Denetimli Serbestlik Dosyası Nasıl Kapatılır? Süre, KYOK ve Kapanış Belgesi (2026)

📌 Kısa Cevap: Denetimli serbestlik dosyası bir dilekçeyle kapatılmaz; kapanış, erteleme süresinin sorunsuz tamamlanmasıyla gerçekleşir. TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılması beş yıl ertelenir ve m.191/7 uyarınca şüpheli bu süre zarfında yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Denetimli serbestlik tedbiri ise erteleme süresinin bir parçasıdır: asgari bir yıl uygulanır ve gerekirse altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Yani bir yıllık imza ve test sürecinin bitmesi, dosyanın kapandığı anlamına gelmez.

Denetimli serbestlik sürecindeki kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri, bu işin ne zaman biteceğidir. Cevap, iki ayrı sürenin birbirine karıştırılmasıyla çoğu zaman yanlış verilir: bir yanda beş yıllık erteleme süresi, diğer yanda bunun içinde yer alan denetimli serbestlik tedbiri. Bu yazıda kapanışın hukuki dayanağını, iki sürenin farkını, süre uzatma riskini, kapanış kararının sonuçlarını, dosya kapanmadan önce atılabilecek adımları, kapanışı nasıl teyit edeceğinizi ve kamu davası açılmış dosyalarda sürecin nasıl ilerlediğini 2026 güncel mevzuatla ele alıyoruz. Sürecin başlangıcı için “Uyuşturucu Kullanmaktan İlk Defa Yakalanan Ne Kadar Ceza Alır?” yazımıza bakabilirsiniz.

Dosyanızın ne zaman kapanacağını hesaplamak için

Erteleme süresi, uzatmalar ve ihlal kayıtları birlikte değerlendirilmelidir; dosyanızı birlikte inceleyelim.

Kapanışın hukuki dayanağı: TCK 191/2 ve 191/7

TCK m.191/2 uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma suçundan başlatılan soruşturmada, CMK m.171’deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı şüpheliyi, erteleme süresi zarfında yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır; erteleme kararı ayrıca kolluk birimlerine bildirilir. Kapanışı düzenleyen hüküm m.191/7’dir: şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Dolayısıyla dosyanın kapanması bir “talep” değil, kanunda öngörülen bir sonuçtur; kişinin yapması gereken, süre boyunca ihlale yol açacak davranışlardan kaçınmak ve uyumunu belgelemektir.

Denetimli serbestlik dosyası kapanışı infografik

İki ayrı süre: erteleme süresi ve denetimli serbestlik tedbiri

Kapanışla ilgili en yaygın yanılgı, imza ve test sürecinin bittiği anda dosyanın da bittiğinin düşünülmesidir. TCK m.191/3 uyarınca erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır; bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Yani tedbir, beş yıllık erteleme süresinin içinde yer alan daha kısa bir dönemdir. Denetimli serbestlik tedbirinin sona ermesinden sonra da erteleme süresi devam eder ve bu süre içinde m.191/4’te sayılan ihlaller kamu davası açılmasına yol açabilir.

Denetimli serbestlikte süreler ve kapanışla ilişkisi
Süre Kanuni dayanak İçeriği
Erteleme süresi TCK m.191/2 Beş yıl; bu süre boyunca kamu davası açılmaz, ihlal olmazsa süre sonunda KYOK verilir
Denetimli serbestlik tedbiri TCK m.191/3 Erteleme süresi içinde asgari bir yıl uygulanır
Tedbirin uzatılması TCK m.191/3 Müdürlüğün teklifi veya savcının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl
Test sevki TCK m.191/3 Savcı, erteleme süresi zarfında yılda en az iki defa ilgili kuruma sevke karar verir
Kapanış kararı TCK m.191/7 İhlal olmadığı takdirde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
▶VİDEOLU ANLATIMDenetimli Serbestlik Nedir?
Av. Burakhan Çalışkan · İstanbul BarosuYouTube kanalı →Tüm videolar →

