📌 Kısa Cevap: ChatGPT, Gemini veya Grok’un Türk savcılıklarına bağlanan otomatik bir ihbar hattı yoktur; Türk hukukunda suçu bildirme yükümlülüğü (TCK 278-280) gerçek kişiler ile belirli meslek mensuplarına yöneliktir, yazılım şirketleri bu maddelerin muhatabı değildir. Ancak sağlayıcılar kendi politikaları gereği çocuk istismarı içeriğini NCMEC’e bildirir, OpenAI başkalarına yönelik yakın ve ciddi fiziksel zarar tehdidini kolluğa iletebileceğini açıklamıştır ve üçü de yasal taleplere yanıt verir. Asıl risk ihbar değil, kaydın kendisidir: sohbet hem sağlayıcının sunucusunda hem cihazınızda kalır, avukat–müvekkil gizliliğinden yararlanmaz ve CMK 134 uyarınca cihaz incelemesiyle dosyaya girebilir.
“Yapay zekâ beni ihbar edebilir mi?” sorusu, bir hukuki sıkıntıyla karşılaşan kişilerin avukata gitmeden önce ChatGPT, Gemini veya Grok’a danışmasıyla birlikte giderek daha sık soruluyor. Soruyu soranlar aslında iki ayrı şeyi merak ediyor: yazılım beni şikâyet eder mi, ve yazdıklarım bir gün karşıma delil olarak çıkar mı? Bu iki sorunun cevabı birbirinden çok farklıdır ve tehlikeli olan, çoğu kişinin sandığının aksine, birincisi değil ikincisidir. Bu yazıda Türk hukukundaki ihbar yükümlülüğünün kimi bağladığını, üç büyük sağlayıcının 2026 itibarıyla yayımladığı gizlilik ve kolluk talebi politikalarının ne dediğini, sohbet kayıtlarının bir soruşturmaya hangi yollarla girdiğini, CMK 134 cihaz incelemesinin güvencelerini ve avukata anlatmanın neden hukuken tamamen farklı olduğunu, yürürlükteki kanun metinleri ile tam metni incelenen Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarıyla açıklıyoruz.
Bir olayı hukuken korunan gizlilik içinde anlatabileceğiniz tek muhatap avukatınızdır. Soruşturma ihtimali doğduysa yeni beyan üretmeden ve cihaza dokunmadan önce dosyanın hangi aşamada olduğunu birlikte netleştirelim.
Yapay zekâ sizi savcılığa ihbar eder mi?
Doğrudan cevap: kural olarak hayır. Yaygın kullanılan yapay zekâ asistanlarının Türkiye’deki Cumhuriyet başsavcılıklarına, kolluğa ya da CİMER’e bağlanan otomatik bir bildirim hattı bulunmamaktadır; bir kullanıcının anlattığı olay, yazılım tarafından suç duyurusuna dönüştürülüp yetkili makamlara iletilmez. Bunun hukuki sebebi de vardır: Türk hukukunda ihbar yükümlülüğü Türk Ceza Kanunu‘nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir ve bu maddelerin muhatabı gerçek kişiler ile belirli meslek mensuplarıdır. Yurt dışında yerleşik bir yazılım şirketi, Türk ceza mevzuatındaki bildirim yükümlülüğünün muhatabı değildir.
Buna karşılık “ihbar etmiyor” cümlesi 2026 itibarıyla üç istisnayla okunmalıdır. Birincisi, çocuk cinsel istismarı içeriğidir: ABD’de yerleşik sağlayıcılar tespit ettikleri içerikleri kendi ulusal mevzuatları gereği NCMEC’e bildirir ve bu bildirimler Türkiye’de soruşturma başlatır (ayrıntı için NCMEC nedir yazımıza bakınız). İkincisi, OpenAI’nin 27 Ağustos 2025 tarihli açıklamasıdır: şirket, başkalarına zarar vermeyi planlayan kullanıcıların sohbetlerini kullanım politikaları konusunda eğitilmiş küçük bir ekibin incelemesine yönlendirdiğini ve inceleyenlerin başkalarına yönelik yakın ve ciddi fiziksel zarar tehdidi tespit etmesi hâlinde durumu kolluğa iletebileceğini; kendine zarar verme hâllerini ise mahremiyet gerekçesiyle kolluğa iletmediğini açıklamıştır. Üçüncüsü, üç sağlayıcının da gizlilik politikalarında yer alan yasal taleplere yanıt ve acil durum hükümleridir; bunlar kendiliğinden ihbar değil, bir makamın talebi üzerine veya ölüm ya da ciddi yaralanma tehlikesinde devreye giren mekanizmalardır.
Tablodaki bilgiler sağlayıcıların kendi yayımladığı politika metinlerinden alınmıştır ve bu metinler sık değişir; somut bir dosyada ilgili politikanın o tarihteki sürümüne bakılmalıdır. Tablonun verdiği asıl mesaj şudur: üç sağlayıcı da kullanıcı sohbetlerini kendi inisiyatifiyle Türk makamlarına göndermez, fakat üçü de kaydı tutar, belirli hâllerde insan incelemesine açar ve geçerli bir yasal talep geldiğinde paylaşır. “Yapay zekâya anlatmak arkadaşa anlatmaktan daha güvenlidir” sezgisi yalnızca tek bir noktada doğrudur: arkadaşınız TCK 278 kapsamında bildirim yükümlüsü olabilir, yazılım olamaz. Başka hiçbir noktada doğru değildir.
