Etkileşimli rehber
Hassas terazi tek başına delil mi, bulaşıklı terazi, eşit gramajlı poşetler, miktar ölçütleri, kan testi, HTS ve alıcı beyanı: Yargıtay ölçütleriyle ticaret kastı gösterge denetim aracı ve senaryolar. Hassas terazi ve paketleme delili rehberini açın →
📌 Kısa Cevap: Evde hassas terazi bulundurmak tek başına suç değildir; “hassas terazi suçu” diye ayrı bir suç tipi de yoktur. Terazi, uyuşturucu madde veya madde bulaşığıyla birlikte ele geçirildiğinde ticaret şüphesini güçlendiren bir delil olarak değerlendirilir. Yargılanan suç ise TCK m.188/3’teki uyuşturucu ticareti (on yıldan az olmamak üzere hapis) veya TCK m.191/1’deki kullanmak için bulundurma (iki yıldan beş yıla kadar hapis ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi rejimi) olur; hangisinin uygulanacağını belirleyen şey terazinin kendisi değil, maddenin bulundurulma amacıdır.
“Hassas terazi suç mu?”, “evde hassas terazi bulundurmanın cezası nedir?” ve “terazi üzerinde uyuşturucu izi çıkarsa ne olur?” soruları, uyuşturucu dosyalarında en çok merak edilen konular arasındadır. Bu yazıda hassas teraziye ilişkin senaryoları, TCK m.188 ve m.191 arasındaki ayrımı, ticaret ile kullanma ayrımında mahkemelerin neye baktığını, aramanın hukuka uygunluğunu, tutuklama riskini ve savunma eksenlerini 2026 güncel mevzuatla ele alıyoruz. Aynı konuya farklı açılardan yaklaşan yazılarımız için “Uyuşturucu Suçlarında Hassas Terazi Cezası” ve “Uyuşturucu Ticareti Suçlamalarında Hassas Terazi” yazılarına da bakabilirsiniz.
Ticaret ile kullanma ayrımı cezayı ikiye böler; delillerin nasıl yorumlanacağı daha ilk ifadede belirleyicidir.
Hassas terazi neden suç aleti değildir?
Hassas terazi, gram altı hassasiyetle tartım yapabilen bir ölçüm aracıdır ve mutfakta, kuyumculukta, eczacılıkta, laboratuvarda, ilaç ve kozmetik üretiminde, hobi alanlarında ve bilimsel çalışmalarda yaygın olarak kullanılır. Kanun koyucu terazinin üretimini, satışını veya bulundurulmasını ayrı bir suç olarak düzenlememiştir; TCK m.188 uyuşturucu maddelerin imalini, ticaretini ve bulundurulmasını, m.191 ise kullanmak için bulundurmayı cezalandırır. Dolayısıyla “hassas terazi suçu” ifadesi hukuken yanlıştır; isnat edilen suç, terazinin ele geçirildiği bağlamda uyuşturucu ticareti veya uyuşturucu bulundurmadır. Terazi bu dosyalarda “suç aletinden çok delil” niteliği taşır ve bu delilin ağırlığı yanında bulunan diğer unsurlara göre değişir.
Dört ana senaryo: terazi hangi durumda ne anlama gelir?
TCK m.188/3 ile m.191/1 arasındaki fark: neden bu kadar önemli?
Terazi bulunan dosyalarda asıl tartışma, maddenin satış amacıyla mı yoksa kullanmak için mi bulundurulduğudur. TCK m.188/3, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi için on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezası öngörür; uyuşturucu verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde ceza on beş yıldan az olamaz. TCK m.191/1 ise kullanmak için uyuşturucu satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi için iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür. İki suç arasındaki fark yalnızca ceza miktarında değil, usul rejiminde de büyüktür.
