Etkileşimli rehber
HAGB şartlarını, denetim süresini ve 2024-2026 değişikliklerini kendi dosyanız üzerinden değerlendiren etkileşimli rehber.
Kısa cevap: Cinsel taciz suçunda HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) koşulları varsa verilebilir. CMK m. 231/5 uyarınca hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıysa mahkeme HAGB’ye karar verebilir; cinsel tacizin temel şekli (üç aydan iki yıla kadar hapis) bu eşiğe girer. 2026’da önemli bir değişiklik oldu: Anayasa Mahkemesi 10/7/2025 tarihinde HAGB’yi düzenleyen fıkraları iptal etmiş ve iptalin 30/9/2026’da yürürlüğe gireceğine karar vermişti; ancak bu tarihten önce, 16/7/2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) aynı fıkraları yeniden düzenledi. Sonuç: HAGB kaldırılmadı, ama şartları değişti — en önemlisi, sanığın HAGB’yi kabul etmeme şartı kalktı ve karara karşı itiraz yerine istinaf yolu getirildi. Bu yazıda güncel şartları, denetim sürecini, istisnaları ve kanun yolunu ele alıyorum.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cinsel taciz gibi düşük ceza aralıklı suçlarda sanık için en önemli sonuçlardan biridir: Koşullar sağlanırsa, mahkûmiyet hükmü beş yıllık bir denetim süresi boyunca “askıda” kalır ve bu süre sorunsuz geçirilirse hiç hukuki sonuç doğurmadan ortadan kalkar. Ancak 2025-2026 arasında bu kurumun geleceği hakkında ciddi bir belirsizlik yaşandı: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, HAGB’nin tamamen kalkacağı izlenimini yaratmıştı. Kanun koyucunun araya girmesiyle bu senaryo gerçekleşmedi, ancak kurumun şartları önemli ölçüde güncellendi.
Bu yazıda HAGB’nin genel şartlarını, 2026’daki bu karmaşık değişim sürecini, denetim süresi ve süresince uygulanan yükümlülükleri, ihlalin sonuçlarını, istisnaları ve güncel kanun yolunu (istinaf) ele alıyorum. Anlatım, doğrulanmış kanun metnine dayanır; hiçbir karar ya da istatistik uydurulmamıştır.
Eski “itiraz” ve “kabul şartı” bilgisiyle hareket etmek hak kaybına yol açabilir. Dosyanızı güncel kurallara göre birlikte değerlendirelim.
HAGB’nin genel şartları (CMK m. 231/5-6)
CMK m. 231/5 uyarınca sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır; yani uzlaştırma kapsamındaki bir suçta önce uzlaştırma denenir. HAGB, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelir.
HAGB kararı verilebilmesi için m. 231/6’daki üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması.
- Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması.
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi.
Cinsel taciz dosyalarında üçüncü şart genellikle manevi tazminatın ödenmesi ya da mağdurla giderim konusunda anlaşmaya varılması şeklinde uygulanır; ancak mağdurun bu anlaşmayı kabul etmesi zorunlu değildir, mahkeme zararın giderildiğine kendisi kanaat getirebilir.
2026’nın karmaşık hikâyesi: iptal mi, değişiklik mi?
HAGB’nin 2026’daki durumu, birbirini izleyen iki ayrı hukuki gelişmeyle şekillenmiştir; bu iki gelişmeyi doğru sırayla anlamak, güncel kuralın ne olduğunu netleştirmek için şarttır.
Sonuç olarak, HAGB kurumu ortadan kalkmamıştır. Kanun koyucu, Anayasa Mahkemesi’nin belirlediği dokuz aylık sürede harekete geçerek kurumu anayasaya uygun hâle getirecek yeni bir düzenleme yapmış ve bunu AYM’nin iptalinin yürürlüğe gireceği tarihten önce (16/7/2026’da) yürürlüğe koymuştur. Bu, kanunun “boşlukta kalmaması” bakımından teknik olarak isabetli bir müdahaledir: AYM’nin iptal ettiği metin, iptalin yürürlüğe girmesi gereken tarihte zaten mevcut değildir; onun yerini alan yeni metin uygulanmaya devam etmektedir.
Neler değişti? Eski ve yeni kural karşılaştırması
7589 sayılı Kanun’la yapılan yeniden düzenleme, HAGB’nin temel çerçevesini korumuş, ancak birkaç önemli noktada değişiklik getirmiştir.