Türk hukukunda kimin ihbar yükümlülüğü var?
Kimin bildirmek zorunda olduğunu görmek, yapay zekânın bu tablonun neresinde durduğunu da açıklar. TCK 278, Anayasa Mahkemesi’nin 30.06.2011 tarihli ve 2010/52 E., 2011/113 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş, iptal kararı 15.04.2012’de yürürlüğe girmiş ve madde 6352 sayılı Kanunla 05.07.2012’de yeniden düzenlenmiştir. Yargıtay, bu iki tarih arasında işlenen “suçu bildirmeme” fiillerinin yaptırımsız kaldığını; ayrıca suçu görevle bağlantılı olarak öğrenmeyen kişi bakımından TCK 279’un da oluşmayacağını kabul etmektedir. Yürürlükteki metin, yükümlülüğü işlenmekte olan ve sonuçları hâlen sınırlandırılabilecek suçlarla sınırlar; tamamlanmış ve sonuçları artık sınırlandırılamayacak bir suç bakımından herkese yönelik genel bir bildirim yükümlülüğü yoktur.
Tablo iki şeyi birden gösterir. Birincisi, yapay zekâ bu listenin hiçbir satırında bildirim yükümlüsü olarak yer almaz. İkincisi ve daha önemlisi, arkadaşınız yer alır: anlattığınız suç hâlen işlenmekte olan ya da sonuçları sınırlandırılabilecek nitelikteyse, güvendiğiniz kişi bildirimde bulunmadığında kendisi TCK 278 kapsamında sorumluluk altına girebilir. Ayrıca Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 6763 sayılı Kanunla değişik TCK 75 uyarınca suçu bildirmeme suçunun önödeme kapsamına alındığını kabul etmektedir; bu, arkadaşın sorumluluğunun soruşturma aşamasında belirli bir miktarın ödenmesiyle sona erebileceği anlamına gelir.
Yurt dışındaki sağlayıcıdan kayıt istenebilir mi, nasıl istenir?
Hukuken evet; ancak bu yol, cihaz incelemesinden çok daha zahmetlidir ve sağlayıcıların politikalarıyla şekillenir. OpenAI’nin 1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren “Hükümet Kullanıcı Verisi Talep Politikası”, kullanıcı verisinin yalnızca uluslararası insan hakları normlarıyla uyumlu geçerli bir yasal süreç üzerine ya da ölüm veya ciddi fiziksel yaralanma tehlikesi içeren bir acil durumda paylaşılacağını belirtir. Avrupa Ekonomik Alanı ve İsviçre dışındaki kullanıcılar, Türkiye dâhil, hizmeti ABD’deki OpenAI OpCo’dan alır; bu şirket içerik dışı veri için celp veya mahkeme kararı, sohbet içeriği için ise arama kararı (warrant) arar. ABD dışındaki makamların talebi, talep eden ülkede de zorlayıcı nitelikte olması ve ABD hukukuyla uyumlu bulunması hâlinde doğrudan karşılanabilir; diğer hâllerde adli yardımlaşma anlaşması (MLAT), istinabe veya devletler arası mekanizmalar üzerinden ABD hukuk sürecine taşınmalıdır. Aynı politika, geçerli bir koruma talebi üzerine verinin 90 gün (bir kez daha 90 gün uzatılabilir) saklanacağını ve kanunen yasaklanmadıkça kullanıcıya bildirim yapılacağını öngörür.
Bu süreç Türkiye tarafında 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu uyarınca Merkezî Makam olan Adalet Bakanlığı üzerinden yürür; talebin kapsamı, süresi ve gelen belgenin kullanım sınırı için adli yardımlaşma ve yurt dışından delil talebi yazımıza bakabilirsiniz. OpenAI’nin Temmuz–Aralık 2025 dönemine ilişkin şeffaflık raporu, dünya genelinde 224 içerik dışı talep aldığını ve bunların 146’sında 307 hesaba ilişkin veri paylaştığını; 75 içerik talebinin 62’sinde 84 hesaba ilişkin içerik verdiğini; 10 acil durum talebinin yalnızca birinde veri paylaştığını göstermektedir. Rakamlar, yolun kapalı olmadığını ama dar olduğunu anlatır.
TÜRK SAVCILIĞININ YURT DIŞINDAKİ YAPAY ZEKÂ SAĞLAYICISINDAN VERİ TALEBİ ZİNCİRİ
Bu zincirin uzunluğu, uygulamada sağlayıcıdan veri istenmesinin istisna, kişinin kendi cihazının incelenmesinin ise kural olmasının nedenidir. “Sağlayıcı veriyi vermez” güvencesi de, “her talep karşılanır” korkusu da gerçeği yansıtmaz: kayıt mevcuttur, hukuken talep edilebilir niteliktedir ve talebin sonuçlanması somut olaya, talebin biçimine ve sağlayıcının o tarihteki politikasına bağlıdır.
Asıl risk ihbar değil, kaydın kendisidir: sohbetler dosyaya hangi yollarla girer?
