Çocuk Porno Davasında Süreç Nasıl İşler? Soruşturmadan İstinafa Adım Adım (2026)

📌 Kısa Cevap: Çocuk pornografisi (TCK m.226/3-5) davası, savcılığın resen başlattığı bir soruşturmayla başlar; şikâyet şartı yoktur. Süreç kabaca şu aşamalardan geçer: ihbar veya tespitle soruşturma, arama ve dijital cihazlara el koyma, ifade ve gerekirse gözaltı, adli bilişim incelemesi, iddianame, mahkemece iddianamenin kabulü, duruşmalar, hüküm ve istinaf-temyiz. Görevli mahkeme çoğunlukla asliye ceza mahkemesidir; TCK m.226/5 gibi alt sınırı beş yıldan fazla olan hâllerde zorunlu müdafilik de gündeme gelir. Soruşturmanın en kritik aşaması, ifadeden önce avukatla hazırlık yapılması ve dijital delillerin usulüne uygun elde edilip edilmediğinin denetlenmesidir.

“Çocuk porno davası” araması yapan kişilerin çoğu, suçun tanımını ve cezasını öğrenmek ister; oysa kişinin hayatını asıl etkileyen, süreç boyunca verilen kararlar ve atılan adımlardır. Bu yazı, ihbardan kararın kesinleşmesine kadar sürecin her aşamasını kanun maddeleriyle birlikte anlatır; suçun unsurları ve ceza aralığı için “Çocuk Pornosu İzlemek Suç mu? TCK 226/3, Bulundurma ve Cezası” yazımıza bakabilirsiniz. Burada odak, davanın işleyişidir: hangi makam, hangi aşamada, hangi yetkiyle işlem yapar ve şüpheli veya sanığın hakları nelerdir.

Soruşturma veya dava sürecindeyseniz

İfade öncesi hazırlık ve dijital delillerin incelenmesi dosyanın seyrini belirler; vakit kaybetmeden değerlendirelim.

Hukuki çerçeve: TCK 226, görevli mahkeme ve zorunlu müdafilik

TCK m.226/3’ün birinci cümlesi, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişiyi beş yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırır. İkinci cümle ise bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran veya başkalarının kullanımına sunan kişi için iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası öngörür. TCK m.226/5 ise bu ürünlerin içeriğini basın ve yayın yoluyla yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi için altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası düzenler. TCK m.226’da şikâyet şartı yer almadığından soruşturma ve kovuşturma resen yürütülür.

Mahkemenin görevi, 5235 sayılı Kanun m.14 uyarınca ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir. m.12 uyarınca on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinin görevindedir; m.11 uyarınca sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan davalara asliye ceza mahkemesince bakılır. TCK m.226/3 ve 226/5’teki üst sınır on yıl olduğundan, bu fıkralar kapsamındaki davalar kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Zorunlu müdafilik ise CMK m.150/3 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanır.

TCK 226/3 ve 226/5 kapsamında ceza ve usul özellikleri
Fıkra Fiil Ceza Görevli mahkeme Zorunlu müdafi (CMK 150/3)
TCK 226/3, 1. cümle Üretimde çocuk veya çocuk gibi görünen kişi kullanma 5-10 yıl hapis + adli para Asliye ceza Alt sınır 5 yıl; ‘beş yıldan fazla’ değil, kural olarak zorunlu değil
TCK 226/3, 2. cümle Ülkeye sokma, çoğaltma, satma, depolama, bulundurma, başkalarının kullanımına sunma 2-5 yıl hapis + adli para Asliye ceza Zorunlu değil
TCK 226/5 Yayınlama veya aracılık; çocukların görmesini sağlama 6-10 yıl hapis + adli para Asliye ceza Alt sınır 6 yıl; zorunlu

Çocuk porno davasında süreç infografik

1. Dosya nasıl başlar? İhbar, tespit ve resen soruşturma

Bu tür dosyalar çoğunlukla bir ihbar veya tespitle başlar. Uygulamada bu bilgi, yurt dışı kaynaklı otomatik tespit sistemlerinden, sivil izleme kuruluşlarından, platformların bildirimlerinden veya doğrudan vatandaş ihbarlarından gelebilir; savcılık bu bilgiye dayanarak resen soruşturma başlatır. Bildirim mekanizmalarının ayrıntılarını Child Rescue Coalition ihbarları ve NCMEC raporu tek başına mahkûmiyete yeter mi? yazılarımızda anlattık. Burada önemli olan nokta, ihbarın dava için yeterli olmadığıdır: ihbar, soruşturmanın başlangıcıdır; mahkûmiyet için suçun hukuka uygun elde edilmiş delillerle sabit görülmesi gerekir.