Cinsel taciz bakımından en pratik sonuç, sanığın artık HAGB’yi reddedip doğrudan hükmün açıklanmasını isteyememesidir; mahkeme şartları sağlanmış görüyorsa HAGB’ye karar verir. Bu, bazı sanıklar için (örneğin istinaf yoluyla doğrudan beraat almayı hedefleyenler için) stratejik bir değişikliktir.
Sabıka durumu, mağdurla giderim ve mahkemenin kanaati, HAGB ihtimalini belirler. Dosyanızı görüşelim.
Denetim süresi ve yükümlülükler
HAGB kararı verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur (CMK m. 231/8). Bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Mahkeme, bir yıldan fazla olmamak üzere belirleyeceği süreyle sanığı denetimli serbestlik tedbiri olarak şu yükümlülüklerden birine tabi tutabilir: meslek/sanat sahibi değilse bir eğitim programına devam etme; meslek/sanat sahibiyse ücret karşılığında bir başkasının gözetiminde çalıştırılma; belirli yerlere gitmekten yasaklanma ya da belirli yerlere devam etme yükümlülüğü. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur (m. 231/8 son cümle).
Zararın giderim şartını (m. 231/6-c) derhal yerine getiremeyen sanık için, denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödeme koşuluyla da HAGB kararı verilebilir (m. 231/9).
Denetim süresi sonunda: düşme ya da hükmün açıklanması
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranılırsa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (m. 231/10). Bu, sanık için nihai ve olumlu sonuçtur: Hükmün adli sicile hiçbir kaydı işlenmez.
Buna karşılık denetim süresinde kasten yeni bir suç işlenirse ya da yükümlülüklere aykırı davranılırsa, mahkeme hükmü açıklar (m. 231/11). Ancak mahkeme, yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa erteleme ya da seçenek yaptırıma çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan ya da yeni kurulan hükme itiraz edilebilir; ancak itiraz mercii yalnızca bu fıkradaki koşullarla sınırlı bir değerlendirme yapabilir.
İstisna: HAGB’nin uygulanmadığı suçlar
CMK m. 231/14 uyarınca HAGB hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m. 17 kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz. Bu istisna listesi sınırlıdır ve cinsel taciz bu kapsamda değildir; dolayısıyla diğer genel şartlar sağlandığında cinsel taciz dosyasında HAGB önünde herhangi bir yasal engel yoktur.
Kanun yolu: itiraz değil, istinaf
Güncel CMK m. 231/12 uyarınca, 272. maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesince verilen kararlar hakkında CMK m. 286 hükümleri uygulanır. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, yalnızca usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
Cinsel tacizin temel şekli (üst sınır iki yıl) bakımından CMK m. 286/2-d uygulanır: İlk derece mahkemesinin görevine giren ve üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin, ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen mahkûmiyet kararları hariç, her türlü bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilemez. Bu, cinsel taciz dosyalarında HAGB kararına karşı istinafın genellikle son kanun yolu olacağı, Yargıtay denetiminin kapalı kalacağı anlamına gelir. İstinaf başvuru süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m. 273, 7499 sayılı Kanun’la değişen hâliyle).
Nitelikli cinsel tacizde (TCK 105/2) HAGB tartışması
TCK m. 105/2 uyarınca kamu görevi, hizmet ilişkisi, aile içi ilişki, aynı işyerinde çalışma, elektronik haberleşme aracı ya da teşhir yoluyla işlenen cinsel tacizde ceza yarı oranında artırılır; bu, temel cezanın üst sınırını yaklaşık üç yıla çıkarır. CMK m. 231/5’teki “iki yıl veya daha az” eşiği, suçun kanuni üst sınırına değil, mahkemenin somut olarak hükmettiği cezaya bakar. Bu nedenle nitelikli tacizde dahi, takdiri indirim (TCK m. 62), teşebbüs ya da diğer indirim sebepleriyle sonuç ceza iki yıla ya da altına inerse, diğer şartlar (sabıkasızlık, zararın giderilmesi) sağlandığında HAGB yolu açık kalır. Bu ayrım, savunmanın ceza belirleme aşamasında (esas hakkındaki savunmada) özellikle vurgulanması gereken bir noktadır.
Süreç adım adım
Cinsel tacizde HAGB süreci
Mağdur açısından HAGB
Mağdur, HAGB kararına da istinaf yoluyla itiraz edebilir; özellikle zararın giderilmediğini ya da mahkemenin “yeniden suç işlemeyecek” kanaatinin dayanaksız olduğunu ileri sürebilir. Mağdurun katılan sıfatıyla dosyaya katılmış olması, bu itirazı ileri sürme hakkını güçlendirir. HAGB kararı, mağdurun ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat talep etme hakkını ortadan kaldırmaz; ceza dosyasındaki HAGB, tazminat davasından bağımsızdır.