Kısa Cevap: Yapay zekâ sohbeti teknik olarak bir veri işleme faaliyetidir; yazılan her mesaj sağlayıcının sunucusunda ve çoğu zaman cihazda (uygulama önbelleği, tarayıcı geçmişi, ekran görüntüsü) kalır. Bu kaydın hukuki niteliği, bir arkadaşa atılan mesajdan farklı değildir: sır statüsü kazanmaz, ayrıcalıklı iletişim sayılmaz. Soruşturmaya giriş yolları dört tanedir: cihaz incelemesi (CMK 134), sağlayıcıdan adli yardımlaşmayla talep, sohbeti gören bir üçüncü kişinin ekran görüntüsü ve kişinin kendi ifadesindeki beyanı.
Yargıtay uygulaması, cihazdaki dijital izlerin kast ve tasarlama tartışmasında ne kadar belirleyici olabildiğini gösterir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2025 tarihli bir kararında sanığın telefonundaki arama motoru ve tarayıcı geçmişinden, olaydan üç ay önce “aldatan eşini öldürmek cezası” ve olaydan on gün önce “ceza indirimi, hangi hastaların cezai ehliyeti yoktur” biçiminde aramalar yaptığının tespit edildiğini; bu verilerin diğer olgularla birlikte sanığın öldürmeye aylar öncesinden karar verdiğini gösterdiğini ve eylemin tasarlayarak öldürme olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Bir yapay zekâ asistanına yöneltilen “şu suçun cezası ne kadar”, “şöyle yaparsam yakalanır mıyım” türünden sorular, aynı mantıkla değerlendirilebilecek dijital izlerdir; yapay zekânın “bunu kimseye söylemem” anlamına gelen bir cevap vermesi hukuki bir taahhüt değil, yalnızca metin üretimidir.
Sohbet kaydının delil değeri, nasıl elde edildiğine bağlıdır. Hukuka uygun elde edilmişse CMK 217/1 uyarınca hâkimin serbestçe takdir edeceği bir delildir; hukuka aykırı elde edilmişse CMK 217/2 ve Anayasa 38/6 gereği hükme esas alınamaz. Aşağıdaki bölümde bu ayrımın pratikte en sık yaşandığı yer olan cihaz incelemesi ele alınmaktadır. Dijital delilin genel çerçevesi için arama, el koyma ve dijital delil rehberimize, hash değerinin anlamı için hash eşleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.
CMK 134: telefon ve bilgisayardaki sohbet kayıtları nasıl incelenir?
Uygulamada yapay zekâ sohbetlerinin dosyaya girmesinin en yaygın yolu, sağlayıcıdan veri istenmesi değil, kişinin kendi cihazının incelenmesidir. Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 134. maddesi bu tedbiri sıkı şartlara bağlar: somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı, şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtlardan kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verir. Savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; onay alınamazsa çıkarılan kopyalar ve metinler derhâl imha edilir (134/1). El koyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeği alınır (134/3), yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilir (134/4).
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, akıllı telefonun kayıtlı verileri otomatik olarak işleme özelliğine sahip olması nedeniyle bilgisayar niteliğinde olduğunu ve içeriğindeki mesajlar için CMK 134 uyarınca karar alınması gerektiğini; kolluğun, sanığın rızası bulunsa dahi karar olmaksızın telefonu inceleyip içeriğini kayıt altına alamayacağını ve bu şekilde elde edilen mesajlar ile onlara dayanan tanık beyanlarının CMK 217/2 uyarınca hükme esas alınamayacağını kabul etmiştir. Aynı tedbirin öteki yüzünü Anayasa Mahkemesi’nin Barış Yiğit kararı gösterir: el konulan bilgisayarın imajının talebe rağmen yaklaşık beş yıl boyunca verilmemesi, 134/4’teki usul güvencesinden yoksun bırakma olarak nitelendirilmiş ve ihlal kararı verilmiştir. Bu iki karar birlikte okunduğunda, savunmanın cihaz incelemesinde denetleyeceği noktalar netleşir.
CMK 134 — CİHAZ İNCELEMESİNİN İŞLEYİŞİ VE SAVUNMANIN DENETİM NOKTALARI
Bu adımların her biri savunma bakımından bir denetim noktasıdır. Kuvvetli şüphenin somut delillere dayanıp dayanmadığı, başka surette delil elde etme imkânının gerçekten tükenip tükenmediği, savcı kararının süresinde hâkim onayına sunulup sunulmadığı ve yedekten kopyanın şüpheliye verilip verilmediği ayrı ayrı incelenir; usule aykırılık saptandığında elde edilen verilerin hükme esas alınamayacağı ileri sürülür. Cihaz incelemesinin süreleri ve iade yolu için telefona ve bilgisayara el koyma yazımıza bakabilirsiniz.
ChatGPT, Gemini ve Grok: politikalar kayıt, inceleme ve paylaşım hakkında ne diyor?
