Kısa cevap: Türk Ceza Kanunu’nda “grooming” adıyla bağımsız bir suç yoktur; ancak bir çocukla cinsel amaçlı online iletişim kurmak cezasız değildir. Davranış, ulaştığı aşamaya göre çocuğa karşı cinsel taciz (TCK m. 105; elektronik haberleşme aracıyla işlendiğinde ceza yarı oranında artırılır), çocuğa müstehcen içerik gösterme (m. 226/1-a), çocuğun cinsel içerikli görüntüsünü elde etme ve bulundurma (m. 226/3) ve fiziksel buluşma girişimlerinde cinsel istismara teşebbüs (m. 103, m. 35) hükümleriyle cezalandırılır. Bu suçların hiçbirinde uzlaştırma yoktur ve nitelikli hâllerde şikâyet aranmaz.
Oyun sohbetleri, mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya, çocukların yetişkinlerle en kolay temas kurduğu alanlar hâline geldi. Uluslararası literatürde “grooming” olarak adlandırılan süreç, bir yetişkinin çocukla güven ilişkisi kurup bunu cinsel amaçla kullanmasını ifade eder. Türk hukuku bu süreci tek bir suç tipiyle değil, sürecin her aşamasına karşılık gelen ayrı hükümlerle karşılar.
Bu yazıda çocukla online iletişimin hangi noktadan itibaren suç oluşturduğunu, her aşamada hangi hükmün uygulandığını, ebeveynlerin ve şüphelilerin karşılaştığı süreci ve delil değerlendirmesini ele alıyorum. Yazı, çocukların korunmasına ve hukuki sürecin anlaşılmasına yöneliktir; hiçbir davranışın nasıl yapılacağına dair anlatım içermez.
Mesajların silinmeden saklanması ve doğru mercie bildirilmesi, sürecin tamamını belirler. Çocuğunuzla ilgili bir durumda bize ulaşabilirsiniz.
Neden tek bir “grooming suçu” yok?
Bazı ülkeler, çocukla cinsel amaçla iletişim kurmayı bağımsız bir suç olarak düzenlemiştir. Türk Ceza Kanunu bu yolu izlememiş; çocuğun cinsel dokunulmazlığını koruyan hükümleri, bedensel temas gerektiren ve gerektirmeyen davranışlar olarak iki ayrı eksende kurmuştur.
Bedensel temas içeren fiiller çocuğun cinsel istismarı (TCK m. 103) kapsamındadır. Bedensel temas içermeyen, sözlü ya da yazılı cinsel amaçlı davranışlar ise cinsel taciz (TCK m. 105) kapsamında değerlendirilir. Online iletişimin doğası gereği temas bulunmadığından, bu davranışlar uygulamada öncelikle cinsel taciz olarak nitelendirilir; içerik gönderilmesi, görüntü istenmesi ve buluşma girişimi ise ek hükümleri devreye sokar.
Sonuç olarak “grooming”, hukuken bir süreçtir ve sürecin her halkası ayrı bir suça karşılık gelir. Aşağıdaki bölümler bu halkaları sırayla ele alır.
Aşama aşama hukuki karşılık
Cinsel amaçlı iletişim: çocuğa karşı cinsel taciz
TCK m. 105/1, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişiyi cezalandırır; fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir. Online iletişimde belirleyici unsur, iletişimin cinsel amaç taşımasıdır: cinsel içerikli sorular, teklifler, vücuda ilişkin yorumlar ve cinsel içerikli konuşmaya yönlendirme bu kapsamda değerlendirilir.
TCK m. 105/2-d, suçun posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler: ceza yarı oranında artırılır ve soruşturma için şikâyet aranmaz. Yani ebeveynin şikâyetçi olmaması ya da şikâyetten vazgeçmesi dosyayı düşürmez. Suçun genel çerçevesi için cinsel taciz suçu ve cezası, sosyal medya boyutu için sosyal medya üzerinden cinsel taciz yazılarına bakabilirsiniz.
Cinsel Taciz Suçu Sosyal Medya Üzerinden İşlenir mi? — Av. Burakhan Çalışkan
Çocuğa müstehcen içerik göndermek
TCK m. 226/1-a, bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini gösteren kişiyi altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırır. Online ortamda bu, çocuğa cinsel içerikli görsel, video veya metin göndermek anlamına gelir.
