📌 Kısa Cevap: CMK 252 itiraz dilekçesi, asliye ceza mahkemesinin duruşma yapmadan dosya üzerinden verdiği basit yargılama hükmüne (m.251) karşı hükmü veren mahkemeye verilen dilekçedir. Kanun ayrı süre yazmadığından 268/1’deki iki haftalık genel süre uygulanır (hükümdeki süre ibaresini kontrol edin). İtiraz üzerine dosya duruşmalı olarak yeniden görülür; mahkeme önceki hükümle bağlı olmadığından ceza lehe de aleyhe de değişebilir (m.252/3).
Ne işe yarar: Duruşmasız verilen basit yargılama hükmünü kaldırıp davanın duruşmalı, genel hükümlere göre yeniden görülmesini sağlar.
Kim verir: Sanık, müdafii, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören gibi kanun yoluna başvuru hakkı olanlar (m.260; avukat için m.261).
Nereye: Hükmü veren asliye ceza mahkemesine; UYAP, dilekçe veya zabıt kâtibine beyan (m.268/1).
Süre: Öğrenme gününden itibaren iki hafta (m.268/1; m.252’de ayrı süre yok); hükümde yazılı süreyi teyit edin.
Dayanak: CMK m.251, 252, 268, 39, 263; seri muhakeme hükmüne itiraz için m.250/14.
Yargılama sonunda kendisine duruşma çağrısı yapılmadan bir ceza kararı tebliğ edilen kişi çoğu zaman ne olduğunu anlayamaz: duruşmaya çağrılmamış, savunma almamış ya da yalnızca bir yazı almıştır. Bu karar çoğunlukla CMK 251’deki basit yargılama usulüyle verilmiştir ve karşı yol bir üst mahkemeye istinaf değil, CMK 252 kapsamında itirazdır. Bu yazıda maddenin 2026 güncel metnini (7188 ve 7499 sayılı Kanunlarla değişik hâli) adım adım açıklıyor, üç ayrı hazır dilekçe şablonu veriyoruz: duruşmalı yargılama isteyen itiraz, gider/vekâlet ücreti/maddi hataya ilişkin sınırlı itiraz ve seri muhakeme hükmüne itiraz. Başka bir ceza usulü dilekçesi arıyorsanız soruşturma aşamasındaki kararlar için KYOK itiraz dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.
İtiraz süresi kısadır; hükmü, tebliğ evrakını ve iddianameyi birlikte inceleyelim.

CMK 252 nedir, hangi hükümlere karşı uygulanır?
CMK m.252 ‘Basit yargılama usulünde itiraz’ başlığını taşır; m.251’e göre verilen hükümlere karşı itiraz edilebileceğini, süresi içinde itiraz edilmeyen hükümlerin kesinleşeceğini düzenler (m.252/1). Madde 17/10/2019 tarihli 7188 sayılı Kanunla bugünkü başlığına kavuşmuş, 2/3/2024 tarihli 7499 sayılı Kanunun 17. maddesiyle ikinci fıkradan itibaren yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle internetteki eski dilekçe örneklerinde yer alan “itiraz üzerine dosya bir üst mahkemeye gider” gibi anlatımlar güncel metne uymayabilir: bugün itiraz üzerine dosya, hükmü veren mahkemece belirlenen asliye ceza mahkemesine veya hâkime gönderilir ve duruşma açılır.
Basit yargılama, asliye ceza mahkemesinin iddianameyi kabul ettikten sonra, adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanmasına karar verebildiği bir usuldür (m.251/1). Mahkeme iddianameyi sanığa, mağdura ve şikâyetçiye tebliğ eder; tebligatta beyan ve savunmaların iki hafta içinde yazılı bildirilmesi istenir ve duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği de yazılır (m.251/2). Süre dolduktan sonra mahkeme duruşma yapmadan ve Cumhuriyet savcısının görüşünü almadan, m.223’te sayılan kararlardan birine hükmedebilir; mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir (m.251/3). Koşulları varsa kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir, ertelenebilir veya sanığın yazılı olarak karşı çıkmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir (m.251/4).