Üç sağlayıcının kullanıcı sözleşmeleri ve gizlilik politikaları Türk hukukunu bağlamaz; ancak kaydın ne kadar süre var olduğunu, kimlerin görebildiğini ve bir talep geldiğinde hangi şartla paylaşılacağını belirledikleri için savunma açısından okunması gereken belgelerdir. OpenAI’nin gizlilik politikası, kişisel verilerin ve hizmetle etkileşime ilişkin bilgilerin hukuki bir yükümlülüğe uymak, hakları savunmak, şirket kurallarının veya hukukun ihlal edildiği kanaatine varılması, dolandırıcılığın veya yasa dışı faaliyetin önlenmesi ve kullanıcıların ya da kamunun güvenliğinin korunması amacıyla kamu makamlarıyla paylaşılabileceğini belirtir. Bu çerçeve, 2025’te bir ABD mahkemesinin bir telif davası nedeniyle 13 Mayıs 2025 tarihli kararla ücretsiz, Plus, Pro ve Team kullanıcılarının silinmiş ve geçici sohbetleri dâhil tüm çıktı kayıtlarının korunmasına hükmetmesiyle somut bir sınav vermiştir; yükümlülük 26 Eylül 2025’te sona ermiş, ancak o tarihe kadar korunan kayıtlar davada kullanılabilir kalmıştır. Olay, “silinen sohbet yok olur” varsayımının bir mahkeme kararıyla bir gecede değişebildiğini gösterir.
Google, Gemini Uygulamaları Gizlilik Merkezi’nde sohbetlerin bir bölümünün hizmeti geliştirmek ve güvenliği sağlamak için eğitimli inceleyiciler tarafından okunabildiğini, bu sohbetlerin inceleme öncesinde hesaptan ayrıştırıldığını ve üç yıla kadar saklanabildiğini; etkinliğin varsayılan olarak 18 ay sonra silindiğini, kullanıcının bunu 3 veya 36 aya çevirebileceğini ya da silmeyi kapatabileceğini; etkinlik kaydı kapalı olsa bile sohbetlerin 72 saat boyunca tutulduğunu ve verinin geçerli bir yasal süreç veya uygulanabilir resmî talep üzerine işleneceğini açıklar. xAI’nin Grok için yayımladığı ve Ekim 2026’da güncellenen politika, silinen sohbetlerin ve özel sohbet modundaki görüşmelerin 30 gün içinde sistemden kaldırılacağını, ancak hukuki, uyum veya güvenlik gerekçesiyle daha uzun tutulabileceğini; kişisel verilerin yasalara uymak, yasal taleplere yanıt vermek ve kişilerin güvenliğini korumak amacıyla paylaşılabileceğini belirtir.
“Politikada ayrıca düzenlenmemiş” ifadesi, ilgili konunun o sağlayıcının kamuya açık politikasında ayrı bir madde olarak yer almadığını anlatır; sağlayıcının bu konuda hiçbir uygulaması olmadığı anlamına gelmez. Yapay zekânın ürettiği hukuki bilginin güvenilirliği ayrı bir sorundur ve uydurma Yargıtay içtihatları yazımızda ele alınmıştır; Grok özelinde yapay zekânın cezai sorumluluğu meselesi için ilgili yazımıza bakabilirsiniz.
KVKK bu kayıtlar bakımından koruma sağlar mı?
Sık karşılaşılan bir yanılgı, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında silme talebinde bulunarak bir ceza soruşturmasının önüne geçilebileceğidir. Kanun buna izin vermez. KVKK 28/1-d uyarınca kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi hâlinde Kanun hükümleri uygulanmaz. Ayrıca 28/2-a, veri işlemenin suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için gerekli olduğu hâllerde ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11. maddenin uygulanmayacağını öngörür. KVKK’daki silme ve itiraz hakları, adli sürecin karşısına çıkarılabilecek bir kalkan değildir; sağlayıcıya yöneltilen silme talebi de sağlayıcının hukuki yükümlülük gerekçesiyle saklama hakkını ortadan kaldırmaz.
Avukata anlatmak neden hukuken tamamen farklıdır?
Bir olayı hukuken korunan gizlilik içinde anlatabileceğiniz muhatap, yapay zekâ da arkadaşınız da değildir. Avukatlık ilişkisini ayrı bir yere koyan, üst üste binen üç ayrı hükümdür. Birincisi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu‘nun 36. maddesindeki açığa vurma yasağıdır: avukatlar kendilerine tevdi edilen veya görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vuramaz; tanıklık edebilmeleri iş sahibinin muvafakatine bağlıdır ve bu hâlde dahi tanıklıktan çekinebilirler. İkincisi, CMK 46/1-a’daki tanıklıktan çekinme hakkıdır; maddenin ikinci fıkrası, (a) bendi dışında kalan hekim ve mali müşavir gibi kişilerin ilgilinin rızası varsa çekinemeyeceğini düzenlerken avukatı bu kuralın dışında tutar. Üçüncüsü, TCK 278/4’teki muafiyettir: tanıklıktan çekinebilecek kişiler bakımından suçu bildirmeme suçundan cezaya hükmolunmaz.
Bu üç hüküm birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo nettir: kanun koyucu, kişinin kendisini savunabilmesi için bir olayı korkusuzca anlatabileceği bir alan tanımlamış ve bu alanı yalnızca avukatlık ilişkisine özgülemiştir. Yapay zekâ bu alanın dışındadır; üstelik ürettiği hukuki bilgi de denetimsizdir. Yapay zekânın ceza hukukunu ilgilendirdiği öteki alanlar için yapay zekâ ve ceza hukuku: sorumluluk kimde? ve deepfake içerik suç mu? yazılarımıza bakabilirsiniz.