Neden AYM CMK 231’i iptal etti?
Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2025 tarihli kararı, HAGB kurumunun bazı yönlerinin anayasal güvencelerle (adil yargılanma hakkı, etkili başvuru hakkı, mahkemeye erişim hakkı gibi) uyumu üzerine yoğunlaşmıştır; kararın gerekçesinde HAGB’nin sanık ve mağdurun kanun yolu haklarını sınırlayan bazı özelliklerinin anayasaya aykırı bulunduğu değerlendirilmiştir. AYM, kurumu tamamen ortadan kaldırmak yerine, kanun koyucuya yeni bir düzenleme yapması için dokuz aylık bir süre tanımıştır; bu, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarında sıkça başvurduğu, kanun boşluğunu önlemeye yönelik bir tekniktir. Kanun koyucu bu süreyi kullanarak, kabul şartını kaldırıp itiraz yerine istinaf yolunu getirerek kurumu yeniden düzenlemiş ve anayasal denetimde eleştirilen noktaları gidermeye çalışmıştır.
Bu değişiklik hâlihazırda devam eden dosyaları nasıl etkiler?
7589 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 16/7/2026 tarihinden önce açılmış ve henüz hükme bağlanmamış dosyalarda, hüküm kurulurken güncel (7589 sonrası) kurallar uygulanır; çünkü usul hükümleri kural olarak derhâl uygulanır (tefeci-i mütevessit ilkesinin usul hukukundaki yansıması). Bu tarihten önce zaten HAGB kararı verilmiş ve denetim süresi devam eden dosyalarda ise, kararın kendisi kesinleşmiş bir usul işlemi olduğundan, denetim süresinin işleyişi ve ihlalin sonuçları o tarihte yürürlükte olan kurallara göre değerlendirilmeye devam eder; ancak bu noktada kesin bir uygulama farkı ortaya çıkarsa (örneğin kanun yolu başvurusu aşamasındaysa) güncel usul kuralı (istinaf) esas alınır. Bu geçiş dönemi belirsizlikleri, somut dosyanın hangi aşamada olduğuna göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Savunma açısından pratik öneriler
- Sabıka kaydınızı önceden kontrol edin. Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet varsa HAGB şartı baştan sağlanmaz; bu durumda savunma stratejisi (beraat, ceza indirimi, erteleme) buna göre kurulmalıdır.
- Zararın giderimini erken planlayın. Manevi tazminatın ödenmesi ya da mağdurla bir giderim yolu bulunması, mahkemenin üçüncü şartı değerlendirmesini kolaylaştırır.
- Duruşmadaki tutumunuza dikkat edin. Mahkeme, “yeniden suç işlemeyeceği” kanaatini büyük ölçüde sanığın duruşmadaki tutum ve davranışlarından çıkarır; saygılı ve tutarlı bir duruş bu değerlendirmeyi olumlu etkiler.
- İstinaf süresini not edin. HAGB kararına itiraz artık istinaf yoluyla yapılır ve süre gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; bu süre kaçırılırsa karar kesinleşir.
Uygulamada sık karıştırılan noktalar
“HAGB tamamen kalktı, artık hiç verilmiyor.” Kalkmadı; 7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenerek yürürlükte kalmaya devam etti.
“Sanık HAGB’yi reddedebilir.” Artık reddedemez; kabul şartı 7589 ile kaldırıldı, mahkeme şartlar oluşmuşsa resen karar verir.
“HAGB kararına itiraz edilir.” Artık istinaf yoluna başvurulur; “itiraz” terimi eski hukuka aittir ve güncel dilekçelerde kullanılmamalıdır.
“Nitelikli tacizde HAGB hiç mümkün değil.” Kanuni üst sınır değil, hükmedilen somut ceza belirleyicidir; indirimlerle iki yıla inen bir cezada HAGB yine mümkündür.
“HAGB verildiyse dosya tamamen kapandı.” Beş yıllık bir denetim süresi vardır; bu süre içinde yeni bir kasıtlı suç işlenirse hüküm açıklanır.