2. Arama, el koyma ve dijital cihazların incelenmesi

Soruşturmanın ilk fiziksel adımı çoğu zaman adreste arama ve cihazlara el koymadır. CMK m.116 uyarınca yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda somut delillere dayalı kuvvetli şüphe varsa şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. CMK m.119 uyarınca arama hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle yapılır; konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama ise hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle yapılabilir. Arama karar veya emrinde aramanın nedenini oluşturan fiil, aranılacak yer veya kişi ile kararın geçerli olacağı süre açıkça gösterilmelidir. Ayrıntılar için ev araması ve telefona el koyma yazımıza bakılabilir.

Bilgisayar, telefon ve benzeri cihazlardaki veriler bakımından özel düzenleme CMK m.134’tür. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına ve bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir; savcı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur, hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir ve sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. Elkonulan sistemlerde bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir. Bu güvenceler, delil zincirinin sağlıklı kurulup kurulmadığını denetleme imkânı verdiği için savunma açısından önemlidir. Cihazların iadesi ve süreler için telefona ve bilgisayara el koyma yazımızı inceleyebilirsiniz.

3. Yakalama, gözaltı ve ifade: hangi haklar var?

Yakalanan kişi için gözaltı, CMK m.91/1 uyarınca soruşturmanın tamamlanması için gerekli görülürse uygulanır ve gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. CMK m.91/2 uyarınca gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır; m.91/3 uyarınca toplu olarak işlenen suçlarda delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin her defasında bir günü geçmemek üzere üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. İfade alınırken CMK m.147 uyarınca şüpheliye kendisine yüklenen suçun anlatılması, müdafi seçme hakkının ve müdafiin hukukî yardımından yararlanabileceğinin bildirilmesi, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğunun söylenmesi ve şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğinin hatırlatılması gerekir. İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır.

Savunma bakımından ilk ifade, çoğu zaman dosyanın seyrini belirler. Susma hakkı kullanılması suç itirafı anlamına gelmez; ancak hangi aşamada, hangi içerikte beyanda bulunulacağı dosyadaki dijital delillere göre planlanmalıdır. CMK m.153/1 uyarınca müdafi soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini alabilir; bu hakka kısıtlama getirilmesi mümkündür, kısıtlamanın koşulları için dosyaya kısıtlama kararı yazımıza bakabilirsiniz.

4. Tutuklama ve adli kontrol

CMK m.100/1 uyarınca kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeninin bulunması hâlinde şüpheli hakkında tutuklama kararı verilebilir; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez. m.100/2 kaçma şüphesi, delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme gibi hâllerde tutuklama nedeninin var sayılabileceğini düzenler. m.100/3’teki katalog suçlarda ise tutuklama nedeni var sayılabilir; TCK m.226 bu katalogda yer almaz, dolayısıyla tutuklama değerlendirmesi somut olayın koşullarına göre yapılır. CMK m.109 uyarınca tutuklama sebeplerinin bulunduğu hâllerde tutuklama yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir ve adli kontrol; yurt dışına çıkamamak, belirli yerlere düzenli olarak başvurmak, belirli yer veya bölgelere gitmemek gibi yükümlülükleri içerebilir. Dijital delillerin zaten muhafaza altına alındığı dosyalarda, delilleri karartma riskinin somut olarak gösterilmesi gerekir. Müstehcenlik suçunda tutuklama konusunun ayrıntılarını müstehcenlik suçunda tutuklama olur mu? yazımızda ele aldık.

5. Soruşturmanın sonu: kovuşturmaya yer yok mu, iddianame mi?

Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, CMK m.170/2 uyarınca Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler; yeterli şüphe yoksa CMK m.172 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. İddianamede şüphelinin kimliği, müdafii, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri, suçun işlendiği yer ve tarih ile suçun delilleri gösterilir; m.170/5 uyarınca iddianamenin sonuç kısmında şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür. Bu davalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi (CMK m.171/2) kapsamı sınırlıdır: bu hüküm üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlar için öngörüldüğünden, üst sınırı beş yıl olan TCK m.226/3’ün ikinci cümlesi ve daha ağır fıkralar bakımından uygulanma imkânı bulunmaz.