Bu davranış çoğu zaman cinsel taciz suçuyla birlikte gerçekleşir. Tek fiille birden fazla suçun oluştuğu hâllerde hangi suçtan hüküm kurulacağı, içtima kurallarına göre belirlenir; bu konuyu fikri içtima (TCK 44) yazısında ele aldım.
Çocuktan görüntü istemek ve elde etmek
Çocuktan cinsel içerikli görüntü istemek, bedensel temas içermese de cinsel tacizdir. Görüntü fiilen elde edilmişse TCK m. 226/3 devreye girer: çocukların kullanıldığı müstehcen ürünü bulunduran kişi iki yıldan beş yıla, üretiminde çocuğu kullanan kişi beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşır.
Görüntünün çocuk tarafından, kendi cihazıyla çekilmiş olması sorumluluğu ortadan kaldırmaz; kanun görüntünün nasıl üretildiğine değil, çocuğun cinsel içerikli görüntüye konu edilmesine bakar. Görüntüyü isteyen kişinin yönlendirmesi, uygulamada üretim hükmü bakımından da tartışılır. Bu zincirin tamamını reşit olmayanın kendi görüntüsünü göndermesi suç mu yazısında ayrıntılı anlattım.
Buluşma girişimi: istismara teşebbüs
Online iletişim fiziksel buluşmaya dönüşmüşse hukuki nitelendirme değişir. Cinsel amaçla buluşmaya gelinmesi ve cinsel istismarın icra hareketlerine başlanması hâlinde, fiil tamamlanmamış olsa bile TCK m. 103’e teşebbüs söz konusudur; ceza TCK m. 35 uyarınca meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre indirilerek uygulanır.
Buradaki tartışma, hazırlık hareketi ile icra hareketi arasındaki sınırdır. Buluşma yerine gelmek tek başına icra hareketi sayılmayabilir; icraya başlandığının somut verilerle ortaya konması gerekir. Bu sınırı suça teşebbüs ve cezada indirim yazısında ele aldım. Çocuğun buluşma sonrasında bir yere götürülmesi veya alıkonulması hâlinde ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu da ayrıca değerlendirilir; cinsel amaçla işlenmesi bu suçun nitelikli hâlidir.
Çocukların Cinsel İstismarı Suçu Nedir? — Av. Burakhan Çalışkan
Yaş eşikleri ve 15–18 yaş aralığı
Kanun bakımından çocuk, on sekiz yaşını doldurmamış kişidir; cinsel taciz ve müstehcenlik hükümleri bu eşiğe göre uygulanır. Bedensel temas içeren fiillerde ise on beş yaş eşiği ayrıca önem taşır: on beş yaşını bitirmiş çocukla rızaya dayalı ilişki TCK m. 104 kapsamında ayrı bir suçtur. Bu eşiklerin ayrıntısı için reşit olmayanla cinsel ilişki suçu yazısına bakabilirsiniz.
Online iletişim bakımından bu ayrımın pratik sonucu şudur: on beş–on sekiz yaş aralığındaki bir çocukla cinsel amaçlı yazışma da cinsel taciz kapsamındadır; “on beş yaşını doldurmuş” olması, elektronik ortamdaki cinsel amaçlı iletişimi hukuka uygun hâle getirmez.
Bir başka pratik sonuç, tarafların yaşça yakın olduğu hâllere ilişkindir. On yedi yaşındaki iki gencin kendi aralarındaki yazışması ile otuz yaşındaki bir yetişkinin on beş yaşındaki çocukla yazışması kanunda aynı maddeye girse de uygulamada aynı biçimde değerlendirilmez: fail çocuksa yaşına göre ceza sorumluluğu araştırılır, çocuk mahkemesi görevli olur ve koruma tedbirleri öne çıkar. Yetişkin fail bakımından ise bu tür bir hafifletme söz konusu değildir.
Yaşın bilinmemesi savunması
Bu dosyalarda en sık ileri sürülen savunma, karşı tarafın yaşının bilinmediği ya da büyük söylendiğidir. Hukuken bu, TCK m. 30 kapsamında maddi unsurda hata tartışmasıdır ve kabulü kolay değildir.
