Kısa cevap: Tazminat avukatı; trafik kazası, iş kazası, malpraktis, haksız fiil ve kişilik hakkı ihlali dosyalarını yürütür. 2026’da usul köklü biçimde değişti: belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026’da kaldırıldı; artık kısmi dava açılıp talep bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılıyor ve zamanaşımı artırılan kısımda da dava tarihinde kesilmiş sayılıyor (HMK m.109/4). Faiz başlangıcı da yeniden düzenlendi (TBK m.55).
Tazminat dosyalarında üç soru her zaman aynıdır: kim sorumlu, zarar ne kadar ve hangi süre içinde istenebilir. Üçüncüsü çoğu zaman ilk ikisinden daha belirleyicidir; süresi geçmiş bir talep, ne kadar haklı olursa olsun sonuç vermez.
Bu sayfa Ataşehir’den gelen dosyalar için alanın tamamını ele alıyor: hangi davalar açılır, hangi zarar kalemleri istenebilir, tazminat nasıl hesaplanır, faiz ne zaman başlar ve hangi süreler işler.
31 Temmuz 2026’dan itibaren kısmi davada talep, yalnızca bir kez ve tahkikat sona erinceye kadar artırılabiliyor (HMK m.109/4). Dosyanızı bu yeni usule göre kurgulamak için iletişime geçebilirsiniz.
Tazminat Avukatı Hangi Davalara Bakar?
Kısa cevap: Ortak paydası sorumluluk hukuku olan geniş bir alandır: trafik ve iş kazaları, tıbbi uygulama hataları, genel haksız fiiller, kişilik hakkı ihlalleri, sözleşmeye aykırılık ve idarenin sorumluluğu. Her birinde sorumlu kişi, zarar kalemleri ve zamanaşımı farklıdır.
Bu alanların bir kısmı başka uzmanlık başlıklarıyla iç içe geçer: iş kazası dosyaları aynı zamanda bir iş hukuku dosyasıdır ve iş mahkemesinde görülür; ayrıntılar için Ataşehir iş avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Taşınmazın haksız kullanımından doğan talepler için ise Ataşehir ecrimisil davası sayfamız yol gösterir.

Hangi Zararlar İstenebilir?
Kısa cevap: Kanun zarar kalemlerini ölüm ve bedensel zarar bakımından ayrı ayrı sayar. Ölümde cenaze giderleri, tedavi giderleri ve destekten yoksun kalma; bedensel zararda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması (TBK m.53-54).
Uygulamada en çok atlanan kalem ekonomik geleceğin sarsılmasıdır. Bu kalem, kalıcı sakatlık nedeniyle kişinin aynı işi yapabilse dahi iş bulma, yükselme ve kariyer olanaklarının daralmasını karşılar ve çalışma gücü kaybından ayrı olarak talep edilir.
Faiz Ne Zaman Başlar? — 2026 Düzenlemesi
Faiz başlangıcı uzun yıllar tartışmalıydı. 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle TBK m.55’e eklenen fıkralar bu tartışmayı dönemlere ayırarak çözdü.
Pratik sonucu şudur: geçmişe dönük, kazancın belgelenebildiği dönem için faiz olay tarihinden işler ve tazminatı belirgin biçimde büyütür; geleceğe dönük, kazancın varsayımsal olduğu dönem için ise faiz ancak karar tarihinden başlar. Bu ayrım, dava dilekçesindeki faiz talebinin doğru kurgulanmasını zorunlu kılar.
Dava Usulü: Belirsiz Alacak Kaldırıldı
Kısa cevap: Miktarı tam olarak bilinemeyen alacaklarda uzun yıllar kullanılan belirsiz alacak davası (HMK m.107) yürürlükten kaldırılmıştır. Yerine kısmi davada tek seferlik talep artırımı düzeni getirilmiştir (HMK m.109/4).
Yeni düzenin en değerli yanı zamanaşımı korumasıdır: talep artırıldığında zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. En riskli yanı ise artırımın bir defaya mahsus olmasıdır — artırım hakkı erken ve eksik kullanılırsa ikinci bir şans yoktur. Bu nedenle bilirkişi raporu beklenmeden yapılacak artırım ciddi hak kaybına yol açabilir.