6. İddianamenin kabulü ve kovuşturma evresi

İddianame mahkemeye verildikten sonra CMK m.174/1 uyarınca mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeleri inceler ve iddianamenin 170. maddeye aykırı düzenlenmesi veya suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi gibi hâllerde iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verebilir. m.174/2 uyarınca suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez ve m.174/3 uyarınca en geç onbeş gün sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. CMK m.175/1 uyarınca iddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar; mahkeme duruşma gününü belirler ve CMK m.176 uyarınca iddianame çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur.

  1. 01

    İhbar / tespit

    Bilgi savcılığa ulaşır; resen soruşturma başlar.

  2. 02

    Arama ve el koyma

    Hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca varsa savcı emriyle arama; cihazlarda CMK 134 işlemleri.

  3. 03

    İfade ve koruma tedbirleri

    Susma ve müdafi hakkı hatırlatılarak ifade alınır; serbest bırakma, adli kontrol veya tutuklama kararı verilir.

  4. 04

    Adli bilişim incelemesi

    Cihazların içeriği ve dijital deliller incelenir; bilirkişi raporu hazırlanır.

  5. 05

    İddianame

    Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir; mahkemece 15 gün içinde incelenir (CMK 174).

  6. 06

    Duruşmalar

    Sorgu, delillerin tartışılması ve savunma; hüküm.

  7. 07

    Kanun yolları

    Gerekçeli karar tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf veya temyiz.

Çocuk porno davasında süreç

7. Duruşma: sorgu, delil ve savunma

CMK m.191 uyarınca duruşma, sanığın ve müdafiinin hazır bulunup bulunmadığının saptanmasıyla başlar; sanığın kimliği ve kişisel durumu saptandıktan sonra suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır, sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu ve CMK m.147’de belirtilen diğer hakları bildirilir ve sanık açıklamada bulunmaya hazır olduğunu bildirirse usulüne göre sorgusu yapılır. CMK m.206/2-a uyarınca ortaya konulması istenilen delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur; CMK m.217/2 uyarınca yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Bu iki hüküm, dijital delillerin elde ediliş biçiminin savunmada neden kritik olduğunu gösterir. Mahkeme, CMK m.217/1 uyarınca kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.

Duruşmaya katılma ve yokluğunda karar verilmesi

Sanığın duruşmaya katılımı, savunmanın etkinliği bakımından önemlidir. CMK m.176/2 uyarınca tutuklu olmayan sanığa tebliğ olunacak çağrı kâğıdına, mazereti olmaksızın gelmediğinde zorla getirileceği yazılır. CMK m.193/1 uyarınca kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz ve gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. CMK m.193/2 ise sanık hakkında toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da davanın yokluğunda bitirilebileceğini düzenler. Bu nedenle tebligat adresinin güncel tutulması, çağrı kâğıdının zamanında alınması ve geçerli bir mazeret varsa belgeyle birlikte mahkemeye bildirilmesi gerekir. Dijital delillerin bilirkişi raporu duruşmalar arasında hazırlandığı için, her oturumda dosyaya yeni giren belgelerin avukat tarafından incelenmesi ve gerekirse ek süre ve rapora itiraz talebinde bulunulması da süreç yönetiminin parçasıdır.

Dava Sürecinde Savunma Adımları infografik

8. Dijital delillerin tartışılması: hangi sorular sorulur?

Bu davalarda ispat büyük ölçüde dijital deliller üzerinden yürüdüğü için savunmanın odağı da buradadır. Cihaz incelemesi sonucu bulunan dosyaların kime ait olduğu, hangi tarihte oluşturulduğu veya indirildiği, kullanıcının bilerek erişip erişmediği, otomatik indirme ve önbellek ayrımı, birden fazla kullanıcının bulunduğu cihazlarda kullanım tespiti, IP adresinin kullanıcıyı belirleme gücü ve yurt dışından gelen raporun doğrulanması gibi sorular dosyaya göre incelenir. IP adresi konusunda NCMEC dosyasında IP adresi kime aittir?, hash eşleşmesi konusunda hash eşleşmesi neyi kanıtlar?, bilirkişi raporu konusunda NCMEC dosyasında bilirkişi ve uzman mütalaası, yurt dışından delil temini konusunda ise adli yardımlaşma ve yurt dışından delil talebi yazılarımıza bakabilirsiniz. Yazılı savunma hazırlığı için müstehcenlik savunma dilekçesi örneği de incelenebilir.

