Denetimli Serbestlikte İmzaya Geç Kalırsam Ne Olur? İhlal, Mazeret ve Uyarı (2026)

📌 Kısa Cevap: Denetimli serbestlikte imzaya veya müdürlüğe başvuruya geç kalmak, kendiliğinden kamu davası açılması sonucunu doğurmaz. 5402 sayılı Kanun m.5/2 uyarınca çağrılara veya denetim planına uyarıya rağmen uyulmaması yükümlülük ihlali sayılır; TCK m.191/4-a ise kamu davasının açılması için yükümlülüklere uygun davranmamakta “ısrar” edilmesini arar. Tek seferlik, mazeretli ve gecikmeden bildirilmiş bir gecikme ile uyarılara rağmen süren devamsızlık aynı sonucu doğurmaz. Bu nedenle mazeret yazılı ve belgeli olarak, mümkün olan en kısa sürede müdürlüğe bildirilmelidir.

Denetimli serbestlik sürecindeki kişilerin en çok endişe ettiği konulardan biri, işe, trafiğe, hastalığa veya unutkanlığa bağlı olarak imza veya randevu gününe geç kalmaktır. Bu yazıda müdürlüğe düzenli başvuru yükümlülüğünün hukuki dayanağını, gecikmenin hangi durumda ihlal sayıldığını, “ısrar” ölçütünü, mazeret türlerini ve belgelerini, müdürlüğün işleyişini, ihlal iddiasına karşı hak arama yollarını ve genel bir mazeret dilekçesini 2026 güncel mevzuatla ele alıyoruz. Teste gitmemenin sonuçlarını “Denetimli Serbestlikte İdrar Testine Gitmezsem Ne Olur?” yazımızda, sürecin tamamını ise “Uyuşturucu Kullanmaktan İlk Defa Yakalanan Ne Kadar Ceza Alır?” yazımızda anlattık.

İhlal bildirimi veya uyarı aldıysanız

Mazeretin belgelenmesi ve zamanında sunulması ihlal değerlendirmesinin yönünü belirler; dosyanızı birlikte inceleyelim.

Müdürlüğe başvuru yükümlülüğü hangi kanuna dayanır?

TCK m.191 ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m.12/A’daki yükümlülük listesinde “imza atma” ayrıca sayılmamıştır; savcı tedaviye tabi tutulmak, belirlenen programlara katılmak, belirlenen yer veya bölgelere gitmemek, bir bölgede denetim veya gözetim altında bulunmak gibi yükümlülüklerden en az üçüne karar verir. Müdürlüğe düzenli başvuru yükümlülüğü, 5402 sayılı Kanun m.5/1’den doğar: hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak müdürlüğün hazırladığı programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır. m.5/2 ise denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara veya hazırlanan denetim planına uyarıya rağmen uyulmamasını yükümlülük ihlali sayar. Dolayısıyla imza günleri, randevu saatleri ve görüşme planı, müdürlüğün hazırladığı program ve denetim planı çerçevesinde belirlenir ve bunlara uyma yükümlülüğü kanundan kaynaklanır.

▶VİDEOLU ANLATIMDenetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur?
Av. Burakhan Çalışkan · İstanbul BarosuYouTube kanalı →Tüm videolar →

Geç kalmak ihlal mi? İki ayrı ölçüt

Gecikmenin hukuki sonucu iki farklı düzeyde değerlendirilir. Birinci düzey, müdürlük nezdindeki idari değerlendirmedir: 5402 sayılı Kanun m.5/2’ye göre çağrılara veya denetim planına uyarıya rağmen uyulmaması yükümlülük ihlali sayıldığından, tek seferlik bir gecikme müdürlükçe kayda geçirilebilir ve uyarı yapılabilir; uyarıya rağmen devam eden uyumsuzluk ihlal olarak değerlendirilir. İkinci düzey, kamu davası açılmasıdır: TCK m.191/4-a, erteleme süresi zarfında kişinin kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde kamu davası açılacağını düzenler. “Israr” ifadesi kasıtlı olarak seçilmiştir: tek seferlik ve mazeretli bir aksama ile sistemli ve uyarılara rağmen süren bir tutum aynı sonucu doğurmaz.