Tazminat talebinin seyri
Süreler
Tazminat hukukunda süre rejimi dava türüne göre değişir. En sık karşılaşılan süreler şunlardır:
Trafik kazalarında en çok gözden kaçan kural, ceza zamanaşımının uzamasıdır: kaza aynı zamanda bir suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. İki yıllık süre geçmiş görünen pek çok dosya bu hüküm sayesinde hâlâ dava edilebilir durumdadır.
Sigorta, Tahkim ve Mahkeme
Zorunlu sigorta kapsamındaki taleplerde süreç, sigorta şirketine başvuru ile başlar. Başvuru sonuçsuz kalırsa iki yol vardır: Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme.
Tahkim yolunda kanun bir kesinlik sınırı öngörür: beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir; bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda verilen kararlara karşı, kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren itiraz yoluna başvurulabilir (5684 s.K. m.30). Cezai boyutu bulunan kazalarda ayrıca ceza soruşturması yürür; bkz. Ataşehir ceza avukatı.
Görevli Mahkeme
Görev kural olarak asliye hukuk mahkemesindedir. İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları iş mahkemesinde, tüketici işlemi niteliğindeki uyuşmazlıklar tüketici mahkemesinde görülür. Trafik bakımından kanun özel bir hüküm içerir: işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin sorumluluk davaları dâhil, 2918 sayılı Kanun’dan doğan sorumluluk davaları adli yargıda görülür (m.110). Ataşehir’in ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk başlık sorumluluk zinciridir: kim, hangi sıfatla ve hangi oranda sorumlu; sigorta teminatı devrede mi. İkincisi zarar kalemleridir — tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması ayrı ayrı belgelendirilebiliyor mu.
Üçüncüsü takvimdir: iki yıllık ve on yıllık süreler işlemiş mi, ceza zamanaşımı uzaması devrede mi, sigortaya başvuru zamanaşımı kesmiş mi. Dördüncüsü ise yeni usuldür; dava kısmi dava olarak açılacaksa, tek seferlik talep artırımının ne zaman ve hangi tutarla kullanılacağı baştan planlanmalıdır.
Kaza aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (2918 s.K. m.109). Dosyanızı değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat avukatı hangi davalara bakar?
Tazminat hukuku tek bir dava değil, ortak ilkelerle yürüyen bir alanlar toplamıdır: trafik kazası (bedensel zarar, destekten yoksun kalma, araç değer kaybı, kazanç kaybı), iş kazası ve meslek hastalığı, tıbbi uygulama hatası, genel haksız fiil, kişilik hakkının ihlali nedeniyle manevî tazminat, sözleşmeden doğan sorumluluk, idarenin sorumluluğu ve ecrimisil. Hepsinde ortak olan üç soru vardır: kim sorumlu, zarar ne kadar, hangi süre içinde istenebilir.
Ölüm hâlinde hangi kalemler istenebilir?
Kanun bunları sayar: cenaze giderleri; ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar; ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar (TBK m.53). Ayrıca ölüm hâlinde yakınlara da manevî tazminat verilebilir (m.56).
Yaralanma hâlinde neler talep edilir?
Bedensel zararlar dört başlıkta sayılmıştır: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar (TBK m.54). Bu son kalem sıkça atlanır; kalıcı sakatlık nedeniyle kişinin iş bulma ve kariyer olanaklarının daralmasını kapsar.
SGK’dan aldığım ödeme tazminattan düşülür mü?
Kanun bu konuda açık bir sınır çizer: kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez (TBK m.55). Yani her ödeme otomatik olarak mahsup edilmez; ödemenin rücu edilebilir nitelikte olup olmadığına bakılır.
Hâkim tazminatı hakkaniyet gerekçesiyle azaltabilir mi?
Miktara bakarak azaltamaz. TBK m.55 açıkça der ki: hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Buna karşılık zarar görenin kusuru veya zararın artmasına etkisi varsa hâkim tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir (m.52); bu ayrı bir kurumdur.