Savunmanın ana eksenleri: hangi başlıklarda çalışılır?

Her dosya farklı olmakla birlikte savunma genellikle birkaç eksen üzerinde kurulur. Birinci eksen, fiilin unsurlarıdır: TCK m.226/3’ün ikinci cümlesindeki “bulunduran” gibi fiillerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, yani içeriğin kişinin kullanımında ve bilgisi dahilinde bulunup bulunmadığı tartışılır. İkinci eksen kasttır: TCK m.21 uyarınca suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır ve kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir; otomatik indirme, paylaşımlı ağ veya başkasının cihazı kullanımı gibi durumlarda bu unsur ayrıca incelenir. Üçüncü eksen delilin hukuka uygunluğudur: arama emrinin veya kararının içeriği, CMK m.134 kapsamındaki hâkim onayı, yedekleme ve kopya verilmesi gibi güvencelere uyulup uyulmadığı, CMK m.206/2-a ve 217/2 çerçevesinde incelenir. Dördüncü eksen, şüphenin giderilememesidir: CMK m.223/2-e uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması beraat sebebidir. Bu eksenlerin hangisinin dosyada öne çıkacağı, dijital incelemenin sonucuna ve ifade stratejisine bağlıdır.

9. Karar: beraat, mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

CMK m.223/1 uyarınca duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir; beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı hükümdür. m.223/2 uyarınca beraat kararı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması veya kast veya taksirin bulunmaması gibi hâllerde verilir. Mahkûmiyet hâlinde, CMK m.231/5’in güncel metnine göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bunun için m.231/6 uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve zararın giderilmesi gerekir. TCK m.226/3’ün ikinci cümlesinde alt sınır iki yıl olduğu için bu imkân yalnızca cezanın alt sınırdan belirlenmesi hâlinde gündeme gelebilir ve mahkemenin takdirine bağlıdır; önceden garanti edilemez. CMK m.231’in bu fıkralarına ilişkin metin 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; güncel uygulama dosya bazında kontrol edilmelidir. Dijital materyallerin müsaderesi konusunda müsadere yazımıza bakılabilir.

10. Kanun yolları: istinaf ve temyiz

CMK m.273/1 uyarınca istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır. CMK m.291/1 uyarınca temyiz istemi de hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye yapılır. Sürelerin kaçırılması hâlinde kanun yolu hakkı kaybedilebileceğinden, gerekçeli kararın tebliğ tarihi doğru tespit edilmelidir. CMK m.289/1-i uyarınca hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması hukuka kesin aykırılık sayılır; bu hüküm, delilin elde edilme biçiminin kanun yolu aşamasında da etkili olabileceğini gösterir. İstinaf ve temyizde dosya, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.

Çocuk şüpheli veya sanık varsa süreç nasıl değişir?

Şüpheli veya sanık reşit olmayan bir çocuksa süreç farklı işler. CMK m.150/2 uyarınca müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuksa, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. 5235 sayılı Kanun m.12 çocuklara özgü kovuşturma hükümlerini saklı tutar; çocuklar bakımından görevli mahkeme ve usul farklılaşır. CMK m.174/1-e (8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunla eklenen bent) uyarınca onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame, Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilir. Reşit olmayanların kendi görüntülerini paylaşması gibi durumlar ayrıca tartışma konusudur; ayrıntılar için sexting ve TCK 226 ile 15-18 yaş arası çocuğun cinsel suç işlemesi yazılarımıza başvurabilirsiniz.

Sık yapılan yanlış değerlendirmeler

  • “Şikâyetçi yoksa dava açılmaz” yanılgısı. TCK m.226’da şikâyet şartı yoktur; soruşturma resen yürütülür.
  • “İhbar geldiyse mahkûmiyet kesindir” yanılgısı. İhbar yalnızca soruşturmanın başlangıcıdır; hüküm için hukuka uygun elde edilmiş ve duruşmada tartışılmış deliller gerekir (CMK 217).
  • “Cihaza el konulunca her şey bitti” yanılgısı. CMK m.134 güvenceleri, kopya ve yedekleme, hâkim onayı gibi usul kuralları denetlenebilir.
  • “Her çocuk porno davasında zorunlu müdafi vardır” yanılgısı. CMK m.150/3 alt sınırı beş yıldan fazla suçları kapsar; fıkraya göre durum değişir.
  • “Ertelenir ve biter” yanılgısı. CMK m.171/2 üst sınırı üç yıl veya daha az suçlar içindir; TCK m.226/3’ün ikinci cümlesinde üst sınır beş yıldır.
  • “Süreler uzundur, acele gerekmez” yanılgısı. İstinaf ve temyiz süreleri tebliğden itibaren iki haftadır.