Basit yargılama ile seri muhakeme usulü arasındaki fark
Uygulamada en sık karıştırılan nokta, hangi usulle hüküm kurulduğudur. Seri muhakeme (m.250) soruşturma evresinde savcının, kanunda sayılan suçlar için şüpheliye müdafii huzurunda yaptığı teklife dayanır; basit yargılama ise kamu davası açıldıktan sonra mahkemenin re’sen verdiği bir karardır. İtiraz yolu da farklıdır. Aşağıdaki tablo iki usulü karşılaştırır.
Kısacası elinizdeki kararın gerekçesinde m.250 geçiyorsa itiraz m.250/14’e, m.251 geçiyorsa m.252’ye tabidir. Dilekçenin konu kısmında doğru maddenin yazılması, mahkemenin itirazı doğru rejimde incelemesine yardımcı olur; yine de maddenin yanlış yazılması genellikle itirazın niteliğini değiştirmez; mahkeme dilekçenin içeriğine bakar (bu konuda kanunda açık bir hüküm yoktur, uygulamada değişebilir). Süre yönünden iki usulde de ayrı bir süre yazılmadığından m.268/1’in iki haftalık genel süresi dikkate alınır.
Kim itiraz edebilir, hangi sebepler ileri sürülebilir?
CMK m.260/1 uyarınca hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır. Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla başvurabilir (m.261); sanığın yasal temsilcisi ve eşi de sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir (m.262). M.252/6 ayrıca, birinci fıkradaki itirazın süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan kişi tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiği hâli düzenler: bu durumda dosya, 268/2’ye göre itirazı incelemeye yetkili mercie gönderilir.
Kanun, itirazın hangi sebeplere dayanabileceğini sınırlandırmaz; zira itiraz üzerine dava, duruşma açılarak genel hükümlere göre yeniden görülür. Uygulamada dilekçede şu başlıklar ileri sürülür (somut dosyada hangisinin gündeme geleceği olaya bağlıdır):
- Usule ilişkin sebepler: Basit yargılamanın koşullarının bulunmaması. Örneğin üst sınırı iki yılı aşan bir suç (m.251/1); 175. maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılamaya geçilmesi (m.251/1 ikinci cümle); yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya soruşturma/kovuşturması izne ya da talebe bağlı bir suçun bulunması (m.251/7); basit yargılama kapsamındaki suçun kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması (m.251/8).
- Tebligat ve savunma hakkı: İddianamenin sanığa usulüne uygun tebliğ edilmemesi, tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceğinin yazılmaması ve iki haftalık beyan süresinin gerçekten işlemeye başlamaması (m.251/2). Tebligat usulsüzse sanık yazılı savunmasını sunma imkânından yoksun bırakılmış olabilir.
- Esasa ilişkin sebepler: Delillerin değerlendirilmesi, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, kast ya da taksirin bulunup bulunmadığı, hukuka uygunluk veya kusurluluğu kaldıran nedenler (m.223/2-4’teki karar türleri), cezanın belirlenmesi, seçenek yaptırım veya ertelemenin uygulanıp uygulanmadığı (m.251/4).
- Cezanın tayini ve sonuçlar: Temel cezanın alt sınırdan ayrılmasının gerekçesi, indirim nedenleri ve hak yoksunlukları gibi sonuçlar da duruşmalı yargılamada yeniden tartışılabilir.
Dilekçede olay anlatılırken mutlaka sanığın daha önce neden savunma vermediği açıklanmalıdır; çünkü duruşmasız hükümde savunmanın yazılı bildirilmemiş olması çoğu zaman tebligat veya haberdar olmama sorunundan kaynaklanır.