Yazdıklarınız nedeniyle endişeliyseniz ne yapmalısınız?
Öncelikle bir noktayı netleştirelim: bu yazının amacı delil gizlemenin ya da soruşturmadan kaçınmanın yollarını göstermek değildir. TCK 281, gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla suç delillerini yok etmeyi, silmeyi, gizlemeyi veya değiştirmeyi altı aydan beş yıla kadar hapisle cezalandırır. Maddenin birinci fıkrasının son cümlesi kişinin kendi işlediği suçun deliline ilişkin fiili bakımından ceza verilmeyeceğini öngörse de, sizin yerinize bir başkasının silmesi o kişiye ayrı bir ceza sorumluluğu yükler; yakınlarınızdan böyle bir talepte bulunmak onları da soruşturmanın içine çeker. Ayrıca bildirim veya çağrıdan sonra yapılan silme, cihaz incelemesinde tespit edilir ve kastın değerlendirilmesinde aleyhe bir görünüm yaratır.
ENDİŞE DUYUYORSANIZ İZLENECEK DOĞRU SIRA
İfade sürecindeki haklar için ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım? yazımıza, susma hakkının aleyhe yorumlanıp yorumlanamayacağı için susma hakkı yazımıza bakabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında dijital kayıt, cihaz incelemesi ve bildirim yükümlülüğü
Aşağıdaki beş kararın tam metni incelenmiştir. Kararlar, telefon ve tarayıcı geçmişinin kast ve tasarlama delili olarak değerini, akıllı telefonun CMK 134 kapsamında bilgisayar sayılmasını ve rızanın karar yerine geçmemesini, el konulan cihazın kopyasının verilmemesinin sonucunu ve suçu bildirmeme suçunun kapsamını gösterir. Her karar kendi olayına özgüdür; sonuçlar başka dosyalara doğrudan aktarılamaz.
1. Telefon arama geçmişindeki “cezası ne kadar” sorguları: tasarlamanın delili
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 28.04.2025 tarihli, 2024/558 Esas, 2025/3346 Karar sayılı kararında (karar metni), boşanma aşamasındaki eşini öldüren sanığın telefon arama motoru ve internet tarayıcısı geçmişinden, olaydan üç ay önce “aldatan eşini öldürmek cezası” ve “gözlerini kör edenin cezası”, olaydan on gün önce ise “ceza indirimi, hastalık, hangi hastaların cezai ehliyeti yoktur” biçiminde aramalar yaptığının tespit edildiği belirtilmiştir. Daire, bu dijital izleri sahte ambulans çağrısı ve ambulans görevlisi gibi davranarak eve girme olgularıyla birlikte değerlendirerek sanığın öldürmeye aylar öncesinden karar verdiğini, verdiği kararda sebat ve ısrar ettiğini ve eylemin TCK 82/1-a uyarınca tasarlayarak öldürme olarak nitelendirilmesi gerektiğini belirtmiş; ayrıca cezai ehliyete ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak giderilmesi gerektiğini vurgulayarak hükmü bozmuştur. Karar, bir arama motoruna ya da yapay zekâ asistanına yöneltilen “cezası ne kadar” sorularının dosyada nasıl okunabildiğini gösterir.
2. Akıllı telefon bilgisayardır; rıza, CMK 134 kararının yerini tutmaz
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 02.12.2021 tarihli, 2020/12500 Esas, 2021/12899 Karar sayılı kararında (karar metni), kolluk görevlileri durumundan şüphelendikleri sanığın telefonunu CMK 134 kararı olmaksızın alıp mesaj uygulamalarını incelemiş, telefondan mesaj attırarak alıcıların yakalanmasını sağlamış ve mesaj içerikleri tutanakla dosyaya girmiştir. Daire, akıllı telefonların kayıtlı verileri otomatik olarak işleme özelliği nedeniyle bilgisayar niteliğinde olduğunu, içeriklerinin incelenmesi için hâkim kararı veya süresinde hâkim onayına sunulacak savcı emri gerektiğini, sanığın rızası bulunsa dahi kolluğun karar olmaksızın telefon içeriğini inceleyip kayıt altına alamayacağını ve bu şekilde elde edilen mesajlar ile tanık beyanlarının CMK 134, 161 ve 217/2’ye aykırı olduğunu belirtmiş; bu deliller dışlandığında kalan delillerin yalnızca kullanmak için bulundurma suçunu kanıtladığını kabul ederek hükmü bozmuş ve sanığın tahliyesine karar vermiştir. Karar, cihazdaki yapay zekâ sohbetlerinin de ancak 134’teki usulle dosyaya girebileceğinin en açık dayanağıdır.