Ticaret mi, kullanım mı? Mahkemelerin baktığı unsurlar
Kanunda “kişisel kullanım miktarı” diye sayısal bir sınır bulunmaz; bulundurulan maddenin satış veya başkasına verme amacı taşıyıp taşımadığı, dosyadaki tüm delillere göre mahkemece değerlendirilir. Bu değerlendirmede genellikle şu unsurlar birlikte incelenir: ele geçirilen maddenin miktarı ve türü, maddenin tek parça mı yoksa paketlenmiş küçük porsiyonlar hâlinde mi bulunduğu, ambalaj malzemeleri (poşet, folyo, mühür), hassas terazi, nakit para, iletişim kayıtları (alıcı-satıcı niteliğinde mesajlar, kurye ilişkileri), banka hareketleri, şüphelinin kullanıcı olup olmadığına dair deliller (kan veya idrar tahlili, tedavi geçmişi), şüphelinin geçmiş kaydı ve aramanın yapıldığı yerin niteliği. Bu unsurların her biri tek başına belirleyici değildir; terazi yanında ambalaj, para ve mesajlaşma yoksa ticaret iddiası zayıflar, hepsi bir arada bulunuyorsa güçlenir. Kuryelik ve ticaret arasındaki ince çizgiyi “Uyuşturucu Suçlarında Kuryelik ve Ticaret Arasındaki İnce Çizgi” yazımızda ayrıca ele aldık.
Videolu anlatım
İfade öncesi hazırlık, delillerin doğru yorumlanması ve ticaret ile kullanma ayrımının savunulması için erken destek önemlidir.
Terazi üzerinde madde kalıntısı çıkarsa ne olur?
Teraziden alınan numune üzerinde yapılan analizde uyuşturucu madde bulaşığı tespit edilirse bu, teraziyle madde tartıldığı izlenimini doğurur. Ancak bu bulgunun ne anlama geldiği ayrı bir değerlendirme konusudur: tartımın satış için mi, kullanılacak dozun belirlenmesi için mi yoksa satın alınan maddenin miktarının kontrolü için mi yapıldığı, kalıntının miktarı ve dosyadaki diğer deliller ışığında belirlenir. Savunmada sıkça ileri sürülen “kullanacağım dozu ölçüyordum” veya “satın aldığım maddenin gramajını kontrol ediyordum” açıklamaları, tek başına yeterli sayılmaz; ancak başka delillerle desteklendiğinde (maddenin az miktarda olması, ambalajlanmamış olması, şüphelinin kullanıcı olduğunu gösteren tahlil veya tedavi kayıtları, para ve mesajlaşma bulgusu bulunmaması) ticaret iddiasını zayıflatabilir. Kalıntı analizinin yöntemi, numunenin nasıl alındığı ve saklandığı da bilirkişi raporu bakımından incelenmelidir.
Terazinin “elverişliliği” ve bilirkişi incelemesi
Her terazi uyuşturucu tartımına elverişli değildir; gram veya miligram hassasiyetinde ölçüm yapabilen terazilerle mutfak veya posta terazileri arasında fark vardır. Dosyada terazinin marka ve modeli, hassasiyeti, kalibrasyon durumu ve ele geçirildiği yer tutanakta açıkça yer almalıdır. Savunma, gerekli gördüğünde terazinin uyuşturucu madde tartmaya elverişliliği ve üzerinde madde bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi incelemesi talep edebilir. CMK m.67/5 uyarınca bilirkişi incelemeleri tamamlandığında taraflara yeni inceleme veya itiraz için süre verilir ve CMK m.67/6 uyarınca rapor hakkında uzmanından bilimsel mütalaa alınabilir. İncelemenin yöntemi, numune alma ve saklama koşulları ve sonucun hangi soruya cevap verdiği raporda açık olmalıdır.