İtirazın en önemli riski: mahkeme önceki hükümle bağlı değil
7499 sayılı Kanunla değiştirilen m.252/3, mahkemenin itiraz üzerine hüküm verirken basit yargılama hükmüyle bağlı olmadığını açıkça belirtir. Bu cümlenin pratik sonucu şudur: basit yargılamada hükmedilen ceza dörtte bir oranında indirilmişti (m.251/3); itiraz üzerine yapılan duruşmalı yargılamada bu indirimin uygulanmaması mümkündür. Kanun metni bu indirimin sanık dışındaki kişilerce yapılan itirazlarda uygulanacağını söyler. Yani itiraz eden sanık, sonuçta kendisi için daha ağır bir yaptırımla karşılaşabilir. Bu bakımdan itiraz kararı; delil durumu, beraat veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması ihtimali, seçenek yaptırım olasılığı ve mevcut hükmün sonuçları birlikte değerlendirilerek verilmelidir. Burada kesin bir öngörü yapılamaz; her dosyanın delil durumu farklıdır.
M.252/4 ise itiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa onların da itiraz etmiş gibi yararlanacağını düzenler. Birden fazla sanıklı dosyalarda bu hüküm, tek bir sanığın itirazının diğerlerine yansımasını sağlar.

İtiraz süresi nasıl hesaplanır?
M.252 süre belirtmediğinden süre bakımından 268/1 gündeme gelir: hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya zabıt kâtibine beyanla yapılır. Bu süre 7499 sayılı Kanundan önce yedi gündü; eski dilekçe örneklerinde “7 gün” yazması güncel metne aykırıdır. Süre hesabı m.39’a göre yapılır: gün ile belirlenen süreler tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar, hafta ile belirlenen süre ise tebligatın yapıldığı günün son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer; son gün tatile rastlarsa süre tatilin ertesi günü biter.
Örnek bir hesap (genel anlatım): hüküm tebliğ edilen bir kişi için tebliğ günü pazartesi ise iki haftanın son günü, iki hafta sonraki pazartesidir ve süre o günün mesai saati bitiminde dolar. Mesai bitiminden sonra gönderilen UYAP başvurusunun süresinde sayılıp sayılmayacağı konusunda tartışma çıkabileceğinden, itirazı son güne bırakmamak gerekir. Kusuru olmaksızın süreyi geçiren kişi eski hâle getirme isteminde bulunabilir (m.40); kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemişse kişi kusursuz sayılır (m.40/2). Dilekçe, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda işlemi yapacak mahkemeye verilir ve süresinde yapılamayan itiraz da aynı anda yerine getirilir (m.41).
Mahkeme itiraz üzerine ne yapar? Duruşma ve sonuçları
M.252/2’ye göre itiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde aynı mahkemede yetkili başka bir hâkim varsa o hâkim tarafından, aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hâkim tarafından duruşma açılır. Burada önemli olan, dosyanın hiçbir zaman üst mahkemeye gitmemesi ve yargılamanın genel hükümlere göre baştan yürümesidir: sanık dinlenir, deliller toplanır, tanıklar çağrılabilir.
Taraflar duruşmaya gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında m.223 uyarınca hüküm verilebilir; davetiyede bu husus yazılıdır. Bu nedenle itiraz dilekçesi verildikten sonra sanık veya müdafii duruşmaya katılmalı, yazılı mazeret sunacaksa önceden bildirmelidir. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilirse duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır. Bu hüküm, sanığın riskleri gördükten sonra itirazı geri çekebilmesi bakımından önemlidir.
Sadece gider, vekâlet ücreti veya maddi hata varsa: sınırlı itiraz (m.252/7)
7499 sayılı Kanunla eklenen m.252/7 uyarınca birinci fıkradaki itirazın yargılama giderine, vekâlet ücretine veya maddi hataya ilişkin olması hâlinde 268. maddenin ikinci fıkrası uygulanır: mahkeme itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir; merci bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını mahkemesine gönderir. Bu yolda duruşma açılmaz, dolayısıyla m.252/3’teki “bağlı olmama” riski de doğmaz. Hatalı yazılmış ad-soyad, hesap hatası, yanlış hesaplanan gider gibi maddi hatalar bu yolla düzeltilebilir. Hangi hatanın “maddi hata” sayılacağı kanunda tanımlanmamıştır; mahkeme ve merci somut dosyaya göre değerlendirir.
