Kısa cevap: Hesabınıza yanlışlıkla gelen parayı, size ait olmadığını bildiğiniz hâlde iade etmeden harcamak, çekmek veya başka hesaba aktarmak; bulduğunuz telefonu sahibine ya da kolluğa bildirmeden kullanmak veya satmak TCK m. 160 uyarınca suçtur. Ceza bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; soruşturma şikâyete bağlıdır ve suç uzlaştırma kapsamındadır.
- Paranın veya eşyanın elinize geçmesi tek başına suç değildir; suç, iade etmeden “malik gibi tasarruf” ile oluşur.
- TCK m. 160 şikâyete bağlıdır: şikâyet süresi öğrenmeden itibaren altı aydır ve suç uzlaştırma kapsamındadır.
- Kafede, takside veya ATM’de unutulan eşyayı alıp kullanmak, Yargıtay kararlarında hırsızlık sayılabilmektedir.
- Bulunan eşya sahibine, sahibi bilinmiyorsa kolluğa veya muhtara bildirilir (TMK m. 769).
Yanlışlıkla gelen parayı iade etmemek suç mu sorusu, hem parayı yanlış IBAN’a gönderen kişiyi hem de hesabında beklenmedik bir tutar gören kişiyi ilgilendirir. Aynı kural sokakta bulunan telefon, cüzdan veya anahtar için de geçerlidir. Aşağıda TCK m. 160’ın unsurları, cezası, hırsızlıktan farkı ve bulunmuş eşyaya ilişkin Türk Medeni Kanunu yükümlülükleri dört Yargıtay kararıyla açıklanmaktadır.
Paranızı yanlış hesaba gönderdiyseniz ya da hesabınıza ait olmayan bir tutar geldiyse, ilk günlerde atılan adımlar sonraki ceza ve tazminat sürecini belirler. Somut durumunuzu bize iletebilirsiniz.
Hesabıma yanlışlıkla gelen parayı iade etmemek suç mu?
Kısa Cevap: Hesaba yanlışlıkla gelen para TCK m. 160’taki “hata sonucu ele geçirilen eşya”dır. Paranın size ait olmadığını bilerek iade etmeden çekmek, harcamak veya başka hesaba aktarmak suçu oluşturur. Paranın hesapta beklemesi tek başına suç değildir; suç, malik gibi tasarrufta bulunulduğu anda tamamlanır ve şikâyet üzerine soruşturulur.
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf, başkasına ait olup kaybedilmesi ya da bir hata yüzünden elinize geçen malı, sahibine iade etmeden veya yetkili makamlara bildirmeden kendi malınız gibi kullanmanızla oluşan bir malvarlığı suçudur. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 160. maddesi aynen şöyledir:
“Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” (TCK m. 160)
Yargıtay 13. Ceza Dairesi’nin 03.06.2014 tarihli, 2013/19458 Esas, 2014/19823 Karar sayılı kararında, bankanın hatalı işlemle sanık adına açtığı ikinci hesaba başka bir müşteriye ait 12.088,74 TL havale edilmiş, sanık bu hesaptan iki işlemle toplam 9.000 TL çekmişti. Daire, “sahibi olmadığı bir parayı çekmekten ibaret eylemin” TCK m. 160’taki suçu oluşturduğunu belirterek beraati bozdu.
TCK 160 cezası nedir, şikâyete ve uzlaşmaya tabi mi?
TCK m. 160’ın cezası bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; hâkim bu iki cezadan birini seçer. Suç şikâyete bağlıdır, şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır ve CMK m. 253/1-a gereği uzlaştırma kapsamındadır. Dava zamanaşımı TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıldır.
TCK m. 61/9 gereği seçimlik adli para cezasında gün sayısı, hapis cezasının alt (TCK m. 49: bir ay) ve üst sınırı arasında kalır. Örnek hesap: 60 gün ve gün başı 100 TL takdir edilirse ceza 6.000 TL, 365 gün ve 500 TL takdir edilirse 182.500 TL olur.
Uzlaştırma sürecinin işleyişi için uzlaştırma rehberimize (CMK 253) bakabilirsiniz.
Suç ne zaman oluşur: parayı fark etmek mi, harcamak mı?