Arama ve el koyma: hukuka uygunluk denetimi
Terazi dosyalarının büyük bölümü konutta, araçta veya üstte yapılan aramayla başlar. CMK m.116 uyarınca suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa şüphelinin üstü, eşyası, konutu veya işyeri aranabilir. CMK m.119/1’e göre arama hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, ulaşılamadığı hâllerde kolluk amirinin yazılı emriyle yapılabilir; ancak konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılabilir. Karar veya emirde aramanın nedenini oluşturan fiil, aranacak yer ve geçerlilik süresi açıkça gösterilmelidir (m.119/2); Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konutta arama yapılırken o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur (m.119/4). İhbar üzerine yapılan aramalarda ihbarın niteliği, kararın kapsamı ve tutanakların eksiksizliği savunma bakımından önem taşır. Hukuka aykırı elde edilen deliller Anayasa m.38/6 ve CMK m.206/2-a uyarınca hükme esas alınamaz. Arama ve el koyma güvencelerinin ayrıntılarını arama ve el koyma rehberimizde anlattık; araç aramasında ele geçirilen maddelere ilişkin yaygın sorunlar için “Arabada Uyuşturucu Yakalatma Cezası” yazımıza bakabilirsiniz.
Terazi ve madde ele geçirilen dosyanın tipik aşamaları
İfade verirken nelere dikkat edilmeli?
Terazi ve madde bir arada ele geçirildiğinde ilk ifade, dosyanın seyrini belirleyen en önemli aşamalardan biridir. CMK m.147/1 uyarınca şüpheliye yüklenen suç anlatılır, müdafi seçme hakkı ve ifadede avukatın hazır bulunabileceği bildirilir ve yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hak olduğu söylenir. Kolluk ifadesinin müdafi hazır bulunmaksızın alınması hâlinde, CMK m.148/4 uyarınca bu ifade hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Ticaret ve kullanım ayrımı bakımından verilen açıklamaların tutarlı ve eksiksiz olması önemlidir: maddenin nereden ve ne amaçla temin edildiği, terazinin neden bulunduğu, ele geçirilen para ve eşyanın kaynağı gibi sorulara verilecek cevaplar sonraki aşamalarda dosyadaki delillerle karşılaştırılacaktır. Bu nedenle ifade öncesinde müdafi ile dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, ifadenin kapsamının belirlenmesi önerilir.
Tutuklama, adli kontrol ve zorunlu müdafilik
TCK m.188’de düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu CMK m.100/3-a-9’da sayılan katalog suçlar arasında yer alır; bu nedenle somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa bir tutuklama nedeninin var sayılabileceğine ilişkin karine işler. Karine çürütülebilir bir karinedir; kaçma şüphesinin bulunmadığı, delillerin toplandığı ve adli kontrolün yeterli olacağı somut olgularla ortaya konabilir ve CMK m.101/2 uyarınca tutuklama kararında kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gerekçelendirilmelidir. TCK m.191’deki kullanma suçu ise katalog suç değildir. CMK m.150/3 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir; TCK m.188/3’ün alt sınırı on yıl olduğundan ticaret isnadı zorunlu müdafilik kapsamındadır. Ayrıca CMK m.153/2’deki dosya inceleme kısıtlaması yapılabilecek suç listesinde TCK m.188 yer aldığından, ticaret soruşturmalarında hâkim kararıyla müdafiin dosya inceleme yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde kısıtlanabilir; ifade tutanakları ve bilirkişi raporları ise bu kısıtlamanın dışındadır (CMK m.153/3). Tutuklama çerçevesini tutuklama rehberimizde ele aldık.
Ağırlaştırıcı nedenler: okul çevresi, birlikte işleme ve örgüt
Ticaret isnadında ceza, bazı hâllerde artırılır. TCK m.188/4-a uyarınca maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması hâlinde ceza yarı oranında artırılır. m.188/4-b uyarınca fiillerin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi toplu bulunulan bina ve tesislerin sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde de ceza yarı oranında artırılır. m.188/5 uyarınca üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise bir kat artırılır. Terazi ve ambalaj malzemesi bulunan dosyalarda birden fazla kişinin dahil olduğu iddiası, bu artırım hâllerini gündeme getirebilir. Bu konuda iştirak ve fikir birliği ölçütlerini “Uyuşturucu Ticareti Dosyalarında Fikir ve Eylem Birliği” yazımızda ele aldık.