3. El konulan bilgisayarın kopyasının verilmemesi: usul güvencesinin ihlali
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü’nün 07.09.2021 tarihli, 2016/67924 başvuru numaralı Barış Yiğit kararında (karar metni), hâkim kararıyla el konulan bilgisayarında doktora tezi bulunan başvurucunun imaj kopyası talebi soruşturma makamınca cevapsız bırakılmış ve kopya yaklaşık beş yıl boyunca verilmemiştir. Mahkeme, CMK 134’e göre el konulan dijital materyalin yedeğinin çıkarılması ve talep hâlinde bir kopyasının şüpheliye verilmesi gerektiğini, bunun koruma tedbirine ilişkin bir usul güvencesi olduğunu, başvurucunun bu güvenceden makul olmayan bir süre ve öngörülemez biçimde yoksun bırakıldığını belirterek somut olayda eğitim hakkının ihlal edildiğine karar vermiş ve tazminata hükmetmiştir. Karar, 134/4’teki kopya hakkının kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini ve talebin yazılı olarak yapılıp takip edilmesinin önemini gösterir.
4. Suçu bildirmeme: görevle bağlantısız öğrenme 279’u oluşturmaz
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 05.11.2014 tarihli, 2014/3849 Esas, 2014/11036 Karar sayılı kararında (karar metni), TCK 278’in Anayasa Mahkemesi’nin 2010/52 E., 2011/113 K. sayılı kararıyla iptal edildiği, iptalin 15.04.2012’de yürürlüğe girdiği ve 6352 sayılı Kanunla 05.07.2012’de yapılan yeni düzenlemenin önceki fiilleri etkilemeyeceği belirtilmiş; ayrıca polis kamerasıyla tespit edilen ve soruşturulmakta olan suçun görevle bağlantılı olarak öğrenilmemesi nedeniyle eylemin TCK 279’daki kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçunu da oluşturmayacağı vurgulanarak mahkûmiyet hükmü bozulmuştur. Karar, bildirim yükümlülüğünün kanunla dar biçimde çizildiğini ve kıyasla genişletilemeyeceğini gösterir.
5. Suçu bildirmeme suçu önödeme kapsamındadır
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 05.02.2020 tarihli, 2017/14537 Esas, 2020/9108 Karar sayılı kararında (karar metni), suçu bildirmeme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, hükümden sonra 02.12.2016’da yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla değişik TCK 75 uyarınca bu suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Karar, “arkadaşıma anlattım, o da bildirmedi” senaryosunda arkadaşın sorumluluğunun ne ölçüde olduğunu somutlaştırır: yükümlülük vardır, ancak yaptırım önödemeyle sona erebilen hafif bir yaptırımdır.
Sık yapılan yanlış değerlendirmeler
- “Yapay zekâ ihbar etmiyorsa güvendeyim.” İhbar ile kayıt farklı şeylerdir. Kayıt sunucuda ve cihazda durur, insan incelemesine açılabilir ve CMK 134 ile dosyaya girer.
- “Geçici sohbet veya silme kaydı yok eder.” Sağlayıcılar hukuki yükümlülük hâlinde saklar; 2025’te bir ABD mahkeme kararı silinen sohbetlerin de korunmasını zorunlu kılmıştır. Cihazdaki kopyalar ayrıca kurtarılabilir.
- “Türk savcısı OpenAI’den veriyi alamaz.” Alabilir; ancak kural olarak MLAT veya istinabe yoluyla, içerik için arama kararı şartıyla ve aylar süren bir süreçle. Yol kapalı değil, dardır.
- “Polis telefonuma baktı, ben de izin verdim, sorun yok.” Yargıtay 10. Ceza Dairesi’ne göre rıza, CMK 134 kararının yerini tutmaz; karar olmadan alınan içerik hükme esas alınamaz. Bu, savunma için lehe bir noktadır.
- “KVKK’ya dayanarak sildiririm.” KVKK 28/1-d ve 28/2-a, soruşturma ve kovuşturma işlemlerini Kanun’un kapsamı dışında tutar.
- “Arkadaşıma anlatsam da bir şey olmaz.” İşlenmekte olan veya sonuçları sınırlandırılabilecek bir suçta arkadaşınız TCK 278 kapsamında yükümlü olabilir; yapay zekâ ile arkadaş arasındaki tek gerçek fark budur.
- “Yapay zekânın verdiği hukuki bilgi doğrudur.” Uydurma içtihat ve yanlış madde atfı sık görülür; savunma kararı yapay zekâ çıktısına değil, mevzuat ve tam metni okunmuş kararlara dayanmalıdır.
Püf noktaları: yapay zekâya anlattıklarınız gündeme geldiyse
- Hangi hesapla ve hangi cihazla konuştuğunuzu belirleyin. Kayıt, hesabın bağlı olduğu e-posta ve cihazın galerisi, önbelleği ve tarayıcı geçmişi üzerinden aranır; dosyada hangi cihazın incelendiği ilk kontrol edilecek husustur.
- İnceleme kararını ve tutanağı okuyun. Kararın hâkimden mi savcıdan mı olduğu, savcı kararının yirmi dört saat içinde onaya sunulup sunulmadığı ve onay tarihi, 134/1’deki imha yaptırımını tetikleyebilir.
- Yedekten kopyayı yazılı olarak isteyin. 134/4 kopya hakkı talep edilmeden işlemez; Barış Yiğit kararı, cevapsız bırakılan talebin ihlal doğurduğunu gösterir. Talebi dilekçeyle yapın ve tarihini saklayın.
- Zaman damgalarını karşılaştırın. Sohbetin tarihi, olayın tarihi ve ifadede anlatılan sıra birbiriyle tutarlı olmalıdır; arama geçmişi kararında görüldüğü gibi kronoloji kast tartışmasının merkezindedir.
