Kısa cevap: Tazminat avukatının baktığı davalar trafik kazası, iş kazası, malpraktis, haksız fiil, sözleşmeye aykırılık ve manevi tazminat başlıkları altında toplanır. Bunların içinde kendine özgü bir sorumluluk rejimi olan tek alan trafik kazalarıdır: burada sorumluluk kusura değil, aracın işletilmesine bağlanmıştır.
Bu sayfada önce tazminat avukatının hangi davalara baktığını ve dosyanın nasıl kurulduğunu ele alıyor, ardından uygulamada sonucu belirleyen ama az bilinen alana iniyoruz: işletenin sorumluluğu — kim sorumludur, hangi hâlde kurtulur, birden çok araç varsa zarar nasıl paylaşılır.
Ümraniye’den gelen dosyalarda alanın tamamını ele alıyoruz: kayıp kalemlerinin çıkarılmasından sorumlunun belirlenmesine, sigorta kapsamının denetiminden kusur raporunun incelenmesine kadar.
İşleten ancak kusursuzluğunu ve araçta kazayı etkileyen bir bozukluk bulunmadığını birlikte ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir (KTK m.86). Dosyanızdaki kusur ve ekspertiz raporunu değerlendirmek için iletişime geçebilirsiniz.
Tazminat Avukatı Ne Yapar, Hangi Davalara Bakar?
Kısa cevap: Çalışma üç eksende yürür — kaybın ve sorumlunun belirlenmesi, sigorta kapsamının denetlenmesi ve kusur ile kurtuluş savunmalarının karşılanması.
Kazadan doğan araç değer kaybı için Ümraniye değer kaybı avukatı, aracın kullanılamamasından doğan kayıplar için araç mahrumiyet bedeli, tıbbi uygulama hatası için malpraktis sayfalarımıza bakabilirsiniz.

Tazminat Dosyası Nasıl Kurulur?
Kısa cevap: Kayıp kalemleri listelenir ve belgelenir; trafik dosyalarında işleten ve varsa teşebbüs sahibi ayrıca belirlenir. Sigorta başvurusu yapılır, kurtuluş sebebi ve indirim savunmaları kusur raporu üzerinden karşılanır.
Bu zincirde en sık yapılan hata, davanın yalnızca sürücüye yöneltilmesidir. Oysa kanun sorumluluğu işletene ve varsa bağlı olduğu teşebbüs sahibine de yüklemiştir; üstelik bu kişiler müteselsilen sorumludur. İş kazasından doğan talepler için Ümraniye iş avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Trafik Kazasında İşletenin Sorumluluğu
Kısa cevap: Aracın işletilmesi ölüme, yaralanmaya veya zarara sebep olursa işleten ve varsa bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur. Hatır taşımasında ve taşınan eşyada rejim genel hükümlere döner.
Buradaki ayrım pratik sonuç doğurur: kusursuz sorumluluk rejiminde zarar gören, işletenin kusurunu ispat etmek zorunda değildir. Buna karşılık hatır taşıması söz konusuysa ispat yükü yer değiştirir ve uyuşmazlık genel hükümler çerçevesinde çözülür.
Trafik kazası dosyasında sorumluluk kurulurken izlenen yol
Sorumluluktan Kurtulma ve İndirim
Kısa cevap: İşleten; kusursuzluğunu, araçta kazayı etkileyen bozukluk bulunmadığını ve kazanın mücbir sebepten ya da zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan doğduğunu birlikte ispat ederse kurtulur. Kurtulamazsa, zarar görenin kusuru indirim sebebidir.
Birden Çok Araç ve Birden Çok Sorumlu
Kısa cevap: Üçüncü kişiye karşı sorumluluk müteselsildir; iç ilişkide zarar kusur oranında paylaşılır. İşletenlerden birinin bedensel zararında kusur oranı esas alınırken, mala gelen zararda zarar gören ayrıca ispat yükü altındadır.
