Kısa cevap: Sözlü cinsel taciz, TCK m. 105’teki cinsel taciz suçunu oluşturur. Temel hâlde ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır; fiil çocuğa karşı işlenmişse 6 aydan 3 yıla kadar hapistir. Nitelikli hâllerden biri varsa (işyeri, nüfuz, telefon veya mesaj, teşhir) ceza yarı oranında artırılır. Adlî para cezası sabit bir rakam değildir: TCK m. 52’ye göre tam gün sayısı (en az 5 gün) × bir gün karşılığı miktar (100–500 TL) formülüyle hesaplanır. Sözlü tacizin ayırt edici yanı bedensel temas bulunmamasıdır; temas varsa fiil m. 105 değil, m. 102 kapsamına girer.
İster şikâyetçi ister şüpheli tarafta olun, bu dosyalarda belirleyici olan beyanın yan delillerle desteklenip desteklenmediğidir. Durumunuzu kısaca aktarabilirsiniz.
Sözlü cinsel taciz nedir?
Cinsel taciz, bedensel temas içermeyen cinsel davranışlarla işlenen bir suçtur. Söz, laf atma, cinsel içerikli teklif, ısrarlı rahatsız etme ve benzeri davranışlar bu kapsamdadır. Kanun taciz oluşturan davranışları tek tek saymamıştır; değerlendirme somut olaya göre yapılır.
Suçun oluşması için iki unsur aranır: davranışın cinsel amaçla yapılmış olması ve belirli bir kişiye yöneltilmiş olması. Belirli bir kişiye yönelmeyen alenî davranışlar duruma göre hayasızca hareketler (TCK m. 225) kapsamında değerlendirilir.
Videolu anlatım
Cinsel Taciz ve Hakaret Suçu Arasındaki Fark Nedir? — Av. Burakhan Çalışkan
Sözlü tacizin cezası ne kadar?
Bedensel temas bulunması hâlinde fiil artık cinsel taciz değil, cinsel saldırı sayılır. Temasın ani ve kesintili kalması hâlinde sarkıntılık düzeyinde cinsel saldırıdan 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülür (TCK m. 102/1, 2. cümle). Bu ayrım hem ceza aralığını hem de görevli mahkemeyi değiştirir.
Adlî para cezası ne kadar? Nasıl hesaplanır?
Bu, en çok sorulan ama en az doğru cevaplanan sorulardan biridir. Adlî para cezası tek bir rakam değildir; gün sistemine göre hesaplanır.
TCK m. 105/1, cinsel taciz için hapis veya adlî para cezasını seçenek olarak öngörür. Bu noktada TCK m. 50/2 devreye girer: suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez. Yani mahkeme hapis yönünde karar verdiyse, sonradan paraya çevirme yolu kapanır. Uygulamada sıkça karıştırılan bir noktadır.
Gözle taciz suç mudur?
Kanunda “gözle taciz” adında ayrı bir suç bulunmaz. Değerlendirme, davranışın cinsel amaçla ve belirli bir kişiye yönelik olarak taciz oluşturup oluşturmadığı üzerinden yapılır.
Salt bakış çoğu olayda tek başına yeterli görülmez. Buna karşılık ısrarlı takip, yaklaşma, söz, jest veya mimiklerle birleştiğinde davranış bütün olarak değerlendirilir ve cinsel taciz kapsamına girebilir. Belirleyici olan tek bir hareket değil, somut olayın bütünüdür.
Sözlü taciz dosyalarında nitelendirme ve delil durumu birlikte değerlendirilir. Elinizdeki bilgileri aktarırsanız birlikte bakabiliriz.
Şikâyet, süre, vazgeçme ve uzlaştırma
Cinsel tacizin temel hâli şikâyete bağlıdır. Şikâyet hakkı, fiilin ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır (TCK m. 73).
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m. 253/3). Şikâyetten vazgeçme ise ayrı bir kurumdur: şikâyete bağlı hâllerde, hüküm kesinleşinceye kadar vazgeçilmesi davayı düşürür.
Nasıl ispatlanır?
Sıkça sorulan sorular
Sözlü cinsel tacizin cezası nedir?
Sözlü taciz, TCK m. 105’teki cinsel taciz suçunu oluşturur. Temel hâlde ceza 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır. Fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Nitelikli hâllerden biri varsa ceza yarı oranında artırılır.
Sözlü tacizin para cezası ne kadar?
Adlî para cezası sabit bir rakam değildir; gün sistemine göre hesaplanır. TCK m. 52 uyarınca hâkim önce tam gün sayısını (en az 5, kural olarak en fazla 730 gün) belirler, sonra bir gün karşılığını (100 TL ile 500 TL arasında) takdir eder ve bu ikisini çarpar. Kararda gün sayısı ile günlük miktar ayrı ayrı gösterilir. Dolayısıyla tutar, gün sayısına ve kişinin ekonomik durumuna göre değişir.
Hapis cezası verilirse sonradan paraya çevrilebilir mi?
Hayır. TCK m. 50/2’ye göre, suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez. Cinsel taciz m. 105/1’de tam da böyle bir seçimlik yaptırım öngördüğünden, mahkeme hapis yönünde karar verdiyse çevirme yolu kapanır.
Gözle taciz suç mudur?
Kanunda “gözle taciz” adında ayrı bir suç yoktur. Değerlendirme, davranışın cinsel amaçla ve belirli bir kişiye yönelik olarak taciz oluşturup oluşturmadığı üzerinden yapılır. Salt bakış çoğu olayda tek başına yeterli görülmez; ancak ısrarlı takip, yaklaşma, söz veya jestlerle birleştiğinde bütün olarak cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilir. Belirleyici olan somut olayın bütünüdür.