Ticaret iddiası kullanma suçuna dönüşürse: TCK m.191/8
TCK m.191/8 uyarınca TCK m.188’de tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile m.190’da tanımlanan kolaylaştırma suçlarından dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran m.191 kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. Bu düzenleme, terazi ve madde bir arada bulunmuş olsa dahi ticaret amacının ispatlanamadığı dosyalarda sonucu belirgin biçimde hafifletir. Bu nedenle savunmanın temel stratejilerinden biri, maddenin satış amacı taşımadığını, kişisel kullanım amacıyla bulundurulduğunu somut delillerle (kullanıcı olduğunu gösteren tahlil ve tedavi kayıtları, madde miktarı, ambalajsız bulundurma, ticarete işaret eden mesaj veya para bulgusu bulunmaması) ortaya koymaktır. TCK m.191’in genel rejimini “Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu (TCK 191)” yazımızda ve denetimli serbestlik sürecini “Uyuşturucu Kullanma Suçunda Denetimli Serbestlik Programı” yazımızda anlattık; HAGB’nin çerçevesi için HAGB rehberimize bakabilirsiniz.
Terazinin meşru kullanımını belgelemek
Terazinin kimde ve ne amaçla bulunduğu, savunmada belgelerle desteklenebilecek bir konudur. Mutfak, pastacılık, kuyumculuk, kozmetik veya hobi amaçlı kullanımı gösteren satın alma faturaları, online sipariş kayıtları, meslek veya iş yeri belgeleri ve terazinin kullanıldığı diğer eşyaların (kalıplar, kaplar, malzemeler) varlığı, terazinin uyuşturucu dışı bir amaçla bulunduğu iddiasını güçlendirir. Terazi ile birlikte ele geçirilen diğer malzemelerin niteliği de önemlidir: meşru bir kullanımı düşündüren malzemeler ile paketleme ve bölme malzemeleri aynı değerlendirmeye tabi olmaz. Bu belgelerin ve açıklamaların erken aşamada, ifade öncesinde müdafi ile birlikte düzenlenmesi ve dosyaya sunulması sürecin yönünü etkileyebilir.
Ortak konutta terazi: kime ait?
Terazi ve madde çoğu zaman ortak yaşanan bir evde, arkadaşların birlikte kaldığı bir konutta veya birden fazla kişinin eriştiği bir araçta ele geçirilir. Bu durumda terazi ve maddenin kime ait olduğu, kimin kullanımında bulunduğu ve fiili hâkimiyetin kimde bulunduğu delillerle belirlenmelidir. Ceza sorumluluğu şahsidir (TCK m.20); konutta bulunmak veya taşınmazın kullanıcısı olmak tek başına terazi veya maddenin sahibi olunduğu anlamına gelmez. Eşyanın bulunduğu oda, parmak izi veya DNA incelemesi, iletişim kayıtları, tanık beyanları ve diğer kişilerin açıklamaları bu belirlemede rol oynar. Şüpheli sayısı arttıkça, her şüpheli bakımından ayrı ayrı delil değerlendirmesi yapılması gerekir.
Etkin pişmanlık (TCK m.192) ve tedavi başvurusu
Uyuşturucu dosyalarında etkin pişmanlık hükümleri sonucu değiştirebilir. TCK m.192/2 uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa hakkında cezaya hükmolunmaz. m.192/1 imal ve ticaret suçlarına iştirak eden kişi bakımından, haber alınmadan önce suç ortaklarını ve maddenin saklandığı yerleri bildirmesi hâlinde cezaya hükmolunmamasını; m.192/3 ise haber alındıktan sonra gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve failin veya suç ortaklarının yakalanmasına hizmet eden kişi hakkında cezanın dörtte birden yarısına kadar indirilmesini düzenler. m.192/4’e göre uyuşturucu madde kullanan kişi, kendisi hakkında kullanmak için madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz ve kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz. Bu hükümlerin koşulları sıkıdır ve uygulanıp uygulanmayacağı somut dosyada değerlendirilir.
