeri taşır.
  • Veteriner raporu: Yaralı hayvanı en kısa sürede veteriner hekime götürün; yaraların niteliği, tarihi ve muhtemel nedeni rapora geçsin. Hayvan öldüyse ölüm nedeninin tespiti için kolluk veya savcılıktan inceleme yapılmasını talep edin; zehirlenme, ateşli silah yarası veya darp bulgusu kastın ispatında belirleyicidir.
  • Zehirli yem ve diğer eşya: Şüpheli yemi, şişeyi veya aleti çıplak elle toplamayın; yerini fotoğraflayıp kolluğa gösterin. Delili kolluğun muhafaza altına alması zincirin bozulmasını önler.
  • Tanıklar: Olayı görenlerin adını ve telefonunu not alın. Tanık olmayı kabul eden kişileri dilekçede belirtin.
  • Kamera kayıtları: Site yönetimi, işyerleri ve belediye kameralarındaki kayıtlar kendiliğinden silinebilir. Kayıtları kendiniz alamıyorsanız dilekçede kameranın yerini yazarak savcılıktan kayıtların muhafazasını isteyin; mağdur ve şikâyetçi soruşturma evresinde delillerin toplanmasını isteme hakkına sahiptir (CMK m.234/1-a).
  • Önceki olaylar ve yazışmalar: Aynı kişinin daha önce hayvanlara yönelik tehdit içeren mesajları, apartman toplantı kararları veya önceki şikâyetler, olayın arka planını ve kastı gösterebilir.

Delil eksikliğinin nasıl sonuç doğurduğunu gösteren bir örnek, horoz dövüştürme iddiasıyla verilen idari para cezalarıdır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, aşağıda anlatılan kararında, tutanakta hangi horozun kime ait olduğunun ve ringde dövüştürülüp dövüştürülmediğinin tespit edilmediğini, ayrıca ses kaydı, kamera görüntüsü veya fotoğraf bulunmadığını belirterek cezaların kaldırılması gerektiğine karar vermiştir. Olay yerinde yalnız “orada bulunmak” yaptırım için yeterli görülmemiştir.

Video çekerken ve paylaşırken nelere dikkat edilmeli?

Kamuya açık bir alanda yaşanan olayı kayda almak ve bu kaydı yetkili makamlara teslim etmek hukuka uygundur. Risk, başkasının konutunun içini gizlice kaydetmek ve görüntüleri faili teşhir eder biçimde sosyal medyada yaymakla ortaya çıkar. Delilin yeri savcılık dosyasıdır; sosyal medya paylaşımı şikâyetin yerini tutmaz.

TCK m.134/1, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmeyi suç olarak düzenler ve ihlalin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle yapılmasını ağırlaştırıcı neden sayar; özel hayata ilişkin görüntülerin hukuka aykırı olarak ifşası ise m.134/2’de ayrıca cezalandırılır. Bu nedenle komşunun evinin içini, balkonunu veya bahçesini gizlice kayda alırken kaydın hukuka uygunluğu tartışılabilir. Görüntü paylaşımında hangi sınırların ceza sorumluluğu doğurduğunu özel görüntülerin ifşası rehberimizde ayrıca anlattık.

Sosyal medyada faili isim, adres veya fotoğrafla hedef göstermek, olay doğru olsa bile ayrı uyuşmazlıklar doğurabilir; görüntünün yanlış kişiye bağlanması ise mağduriyeti büyütür. Bunun yerine orijinal kaydı dilekçeye eklemek ya da kolluğa teslim etmek, delilin bütünlüğünü de korur.

Şikâyet dilekçesinde neler yer almalı?

Hayvana eziyet şikâyet dilekçesinde olayın tarihi, saati ve yeri; hayvanın türü ve sahipli mi sahipsiz mi olduğu; faile ilişkin bildiğiniz bilgiler; gördüğünüz fiil; deliller ve talepleriniz açıkça yazılmalıdır. Dilekçe kısa, kronolojik ve gördüklerinizle sınırlı olmalıdır; tahmin ve yorumlar ayrıca belirtilmelidir.

  • Başlık: ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına (ve ayrı bir dilekçeyle il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğüne)
  • Şikâyetçinin kimlik ve iletişim bilgileri; hayvan sahibiyseniz bu sıfatınız ve kayıt bilgileri
  • Şüphelinin adı biliniyorsa adı, bilinmiyorsa eşkâli, araç plakası, adresi
  • Olayın kronolojik anlatımı: ne gördünüz, hayvana ne oldu, olay ne kadar sürdü
  • Delil listesi: video ve fotoğraflar (dosya adı ve çekim saatiyle), veteriner raporu, tanıklar, kamera bulunan yerler
  • Talepler: şüpheli hakkında soruşturma yapılması, kamera kayıtlarının muhafazası, hayvana el konularak koruma altına alınması (m.24), müdürlüğe ise savcılığa yazılı başvuruda bulunulması
  • Tarih ve imza; ekler listesi

İstanbul Anadolu yakasında olaylar için başvuru, olay yerine göre Kartal’daki Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına yapılır; adliyede ihbar bürosunun ve kalemlerin işleyişini Kartal Anadolu Adliyesi rehberimizde anlattık. Dilekçe verildiğinde soruşturma numarasını içeren alındıyı mutlaka saklayın; sonraki tüm yazışmalarda bu numara kullanılır.