Kadına yönelik sözlü tacizde ceza artar mı?
TCK m. 105 cinsiyete göre ayrı bir artırım öngörmez; ceza, maddedeki nitelikli hâllere göre artar. Buna karşılık fiil aynı zamanda tehdit içeriyorsa, tehdidin kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırının dokuz aydan az olamayacağı yönündeki hüküm (TCK m. 106/1) gündeme gelebilir.
Şikâyet süresi ne kadar?
Cinsel tacizin temel hâli şikâyete bağlıdır. Şikâyet hakkı, fiilin ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır (TCK m. 73). Bu süre dava zamanaşımı süresini geçemez.
Sokakta laf atmak taciz sayılır mı?
Sayılabilir. Cinsel içerikli söz söylemek, bedensel temas bulunmadığı için m. 105 kapsamındadır. Aranan iki unsur, davranışın cinsel amaç taşıması ve belirli bir kişiye yöneltilmiş olmasıdır. Belirli bir kişiye yönelmeyen alenî davranışlar duruma göre hayasızca hareketler (TCK m. 225) kapsamında değerlendirilebilir.
Sözlü tacizde uzlaşma olur mu?
Hayır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m. 253/3). Şikâyetten vazgeçme ise ayrı bir kurumdur ve şikâyete bağlı hâllerde davayı düşürür.
Sözlü taciz nasıl ispatlanır?
Tanık anlatımları, ses veya görüntü kayıtları, mesajlaşmalar, olayın hemen ardından yapılan başvurular ve işyeri kayıtları başlıca delillerdir. Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (CMK m. 217/2). Beyanın aşamalar arasında tutarlı olması ve yan delillerle desteklenmesi uygulamada belirleyicidir.
Sözlü tacizde HAGB veya erteleme mümkün mü?
Koşulları varsa gündeme gelebilir. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adlî para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231/5); iki yıl veya daha az hapis cezasında ise erteleme (TCK m. 51) değerlendirilebilir. Ancak HAGB’ye ilişkin hükümler 2026 yılında önemli ölçüde değişmiştir; güncel durum dosya bazında kontrol edilmelidir.
Görevli mahkeme hangisidir?
Asliye ceza mahkemesidir. Ağır ceza mahkemesinin görevi on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlıdır (5235 sayılı Kanun m. 12) ve cinsel tacizin ceza aralığı bu sınırın altındadır.
Yargıtay kararlarında sözlü taciz
Aşağıdaki kararlar, sözlü ve temassız fiillerin nasıl nitelendirildiğini gösterir. Üçü de aynı noktada birleşir: bedensel temas bulunmadığında fiil cinsel taciz kapsamındadır ve bu nitelendirmenin atlanması bozma sebebidir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/31697, K. 2021/27243
«Sanığın daha önceden tanımadığı katılanı telefonla arayarak cinsel içerikli sözler söylediği iddia ve kabul edilen olayda, sanığın eyleminin TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek hakaret suçundan hüküm kurulması…»
Sonuç: Telefonla söylenen cinsel içerikli sözler hakaret değil, cinsel taciz suçunu oluşturur. Nitelendirme hatası bozma sebebidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/500, K. 2021/250
«Sanığın hareketinin, TCK’nın 102/2. maddesinde düzenlenen nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden … icra hareketlerine başlanılmadığından, niteliği itibarıyla hazırlık hareketi olarak değerlendirilmesi gerekeceğinin … sanığın mağdureye karşı temas içermeyen, sözlü olarak cinsel ilişki teklifinde bulunma şeklinde gerçekleşen eylemlerinin ise TCK’nun 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.»
Sonuç: Ceza Genel Kurulu, bedensel temas bulunmayan sözlü teklifi cinsel taciz olarak nitelendirmiş; icra hareketi bulunmadığı için nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsten söz edilemeyeceğini belirtmiştir.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2017/1617, K. 2021/3022 (15.04.2021)
«Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları ile iddiayı doğrular nitelikte sanığın ikrara yönelik savunması, taraflar arasında dosyaya yansıyan herhangi bir husumet bulunmaması, sanık tarafından gönderildiği tutanakla tespit edilen … mesaj içerikleri ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılan mağdurenin cep telefonuna birden fazla cinsel içerikli mesaj gönderdiği anlaşıldığından, cinsel taciz suçundan mahkumiyeti yerine … beraatine karar verilmesi…»
Sonuç: Farklı zamanlarda gönderilen birden çok mesaj, tek bir suç işleme kararının icrası sayılarak zincirleme cinsel taciz kapsamında değerlendirilmiştir. Husumet bulunmaması ve ikrar, beyanın değerlendirilmesinde dikkate alınmıştır.
Bu kararların ortak sonucu şudur: sözlü fiilin hakaret, tehdit veya cinsel saldırıya teşebbüs olarak nitelendirilmesi yerine TCK m. 105 kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Nitelendirme, ceza aralığını doğrudan değiştirdiği için dosyanın en belirleyici tartışmasıdır.
İlgili sayfalar
Maddenin tam metni ve fıkra fıkra cezalar için TCK 105 cinsel taciz suçu ve cezası; mesaj ve sosyal medya üzerinden işlenen taciz için WhatsApp mesajları ve sosyal medya mesajları yazılarına bakabilirsiniz. Temas bulunması hâlinde sarkıntılık düzeyinde cinsel saldırı; uzlaştırma için cinsel tacizde uzlaşma; hakkınızda şikâyet varsa ilk adımlar sayfaları konuyu tamamlar.
Dosyanın hangi aşamasında olduğunuzu ve elinizdeki belgeleri aktarmanız yeterli.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.