Seri muhakeme hükmüne itiraz (m.250/14) nasıl işler?
M.250/14 (7331 sayılı Kanunla değişik), dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebileceğini, itiraz merciinin ise itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceleyeceğini söyler. Üçüncü fıkra, usulün şüpheliye teklif edilmesini ve müdafii huzurunda kabul edilmesini; dokuzuncu fıkra, mahkemenin şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra şartların gerçekleştiğine, eylemin kapsamda olduğuna ve dosyadaki delillere göre mahkûmiyet gerektiğine kanaat getirmesini düzenler. Dolayısıyla seri muhakeme hükmüne itirazda ileri sürülebilecek başlıca sebepler, teklifin usulüne uygun yapılmadığı, müdafii huzurunda kabulün bulunmadığı, bilgilendirmenin eksik kalması (m.250/2) veya hükmün talep yazısındaki yaptırımdan ağır olması gibi usul şartları ile eylemin kapsam dışında kalmasıdır. Basit yargılamadan farklı olarak m.250/14, itirazın duruşmalı yargılamaya dönüşmesini öngörmez; itiraz mercii belirtilen şartlar yönünden inceleme yapar. Merciin kim olduğu 268/3’teki ayrıma göre belirlenir (ör. asliye ceza hâkiminin kararlarında ağır ceza mahkemesi, m.268/3-c); kararı veren mahkemenin türünü hükümden kontrol edin.
M.250/13 uyarınca resmî mercilere beyan edilmiş olup soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma hâlinde seri muhakeme uygulanmaz. Bu fıkrada yer alan “ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 10/9/2025 tarihli ve E.2025/51, K.2025/184 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (kanun metnindeki dipnot). İptal hükmünün yürürlük tarihi ve somut dosyaya etkisi karar metninden ve Resmî Gazete yayımından ayrıca teyit edilmelidir. Telefonla ulaşılamadığı gerekçesiyle yürütülen işlemlerde şüpheli adına teklifin kabul edilmediğini savunan dilekçeler bu hükümle birlikte değerlendirilir.
CMK 252 itiraz dilekçesi nasıl hazırlanır? Adım adım
- Kararın dayanağını okuyun. Hüküm fıkrasında “CMK 251” geçiyorsa m.252, “CMK 250” geçiyorsa m.250/14 kapsamındasınız.
- Tebliğ tarihini bulun. Tebligat zarfı, UYAP tebligat kaydı veya e-Tebligat bildirimi süre başlangıcını gösterir; süreyi m.39’a göre hesaplayın.
- Karar türünü ayırın. Gider/vekâlet ücreti/maddi hata dışında esasa itiraz ediyorsanız duruşmalı yargılamayı ve “bağlı olmama” riskini göz önünde bulundurun.
- Usul sebeplerini belirleyin. İddianame tebliğ edildi mi, tebligatta duruşmasız hüküm uyarısı var mıydı, süre gerçekten işledi mi, basit yargılama şartları var mıydı?
- Esas sebeplerini yazın. Eylemin suç oluşturmadığı, delil yetersizliği, seçenek yaptırım veya erteleme gibi talepleri ayrı başlıklarla belirtin.
- Dilekçeyi hükmü veren mahkemeye verin. UYAP üzerinden, dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanla; tutukluysanız m.263’e göre.
- Duruşmaya hazırlanın. İtiraz üzerine davetiye gelir; yokluğunuzda da hüküm verilebileceğini unutmayın.
Dilekçe şablonu 1: Basit yargılama hükmüne itiraz (duruşmalı yargılama istemi, CMK 252/1-2)
Aşağıdaki şablon, duruşma yapılmadan verilen hükme karşı yeniden duruşmalı yargılama isteyen sanık veya müdafii için kurgulanmıştır. Köşeli parantezli alanları kendi dosyanıza göre doldurun; yalnızca belgeleyebileceğiniz iddiaları yazın. Metin genel bir örnektir; her dosyada sebepler ve talepler farklıdır.
