Kısa cevap: NCMEC bildirimi bir ihbardır; hukuken suç isnadı ya da mahkûmiyet delili değildir. Bildirim üzerine Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma başlatır ve dosya uygulamada ağırlıklı olarak TCK m. 226/3 kapsamında yürütülür. Bu dosyalarda belirleyici olan bildirimin kendisi değil, dijital delilin usulüne uygun elde edilip edilmediği ve içeriğin bilerek bulundurulduğunun ortaya konup konmadığıdır. CMK m. 134, bu incelemenin nasıl yapılacağını adım adım düzenler ve savunmanın denetleyebileceği somut yükümlülükler getirir.
Bu dosyalarda ilk günlerde yapılan usul denetimi sonucu belirler. Durumunuzu kısaca aktarırsanız hangi adımın öncelikli olduğunu birlikte belirleyebiliriz.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz (Anayasa m. 38/4). Hakkında soruşturma yürütülen kişi şüphelidir. Bu sayfa, hakkında NCMEC kaynaklı bir isnat bulunan kişinin kanuni haklarını ve sürecin nasıl denetlendiğini anlatır; çocukların korunmasına ilişkin hiçbir düzenlemeyi tartışma konusu yapmaz.
NCMEC bildirimi hukuken ne anlama gelir?
Bildirim, bir platformun kendi sistemlerinde tespit ettiği içeriği merkeze iletmesiyle doğar ve oradan ilgili ülkenin makamlarına ulaşır. Türkiye bakımından bu, Cumhuriyet başsavcılığının soruşturma başlatmasına yol açan bir ihbar niteliğindedir.
Bunun pratikteki karşılığı şudur: bildirim, dosyanın başlangıç noktasıdır, sonucu değil. Mahkûmiyet, yalnızca hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ve şüpheden uzak bir kanaatle verilebilir (CMK m. 217).
Merkezin ne olduğu, nasıl çalıştığı ve Türkiye’deki rolüne ilişkin genel bilgi için NCMEC nedir yazısına; bildirimin geliş anından iddianameye kadar işleyen sürecin aşamaları için NCMEC bildirimi sonrası soruşturma süreci yazısına bakabilirsiniz. Bu sayfa, hakkında isnat bulunan kişinin savunması üzerine kuruludur.

Videolu anlatım
Hangi suçtan soruşturuluyorsunuz?
İsnadın hangi cümleye dayandığı ceza aralığını doğrudan değiştirir. Üretimde çocuk kullanılması ile ürünü bulundurmak, aynı fıkranın farklı cümlelerinde ve çok farklı ceza aralıklarında düzenlenmiştir.
Dijital delil usulü: CMK m. 134’ün getirdiği denetim noktaları
Bu dosyaların ayırt edici yanı, delilin tamamen dijital olmasıdır. Kanun, bilgisayar ve benzeri sistemlerde yapılacak inceleme için ayrı bir usul öngörmüştür. Aşağıdaki tablo, savunmanın dosyada tek tek aradığı noktaları gösterir.
Bu yükümlülükler biçimsel ayrıntı değildir. Yedekleme yapılmamışsa veya yedekten kopya savunmaya verilmemişse, savunma delili bağımsız olarak denetleyemez. Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular ise delil olarak kabul edilemez (Anayasa m. 38/6) ve ortaya konulduğunda reddolunur (CMK m. 206/2-a).
Bu dosyalarda sık karşılaşılan dört tartışma
IP eşleştirmesi, yaş tespiti ve delil zinciri; bilirkişi raporu okunmadan değerlendirilemez. Elinizdeki belgeleri aktarabilirsiniz.
Süreç nasıl yürütülür?
NCMEC bildirimi sonrası savunmanın izlediği sıra
Ne yapılmalı, ne yapılmamalı?
NCMEC raporunun doğurabileceği tüm hukuki sonuçları ele aldığımız yazımıza bakabilirsiniz.
Sürecin dava aşamasına dair detaylar için yargılama ve savunma stratejilerini işleyen yazımıza bakabilirsiniz.
Çocuğun ifadesinin özel usulünü farklı bir bağlamda işlediğimiz yazımızda bulabilirsiniz.
Aile içi bağlamda çocuğun korunmasına ilişkin ilkeleri farklı bir bağlamda ele aldığımız yazımızda inceleyebilirsiniz.