TCK m. 160’taki suç, eşyanın veya paranın ele geçmesiyle değil, onun üzerinde “malik gibi tasarruf” edilmesiyle oluşur. Para hesaba düştüğü anda henüz suç yoktur. Kişi paranın kendisine ait olmadığını bildiği hâlde onu çeker, harcar, borcuna mahsup eder veya başka hesaba aktarırsa fiil tamamlanır; iyiniyetle yapılan tasarrufta kast bulunmaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.02.2023 tarihli, 2019/323 Esas, 2023/101 Karar sayılı kararı bu ayrımı açıkça yapar: eşyanın yalnızca bulunduğu yerden alınması veya zilyetliğin hata sonucu ele geçmesi suçu oluşturmaz; kişinin yükümlülüklerini yerine getirmeden satma, bağışlama, tüketme, yok etme veya şahsi ihtiyaçlarına özgüleme gibi tasarruflarda bulunması gerekir.
Kişi parayı bir alacağının ödemesi sandıysa kast tartışmalı hâle gelir. Bu yüzden bankanın veya gönderenin bildirimi, ihtarname ve çağrı merkezi kayıtları kritik delildir: bildirimden sonra yapılan harcama kastın ispatını kolaylaştırır.
Yanlış IBAN’a para gönderdim: geri almak için ne yapmalıyım?
Yanlış IBAN’a para gönderen kişi önce işlemi yaptığı bankaya dekontla başvurmalı, ardından alıcıya yazılı iade talebi iletmeli; iade gelmezse altı aylık süre içinde savcılığa şikâyette bulunup gerekirse sebepsiz zenginleşme davası açmalıdır. Bankaların kendi iç iade prosedürü kanunda düzenlenmemiştir; bu nedenle süre ve form ayrıntısını bankanızdan öğrenmeniz gerekir.
Yanlış IBAN’a gönderilen para için yol haritası
Ceza şikâyeti faile yaptırım uygulanmasını, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77. maddesine dayanan dava ise paranın geri alınmasını sağlar; ikisi birlikte yürütülebilir.
Hesabıma ait olmayan para geldiyse ne yapmalıyım?
Hesabınıza ait olmayan bir para geldiyse yapılacak en güvenli şey, tutara dokunmadan bankanıza bildirmek ve iadeyi banka kanalıyla, paranın geldiği hesaba yapmaktır. “Yanlışlıkla gönderdim, şu başka hesaba iade et” talebi, parayı farklı bir hesaba yönlendirmenizi isteyerek sizi bir para trafiğinin parçası hâline getirebilir.
İadeyi banka üzerinden yapın. Hesabınıza gelen hareket nedeniyle bir mali inceleme başladıysa MASAK incelemesinde izlenecek adımları anlattığımız yazıya, hesabını başkasına kullandıranların durumu için IBAN kiralamanın cezası yazımıza bakabilirsiniz.
TCK m. 160, TCK m. 167’nin kapsadığı bölümdedir. Ayrılık kararı olmayan eşin, üstsoy veya altsoyun ya da aynı konuttaki kardeşin zararına işlenen fiilde ceza verilmez; daha uzak akrabalarda ceza yarıya indirilir. Ayrıntı için akrabalar arasında şahsi cezasızlık (TCK 167) yazımıza bakınız.
Bulduğum telefonu geri vermemek suç mu?
Bulunan telefonu sahibine iade etmeden veya kolluğa bildirmeden kendi hattınızla kullanmak, satmak, sıfırlamak ya da başkasına vermek TCK m. 160’taki kaybolmuş eşya üzerinde tasarruf suçunu oluşturur. Ancak telefon gerçekten “kaybolmuş” olmalıdır; sahibinin nerede bıraktığını bildiği unutulmuş eşyada fiil hırsızlık olarak nitelendirilebilir.
Ceza Genel Kurulu’nun yukarıda anılan 2023/101 Karar sayılı kararında sanık, sahil yolunda yerde, arka kapağı açık ve sim kartsız bir telefon bulmuş, kendi hattıyla kullanmıştı. Kurul, hırsızlığa ilişkin kamera kaydı veya tanık bulunmadığını ve telefonun terk edilmiş eşya sayılamayacağını belirterek eylemi TCK m. 160 kapsamında gördü ve uzlaştırma yapılmadığı için hükmü bozdu.