Şikâyetten sonra süreç nasıl işler?

Şikâyetten sonra savcılık delilleri toplar, şüphelinin ifadesini alır ve muhakeme şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine bakar. Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir ve dava asliye ceza mahkemesinde görülür; yoksa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Süreç dosyanın kapsamına göre birkaç aydan uzun bir döneme yayılabilir.

  1. 01
    İhbar ve olay tespiti

    112 veya kolluk çağrılır, olay tutanağı düzenlenir; savcılığa yazılı şikâyet verilir.

  2. 02
    Müdürlüğe bildirim

    İl veya ilçe tarım ve orman müdürlüğünün savcılığa yazılı başvurusu sağlanır; suçüstünde ve sahipli hayvanda sahibin şikâyetiyle bu adım aranmaz.

  3. 03
    Soruşturma

    Görüntüler, veteriner raporu ve tanık beyanları toplanır; şüphelinin ifadesi alınır, gerekirse hayvana el konulur.

  4. 04
    Savcılık kararı

    Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir; yoksa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve suçtan zarar görene tebliğ edilir.

  5. 05
    Kovuşturma veya itiraz

    Dava açılırsa suçtan zarar gören katılan olabilir; takipsizlik kararına iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.

HAYVANA EZİYET ŞİKÂYETİNDEN KARARA SÜREÇ

Savcılık, ihbar konusu fiilin suç oluşturmadığı araştırma gerektirmeden açıkça anlaşılıyorsa ya da ihbar soyut ve genel nitelikteyse soruşturma yapılmasına yer olmadığına da karar verebilir; bu karar ihbarda bulunana bildirilir ve CMK m.173’teki usule göre itiraz edilebilir (CMK m.158/6). Bu tür bir karar almamak için dilekçenin somut olay ve delil içermesi önemlidir.

Savcılık takipsizlik (kovuşturmaya yer olmadığına dair karar) verirse ne yapılır?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının bağlı olduğu yerdeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yer sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m.173/1). İtiraz dilekçesinde kamu davası açılmasını gerektiren olaylar ve toplanmamış deliller gösterilmelidir.

CMK m.172/1’e göre takipsizlik kararı suçtan zarar görene bildirilir ve kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Sulh ceza hâkimliği soruşturmanın genişletilmesini isteyebilir, itirazı yerinde görürse savcı iddianame düzenler; itiraz reddedilirse aynı fiil için dava açılabilmesi yeni delil elde edilmesine ve bu konuda sulh ceza hâkimliğinin karar vermesine bağlıdır (CMK m.172/2, m.173/3-6). Bu yüzden itiraz dilekçesi, sonradan yeniden açılması güç bir dosyanın son fırsatı gibi hazırlanmalıdır.

İtiraz hakkı kanunda “suçtan zarar gören”e tanınmıştır. Hayvan sahibi bu sıfata sahiptir. Sahipsiz bir hayvan için ihbarda bulunan kişinin ya da derneğin itiraz hakkının bulunup bulunmadığı ise tartışmalıdır ve somut olaya göre değerlendirilir. Bu ihtimalde dahi yeni deliller savcılığa ayrıca sunulabilir. Aşağıdaki Yargıtay 6. Ceza Dairesi kararı, şikâyetçinin sunduğu kamera görüntülerinin incelenmeden verilen takipsizlik kararına yapılan itirazın reddini, eksik soruşturma gerekçesiyle kanun yararına bozmuştur.

Dava açılırsa ihbarcı, hayvan sahibi veya dernek davaya katılabilir mi?

Kamu davasına katılma hakkı mağdura, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilere tanınmıştır ve ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kullanılabilir (CMK m.237/1). Hayvan sahibi suçtan zarar gören olarak katılan olabilir. Olayı yalnız gören ihbarcı ise kural olarak tanık sıfatıyla dinlenir.