Değerlendirmede profil bilgileri, yazışmalarda yaşa ilişkin ifadeler, gönderilen fotoğraflar, okul ve sınıf gibi konuşma içerikleri ve iletişimin süresi dikkate alınır. Kişinin makul bir dikkatle yaşı anlayabilecek durumda olup olmadığına bakılır; salt “büyük göründü” beyanı yeterli görülmez. Hata savunmasının şartları için ceza hukukunda hata (TCK 30) yazısını inceleyebilirsiniz.
Soruşturma nasıl yürür?
ONLINE İLETİŞİM DOSYASININ AŞAMALARI
Çocuğun beyanının alınma usulü için mağdur ifadesinin SEGBİS ile alınması ve Çocuk İzlem Merkezi süreci yazılarına bakabilirsiniz. Dijital delillerin değerlendirilmesini ise kanalımda ayrıca anlattım:
Ceza Davalarında Dijital Deliller Nasıl Değerlendirilir? — Av. Burakhan Çalışkan
Ebeveynler için: fark ettiğinizde ne yapmalı?
Ebeveynlerin ilk tepkisi çoğu zaman cihazı elinden almak, hesabı silmek ya da karşı tarafa yazmaktır. Bu üç davranış da delilleri karartır ve süreci zorlaştırır. İzlenmesi gereken sıra şudur:
- Kayıtları koruyun: yazışmalar, profil adresleri ve gönderilen içerikler silinmeden ekran görüntüsüyle saklanır; hesap kapatılmaz.
- Çocukla suçlayıcı olmayan bir dille konuşun: çocuğun kendini suçlu hissetmesi, anlatımı ve iş birliğini zorlaştırır.
- Karşı tarafla iletişim kurmayın: tehdit ya da uyarı, delillerin yok edilmesine yol açabilir.
- Platforma bildirin: hesabın askıya alınması ve kayıtların saklanması için resmî bildirim yapılır.
- Şikâyette bulunun: Cumhuriyet savcılığına veya kolluğa başvurulur; çocuğun ifadesi uzman eşliğinde alınır.
- Destek alın: gerekiyorsa psikolojik destek ve okul yönetimiyle koordinasyon sağlanır.
Israrla iletişim kurmaya devam eden kişiler bakımından ısrarlı takip suçu da ayrıca değerlendirilebilir.
Okul, kulüp ve platformların sorumluluğu
Çocukla online iletişim çoğu zaman okul, spor kulübü ya da kurs gibi bir ortamdaki tanışıklıkla başlar; iletişim sonradan mesajlaşma uygulamasına taşınır. Bu nedenle kurumların iki ayrı sorumluluğu vardır.
Birincisi bildirim yükümlülüğüdür. Çocuğa karşı işlenen bir suçu öğrenen kamu görevlilerinin durumu yetkili makamlara bildirmesi kanuni bir görevdir; okul yönetiminin olayı “kurum içinde çözmesi” hukuken bir seçenek değildir ve bildirmeme ayrı bir sorumluluk doğurabilir. Özel kurumlarda da çocuğun korunması, sözleşme ve mevzuattan doğan bir yükümlülüktür.
İkincisi, iletişimin kurumun sağladığı olanakla kurulmuş olmasının ceza hesabına etkisidir. TCK m. 105/2-b, suçun eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren kişiler tarafından işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler; öğretmen, antrenör ya da kurs görevlisinin bu konumunu kullanarak çocukla cinsel amaçlı iletişim kurması hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Okul ortamına ilişkin tartışmalar için öğrencinin öğretmene yönelik iddiaları yazısına bakabilirsiniz.
Platformlar bakımından ise çocuklara ait cinsel içerikli görüntüler otomatik sistemlerle tespit edilip uluslararası bildirim mekanizmalarına iletilir; bu bildirimler Türkiye’de soruşturmaya dönüşür. Süreci NCMEC nedir yazısında anlattım.
Koruma tedbirleri ve tazminat
Ceza soruşturması, çocuğun korunması için tek araç değildir. Şüpheliyle çocuk arasındaki iletişimin sürmesi riski varsa, adli kontrol kapsamında iletişim yasağı ve belirli yerlere yaklaşmama yükümlülüğü gündeme gelebilir. Şüphelinin çocukla aynı çevrede bulunduğu hâllerde bu tedbirler özellikle önem taşır; tedbirlerin genel çerçevesi için adli kontrol nedir yazısına bakılabilir.