HAGB’nin cinsel taciz mağdurları için anlamı
Mağdurlar için HAGB kararı bazen tatmin edici bulunmayabilir; çünkü sanık hakkında görünürde bir “mahkûmiyet” ilan edilmez ve dava beş yıl sonra düşerse hiçbir ceza kaydı oluşmaz. Ancak bu, sürecin sonuçsuz kaldığı anlamına gelmez: HAGB kararı, sanığın suçu işlediğinin mahkemece tespit edildiği bir hükme dayanır; yalnızca bu hükmün açıklanması denetim süresi boyunca ertelenir. Denetim süresinde yeni bir suç işlenmesi ya da yükümlülüklere uyulmaması hâlinde hüküm derhâl açıklanır ve mahkûmiyet kesinleşir. Ayrıca HAGB, mağdurun ayrı bir hukuk davasıyla manevi ve maddi tazminat talep etme hakkını hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz; bu iki süreç birbirinden bağımsızdır.
Mağdur, HAGB kararının verilmesinden önce, zararının gerçekten giderilip giderilmediği konusunda mahkemeye görüşünü bildirebilir; mahkeme bu görüşü dikkate alır ancak bağlayıcı değildir. Mağdur, kararın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren, zararın giderilmediği ya da diğer şartların yanlış değerlendirildiği gerekçesiyle istinaf yoluna başvurabilir.
Örnek senaryo: HAGB kararı nasıl işler?
Bir işyerinde, bir çalışan meslektaşına yönelik sözlü cinsel taciz suçlamasıyla hakkında dava açılsın. Sanığın sabıka kaydı temiz, olay tek seferlik ve mahkeme, sanığın duruşmadaki pişmanlık ifadesini ve mağdurla arabuluculuk yoluyla anlaşma sağlandığını dikkate alarak kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutumu değerlendirdiğinde yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varsın. Yargılama sonunda mahkeme sanığı TCK 105 uyarınca örneğin 8 ay hapis cezasına mahkûm eder; bu ceza 2 yılın altında olduğu ve diğer şartlar (temiz sicil, zararın giderilmiş olması) sağlandığı için mahkeme HAGB kararı verir. Sanık hakkında beş yıllık bir denetim süresi başlar; bu süre boyunca kasıtlı yeni bir suç işlemediği ve mahkemenin belirlediği yükümlülüklere (varsa) uyduğu sürece, süre sonunda dava düşer ve sanık hakkında hiçbir mahkûmiyet kaydı oluşmaz. Ancak sanık, denetim süresi içinde örneğin bir başka kişiye karşı kasıtlı bir suç işlerse, ilk dosyadaki hüküm derhâl açıklanır ve 8 aylık mahkûmiyet kesinleşir; bu durumda ayrıca ikinci suç için de ayrı bir yargılama yürütülür.
Bu örnekte mağdur, HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurabilir; özellikle zararının tam olarak giderilmediğini düşünüyorsa bu hakkını kullanmalıdır. Mağdur ayrıca, ceza yargılamasından bağımsız olarak, TBK 58 kapsamında ayrı bir manevi tazminat davası açma hakkını her koşulda saklı tutar; HAGB kararı bu hakkı hiçbir şekilde sınırlamaz veya ortadan kaldırmaz.
Sonuç ve değerlendirme
Cinsel taciz suçunda HAGB, 2025-2026 arasında ciddi bir belirsizlik yaşasa da, 7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenerek yürürlükte kalmaya devam etmektedir. Güncel şartlar; sabıkasızlık, tekrar suç işlememe kanaati ve zararın giderilmesidir; sanığın kabul etmeme hakkı kaldırılmıştır. Karara karşı artık itiraz değil istinaf yoluna başvurulur ve cinsel tacizin temel şeklinde bu genellikle son kanun yoludur. Denetim süresi beş yıldır ve bu süre sorunsuz geçirilirse dava düşer. Bu güncel çerçeveyi bilmeden hazırlanan bir savunma ya da itiraz dilekçesi, eski hukuka dayandığı için etkisiz kalabilir.
Cinsel tacizin ceza çerçevesi için TCK 105 cinsel taciz suçu ve cezası, tutuklama tartışması için cinsel taciz suçunda tutuklama olur mu ve savunma dilekçesi örneği için cinsel suç savunma dilekçesi örneği yazılarına bakabilirsiniz. Kanun metni için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu‘na başvurabilirsiniz.
Aynı HAGB çerçevesinin müstehcenlik suçlarına uygulanışını NCMEC davası yazımızda bulabilirsiniz.
Aynı HAGB çerçevesinin sarkıntılık suçlarına uygulanışını ele aldığımız yazımıza göz atabilirsiniz.
HAGB kararının memuriyete etkisini merak ediyorsanız ayrıntılı ele aldığımız yazımızı bulabilirsiniz.
HAGB süresince yapılan vazgeçmenin davaya etkisini ayrıntılı ele aldığımız yazımızda bulabilirsiniz.