Savunmanın temel eksenleri
Terazi dosyalarında savunma, dosyadaki delillerin her birini ayrı ayrı sorgulayan bir yapıda kurulur. Birincisi aramanın hukuka uygunluğudur: karar veya emrin kapsamı, tutanakların eksiksizliği, şahit bulundurma zorunluluğu ve ihbarın niteliği. İkincisi terazi ile madde arasındaki bağlantıdır: terazinin ele geçirildiği yer ve maddeyle yakınlığı, üzerinde kalıntı bulunup bulunmadığı ve bilirkişi raporunun yöntemi. Üçüncüsü ticaret iddiasının delillerinin değerlendirilmesidir: ambalaj, para, mesajlaşma, banka hareketleri gibi unsurların gerçekten ticaret amacına işaret edip etmediği. Dördüncüsü kullanıcı olduğunun ortaya konmasıdır: tedavi geçmişi, tahlil sonuçları, madde miktarı. Beşincisi cezanın doğru nitelendirilmesidir: m.188/3 yerine m.191/1 veya m.191/8’in uygulanması. Savunma dilekçesinin yapısı için “Uyuşturucu Ticareti Savunma Dilekçesi” yazımıza bakabilirsiniz. Her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmeli, sonuç konusunda garanti verilmemelidir.
Sık yapılan yanlış değerlendirmeler
- “Hassas terazi bulundurmak suçtur” yanılgısı. Terazi tek başına suç değildir; uyuşturucu madde veya bulaşığıyla birlikte ele geçirilmesi dosyayı değiştirir.
- “Terazi bulundu, ticaret kesinleşti” yanılgısı. Terazi önemli bir delildir ancak tek başına ticaret amacını ispatlamaz; diğer deliller birlikte değerlendirilir.
- “Kişisel kullanım miktarı sınırı vardır” yanılgısı. Kanunda sayısal bir sınır yoktur; amaç, tüm delillere göre mahkemece belirlenir.
- “Teraziyi sildim, delil kalmaz” yanılgısı. Kalıntı ve diğer izler laboratuvar yöntemleriyle tespit edilebilir; delil karartma davranışı ayrıca aleyhe yorumlanabilir.
- “Ticaret iddiasında savunma imkânı yok” yanılgısı. Ticaret amacının ispatlanamadığı dosyalarda TCK m.191/8 gündeme gelebilir.
Sonuç ve değerlendirme
Evde hassas terazi bulundurmak tek başına suç değildir; terazi, uyuşturucu madde veya bulaşığıyla birlikte ele geçirildiğinde ticaret şüphesini güçlendiren bir delil olarak değerlendirilir. Yargılamanın seyrini belirleyen asıl unsur, maddenin satış mı yoksa kullanma amacıyla mı bulundurulduğudur; bu ayrım ceza miktarını on yıldan başlayan hapisle iki yıldan beş yıla kadar hapis arasında böler ve tutuklama, zorunlu müdafilik, görevli mahkeme ve ertelenme rejimini de değiştirir. Aramanın hukuka uygunluğu, terazi üzerindeki bulgunun yöntemi, ticaret delillerinin gerçek değeri ve kullanıcı olunduğunun ortaya konulması savunmanın ana başlıklarıdır. Soruşturma bildirimi alındığında ifade öncesi hazırlık ve dosyanın delil bazında değerlendirilmesi süreci doğrudan etkiler.
İlgili yazılarımız
Uyuşturucu Suçlarında Hassas Terazi Cezası · Uyuşturucu Ticareti Suçlamalarında Hassas Terazi · Kuryelik ve Ticaret Arasındaki İnce Çizgi · Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu (TCK 191) · Uyuşturucu Suçları Bilgi Merkezi
Evde hassas terazi bulundurmak suç mu?