- Sohbetin bağlamını bütün olarak sunun. Tek bir sorunun bağlamından koparılması yanıltıcı olabilir; önceki ve sonraki mesajlar, sorunun merak, hukuki bilgi arayışı veya başka bir amaçla sorulduğunu gösterir.
- Sağlayıcıya yapılan talebin hukuki yolunu sorun. Sağlayıcıdan gelen bir belge varsa 6706 sayılı Kanun’daki usule uyulup uyulmadığı ve belgenin kullanım sınırı denetlenir; usulsüz gelen veri hükme esas alınamaz.
- Bilirkişi raporuna süresinde itiraz edin. CMK 67/5 uyarınca itiraz, 67/6 uyarınca uzman mütalaası; raporun sohbeti “ikrar” gibi nitelendirmesi hukuki değerlendirmedir ve 67/3 uyarınca bilirkişinin yetkisi dışındadır.
- Yeni sohbet açmayın. Soruşturma sırasında olayı yeniden yapay zekâya anlatmak, savunmayla çelişebilecek yeni bir kayıt üretir; sorularınızı avukatınıza yöneltin.
Sonuç ve değerlendirme
Yapay zekâ sizi ihbar etmez; ama sizi korumaz da. ChatGPT, Gemini ve Grok’un Türk savcılıklarına bağlanan bir bildirim hattı yoktur ve Türk hukukundaki bildirim yükümlülüğü bu şirketleri bağlamaz; buna karşılık üçü de çocuk istismarı içeriğini NCMEC’e bildirir, OpenAI başkalarına yönelik yakın ve ciddi zarar tehdidini kolluğa iletebileceğini açıklamıştır ve üçü de geçerli yasal taleplere yanıt verir. Asıl risk, yazılanların hukuken korunan bir sır olmaması ve sunucuda ya da cihazda kayıt olarak durmasıdır: bu kayıt CMK 134 uyarınca cihaz incelemesiyle, daha zahmetli bir yolla da adli yardımlaşmayla dosyaya girebilir ve Yargıtay’ın arama geçmişini tasarlama delili saydığı kararında görüldüğü gibi kast tartışmasını belirleyebilir. Tam metni incelenen kararlar, bu kayıtların dosyaya girişinin sıkı usul güvencelerine bağlı olduğunu ve rızanın kararın yerini tutmadığını da gösterir. Türk hukuku, kişinin kendisini savunabilmesi için bir olayı serbestçe anlatabileceği korunaklı alanı yalnızca avukatlık ilişkisine tanımıştır; hukuki bir endişeniz varsa, olayı anlatacağınız ilk yerin bu koruma altındaki yer olması gerekir.
İlgili yazılarımız
Yapay Zekâ ve Ceza Hukuku: Sorumluluk Kimde? · ChatGPT ve Uydurma Yargıtay İçtihatları · Grok Özelinde Yapay Zekânın Cezai Sorumluluğu · Deepfake İçerik Suç mu? · Yapay Zekâ Üretimi Görseller ve Müstehcenlik · Telefona ve Bilgisayara El Koyma · Arama, El Koyma ve Dijital Delil · NCMEC Nedir? · NCMEC Mağdurları · Adli Yardımlaşma ve Yurt Dışından Delil Talebi · Şaka İçin Gönderilen Mesajlar ve Müstehcenlik
Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Avukatlık Kanunu ve KVKK’nın güncel metinlerine TCK, CMK, 1136 sayılı Kanun ve 6698 sayılı Kanun bağlantılarından; sağlayıcı politikalarına OpenAI kullanıcı verisi talep politikası, OpenAI şeffaflık raporu (Temmuz–Aralık 2025), Gemini Uygulamaları Gizlilik Merkezi ve xAI gizlilik politikası bağlantılarından ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
ChatGPT, Gemini veya Grok sohbetlerim savcılığa otomatik olarak gidiyor mu?
Hayır. Bu uygulamaların Türk Cumhuriyet başsavcılıklarına bağlanan otomatik bir ihbar hattı yoktur ve Türk hukukunda ihbar yükümlülüğü (TCK 278-280) gerçek kişiler ile belirli meslek mensuplarına yöneliktir. Ancak sağlayıcılar kendi politikaları gereği çocuk istismarı içeriğini NCMEC’e bildirir; OpenAI ayrıca başkalarına yönelik yakın ve ciddi fiziksel zarar tehdidi içeren sohbetleri insan incelemesinden geçirip kolluğa iletebileceğini açıklamıştır.
Yapay zekâ ile konuşmam avukat–müvekkil gizliliği kapsamında mı?
Hayır. Avukatlık Kanunu 36’daki sır saklama yükümlülüğü ve CMK 46/1-a’daki tanıklıktan çekinme hakkı yalnızca avukatlara, stajyerlerine ve yardımcılarına tanınmıştır. Bir yazılıma ya da onu işleten şirkete bu ayrıcalık tanınmamıştır; yapay zekâya anlattığınız olay hukuken korunan bir sır niteliği kazanmaz ve sağlayıcının sizin lehinize çekinme hakkı yoktur.
Sohbet geçmişimi silersem kayıt tamamen yok olur mu?