Zorunlu Sigortanın Kapsamı Dışında Kalanlar
Kısa cevap: Manevi tazminat, araçta taşınan eşya, işletenin yakınlarının mallarına gelen zararlar ve hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepler kapsam dışıdır. Buna karşılık sigortacı, poliçeden doğan def’ileri zarar görene karşı ileri süremez.
Son kural uygulamada sıkça gözden kaçar: sigortacı, sigorta ettirene karşı ileri sürebileceği sebepleri zarar görene karşı kullanamaz; yalnızca ödeme yaptıktan sonra bu oranda sigorta ettirene rücu edebilir. Hükmedilen alacağın tahsili için Ümraniye icra avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Trafik kazasından doğan tazminat davaları kural olarak asliye hukuk mahkemesinde; iş kazasından doğan talepler iş mahkemesinde görülür. Sigortacıya yöneltilen bazı uyuşmazlıklarda ayrı merciler devreye girebilir. İlçede ayrı bir adliye bulunmadığından dosyalar İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk başlık sorumlu çevresidir: dava yalnızca sürücüye mi yöneltilmiş, işleten ve varsa teşebbüs sahibi taraf gösterilmiş mi.
İkincisi taşımanın niteliğidir; zarar gören hatır için karşılıksız mı taşınıyordu — bu, uygulanacak rejimi değiştirir.
Üçüncüsü kurtuluş savunmasıdır: mücbir sebep veya ağır kusur iddiası varsa, araçtaki bozukluk incelemesi yapılmış mı.
Dördüncüsü kusur raporudur; zarar görene atfedilen kusur, indirim talebine dayanak yapılmış mı.
Beşincisi sigorta kapsamıdır: istenen kalemler arasında manevi tazminat veya taşınan eşya gibi kapsam dışı unsurlar var mı.
Tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez; sigortacı ancak ödeme sonrası sigorta ettirene başvurabilir (KTK m.95). Dosyanızı değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Trafik kazası mahrumiyet bedeli davalarında rapora itiraz usulünü araç mahrumiyet bedeli itiraz dilekçesi yazımızda bulabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat avukatı hangi davalara bakar?
Başlıcaları: trafik kazası tazminatları ve çarpışmalı kazalarda paylaştırma, hatır taşıması uyuşmazlıkları, sigorta talepleri, iş kazası ve malpraktis dosyaları, haksız fiil ile sözleşmeye aykırılıktan doğan zararlar, manevi tazminat ve hükmedilen alacağın tahsili.
Tazminat avukatı somut olarak ne yapar?
Kayıp kalemlerini listeler ve her birini belgeyle eşleştirir; trafik dosyalarında işleteni, varsa teşebbüs sahibini ve sürücüyü ayrı ayrı belirler. Sigorta başvurusunu yapar, kurtuluş sebebi ve indirim savunmalarına karşı kusur raporunu denetler, kesinleşen alacağı tahsil eder.
Tazminat dosyası nasıl kurulur?
Altı adım: kayıp kalemlerinin listelenmesi, sorumlunun belirlenmesi, sigorta başvurusu, kusur ve kurtuluş sebebinin incelenmesi, yargılama ve karar ile tahsil.
Trafik kazasında kim sorumludur?
Kanun sorumluluğu araç sahipliğine değil işletmeye bağlar: bir motorlu aracın işletilmesi ölüme, yaralanmaya veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar (KTK m.85/1).
İşletenin kusuru yoksa yine de sorumlu olur mu?
Kural olarak evet. Bu sorumluluk kusura değil aracın işletilmesine bağlanmıştır; işleten ancak kanunda sayılan kurtuluş sebeplerini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir (KTK m.86).
İşleten hangi hâllerde sorumluluktan kurtulur?
Üç şart birlikte gerçekleşmelidir: kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur (KTK m.86/1).
Zarar görenin kusuru tazminatı etkiler mi?
Etkiler. Sorumluluktan kurtulamayan işleten, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hâkim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir (KTK m.86/2). Yani kusur raporu hem sorumluluğu hem miktarı belirler.
Araçta bozukluk varsa kurtuluş mümkün mü?