Sonuç ve değerlendirme

Çocuk pornografisi davası, resen başlayan, dijital delillere dayanan ve çok aşamalı bir süreçtir. İhbar veya tespitle başlayan soruşturmada arama, el koyma ve adli bilişim incelemesi yapılır; ifade, gözaltı ve tutuklama gibi aşamalarda CMK m.91, 100, 109 ve 147 güvenceleri devreye girer; iddianame kabul edilirse asliye ceza mahkemesinde kovuşturma başlar ve hüküm iki haftalık sürelerle istinaf ve temyiz yoluna açıktır. Bu zincirin her halkasında hukuka uygunluk denetimi yapılabilir. Bu nedenle ifade öncesi hazırlık, dijital delillerin elde edilişinin incelenmesi ve süreleri kaçırmamak savunmanın temel unsurlarıdır.

İlgili yazılarımız

Çocuk Pornosu İzlemek Suç mu? · NCMEC Raporu Tek Başına Mahkûmiyete Yeter mi? · NCMEC Dosyasında IP Adresi Kime Aittir? · Hash Eşleşmesi Neyi Kanıtlar? · Müstehcenlik Suçunda Tutuklama Olur mu?

Çocuk pornografisi davası hangi mahkemede görülür?

Görevli mahkeme suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir (5235 sayılı Kanun m.14). TCK m.226/3 ve 226/5’teki cezaların üst sınırı on yılı aşmadığından, 5235 sayılı Kanun m.11 ve m.12 uyarınca bu davalar kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür; ancak fiilin başka bir suç (örneğin çocuğun nitelikli cinsel istismarı) olarak nitelendirilmesi hâlinde görevli mahkeme değişebilir.

Dava şikâyete bağlı mıdır?

Hayır. TCK m.226’da şikâyet şartı öngörülmemiştir; soruşturma ve kovuşturma resen yapılır. Bu nedenle bir kişinin ‘şikâyetçi değilim’ demesi, kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.

Zorunlu müdafi var mıdır?

CMK m.150/3 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ve m.150/2 uyarınca çocuk şüpheli veya sanıklarda istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir. TCK m.226/5’in alt sınırı altı yıl olduğundan bu fıkra bakımından zorunlu müdafilik doğar; m.226/3’ün alt sınırları ise beş yıl ve iki yıl olduğundan yaş veya diğer nedenler yoksa zorunlu değildir. Her durumda ifade öncesinde avukattan yararlanma hakkı vardır.

Telefona veya bilgisayara el konulursa ne olur?

CMK m.134 uyarınca somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı bilgisayar ve kütüklerinde arama ve kopya çıkarılmasına karar verebilir; savcı kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Elkonulan sistemlerde yedekleme yapılır ve yedekten bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir.

Tutuklama kaçınılmaz mıdır?

Hayır. CMK m.100/1 uyarınca tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni gerekir ve ölçülülük ilkesi aranır. TCK m.226 CMK m.100/3’teki katalog suçlar arasında sayılmaz; adli kontrol (CMK m.109) tutuklama yerine uygulanabilir.

Dava ne kadar sürer?

Süre; delil toplama, adli bilişim ve bilirkişi incelemeleri, yurt dışından bilgi talepleri ve duruşma sayısına göre değişir. Kanun belirli bir toplam süre öngörmez; bu nedenle her dosyada süre öngörüsü yapılırken dijital incelemenin tamamlanması belirleyici olur.

Hükme karşı hangi kanun yolları vardır?

CMK m.273/1 uyarınca istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye yapılır; temyiz istemi de CMK m.291/1 uyarınca gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması, CMK m.289/1-i uyarınca hukuka kesin aykırılık sayılır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün müdür?

CMK m.231/5’in güncel metnine göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bunun için m.231/6’daki koşulların bulunması gerekir. TCK m.226/3’ün ikinci cümlesinde alt sınır iki yıl olduğundan bu imkân yalnızca cezanın alt sınırdan belirlenmesi hâlinde söz konusu olabilir ve mahkemenin takdirine bağlıdır.

Dava veya soruşturma sürecinde hukuki destek için

İlk ifadeden istinafa kadar her aşamada süreleri ve delilleri birlikte değerlendirelim.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?