Süre uzatma: dosyanın kapanışını geciktiren sebepler

Denetimli serbestlik süresi kendiliğinden uzamaz; kanun, müdürlüğün teklifi veya savcının resen verdiği kararı arar. Uygulamada uzatma kararına yol açabilecek durumlar arasında düzensiz imza veya görüşmeler, test sevkine gitmemek veya sonuçların olumsuz olması, tedavi programına uymama gibi hâller sayılabilir; ancak kanun uzatmanın somut ölçütlerini ayrıca tanımlamaz ve bu değerlendirme dosyadan dosyaya değişir. Bu nedenle kapanış planı yapılırken en kötü senaryo da hesaba katılmalıdır: asgari bir yıllık tedbir süresine altışar aylık uzatmalar eklendiğinde denetimli serbestlik tedbiri en fazla üç yıla ulaşabilir; erteleme süresinin kendisi ise beş yıldır. İmza, test ve görüşme yükümlülüklerine düzenli uyum, hem uzatma riskini azaltır hem de ısrar unsurunun bulunmadığını gösterir. Uyum yükümlülükleri hakkında “Denetimli Serbestlikte İmzaya Geç Kalırsam Ne Olur?” yazımıza bakabilirsiniz.

Erken kapatma mümkün mü?

Kanun, beş yıllık erteleme süresini ve asgari bir yıllık denetimli serbestlik tedbirini sabit olarak koyduğundan, “dosyayı erken kapatma” yönünde bir başvuru hakkı bulunmaz. Süreyi kısaltmaya dair açık bir hüküm yoktur; bu nedenle “iyi hâl nedeniyle erken kapanır” gibi beklentilerin kanuni dayanağı bulunmamaktadır. Buna karşılık kişi, yükümlülüklerin kendi ihtiyaçlarına uygun hâle getirilmesini talep edebilir: 5402 sayılı Kanun m.12/A-1 uyarınca yükümlülükler, şüphelinin ihtiyacına göre bu fıkrada belirtilenlerle sınırlı olarak her aşamada değiştirilebilir. Bu, iş saatleri, okul programı, sağlık durumu gibi nedenlerle yükümlülüğün uyarlanmasını isteme imkânı verir. Ayrıca m.12/A-5 uyarınca şüpheli, yapılan işlemlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle iki hafta içinde şikâyet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurabilir.

  1. 01

    Erteleme kararı

    Savcılık beş yıllık erteleme ve denetimli serbestlik tedbirine karar verir; şüpheli uyarılır.

  2. 02

    İlk yıl ve sonrası

    Asgari bir yıl denetimli serbestlik uygulanır; müdürlük ve savcılık süreci izler.

  3. 03

    Olası uzatma

    Gerekirse altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatma kararı verilir.

  4. 04

    Kalan erteleme süresi

    Tedbir bitse bile erteleme süresi devam eder; ihlaller dava açılmasına yol açabilir.

  5. 05

    Kapanış

    Beş yıl sorunsuz tamamlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.

Denetimli serbestlik dosyasının kapanışa kadar seyri

Kapanışa Giden Beş Adım infografik

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde ne olur?

Erteleme süresi sorunsuz tamamlandığında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı, soruşturmanın sonlandırıldığını gösterir. CMK m.172/1 uyarınca bu karar suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir ve kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. CMK m.172/2 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. Dolayısıyla süre sorunsuz tamamlandığında, aynı kullanım fiili nedeniyle yeniden dava açılması kural olarak mümkün değildir. CMK m.171/5 ise erteleme kararlarının bunlara mahsus bir sisteme kaydedileceğini ve bu kayıtların ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde kullanılabileceğini düzenler. Sabıka kaydı ile ilişki için “Uyuşturucu Kullanma Suçunda Sabıka Kaydı Ne Zaman Silinir?” yazımıza bakılabilir.

Kapanışı nasıl teyit edersiniz?

Kapanış kararının verilip verilmediğini ve erteleme süresinin ne zaman dolacağını öğrenmek için birkaç yol vardır. Birincisi, avukat aracılığıyla UYAP üzerinden dosyanın durumunun incelenmesidir; erteleme kararında yazılı süre ve tarihler buradan görülebilir. İkincisi, dosyanın bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına dilekçeyle başvurularak erteleme süresinin sonu, tedbirin durumu ve karar hakkında bilgi talep edilmesidir. Üçüncüsü, denetimli serbestlik müdürlüğüne yükümlülüklerin tamamlandığına ve uyum durumuna dair yazılı bilgi için başvurulmasıdır. Uygulamada bu belgelerin verilme biçimi kuruma ve dosyaya göre değişebilir; ancak talebin yazılı yapılması ve kayda geçirilmesi her durumda yararlıdır. Kapanış sonrası işlemlerde (iş başvurusu, belgelendirme, yurt dışı işlemler) kovuşturmaya yer olmadığı kararının bir örneğinin hazır tutulması pratik kolaylık sağlar.