Bulunan telefon nereye teslim edilir, bulana ödül var mı?
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 769. maddesine göre kaybedilmiş bir şeyi bulan kişi, malın sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirmek veya araştırma yapıp gerektiğinde ilan etmek zorundadır. Değerli eşyada kolluğa veya muhtara bildirim her hâlde gerekir.
TMK m. 771’e göre eşya sahibine geri verilirse bulan kişi yaptığı giderlerin ödenmesini ve “uygun bir ödül” verilmesini isteyebilir; kanunda sabit bir oran yoktur. Malik, ilan veya bildirim tarihinden itibaren beş yıl içinde ortaya çıkmazsa, yükümlülüklerini yerine getiren bulan kişi eşyanın mülkiyetini kazanır. (TMK m. 769-771)
TCK 160 ile hırsızlık (TCK 141-142) arasındaki fark nedir?
TCK m. 160 ile hırsızlık arasındaki fark, eşyanın sahibinin egemenlik alanından çıkıp çıkmadığına ve yerinin bilinip bilinmediğine dayanır. Sahibinin yerini bilmediği kaybolmuş eşyada TCK m. 160, sahibinin nerede unuttuğunu bildiği ya da bulanın sahibini bildiği eşyada hırsızlık söz konusu olur. Hırsızlığın cezası bir-üç yıl, nitelikli hâllerde üç-yedi veya beş-on yıldır (ayrıca bkz. yağma ile hırsızlık farkı).
Ceza Genel Kurulu aynı kararda, sinemada, otobüste veya kafede düşürülen ya da alınması unutulan eşyanın unutulmuş eşya olduğunu belirterek şu kuralı koymuştur: “Unutulmuş eşyanın bulunduğu yerden alınarak üzerinde tasarrufta bulunulması ise hırsızlık suçunu oluşturur.” Bu ayrımın sonuçları aşağıdaki kararlarda somutlaşır:
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 12.05.2022 tarihli, 2020/26769 Esas, 2022/9311 Karar sayılı kararında, pide salonunda masada unutulan, birkaç kez çalmasına rağmen açılmayan telefonu alan sanığın eylemi TCK m. 142/2-h’deki nitelikli hırsızlık sayılmıştır.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 12.11.2018 tarihli, 2016/9901 Esas, 2018/13212 Karar sayılı kararında, ATM’de unutulan 2.000 TL’yi arkadan gelip alan sanığın eylemi TCK m. 141/1’deki hırsızlık sayılmıştır.
Güveni kötüye kullanma (TCK 155) ile farkı nedir?
Güveni kötüye kullanmada zilyetlik, malın sahibinin iradesiyle ve “muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere” devredilir; kişi bu amacın dışında tasarruf eder. TCK m. 160’ta ise devir bir hataya ya da kayba dayanır, ortada bir emanet ilişkisi yoktur. TCK m. 155/1’in cezası altı ay-iki yıl hapis ve adli para cezasıdır.
Parayı iade edersem ceza alır mıyım, etkin pişmanlık uygulanır mı?
Parayı veya telefonu iade etmek, tamamlanmış TCK m. 160 suçunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; ancak şikâyetten vazgeçme, uzlaşma ve takdiri indirim yoluyla sonucu doğrudan etkiler. TCK m. 168’deki etkin pişmanlık maddesi hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi suçları sayar; TCK m. 160 bu listede yer almaz.
TCK m. 73/4’e göre şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür. Uzlaştırmada iade, uzlaşmanın edimi olarak kayda geçebilir. Yargılama sürerse fiilden sonraki pişmanlığı gösteren davranışlar TCK m. 62 uyarınca altıda bire kadar takdiri indirim nedeni olarak değerlendirilebilir.