Müstehcenlik ve NCMEC dosyalarının genel çerçevesi için Cinsel Suçlar Bilgi Merkezi sayfasına, bu başlıktaki tüm yazılar için makale dizini sayfasına göz atabilirsiniz.
Çocuk içeriklerin izlenmesi ve bulundurulması konusundaki hukuki çerçeveyi ayrı bir yazımızda bulabilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
NCMEC bildirimi tek başına suçlu olduğum anlamına gelir mi?
Hayır. NCMEC bildirimi bir ihbardır; hukuken suç isnadı ya da mahkûmiyet delili değildir. Bildirim üzerine Cumhuriyet başsavcılığı soruşturma başlatır ve deliller bu soruşturmada toplanır. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz (Anayasa m. 38/4).
NCMEC bildirimi hangi suçtan soruşturmaya yol açar?
Uygulamada dosyalar ağırlıklı olarak TCK m. 226/3 kapsamında yürütülür. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Üretimde çocuk kullanılması hâlinde ceza 5 yıldan 10 yıla kadar hapistir.
IP adresi bana ait çıktı, bu yeterli midir?
Tek başına yeterli değildir. IP adresi bir cihaza değil, belirli bir anda kullanılan bağlantıya işaret eder. Ortak kullanılan ağlar, şifresiz kablosuz bağlantılar, operatör kayıtlarındaki zaman farkları ve tek adresin birden çok abone tarafından paylaşıldığı yapılar bu tespiti tartışmalı hâle getirebilir. Belirleyici olan, içeriğin kim tarafından ve bilerek bulundurulduğunun ortaya konmasıdır.
Cihazıma el konuldu, ne zaman iade edilir?
Bilgisayar ve benzeri araçlara ancak şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması hâlinde el konulabilir. Şifrenin çözümü yapılıp gerekli kopyalar alındığında el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir (CMK m. 134/2).
İncelenen verilerin bir kopyasını alabilir miyim?
Evet. El koyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır (CMK m. 134/3) ve bu yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilerek durum tutanağa geçirilir (CMK m. 134/4). Bu kopya, savunmanın delili bağımsız olarak denetleyebilmesinin temelidir.
Savcı kararıyla yapılan inceleme geçerli midir?
Kural hâkim kararıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir (CMK m. 134/1).
İçeriği ben indirmedim, otomatik geldi. Bu savunma dikkate alınır mı?
Suçun kasten işlenmesi arandığından, içeriğin bilerek bulundurulup bulundurulmadığı tartışılması gereken bir konudur. Otomatik indirme ayarları, grup mesajlarıyla gelen içerik, tarayıcı önbelleği veya cihazın başkaları tarafından kullanılması bu değerlendirmede öne çıkar. Bu hususların teknik olarak ortaya konması gerekir.
Bu dosyalarda tutuklama zorunlu mu?
Hayır. Tutuklama bir ceza değil, koşulları kanunda sayılan bir koruma tedbiridir; adli kontrolün yetersiz kalacağının somut olgularla gerekçelendirilmesi gerekir (CMK m. 100-101). Karara öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268).
Hukuka aykırı elde edilen dijital delil kullanılabilir mi?
Hayır. Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez (Anayasa m. 38/6). Kanuna aykırı elde edilen delil ortaya konulduğunda reddolunur (CMK m. 206/2-a) ve mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller ayrıca ve açıkça gösterilir (CMK m. 230/1-b).
Soruşturma ne kadar sürer, aileme yansır mı?
Süre; bilirkişi incelemesinin yoğunluğuna ve dosyanın kapsamına göre değişir. Soruşturma evresi kural olarak gizlidir. Buna karşılık arama gibi işlemler çevre tarafından fark edilebildiğinden, sürecin nasıl yönetileceğinin baştan planlanması yerinde olur.
İlgili sayfalar
Sürecin aşamaları için NCMEC bildirimi sonrası soruşturma süreci, merkezin tanımı ve Türkiye’deki rolü için NCMEC nedir yazılarına bakabilirsiniz. Suçun kanuni çerçevesi için müstehcenlik suçu ve TCK 226; dijital cihazlara el koyma usulü için evimde veya işyerimde arama yapıldı sayfaları konuyu tamamlar. Genel çerçeve için savunma alanları sayfasına geçebilirsiniz.
Dosyanın hangi aşamasında olduğunuzu ve elinizdeki belgeleri aktarmanız yeterli. Görüşmeler Avukatlık Kanunu m. 36 uyarınca sır saklama yükümlülüğü altındadır.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.