Çoğu zaman hayır. OpenAI silinen sohbetleri belirli bir süre içinde sistemlerinden kaldırdığını açıklasa da hukuki yükümlülük hâlinde saklayabilir; nitekim 2025’te bir ABD mahkemesi, bir telif davası nedeniyle silinen sohbetlerin de korunmasına karar vermiş, bu yükümlülük 26 Eylül 2025’te sona ermiştir. Google, Gemini kayıtlarını varsayılan olarak 18 ay tutar ve etkinlik kapalıyken bile 72 saat saklar; xAI, silinen Grok sohbetlerini 30 gün içinde siler ancak hukuki veya güvenlik gerekçesiyle daha uzun tutabilir. Cihazdaki kopyalar ise CMK 134 incelemesinde kurtarılabilir.
Türk savcılığı OpenAI, Google veya xAI’den sohbet kayıtlarımı isteyebilir mi?
Hukuken evet, ancak doğrudan değil. OpenAI’nin 1 Ocak 2026’da yürürlüğe giren politikası, ABD dışındaki makamların talebini kural olarak adli yardımlaşma anlaşması (MLAT) veya istinabe yoluyla ABD hukuk sürecine taşımasını öngörür; içerik verisi için arama kararı (warrant) aranır. Bu süreç Türkiye’de 6706 sayılı Kanun uyarınca Adalet Bakanlığı üzerinden yürür ve aylar sürebilir. Uygulamada kayıtların dosyaya girmesinin çok daha yaygın yolu, kişinin kendi cihazının CMK 134 uyarınca incelenmesidir.
Arkadaşıma anlatsaydım o beni ihbar etmek zorunda mıydı?
Duruma göre. TCK 278/1 işlenmekte olan bir suçu, 278/2 ise işlenmiş olmakla birlikte sonuçlarının sınırlandırılması hâlen mümkün olan bir suçu yetkili makamlara bildirmemeyi bir yıla kadar hapisle cezalandırır. Tamamlanmış ve sonuçları artık sınırlandırılamayacak bir suç bakımından genel bir bildirim yükümlülüğü yoktur. Yargıtay, 278’in önödeme kapsamında olduğunu da kabul etmektedir (TCK 75).
Yapay zekâ sohbetleri ve internet arama geçmişi mahkemede delil olur mu?
Hukuka uygun yöntemle elde edilmişse evet. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın telefonundaki arama motoru ve tarayıcı geçmişinde olaydan aylar önce yaptığı aramaları tasarlama kastının delili olarak değerlendirmiştir. Buna karşılık Yargıtay 10. Ceza Dairesi, CMK 134 kararı olmadan ve rızaya dayanarak incelenen telefondan alınan mesajların hukuka aykırı delil olduğunu ve hükme esas alınamayacağını belirtmiştir (CMK 217/2).
Telefonumdaki uygulamaya hâkim kararı olmadan bakılabilir mi?
CMK 134 kural olarak hâkim kararı arar; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı karar verebilir, ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve onay alınamazsa kopyalar imha edilir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi, akıllı telefonun bilgisayar niteliğinde olduğunu ve sanığın rızası bulunsa dahi kolluğun karar olmaksızın telefon içeriğini inceleyip kayıt altına alamayacağını kabul etmiştir.
KVKK kapsamında verilerimin silinmesini isteyerek soruşturmayı engelleyebilir miyim?
Hayır. KVKK 28/1-d uyarınca kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamlarınca işlenmesi Kanun’un kapsamı dışındadır; 28/2-a ise veri işlemenin suç soruşturması için gerekli olduğu hâllerde ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11. maddenin uygulanmayacağını öngörür. KVKK’daki silme ve itiraz hakları adli sürecin karşısına çıkarılabilecek bir kalkan değildir.
Yapay zekâya anlattıklarım nedeniyle hakkımda soruşturma başladıysa ne yapmalıyım?
İfadeye çağrıldığınızda beyanda bulunmadan önce bir avukatla görüşün; CMK 147 uyarınca susma hakkınız vardır ve bu hakkın kullanılması aleyhinize yorumlanamaz. Cihaz incelemesi yapılmışsa kararın niteliği, savcı kararının süresinde hâkim onayına sunulup sunulmadığı ve yedekten kopyanın tarafınıza verilip verilmediği (CMK 134/4) savunmanın ilk inceleyeceği noktalardır. Cihazdaki verileri silmek veya sildirmek çözüm değildir; başkasına sildirmek o kişi için TCK 281 sorumluluğu doğurur.
Cihaz incelemesinin usulü, kopya hakkı, sağlayıcıdan gelen belgenin yolu ve sohbetin bağlamı; hangi verinin hükme esas alınabileceğini ve savunmanın nereye kurulacağını ilk görüşmede netleştirelim.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Çalışkan Hukuk Bürosu, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin karşısında, Kartal’da yer alır; büro, dijital delile dayanan ceza soruşturmaları, CMK 134 cihaz incelemelerine itiraz, NCMEC bildirimiyle başlayan dosyalar ve yurt dışındaki sağlayıcılardan adli yardımlaşma yoluyla veri talebi konularında çalışmaktadır. Bu yazı, yürürlükteki kanun metinleri, sağlayıcıların yayımladığı güncel politika belgeleri ve tam metni incelenen Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmış ve Ekim 2026’da güncellenmiştir.
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