TCK 104 kapsamındaki HAGB imkânını aynı çerçevede ele aldığımız yazımızda inceleyebilirsiniz.
Ceza sürecinde HAGB imkânını ayrıca ele aldığımız yazımızda bulabilirsiniz.
Tutuklu geçen sürenin HAGB ve ceza üzerindeki etkisini yazımızı okuyabilirsiniz.
Cinsel suç dosyalarında delil ve usul konularının genel haritası için bilgi merkezimizin sayfasına, diğer yazılar için yazı dizinimizin sayfasına bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Cinsel taciz suçunda HAGB verilebilir mi?
Evet, koşulları varsa verilebilir. CMK m. 231/5 uyarınca hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Cinsel tacizin temel şekli (TCK m. 105/1) üç aydan iki yıla kadar hapis öngördüğünden bu eşiğe girer; belirleyici olan suçun kanuni üst sınırı değil, mahkemenin somut olarak hükmettiği ceza miktarıdır.
HAGB için sanığın kabul etmesi gerekir mi?
Hayır, artık gerekmiyor. Kanunun önceki hâlinde HAGB’nin uygulanması sanığın bunu kabul etmemesine bağlıydı; 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’la (12. Yargı Paketi) yeniden düzenlenen CMK m. 231/6’da bu “kabul etmeme” şartı kaldırılmıştır. Güncel şartlar: sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve mağdurun/kamunun zararının giderilmesidir.
HAGB, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmedi mi?
Anayasa Mahkemesi 10/7/2025 tarihli, E. 2024/98, K. 2025/149 sayılı kararıyla CMK m. 231’in 5 ila 14. fıkralarını iptal etmiş ve bu iptalin yayımdan dokuz ay sonra, 30/9/2026’da yürürlüğe gireceğine hükmetmiştir. Ancak bu tarihten önce, 16/7/2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi) aynı fıkraları YENİDEN DÜZENLEMİŞTİR. Sonuç olarak AYM’nin iptal ettiği eski metin, iptalin yürürlük tarihi gelmeden önce kanun koyucu tarafından değiştirilmiş olduğundan, HAGB kurumu ortadan kalkmamış, yeni ve güncellenmiş şartlarla varlığını sürdürmüştür.
HAGB kararına itiraz mı istinaf mı edilir?
Güncel CMK m. 231/12 uyarınca artık itiraz değil, istinaf yoluna başvurulur. Bölge adliye mahkemesince verilen kararlar hakkında CMK m. 286 hükümleri uygulanır; cinsel tacizin temel şeklinde üst sınır iki yıl olduğundan m. 286/2-d kapsamına girer ve BAM kararı çoğunlukla kesindir, temyiz yolu kapalıdır.
Denetim süresi ne kadardır ve süresince ne olur?
Denetim süresi beş yıldır (CMK m. 231/8). Bu süre içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmez ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulursa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (m. 231/10). Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
Denetim süresinde yeni bir suç işlenirse ne olur?
Mahkeme hükmü açıklar (CMK m. 231/11). Ancak mahkeme, yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa erteleme veya seçenek yaptırıma çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan ya da yeni kurulan hükme itiraz edilebilir.
Hangi suçlarda HAGB uygulanamaz?
CMK m. 231/14 uyarınca işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m. 17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB uygulanmaz. Cinsel taciz bu istisna kapsamında değildir; dolayısıyla diğer şartlar sağlandığında HAGB verilebilir.
Nitelikli cinsel tacizde (TCK 105/2) HAGB mümkün mü?
Mümkün olabilir; belirleyici olan kanuni üst sınır değil, mahkemenin somut olarak hükmettiği cezadır. Nitelikli hâlde ceza yarı oranında artsa da (temel cezanın üst sınırı üç yıla çıkar), takdiri indirim (TCK m. 62) ve diğer indirim sebepleriyle sonuç ceza iki yıla ya da altına inebilirse, HAGB’nin diğer şartları (sabıkasızlık, zararın giderilmesi) sağlandığında bu yol yine açıktır.
Eski kabul şartı ve itiraz yolu artık geçerli değil; dosyanızı güncel çerçeveye göre inceleyelim.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak Kartal’daki bürosunda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Cinsel taciz dosyalarında HAGB şartlarının değerlendirilmesi, 2026 mevzuat değişikliklerinin dosyalara doğru uygulanması ve HAGB kararlarına karşı istinaf süreci, doğrudan çalışma alanı içinde yer alır. Hem müdafilik hem mağdur vekilliği yürütmekte; bu alandaki değerlendirmelerini bu sitede ve YouTube kanalında paylaşmaktadır.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