[…] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [Esas numarası] KARAR NO: [Karar numarası]
İTİRAZ EDEN (SANIK): [Ad-soyad], [T.C. kimlik no], [adres]
MÜDAFİİ: Av. [Ad-soyad], [adres]
KATILAN/MAĞDUR (varsa): [Ad-soyad]
KONU: [Tarih] tarihli basit yargılama hükmüne karşı CMK m.252 uyarınca itirazlarımızın sunulması ve duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi istemidir.
AÇIKLAMALAR:
1. Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında, CMK m.251 uyarınca basit yargılama usulüne göre verilen [tarih] tarihli hüküm [tebliğ/öğrenme tarihi] tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir. İşbu itiraz, kanuni süre içinde sunulmaktadır.
2. [Usule ilişkin sebep örnekleri — yalnızca doğru olanları bırakın: İddianame tarafıma usulüne uygun tebliğ edilmemiştir / Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği belirtilmemiştir / Yazılı savunma süresi işlemeye başlamamıştır / İsnat olunan suç basit yargılama kapsamında değildir.]
3. [Esasa ilişkin sebepler: Eylemin unsurları oluşmamıştır / Delil durumu mahkûmiyet için yeterli değildir / Kast veya taksir bulunmamaktadır / Hukuka uygunluk veya kusurluluğu kaldıran sebep vardır — somut olgularla ve ekli belgelere atıfla açıklanır.]
4. [Cezanın belirlenmesine ilişkin: Alt sınırdan ayrılmasını gerektiren bir durum bulunmadığı; TCK m.50 kapsamında seçenek yaptırım, m.51 kapsamında erteleme ve CMK m.231 kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının değerlendirilmesi talebi.]
HUKUKİ NEDENLER: CMK m.251, 252, 268, 260-261, ilgili mevzuat.
DELİLLER: [Tebligat evrakı, UYAP kayıtları, belgeler, tanık listesi, bilirkişi talebi vb.]
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle itirazımızın kabulü ile dosyanın CMK m.252/2 uyarınca duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine, duruşma gününün tarafıma/müdafiime bildirilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Sanık / Müdafii
[Ad-soyad, imza]
EKLER: 1) Vekâletname veya müdafilik belgesi, 2) Karar ve tebliğ evrakı örneği, 3) Süre hesabını gösteren belge, 4) Dayanak belgeler
Dilekçe şablonu 2: Yargılama gideri, vekâlet ücreti veya maddi hataya sınırlı itiraz (m.252/7)
Bu şablon yalnızca gider, vekâlet ücreti veya maddi hata düzeltmesi isteyen kişi için hazırlanmıştır. Sınırlı itirazda duruşma açılmaz; bu nedenle esas hakkındaki itirazları bu dilekçeye karıştırmamak gerekir.
[…] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE
DOSYA NO: [Esas] KARAR NO: [Karar]
İTİRAZ EDEN: [Ad-soyad / sıfat], [adres] VEKİLİ/MÜDAFİİ: Av. [Ad-soyad]
KONU: CMK m.252/7 ve 268/2 uyarınca [yargılama gideri / vekâlet ücreti / maddi hata] hakkındaki itirazlarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR:
1. Mahkemenizin [tarih] tarihli basit yargılama hükmü [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir; itiraz süresi içindedir.
2. Hükümde [örneğin: yargılama giderlerinin hesaplanmasında / vekâlet ücretinin belirlenmesinde / ad-soyad veya tarih yazımında] maddi hata bulunmaktadır. Hatalı kısım: […]; doğrusu: […]. [Gerekçe ve belge.]