Katılan, duruşmadan haberdar edilme, tanıkların davetini isteme, belgelerden örnek alma ve davaya katılmış olma koşuluyla hükme karşı kanun yollarına başvurma haklarına sahiptir (CMK m.234/1-b). Hayvan koruma dernekleri bakımından ise Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 7332 sayılı Kanun’dan önce mala zarar verme suçu olarak görülen bir dosyada, suçtan doğrudan zarar görmeyen bir hayvan koruma derneğinin katılma hakkı bulunmadığını ve mahkemenin verdiği katılma kararının da ona temyiz hakkı kazandırmayacağını belirtmiştir. Bu karar tek bir dosyaya ilişkindir; derneklerin ihbar ve bilgi sağlama yoluyla sürece katkısını engellemez.

Yargıtay kararlarından örnekler

Aşağıdaki üç kararın tam metni incelenmiştir. Her karar kendi olayına özgüdür; sonuçları başka bir dosyaya doğrudan aktarılamaz.

1. Şikâyetçinin sunduğu kamera kaydı incelenmeden takipsizlik verilemez

Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 08.04.2026 tarihli, 2025/4457 Esas, 2026/2986 Karar sayılı kararına konu olayda şikâyetçi, aralarında önceye dayalı husumet bulunan komşusunun aracıyla kedisinin üzerinden geçerek onu öldürdüğünü ileri sürmüştü. Savcılık, kamera görüntüleri bulunmasına rağmen olayın kasten işlendiğine dair delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, sulh ceza hâkimliği de itirazı reddetmişti. Daire, şikâyetçinin dilekçesine eklediği kamera kayıtlarının temin edilip bilirkişi aracılığıyla incelenmesi, eylemin şüpheli tarafından gerçekleştirildiğinin tespiti hâlinde kastın varlığına ilişkin takdirin mahkemece yapılması gerektiğini belirterek itirazın reddi kararını kanun yararına bozmuştur. Olay 7332 sayılı Kanun’dan önce gerçekleştiği için suç, o tarihte yürürlükte olan TCK 151/2 kapsamında ele alınmıştır; ancak kararın ihbarcıya verdiği ders bugün de geçerlidir: görüntüyü dilekçeye ekleyin ve incelenmesini açıkça talep edin.

2. Zehirlenen üç köpek: dolaylı deliller ve derneğin katılma hakkı

Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 16.10.2019 tarihli, 2019/10373 Esas, 2019/12448 Karar sayılı kararında, daha önce köpekler yüzünden sahipleriyle tartışma yaşamış olan sanığın gece saat 02.56 sıralarında aracıyla köpeklerin bulunduğu binanın önüne geldiği, açıklayamadığı bir şekilde burada duraksadığı ve kısa süre sonra aynı yerde üç köpeğin zehirlenerek ölü bulunduğu olayda, suçun sabit olduğu gözetilmeden beraat kararı verilmesi bozma nedeni yapılmıştır. Karar, olayı doğrudan gösteren bir görüntü olmasa bile saat, önceki husumet ve olay yerindeki davranış gibi dolaylı delillerin birlikte değerlendirilebileceğini göstermektedir. Aynı kararda, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi hayvan koruma derneğinin davaya katılma ve temyiz hakkı bulunmadığı belirtilmiştir. Karar 7332 sayılı Kanun’dan önce, mala zarar verme suçu yönünden verilmiştir.

3. Fotoğraf, video veya ayrıntılı tutanak yoksa idari para cezası ayakta kalmaz

Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 21.12.2021 tarihli, 2021/13496 Esas, 2021/17740 Karar sayılı kararında, ihbar üzerine gidilen bir adreste horoz dövüştürüldüğü gerekçesiyle Tarım ve Orman Bakanlığı birimince kişilere idari para cezası verilmişti. Daire, olay yerinde düzenlenen tutanakta ringde kaç horoz bulunduğunun ve horozların kime ait olduğunun tespit edilmediğini, buna ilişkin ses kaydı, kamera görüntüsü veya fotoğraf bulunmadığını belirterek, kişilerin salt dövüş yapılan yerde bulunmasının kanundaki “dövüştürme” yasağı kapsamında olmadığını kabul etmiş ve cezaların kaldırılmasına karar vermiştir. Karar, hayvanları dövüştürmenin 28/A ile suç hâline getirilmesinden önceki kabahat düzenlemesine ilişkindir; ihbarcı açısından önemi, kimin hangi fiili yaptığını gösteren kayıtların sonuç üzerindeki etkisidir.

Sonuç ve değerlendirme

Hayvana eziyet şikâyetinde başarının ilk koşulu doğru kanala, doğru zamanda başvurmaktır. 5199 sayılı Kanun m.28/A’daki suçlarda soruşturma kural olarak il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğünün savcılığa yazılı başvurusuna bağlı olduğundan, ihbarı yalnız savcılığa değil müdürlüğe de iletmek gerekir; suçüstünde ve sahipli hayvana başkasınca işlenen fiillerde ise soruşturma bu şart beklenmeden başlayabilir. Orijinal video, veteriner raporu, tanık ve kamera kaydı dosyanın omurgasıdır ve zamanla kaybolur. Takipsizlik kararına karşı iki haftalık itiraz süresi kaçırılmamalı, itiraz dilekçesinde toplanmayan deliller somut olarak gösterilmelidir. Her olayın delil durumu farklı olduğundan, sonucun da somut dosyaya göre değişeceği unutulmamalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hayvana eziyet şikâyeti nereye yapılır?