Tazminata hangi tarihten itibaren faiz işler?
Bu kural 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle TBK m.55’e eklenen fıkrayla netleştirildi ve dönemlere ayrıldı. Zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutara ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.
Sigortanın peşin ödemesi tazminattan nasıl düşülür?
Aynı Kanunla eklenen ikinci fıkra bunu düzenler: ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir (TBK m.55). Yani peşin ödeme, güncel tazminattan doğrudan düşülmez; ödeme anındaki değere göre oranlanır.
Belirsiz alacak davası hâlâ açılabiliyor mu?
Hayır. HMK m.107’de düzenlenen belirsiz alacak davası, 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır ve bu değişiklik 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Miktarı tam olarak bilinemeyen alacaklarda artık kısmi dava yoluna başvurulur.
Kısmi davada talebimi sonradan artırabilir miyim?
Evet ve bunun usulü de aynı Kanunla düzenlendi. Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir (HMK m.109/4). Üstelik zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır — bu, eski uygulamadaki en büyük riski ortadan kaldıran hükümdür. Dikkat: artırım hakkı bir defaya mahsustur.
Trafik kazasında zamanaşımı kaç yıl?
Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar (2918 s.K. m.109). Ancak dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörürse, bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir — ölümlü ve yaralamalı kazalarda süre bu yolla belirgin biçimde uzar.
Sigortacıya karşı süre ayrı mı işler?
Hayır, kanun bağlantı kurar: zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş olur; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır (2918 s.K. m.109/3). Bu nedenle sigorta şirketine yapılan usulüne uygun başvuru, sorumlu kişiye karşı da koruma sağlar.
Sigorta Tahkim Komisyonu’na gitmek mantıklı mı?
Hızlı olması bakımından çoğu dosyada evet; ancak kesinlik sınırına dikkat edilmelidir. Kanun uyarınca beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir; bu tutar ve üzerindeki uyuşmazlıklarda verilen kararlara karşı, kararın Komisyonca bildiriminden itibaren itiraz yoluna başvurulabilir (5684 s.K. m.30).
Araç değer kaybı nasıl istenir?
Değer kaybı, aracın onarılmış olmasına rağmen ikinci el piyasa değerinde meydana gelen azalmadır ve kazadan sorumlu tarafın sigortacısından talep edilebilir. Talep önce sigorta şirketine başvuru ile başlar; sonuç alınamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu veya mahkeme yoluna gidilir. Aracın yaşı, hasar bölgesi ve onarım niteliği hesabı doğrudan etkiler.
Manevî tazminatı kimler isteyebilir?
Kural olarak bedensel bütünlüğü zedelenen kişi ister. Ancak kanun ikinci bir imkân tanır: ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevî tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir (TBK m.56). Ayrıca kişilik hakkı zedelenen kişi, manevî tazminat yanında hâkimden saldırıyı kınayan bir karar ve bu kararın yayımlanmasını da isteyebilir (m.58).
İdareye karşı açılacak davalarda durum farklı mı?
Zarar kalemleri ve hesaplama ilkeleri bakımından değil. TBK m.55 açıkça belirtir: bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. Ayrıca trafik bakımından, işleteni Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebep olduğu zararlara ilişkin sorumluluk davaları adli yargıda görülür (2918 s.K. m.110).
Dava nerede açılır?
Haksız fiilden doğan davalarda genel yetkili mahkeme yanında, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir; iş kazası dosyalarında iş mahkemesi, tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi görevlidir. Ataşehir’in ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda tazminat hukuku dosyalarını takip etmektedir. Ataşehir ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; trafik ve iş kazalarından doğan maddî ve manevî tazminat taleplerinden sigorta şirketine başvuru ve tahkim süreçlerine, kusur ve hesap raporlarına itirazdan kişilik hakkı ihlallerine kadar sürecin bütün aşamalarında müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.51-58)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.107 mülga, m.109, m.147)
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.109, 110)
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.30)
- 7589 sayılı Kanun (16/7/2026) — TBK m.55 ve HMK m.107, 109, 147 değişiklikleri (yürürlük 31/7/2026)
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.