Değildir. Kanun kurtuluşu, araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kaydına bağlamıştır (KTK m.86/1). Bozukluk kazaya etki etmişse mücbir sebep veya ağır kusur bulunsa dahi sorumluluk devam eder.
Hatır için taşınan kişi zarar görürse ne olur?
Rejim değişir: yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir (KTK m.87/1). Bu, kusursuz sorumluluk rejiminden çıkış anlamına gelir.
Araçta taşınan eşyanın zararı nasıl istenir?
Zarar görenin beraberindeki bagaj ve benzeri eşya dışında araçta taşınan eşyanın uğradığı zararlardan dolayı işletenin sorumluluğu genel hükümlere tabidir (KTK m.87/2). Ayrıca bu zararlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadır (m.92/e).
Ölümlü kazada araç satılabilir mi?
Kanun buna engel olacak bir mekanizma öngörür: motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermişse, devri önlemek amacıyla Cumhuriyet Savcılıklarınca tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir ve kaza ile şerh arasında kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır (KTK m.85/2).
Bu şerh süresiz midir?
Değildir: şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır (KTK m.85/2).
Birden çok kişi sorumluysa nasıl dava açılır?
Zarar gören bakımından kural müteselsilliktir: bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur (KTK m.88/1). Zarar gören, tamamını herhangi birinden isteyebilir.
Sorumlular arasında zarar nasıl paylaşılır?
İç ilişkide ölçüt kusurdur: birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır; özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri başka türlü paylaştırmayı haklı göstermedikçe işletenler kusurları oranında zarara katlanır (KTK m.88/2).
İki aracın çarpışmasında işletenin kendi zararı ne olur?
İkili bir ayrım vardır. Bedensel zararda kazaya katılan araçların işletenleri kendilerine düşen kusur oranında zararı gidermekle yükümlüdür (m.89/1). Mala gelen zararda ise zarar gören; zarar verenin kusurunu, geçici olarak temyiz gücünü kaybettiğini veya aracındaki bir bozukluğu ispat etmek zorundadır (m.89/2).
Manevi tazminat trafik sigortasından alınabilir mi?
Alınamaz: kanun manevi tazminata ilişkin talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında saymıştır (KTK m.92/f). Bu kalem doğrudan sorumludan istenir.
Sigorta hangi talepleri karşılamaz?
Kanun kapsam dışı hâlleri sayar: işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı talepleri; eşinin, usul ve füruunun, evlat edinme ilişkisiyle bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar; araçta taşınan eşya; manevi tazminat; hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen talepler (KTK m.92).
Sigortacı poliçedeki bir sebebi bana karşı ileri sürebilir mi?
Süremez: sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemez. Sigortacı ödeme yaptıktan sonra bu oranda sigorta ettirene başvurabilir (KTK m.95).
Zarar görenler çoksa sigorta tutarı nasıl paylaşılır?
Oranlama yapılır: tazminat alacakları sigorta tutarını aşarsa, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur (KTK m.96/1).
Bu davalar nerede görülür?
Trafik kazasından doğan tazminat davaları kural olarak asliye hukuk mahkemesinde; iş kazasından doğanlar iş mahkemesinde görülür. Sigortacıya yöneltilen bazı uyuşmazlıklarda ayrı merciler devreye girebilir. İlçede ayrı bir adliye bulunmadığından dosyalar Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda tazminat dosyalarını takip etmektedir. Ümraniye ve çevre semtlerden gelen dosyalarda; trafik kazalarında işletenin sorumluluğunun belirlenmesinden kurtuluş ve indirim savunmalarının karşılanmasına, sigorta kapsamının denetiminden iş kazası ve malpraktis taleplerine kadar müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.85-96)
- 4199 sayılı Kanun (17/10/1996) — KTK m.85-89 değişiklikleri
- 6704 sayılı Kanun (14/4/2016) — KTK m.92’ye eklenen bentler
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — mevzuat.gov.tr
- Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu — seddk.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.