Çocuğun yaşadığı zarar bakımından ayrıca maddi ve manevi tazminat talebi mümkündür. Bu talep ceza davasının sonucuna bağlı olmakla birlikte ondan bağımsız bir hukuk davasıyla ileri sürülür; ceza yargılamasında toplanan deliller bu davada da kullanılır. Tazminat talebinin genel çerçevesi için Cinsel Suçlar Bilgi Merkezi‘ndeki mağdur hakları bölümüne bakabilirsiniz.
Uygulamada ailelerin çoğu yalnız ceza davasına odaklanır ve tazminat boyutunu ihmal eder. Oysa çocuğun psikolojik destek giderleri ve yaşadığı zarar, tazminat davasının doğrudan konusudur ve bu davada zamanaşımı süreleri ayrıca işler.
Çocuğun ifadesi neden tek seferde alınır?
Bu dosyalarda çocuğun aynı olayı defalarca anlatmak zorunda kalması, hem ikincil bir örselenmeye hem de anlatımlar arasında doğal farklılıklara yol açar; bu farklılıklar sonradan “çelişki” olarak tartışılır. Bu nedenle çocuk mağdurun beyanı kural olarak uzman eşliğinde, kayıt altında ve mümkün olduğunca tek seferde alınır; sonraki aşamalarda bu kayıt izlenir.
Ailelerin bu noktada yapabileceği en önemli katkı, çocuğu olay hakkında tekrar tekrar sorgulamamak ve anlatımı yönlendirmemektir. Çocuğun kendi cümleleriyle, kendi sırasıyla anlattığı olay, dosyanın en güvenilir delilidir; ailenin “şunu da söyle” biçimindeki müdahaleleri, iyi niyetli olsa bile beyanın değerini zayıflatabilir.
Şüpheli tarafı: bildirim geldiğinde
Hakkında bu tür bir iddiayla soruşturma açılan kişi bakımından en zararlı iki adım, cihazları silmek ve avukatsız ifade vermektir. Silme işlemi teknik olarak çoğu zaman sonuçsuz kalır ve delil karartma değerlendirmesine yol açar; avukatsız ifade ise iletişimin amacına ve içeriğine ilişkin sonradan düzeltilmesi güç beyanlar doğurur.
Savunma, iletişimin gerçekten cinsel amaç taşıyıp taşımadığı, içeriğin kim tarafından gönderildiği, hesabın kime ait olduğu ve yaş bilgisinin durumu üzerinden kurulur. Hesabın başkası tarafından kullanıldığı iddiası, oturum kayıtları ve cihaz verileriyle ortaya konmalıdır. Bu dosyalarda tutuklama tedbiri de sıklıkla gündeme gelir; şartları için cinsel suçlarda tutuklama yazısına bakabilirsiniz.
Uygulamada karıştırılan noktalar
- “Sadece konuştuk” savunması: cinsel amaç taşıyan konuşma, temas olmasa da suçtur.
- Şikâyetten vazgeçme beklentisi: elektronik araçla işlenen taciz ve müstehcenlik suçları şikâyete bağlı değildir.
- Uzlaştırma umudu: cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaştırma kapsamı dışındadır.
- “O da istedi” savunması: çocuğun rızası hukuken geçerli değildir.
- Buluşmaya gitmeyi hazırlık sanmak: icraya başlanmışsa teşebbüs sorumluluğu doğar.
- Kayıtları silmek: hem ebeveyn hem şüpheli bakımından süreci zorlaştırır.
Sonuç ve değerlendirme
Türk hukuku “grooming”i tek bir suç olarak adlandırmaz; ancak çocukla cinsel amaçlı online iletişimin her aşamasını ayrı bir hükümle karşılar. Cinsel amaçlı mesajlaşma çocuğa karşı cinsel taciz, içerik göndermek müstehcenlik, görüntü elde etmek çocukların kullanıldığı müstehcen ürün bulundurma, buluşma girişimi ise istismara teşebbüs olarak cezalandırılır.