Dosya kapanmadan önce kaçınılması gerekenler

Erteleme süresi boyunca TCK m.191/4’te sayılan hâller kamu davasının açılmasına yol açar: yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar, tekrar kullanmak için madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ve madde kullanma. TCK m.191/5 uyarınca tekrar satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Bu ihlallerin sonuçlarını “Denetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur?” yazımızda, uyuşturucu dışındaki yeni suçların sonuçlarını ise “Denetimli Serbestlikte Yeni Bir Suç İşlenirse Ne Olur?” yazımızda ayrıntılı ele aldık. TCK m.191/6 uyarınca kamu davası açıldıktan sonra, kullanma suçunun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda yeniden erteleme kararı verilemez; bu nedenle kapanış sürecinde ihlalden kaçınmanın önemi artar.

Süre hesabı örneği: takvim üzerinde kapanış

Süre hesabının mantığını görmek için varsayımsal bir örnek yararlıdır. Erteleme kararının belirli bir tarihte verildiğini ve kararda yazılı beş yıllık sürenin o tarihten başladığını varsayalım (başlangıç tarihi her dosyada erteleme kararındaki ifadeye göre doğrulanmalıdır). Bu durumda erteleme süresi, kararın üzerinden beş yıl geçtiğinde sona erer. Denetimli serbestlik tedbiri ise aynı tarihten itibaren en az bir yıl uygulanır; bir yılın sonunda müdürlük sürenin uzatılmasını teklif etmezse ve savcılık da resen uzatma kararı vermezse tedbir sona erer, ancak erteleme süresi devam eder. Uzatma kararı verilirse her bir uzatma altı ay ekler ve toplam uzatma iki yılı geçemez; en uzun senaryoda tedbir kararın üzerinden üç yıl sürer. Bu hesabın hiçbir aşamasında, beş yıllık erteleme süresinin bitiminden önce KYOK verilmesi beklenmemelidir. Takvimi netleştirmek için erteleme kararındaki tarihleri, uzatma kararlarını ve müdürlük yazılarını bir araya getirmek, olası bir tarih hatasını erken fark etmeyi sağlar.

Süreç boyunca tedavi, rehabilitasyon ve aile bilgilendirmesi

Kapanış yalnızca imza ve test sürecinden ibaret değildir; kişi hakkında tedaviye tabi tutulma yükümlülüğü de verilmiş olabilir. 5402 sayılı Kanun m.12/A-2 uyarınca tedaviye tabi tutulma yükümlülüğüne karar verildiğinde karar derhal ilgili sağlık kurumuna gönderilir; şüpheli sağlık kurumunda ayakta veya yatarak tıbbi tedaviye tabi tutulur, sağlık kurumu gerekli görürse rehabilitasyon amaçlı programlara katılmasına da karar verir. m.12/A-7 uyarınca bu programlar Sağlık Bakanlığının uygun göreceği tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde yerine getirilir. m.12/A-4 uyarınca yükümlülüklerin belirlenmesi veya yerine getirilebilmesi bakımından gerekli görülürse şüphelinin ailesine bilgi verilebilir veya ailesinden bilgi istenebilir; m.12/A-3 uyarınca ise Türk Medenî Kanunu m.432’deki koşulların bulunması hâlinde durum yetkili vesayet makamına bildirilir. Tedavi ve rehabilitasyon süreci eksiksiz tamamlandığında, tedavi raporlarının ve katılım belgelerinin saklanması kapanış aşamasında uyumun ispatı bakımından değerlidir.

Erteleme kararına itiraz ve kapanışla ilişkisi

CMK m.171/2 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına, suçtan zarar gören veya şüpheli CMK m.173 hükümlerine göre itiraz edebilir. m.173/1 uyarınca itiraz, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır. Ancak TCK m.191/2 uyarınca uyuşturucu kullanma suçunda erteleme, CMK m.171’deki şartlar aranmaksızın verilir ve çoğu zaman şüpheli lehine bir imkân olarak görülür; bu nedenle itiraz konusu, erteleme kararındaki yükümlülüklerin ağırlığı veya hukuka aykırılığı iddiasıyla sınırlı bir tartışma olarak gündeme gelir. Kapanış bakımından asıl önemli nokta, erteleme kararı kesinleştikten sonra sürenin sorunsuz tamamlanmasıdır.