Acil bir durumda önce 112 aranarak kolluk olay yerine çağrılmalıdır. Yazılı şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa verilebilir (CMK 158). Ayrıca il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğüne de yazılı bildirim yapılması önerilir; çünkü 5199 sayılı Kanun’daki suçlarda soruşturma, suçüstü ve sahipli hayvan istisnaları dışında, bu müdürlüklerin savcılığa yazılı başvurusuna bağlıdır.

Sokak hayvanına eziyet edildiğini gördüm, şikâyet etmem için hayvanın sahibi olmam gerekir mi?

Hayır. İhbar herkes tarafından yapılabilir. Sahipsiz hayvanlarda soruşturmanın başlaması için ihbarcının şikâyeti değil, il veya ilçe tarım ve orman müdürlüğünün savcılığa yazılı başvurusu aranır; suçüstü hâlinde ise soruşturma doğrudan başlar. Bu nedenle ihbarı hem savcılığa hem müdürlüğe yazılı olarak iletmek yararlıdır.

Çektiğim video delil olarak kabul edilir mi?

Kamuya açık bir alanda olayı kayda almak delil değeri taşır ve Yargıtay da şikâyetçinin sunduğu kamera görüntülerinin incelenmeden takipsizlik verilmesini eksik soruşturma saymıştır. Videonun orijinal dosyası kesilmeden saklanmalı, tarih ve yer bilgisi korunmalıdır. Başkasının konutunun içini gizlice kaydetmek ise ayrıca özel hayatın gizliliği yönünden sorun doğurabilir.

Hayvana eziyet şikâyetinde süre var mı?

Kanun ihbar için ayrı bir süre öngörmez; ancak delillerin korunması bakımından beklemek dosyayı zayıflatır, kamera kayıtları kısa sürede silinebilir. Hayvan sahibinin şikâyetinde TCK 73’teki altı aylık sürenin uygulanıp uygulanmayacağı tartışmaya açık olduğundan, sahiplerin fiili ve faili öğrendikleri tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunması ihtiyatlı olur.

Savcılık takipsizlik verirse ne yapabilirim?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar suçtan zarar görene tebliğ edilir ve tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK 173). Dilekçede toplanmayan deliller ve kamu davası açılmasını gerektiren olaylar gösterilmelidir. İtiraz hakkının kime ait olduğu, ihbarcının suçtan zarar gören sayılıp sayılmamasına göre değişebilir.

Hayvan hakları derneği veya gönüllü davaya katılabilir mi?

İhbarda bulunabilirler; ancak davaya katılma hakkı suçtan zarar gören kişilere tanınmıştır (CMK 237). Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2019’da karara bağladığı ve sahipli köpeklerin zehirlenmesine ilişkin bir dosyada, suçtan doğrudan zarar görmeyen bir hayvan koruma derneğinin katılma ve temyiz hakkı bulunmadığını belirtmiştir. Hayvan sahibi ise katılan olabilir.

Yanlış kişiyi şikâyet edersem başıma bir şey gelir mi?

İyi niyetle, gördüğünüzü olduğu gibi aktaran bir ihbar suç oluşturmaz. TCK 267’deki iftira suçu, kişinin fiili işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla ona suç isnat edilmesini arar. Bu nedenle dilekçede kesin olarak bildiklerinizi, tahminlerinizden ayırarak yazmanız önerilir.

Hayvanınıza yönelik bir fiil nedeniyle şikâyetçi olmayı düşünüyorsanız

Şikâyet hakkınızın kapsamını, sahipli hayvan kaydının dosyaya etkisini ve takipsizlik kararına itiraz imkânını olayınızın delilleri üzerinden birlikte değerlendirebiliriz; 0 506 976 23 55.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, Kartal’daki Çalışkan Hukuk Bürosu’nda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Büro, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki adli cezalar dahil özel ceza kanunlarından doğan dosyalarda suçtan zarar gören ve katılan vekilliği ile şüpheli ve sanık müdafiliği yürütmektedir. Bu yazı; şikâyet, muhakeme şartı, delil toplama ve takipsizlik kararına itiraz gibi ihbarcı ve hayvan sahibini doğrudan ilgilendiren usul konularını, 5199 sayılı Kanun ile CMK’nın güncel metni ve tam metni incelenen Yargıtay kararları üzerinden ele almaktadır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?