Bu dosyalarda sonucu belirleyen şey yazışma kayıtlarıdır; bu nedenle ebeveynin ilk adımı kayıtları korumak, şüphelinin ilk adımı ise süreci avukatla yürütmektir. Buradaki açıklamalar genel niteliktedir ve somut bir olay hakkında sonuç bildirmez. Kanun metni için Türk Ceza Kanunu kaynağına bakılabilir; silonun diğer başlıkları için Cinsel Suçlar Bilgi Merkezi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Türk Ceza Kanunu’nda “grooming” diye bir suç var mı?
Hayır. TCK’da bu adla düzenlenmiş bağımsız bir suç bulunmamaktadır. Uygulamada bu davranışlar, iletişimin içeriğine ve ulaştığı aşamaya göre çocuğa karşı cinsel taciz (m. 105), çocuğa müstehcen içerik gösterme (m. 226/1-a), çocuğun görüntüsünü elde etme (m. 226/3) ve fiziksel buluşma girişimlerinde cinsel istismara teşebbüs (m. 103, 35) hükümleriyle karşılanır.
Çocukla sadece mesajlaşmak suç mudur?
Cinsel içerik taşımayan iletişim tek başına suç değildir. Mesajların cinsel amaç taşıması, cinsel içerik göndermek ya da istemek hâlinde çocuğa karşı cinsel taciz oluşur; elektronik haberleşme aracıyla işlendiğinden ceza yarı oranında artırılır ve şikâyet aranmaz.
Çocuğa cinsel içerikli görsel göndermek hangi suçtur?
TCK m. 226/1-a uyarınca bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da içeriğini göstermek altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası gerektirir. Aynı davranış çoğu zaman cinsel taciz suçuyla birlikte değerlendirilir.
Çocuktan görüntü istemek ve almak hangi suçtur?
İstemek çocuğa karşı cinsel tacizdir. Görüntü elde edilmişse ayrıca TCK m. 226/3 uygulanır: bulundurma iki yıldan beş yıla, üretimde çocuğu kullanma beş yıldan on yıla kadar hapis gerektirir. Görüntünün çocuk tarafından çekilmiş olması sonucu değiştirmez.
Buluşma teklifi ve buluşmaya gitmek ceza gerektirir mi?
Buluşmanın cinsel amaç taşıdığı ve icra hareketlerine başlandığı ortaya konabiliyorsa cinsel istismara teşebbüs gündeme gelir; bu hâlde ceza TCK m. 35 uyarınca indirilerek uygulanır. Çocuğun bir yere götürülmesi veya alıkonulması hâlinde TCK m. 109 da ayrıca değerlendirilir.
Çocuk yaşını büyük söylediyse ne olur?
Bu, TCK m. 30 kapsamında hata savunmasıdır. Kabulü için kişinin makul bir dikkatle yaşı anlayamayacak durumda olması gerekir; profil bilgileri, yazışma içeriği ve görüntüler bu değerlendirmede kullanılır. Beyan tek başına yeterli sayılmaz.
Ebeveyn böyle bir iletişimi fark ederse ne yapmalı?
Yazışmalar silinmeden ekran görüntüsüyle saklanmalı, çocukla suçlayıcı olmayan bir dille konuşulmalı, hesaplar platforma bildirilmeli ve savcılığa ya da kolluğa şikâyette bulunulmalıdır. Çocuğun ifadesi uzman eşliğinde alınır; karşı tarafla iletişim kurulmamalıdır.
Soruşturma nasıl başlar ve neye dayanır?
Genellikle aile şikâyeti, okul bildirimi veya platform bildirimiyle başlar. Dosya yazışma kayıtlarına, hesap ve IP tespitlerine, cihaz incelemelerine ve çocuğun uzman eşliğinde alınan beyanına dayanır; nitelendirme iletişimin ulaştığı aşamaya göre yapılır.
İster ebeveyn ister şüpheli tarafında olun, kayıtların ve nitelendirmenin durumunu birlikte inceleyebiliriz.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olarak Kartal’daki bürosunda ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Çocuklara karşı elektronik ortamda işlenen cinsel suçlar, yazışma ve hesap kayıtlarının delil olarak değerlendirilmesi, çocuk mağdur beyanının alınma usulü ve müstehcenlik soruşturmaları, doğrudan çalışma alanı içinde yer alır. Hem mağdur vekilliği hem müdafilik görevi yürütmekte; bu alandaki değerlendirmelerini bu sitede ve YouTube kanalında paylaşmaktadır.
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.