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle kararın anılan kısmının düzeltilmesini, mahkemenizce yerinde görülmezse itirazın incelenmek üzere yetkili merciye gönderilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
İtiraz Eden / Vekili
[Ad-soyad, imza]
EKLER: Karar örneği, tebliğ evrakı, hatayı gösteren belge
Dilekçe şablonu 3: Seri muhakeme hükmüne itiraz (CMK 250/14)
Seri muhakeme usulüne göre kurulan hükme karşı verilecek bu şablonda merci, hükmü veren mahkeme aracılığıyla itirazı inceleyecek merciidir. Aşağıdaki sebep örneklerinden yalnızca somut dosyada gerçekten yaşanmış olanları bırakın.
[…] ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE (İtirazın incelenmek üzere yetkili mercie gönderilmesi için)
DOSYA NO: [Esas / Karar]
İTİRAZ EDEN (ŞÜPHELİ/SANIK): [Ad-soyad], [T.C. kimlik no], [adres] MÜDAFİİ: Av. [Ad-soyad]
KONU: CMK m.250/14 uyarınca seri muhakeme usulüne göre verilen [tarih] tarihli hükme itirazlarımızın sunulmasıdır.
AÇIKLAMALAR:
1. Hüküm [tarih] tarihinde tarafıma tebliğ edilmiştir; itiraz süresi içindedir.
2. [Sebep örnekleri: Seri muhakeme usulü hakkında tarafıma bilgilendirme yapılmamıştır (m.250/2) / Usulün uygulanması müdafii huzurunda tarafıma teklif edilmemiş ve kabul edilmemiştir (m.250/3) / Tebligat ve çağrı adresime veya telefonuma usulüne uygun yapılmamıştır; resmî mercilere bildirdiğim adreste aranmadığım hâlde ulaşılamadığı belirtilmiştir (m.250/13) / Hüküm, talep yazısındaki yaptırımdan ağırdır (m.250/9) / Eylem kapsama girmemektedir.]
3. [Olayın kısa anlatımı ve sebepleri destekleyen belgeler, tutanak ve kayıtlar.]
HUKUKİ NEDENLER: CMK m.250, 268, 260-261.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle itirazımızın kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. [Tarih]
Şüpheli-Sanık / Müdafii
[Ad-soyad, imza]
EKLER: Karar ve tebliğ evrakı, ilgili kolluk/savcılık tutanakları, belgeler
Şablonlar genel bilgilendirme amaçlıdır. Dilekçe harcı veya yargılama gideri gibi tutarlar için güncel harç tarifesine bakınız; ceza muhakemesinde itiraz için ayrıca harç aranıp aranmadığı dosyaya göre kontrol edilmelidir.
Eklenecek belgeler
Sık yapılan hatalar
- Hükmün hangi usulle verildiğini kontrol etmemek. Seri muhakeme hükmüne m.252’ye göre itiraz etmek, itirazın yanlış rejime dayandırılmasına yol açar.
- İtiraz süresini eski yedi günle hesaplamak. 268/1 iki haftadır; yine de hükümdeki süre ibaresi teyit edilmelidir.
- Cezanın dörtte bir indiriminin korunacağını varsaymak. M.252/3 mahkemenin basit yargılama hükmüyle bağlı olmadığını belirtir.
- Duruşmaya gelmemek. Taraflar gelmese de duruşma yapılır ve yokluklarında hüküm verilebilir (m.252/2).
- Sınırlı hatayı esasa itirazla karıştırmak. Gider, vekâlet ücreti ve maddi hata için m.252/7’deki yol dosyanın duruşmalı görülmesini gerektirmez.
- Dilekçeyi yanlış mahkemeye vermek. Dilekçe hükmü veren mahkemeye verilir (m.268/1).
Dilekçeden sonra süreç
CMK 252 itirazından sonraki süreç
Sonuç ve değerlendirme
CMK 252 itirazı, duruşmasız verilen basit yargılama hükmünü duruşmalı yargılamaya taşıyan önemli bir kanun yoludur; ancak maddenin 2024’te değişen metni, mahkemenin itiraz üzerine önceki hükümle bağlı olmadığını açıkça söyler. Bu nedenle sürenin kaçırılmaması kadar, itirazın sonuçlarının önceden tartılması da önemlidir. Süre için m.268/1’deki iki hafta, merci için hükmü veren mahkeme, sınırlı hatalar için m.252/7, seri muhakeme için m.250/14 akılda tutulmalıdır. Hükmün tebliği, süre hesabı ve itiraz stratejisi dosyaya göre değiştiğinden, belgelerin bir avukatla birlikte değerlendirilmesi yararlı olur.