Uygulamada sık yapılan hatalar
Yanlışlıkla gelen para ve bulunan eşya dosyalarında sorunların büyük kısmı, ilk günlerde belgesiz ve aceleyle yapılan işlemlerden doğar. Gönderen tarafta süre kaçırma, alan tarafta ise belgesiz iade ve kastı gösterebilecek davranışlar öne çıkar; bu hataların çoğu basit önlemlerle önlenebilir ve en sık görülenleri şunlardır:
- Hesaba gelen paranın bir borç ödemesi olduğunu varsayıp gönderene sormadan harcamak.
- İadeyi nakit veya gönderenin söylediği başka bir IBAN’a yapmak; banka kanalıyla ters işlem yerine belgesiz ödeme tercih etmek.
- Gönderen tarafta altı aylık şikâyet süresini, banka başvurusu sonucunu beklerken kaçırmak.
- Bulunan telefonu kapatıp sim kartını çıkarmak; bu, iade iradesi yokmuş gibi yorumlanabilir.
- Kafede veya taksi gibi kapalı bir yerde bulunan eşyayı işletmeye teslim etmeden götürmek; TMK m. 769/3 teslimi o yerin sahibine yükler.
Sıkça Sorulan Sorular
Hesabıma yanlışlıkla gelen parayı harcarsam ne olur?
Paranın size ait olmadığını bildiğiniz hâlde harcamak, çekmek veya başka hesaba aktarmak TCK m. 160’taki suçu oluşturabilir. Ceza bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve soruşturma şikâyete bağlıdır. Gönderen kişi harcanan tutarı ayrıca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilir.
Yanlış IBAN’a gönderdiğim parayı nasıl geri alırım?
Önce işlemi yaptığınız bankaya dekontla başvurun ve alıcıya yazılı iade talebi iletin. İade gelmezse altı ay içinde savcılığa şikâyet ve TBK m. 77’ye dayalı sebepsiz zenginleşme davası yolları vardır. Bankaların iç iade prosedürü bankaya göre değiştiğinden ayrıntıyı kendi bankanızdan öğrenin.
TCK 160 şikâyete tabi mi, şikâyet süresi ne kadar?
Evet, TCK m. 160 şikâyete bağlıdır. TCK m. 73’e göre şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır; süre kaçırılırsa soruşturma yapılamaz. Suç ayrıca uzlaştırma kapsamındadır ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürür.
Bulduğum telefonu kullanmak suç mu?
Bulunan telefonu sahibine vermeden veya kolluğa bildirmeden kendi hattınızla kullanmak, satmak ya da sıfırlamak TCK m. 160’taki suçu oluşturabilir. Telefon kafe veya lokanta gibi sahibinin yerini bildiği bir yerde unutulmuşsa Yargıtay eylemi daha ağır cezalı hırsızlık sayabilmektedir.
Bulunan telefon veya cüzdan nereye teslim edilir?
TMK m. 769’a göre bulan kişi eşyayı sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine, köylerde muhtara bildirir. Değerli eşyada kolluğa veya muhtara bildirim her hâlde gerekir. Evde, iş yerinde veya kamu hizmeti görülen yerde bulunan eşya o yerin sahibine ya da görevlisine teslim edilir.
Parayı veya telefonu sonradan iade edersem ceza alır mıyım?
İade, tamamlanmış suçu ortadan kaldırmaz; ancak şikâyetten vazgeçme, uzlaşma ve TCK m. 62’deki takdiri indirim bakımından belirleyicidir. TCK m. 168’deki etkin pişmanlık maddesinde TCK m. 160 sayılmadığından o madde metne göre doğrudan uygulanmaz. İadeyi erken ve belgeli yapmak önemlidir.
Gönderen veya alan taraf olmanıza göre şikâyet, uzlaşma ve iade adımları değişir. Elinizdeki dekont ve yazışmalarla durumunuzu değerlendirebiliriz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, Çalışkan Hukuk Bürosu’nda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Malvarlığına karşı suçlar, özellikle hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve kaybolmuş ya da hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf dosyalarında şüpheli, sanık ve suçtan zarar gören taraflara hukuki destek vermektedir. Hatalı banka işlemleri, IBAN kaynaklı uyuşmazlıklar ve bunların şikâyet ile uzlaştırma süreçleri, çalışmalarının düzenli olarak karşılaştığı konular arasındadır.
Hukuki Sorumluluk Reddi: Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.