Kapanış öncesi kontrol listesi

  • Tarihler: Erteleme kararının tarihini, beş yıllık sürenin bitiş tarihini ve varsa uzatma kararlarını belgeleriyle birlikte not edin.
  • Müdürlük kayıtları: İmza, görüşme ve program katılım kayıtlarınızın birer örneğini saklayın.
  • Test sonuçları: Test sevklerine ilişkin belge ve sonuçları arşivleyin.
  • Tedavi belgeleri: Tedavi ve rehabilitasyon süreçlerine ilişkin raporları ve katılım belgelerini muhafaza edin.
  • Adres ve iletişim: Telefon ve adres değişikliklerini yazılı bildirin; ulaşılamama kaynaklı ihlal iddialarından kaçının.
  • Sürenin sonunda: Erteleme süresi dolduktan sonra kararın verilip verilmediğini avukatınız aracılığıyla UYAP üzerinden teyit edin ve karar örneğini isteyin.

Kim neye karar verir? Savcılık, müdürlük ve mahkeme

Kapanış sürecinde hangi makamın hangi işlemi yaptığını bilmek, doğru yere başvurmak için gereklidir. Erteleme kararını Cumhuriyet savcısı verir (TCK m.191/2); denetimli serbestlik süresinin uzatılması müdürlüğün teklifi üzerine veya resen savcının kararıyla yapılır (m.191/3). Yükümlülüklerin değiştirilmesi veya ilave yükümlülük getirilmesi ise 5402 sayılı Kanun m.12/A-1 kapsamında yapılır ve müdürlük işlemlerine karşı kanuna aykırılık gerekçesiyle iki hafta içinde Cumhuriyet savcısına şikâyet yoluna gidilebilir (m.12/A-5). İhlal hâlinde kamu davasını savcılık açar (m.191/4); davanın açıldığı aşamadan sonra yetki mahkemeye geçer. Kovuşturma evresinde TCK m.191/8 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmişse, 5402 sayılı Kanun m.12/A-6 gereği bu karar bakımından yapılacak başvurular kararı veren mahkemece değerlendirilir. Bu iş bölümü, süreç boyunca yazılı başvuruların doğru muhataba yöneltilmesini gerektirir: müdürlük işlemleri için müdürlüğe ve savcılığa, kamu davası açıldıktan sonra ise mahkemeye.

Kapanış sürecinde avukat desteği neden önemlidir?

Denetimli serbestlik dosyasında süre hesabı, uzatma kararlarının takibi, ihlal iddialarına karşı belge hazırlığı ve kapanış sonrası teyit gibi işlemler zaman ve usul bilgisi gerektirir. Avukat, UYAP üzerinden dosyadaki kararları ve müdürlük yazılarını düzenli takip eder; uzatma teklifi veya ihlal bildirimi gibi olumsuz gelişmeleri erken fark ederek savunma belgelerini zamanında sunar. Ayrıca iş saatleri, okul programı veya sağlık durumuyla çakışan yükümlülüklerde 5402 sayılı Kanun m.12/A-1’e dayalı uyarlama talebini hazırlar. Kapanış aşamasında ise KYOK kararının verildiğinin ve kararın içeriğinin doğrulanması, ilerideki olası kayıt veya belge sorunlarının önlenmesi bakımından önem taşır. Bu yazıdaki bilgiler genel niteliktedir; her dosyanın erteleme tarihi, uzatma kararları ve müdürlük kayıtları farklı olduğundan somut değerlendirme dosya incelenerek yapılmalıdır.

Kapanış sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildikten sonra da birkaç noktaya dikkat etmek yararlıdır. Birincisi, kararın bir örneğinin saklanması ve ileride gerekebilecek işlemler (iş başvurusu, belge talepleri) için hazır tutulmasıdır. İkincisi, CMK m.172/2 gereği aynı fiilden yeniden dava açılamayacağının bilinmesi, ancak bunun yeni bir fiil işlenmesine karşı koruma sağlamadığının unutulmamasıdır: kapanıştan sonra yeniden uyuşturucu kullanma veya bulundurma iddiası, yeni bir soruşturma konusudur ve TCK m.191/6’daki sınırlama gündeme gelebilir. Üçüncüsü, TCK m.192/4 uyarınca uyuşturucu madde kullanan kişi, hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz; bağımlılık sorunu devam eden kişiler için sağlık kuruluşuna gönüllü başvuru bir seçenek olarak bilinmelidir. Bu hükmün uygulanma koşulları somut olaya göre değerlendirilir ve konuya ilişkin ayrıntılar için avukata danışılmalıdır.