Hayır; hassas terazi tek başına bir suç aleti değildir ve mutfakta, laboratuvarda, kuyumculukta, eczacılıkta veya hobi amaçlı pek çok yerde kullanılır. Terazinin kendisini bulundurmak için ayrı bir ceza öngörülmemiştir. Terazi, uyuşturucu madde veya bulaşığıyla birlikte ele geçirildiğinde ise bu durum uyuşturucu ticareti (TCK m.188/3) veya kullanmak için bulundurma (TCK m.191/1) isnadının delillerinden biri olarak değerlendirilir.
Hassas terazi suçu diye bir suç var mı?
Kanunda ‘hassas terazi suçu’ diye bir suç tipi yoktur. Bu ifade günlük dilde, hassas terazinin uyuşturucu maddeyle birlikte ele geçirildiği ve ticaret şüphesine yol açtığı dosyalar için kullanılır. Yargılanan suç TCK m.188 veya m.191’deki uyuşturucu suçlarıdır.
Terazi ile birlikte uyuşturucu bulunursa ne olur?
Madde miktarı, ambalajlama biçimi, para ve iletişim kayıtları gibi unsurlarla birlikte değerlendirilir. Madde satmak, başkasına vermek veya depolamak amacıyla bulundurulmuşsa TCK m.188/3 uyarınca on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezası; yalnızca kendi kullanımı için bulundurulmuşsa TCK m.191/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi rejimi gündeme gelir.
Terazinin üzerinde uyuşturucu kalıntısı çıkarsa ticaret sayılır mı?
Otomatik olarak sayılmaz. Kalıntı, maddenin tartıldığını gösterebilir; ancak ‘tartılan maddenin satış için mi, kendi dozunu ayarlamak veya kontrol etmek için mi tartıldığı’ ayrı bir sorudur. Kalıntının miktarı, bilirkişi analizinin yöntemi ve dosyadaki diğer deliller (madde miktarı, ambalaj, mesajlaşmalar, para) birlikte değerlendirilir.
Madde bulunmadan yalnızca terazi ele geçirilirse ne olur?
Uyuşturucu madde veya bulaşığı tespit edilmezse suçun unsurları oluşmaz; terazi tek başına suç delili sayılamaz. Ancak ihbar bulunan dosyalarda terazi, soruşturmanın devamına ve ayrıntılı aramaya gerekçe oluşturabilir. Terazi üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması ve sonucun açık olması savunma bakımından önemlidir.
Ticaret suçlamasında tutuklama zorunlu mudur?
Zorunlu değildir; ancak TCK m.188’de düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti CMK m.100/3’teki katalog suçlar arasında sayıldığından, kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeninin var sayılabileceğine dair karine işler. Bu karine çürütülebilir; adli kontrolün yeterli olacağı savunulabilir. TCK m.191’deki kullanma suçu ise katalog suç değildir.
Uyuşturucu ticareti suçlamasında zorunlu müdafilik var mı?
Evet. TCK m.188/3’ün alt sınırı on yıl olduğundan CMK m.150/3 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Şüpheli isterse kendi seçtiği avukatla da hareket edebilir.
Ticaret iddiası kullanma suçuna dönüşebilir mi?
Evet. Kovuşturma sırasında suçun münhasıran TCK m.191 kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, TCK m.191/8 uyarınca sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. Bu nedenle ticaret amacının bulunmadığının ortaya konulması dosyanın seyrini kökten değiştirebilir.
Ticaret ve kullanma ayrımı, aramanın hukuka uygunluğu ve bilirkişi raporu dosya başına ayrı incelenmelidir.
Denetimli serbestlik sırasında ticaret şüphesi doğarsa sonuçlarını ilgili yazımızda bulabilirsiniz.
Ticaretten yargılanan kullanıcının suç vasfının değişmesi uyuşturucu ticareti kullanmaya dönüşür mü yazımızda ele alındı.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.


Bu insanlara yonelten zengin keyif suruyorken neden gariban boyun bukup kahir ediyor bu mu adalet bumu insaniyet.dini imani anca allahin terazisi yasar