İlgili yazılarımız
KYOK İtiraz Dilekçesi · Alkollü Araç Kullanma Cezası · Hapis Cezası Paraya Çevrilir mi? (TCK 50) · Takdiri İndirim (TCK 62) · Duruşmalı İstinaf · Tüm makaleler
CMK 252 itiraz dilekçesi hangi karara karşı verilir?
CMK m.252, 251. madde uyarınca verilen basit yargılama usulü hükümlerine karşı itirazı düzenler. Yani asliye ceza mahkemesi iddianamenin kabulünden sonra duruşma yapmadan, dosya üzerinden bir hüküm kurmuşsa o hükme karşı verilen dilekçe CMK 252 itiraz dilekçesidir. Seri muhakeme (m.250) hükmüne itiraz ise m.250/14’te ayrıca düzenlenmiştir; iki usul birbirine karıştırılmamalıdır.
İtiraz süresi kaç gün?
CMK m.252’de ayrı bir süre yazmaz; 268/1’deki genel süre, yani kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta uygulanır (7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır). Süre hesabı m.39’a göre yapılır. Hükümde itiraz yolu ve süresi ayrıca yazılı olmak zorundadır (m.251/5); uygulamada süre bu ibareden kontrol edilmelidir.
İtiraz hangi mahkemeye verilir?
Dilekçe, hükmü veren asliye ceza mahkemesine verilir (m.268/1 ‘kararı veren mercie’). Mahkeme dosyayı, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi varsa tevzi kriterlerine göre belirlenen mahkemeye; tek mahkeme varsa aynı mahkemede yetkili başka hâkime ya da adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hâkime gönderir (m.252/2). Yani dosyayı bir üst mahkeme değil, ilk derece mahkemesi yeniden duruşmalı olarak görür.
İtiraz etmek cezayı artırabilir mi?
Evet, risk vardır. 7499 sayılı Kanunla değişen m.252/3’e göre mahkeme, itiraz üzerine hüküm kurarken basit yargılama hükmüyle bağlı değildir. Ayrıca basit yargılamadaki dörtte bir indirim (m.251/3) yalnızca itirazın sanık dışındaki kişilerce yapıldığı hâllerde uygulanır. Bu nedenle itiraz kararı vermeden önce dosyanın güçlü ve zayıf yanları birlikte tartılmalıdır.
Duruşmaya gitmezsem ne olur?
M.252/2 uyarınca taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir; davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilirse duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yolu açık mı?
M.252/5 uyarınca itiraz üzerine verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir. İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilir (m.273/1); m.272/3’teki istisnalar (ör. kesin olduğu yazılı hükümler) saklıdır.
Süresinde itiraz etmezsem hüküm kesinleşir mi?
Evet. M.252/1’in ikinci cümlesine göre süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. Kusuru olmaksızın süreyi kaçıran kişi için eski hâle getirme müessesesi (m.40-42) gündeme gelebilir; bu istem engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda işlemi yapacak mahkemeye verilir (m.41/1).
Tutuklu veya cezaevindeki sanık nasıl itiraz eder?
M.263 uyarınca tutuklu şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir; bu yolla işlem yapıldığında süreler kesilmiş sayılır (m.263/4). Madde ‘tutuklu’ sanıktan söz eder; hükümlü durumdaki kişiler için kurumdan ve mahkemeden teyit alınmalıdır.
İtiraz süresi kısadır; karar ve tebliğ evrakınızı birlikte inceleyelim.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup Kartal’daki bürosunda hukuk ve ceza davalarında müvekkillerine hukuki destek vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır; örnek dilekçeler genel şablondur ve somut olaya göre uyarlanmalıdır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.