Zamanaşımı ile karıştırılmaması gereken nokta

Kapanışı zamanaşımıyla karıştıran kişiler az değildir. CMK m.171/4 uyarınca erteleme süresince zamanaşımı işlemez; bu hüküm TCK m.191/9 yollamasıyla denetimli serbestlik dosyalarında da uygulanır. Başka bir deyişle, beş yıllık erteleme süresi boyunca ertelenen suç bakımından dava zamanaşımı durur. Kapanış, zamanaşımının dolmasıyla değil, TCK m.191/7 uyarınca verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla gerçekleşir. Bu fark, özellikle ihlal hâlinde önem kazanır: erteleme süresi içinde ihlal olursa kamu davası açılır ve dava, zamanaşımının işlemediği bir süreçten sonra yürütülür. Dolayısıyla “zaman geçtiği için dava açılamaz” şeklindeki bir değerlendirme, bu dosya türünde güvenilir bir dayanak değildir.

Kamu davası açılmış dosyalarda kapanış

Erteleme süresi içinde ihlal nedeniyle kamu davası açıldıysa, dosyanın kapanışı mahkemenin vereceği karara bağlıdır. TCK m.191/1 uyarınca kullanma suçunun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. TCK m.191/9 uyarınca bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde CMK m.231 hükümleri de uygulanır. CMK m.231/5’in güncel metnine göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bunun için m.231/6 uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve zararın giderilmesi gerekir. Karar verilirse m.231/8 uyarınca beş yıl süreyle denetim süresi uygulanır; bu süre içinde kasten yeni suç işlenmediği ve yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde m.231/10 uyarınca davanın düşmesine karar verilir. Yani kamu davası açıldıktan sonra da kapanışın bir yolu, denetim süresinin sorunsuz tamamlanmasıdır; ancak bu sonuç mahkemenin takdirine ve koşullara bağlıdır, önceden garanti edilemez. CMK m.231’in bu fıkralarına ilişkin metin 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; güncel uygulamayı dosya bazında kontrol etmek gerekir.

Kapanış bilgisi talebi için genel dilekçe şablonu

[İL] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Soruşturma No: [Soruşturma No]
Başvuran: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No]
Konu: TCK m.191 kapsamındaki erteleme süresi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin bilgi talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Yukarıda numarası belirtilen soruşturmada hakkımda TCK m.191 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmıştır.

2. Erteleme kararının tarihi, erteleme süresinin sona ereceği tarih ve denetimli serbestlik tedbirinin güncel durumu (süre uzatılıp uzatılmadığı) hakkında tarafıma bilgi verilmesini talep ediyorum.

3. Denetimli serbestlik müdürlüğünce düzenlenen uyum durumuna ilişkin raporların bir örneğinin verilmesini ayrıca talep ediyorum.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıklanan nedenlerle talebimin kabulünü saygılarımla arz ederim. [Tarih]
[Ad Soyad / İmza]
Ek: Kimlik fotokopisi, vekâlet (varsa).

Sık yapılan yanlış değerlendirmeler

  • “Bir yıl imza verdim, dosya kapandı” yanılgısı. Bir yıl, denetimli serbestlik tedbirinin asgari süresidir; erteleme süresi beş yıldır.
  • “Dilekçe verirsem dosya kapanır” yanılgısı. Kapanış, sürenin sorunsuz tamamlanmasıyla verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına bağlıdır.
  • “Süre içinde bir kez kullansam da sorun olmaz” yanılgısı. TCK m.191/4-c ve 191/5 uyarınca tekrar kullanma ihlal nedenidir.
  • “Tedbir bitince test de biter” yanılgısı. Erteleme süresi devam ettiği için ihlal riski sürer.
  • “Kapanıştan sonra yeniden dava açılabilir” endişesi. CMK m.172/2 uyarınca yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararı olmadıkça aynı fiilden kamu davası açılamaz.

Sonuç ve değerlendirme

Denetimli serbestlik dosyasının kapanması, bir başvurunun değil, sürecin sorunsuz tamamlanmasının sonucudur. TCK m.191/2’ye göre beş yıl süreyle ertelenen kamu davası, şüpheli bu süre zarfında yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde TCK m.191/7 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanır. Denetimli serbestlik tedbiri bu sürenin içinde asgari bir yıl uygulanır ve gerekirse altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir; tedbirin bitmesi dosyanın kapandığı anlamına gelmez. Bu nedenle sürenin hesaplanması, uyumun belgelenmesi, ihlalden kaçınılması ve kapanışın yazılı olarak teyit edilmesi temel yol haritasıdır. Kamu davası açılmış dosyalarda ise mahkemenin kararı ve CMK m.231 gibi imkânlar belirleyicidir.

İlgili yazılarımız

Denetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur? · Yeni Bir Suç İşlenirse Ne Olur? · İmzaya Geç Kalırsam Ne Olur? · Sabıka Kaydı Ne Zaman Silinir? · Ceza Alınırsa Sicile İşler mi?

Denetimli serbestlik dosyası dilekçeyle kapatılabilir mi?

Hayır. TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılması beş yıl süreyle ertelenir ve m.191/7 uyarınca şüpheli bu süre zarfında yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Dosya, bir başvuruyla değil, sürenin sorunsuz tamamlanmasıyla kapanır; ancak yükümlülüklerin değiştirilmesi veya hafifletilmesi için başvuru yapılabilir.

Bir yıllık denetimli serbestlik bitince dosya kapanır mı?

Hayır. TCK m.191/3 uyarınca erteleme süresi zarfında asgari bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır; ancak erteleme süresi beş yıldır. Denetimli serbestlik tedbirinin bitmesi, erteleme süresinin bittiği anlamına gelmez; kalan sürede yeniden uyuşturucu kullanma veya bulundurma gibi ihlaller kamu davası açılmasına yol açabilir.

Denetimli serbestlik süresi uzatılabilir mi?

Evet. TCK m.191/3 uyarınca denetimli serbestlik süresi, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir.

Dosya kapandığında nasıl bir karar verilir?

Erteleme süresi sorunsuz tamamlandığında TCK m.191/7 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. CMK m.172/2 uyarınca bu karardan sonra, yeni delil elde edilmedikçe ve sulh ceza hâkimliğince bu yönde bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.

Kapanışı nasıl teyit edebilirim?

Avukatınız UYAP üzerinden dosyanın durumunu ve kararı inceleyebilir; ayrıca ilgili Cumhuriyet başsavcılığına dilekçeyle erteleme süresinin sonu ve karar hakkında bilgi talep edilebilir. Müdürlüğe de yükümlülüklerin tamamlandığına dair yazılı bilgi için başvurulabilir.

Dosya kapanmadan önce hangi davranışlar sürece zarar verir?

TCK m.191/4 uyarınca yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar, tekrar kullanmak için madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ve madde kullanma kamu davasının açılmasına yol açar. Uyuşturucu dışındaki kasıtlı bir suç ise TCK m.191/9 ile uygulanan CMK m.171/4 kapsamında değerlendirilir.

Kamu davası açıldıysa dosya nasıl kapanır?

Kamu davası açılmışsa dosya mahkemece karara bağlanır. Beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi sonuçlar olabilir; hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde denetim süresinin sorunsuz geçmesi durumunda CMK m.231/10 uyarınca davanın düşmesine karar verilir.

Kapanıştan sonra kayıt kalır mı?

CMK m.171/5 uyarınca erteleme kararları bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde kullanılabilir. Sabıka kaydına etkisi ayrıca incelenmelidir.

Kapanış sürecini birlikte planlayalım

Süre hesabı, uzatma riski ve kapanış belgesi için dosyanızı değerlendirelim.

Dosya kapandıktan sonra yeni olay yaşanırsa ne olacağını ele aldığımız yazımızda görebilirsiniz.

KYOK sonrasında memuriyet açısından durumu ele aldığımız yazımızda inceleyebilirsiniz.

Dosyanın kapanışı ve askerlik açısından durumu ayrıntılı yazımızda inceleyebilirsiniz.

Cezaevine eşya gönderme kurallarını ayrı bir yazımızda inceleyebilirsiniz.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.




Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?