İmza ve randevu gecikmelerinde olası değerlendirme
Durum Muhtemel değerlendirme Yapılması gereken
Bir kez, birkaç saat veya gün gecikme; mazeret gecikmeden bildirildi ve belgelendi Genellikle ihlal olarak değil, tek seferlik aksama olarak değerlendirilir Aynı gün yazılı bildirim ve belge sunumu
Mazeretsiz, ancak tek seferlik gecikme; uyarı yapıldı Uyarı kayda geçer; tekrarında ihlal riski artar Uyarıya uyum ve yazılı taahhüt
Tekrarlayan gecikmeler; uyarılara rağmen devam 5402 s.K. m.5/2 ihlali; TCK m.191/4-a ısrar tartışması Neden analizi, avukat desteği, program değişikliği talebi
Hiç gelmemek, iletişim kurmamak Israr olarak değerlendirilme riski yüksek Derhal bildirim ve savunma belgeleri

Denetimli serbestlikte imzaya geç kalmak infografik

Mazeret türleri ve belgelendirme

Mazeretin geçerliliği, hem niteliğine hem de zamanında ve belgeli bildirilip bildirilmediğine bağlıdır. Hastalık veya acil sağlık durumunda hastane veya sağlık kuruluşundan alınan rapor, acil servis kaydı veya sevk belgesi; iş nedeniyle gecikmede işveren yazısı veya vardiya çizelgesi; yakın kaybı veya ağır hastalığında resmî belge; mahkeme veya başka bir resmî makamdaki işlem nedeniyle gecikmede çağrı belgesi veya tutanak; ulaşım sorunlarında ise mümkünse resmî kayıt veya yazılı açıklama sunulmalıdır. Mazeretin kendiliğinden dikkate alınması beklenmemeli; müdürlüğe aynı gün veya mümkün olan en kısa sürede yazılı bildirim yapılmalı ve bildirimin teslim edildiği kayda geçirilmelidir. Uygulamada en sık yapılan hata, mazeretin telefonla veya sözlü olarak iletilip belgelenmemesidir; dosyada yalnızca “gelmedi” kaydı bulunuyorsa sonradan ileri sürülen açıklamalar zemin kaybedebilir.

  1. 01

    Aynı gün bildirim

    Gecikme veya gelememe nedeni müdürlüğe telefonla bildirilir ve hemen yazılı bildirim hazırlanır.

  2. 02

    Belgenin temini

    Sağlık raporu, iş yeri yazısı veya mazereti gösteren resmî belge temin edilir.

  3. 03

    Yazılı sunum

    Belgeler UYAP veya evrak kaydı üzerinden teslim edilir; teslim alındı şerhi saklanır.

  4. 04

    Yeni randevu

    Kaçırılan görüşme için yeni tarih talep edilir ve talep kayda geçirilir.

  5. 05

    Uyum

    Sonraki randevulara düzenli katılım sağlanır; uyarı varsa buna uyulur.

İmzaya geç kalındığında izlenecek yol

Mazeret bildirim dilekçesi (genel şablon)

[İL] DENETİMLİ SERBESTLİK MÜDÜRLÜĞÜNE
(Aynı içerikte [İL] Cumhuriyet Başsavcılığına bilgi için)

Dosya No: [Soruşturma/Denetim No]
Bildirimde Bulunan: [Ad Soyad, T.C. Kimlik No]
Konu: [Tarih] tarihli görüşme/imza gününe gelememe mazeretinin bildirilmesi ve yeni randevu talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. Hakkımda TCK m.191 kapsamında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaktadır. Bugüne kadar tüm yükümlülüklerime uygun hareket ettim.

2. [Tarih] tarihinde [saat] için belirlenen görüşmeye/imzaya [mazeretin kısa ve somut açıklaması: örneğin ani rahatsızlık, hastane muayenesi, işyerinde zorunlu görev] nedeniyle gelemedim/[x saat] geç kaldım. Mazeretimi gösteren belge ektedir.

3. Bu durum tek seferlik olup yükümlülüklerime uymama yönünde bir niyetim bulunmamaktadır. Programa ve denetim planına uymaya devam edeceğimi beyan ederim.

4. Kaçırdığım görüşme için yeni bir tarih verilmesini ve bu bildirimin dosyama işlenmesini saygılarımla arz ederim.

SONUÇ VE TALEP: Mazeretimin kabul edilmesine ve yeni randevu verilmesine karar verilmesini arz ederim. [Tarih]
[Ad Soyad / İmza]
Ekler: Sağlık raporu/iş yeri yazısı/resmî belge, kimlik fotokopisi.

İmza Gecikmesinde Yol Haritası infografik

İş, okul ve vardiya nedeniyle sürekli çakışma

İmza veya randevu saatinin çalışma, eğitim veya vardiya düzeniyle çakışması, tekrarlayan gecikmelerin en sık nedenidir. Bu durumda gecikmeyi tekrarlamak yerine, sorunu kaynağında çözmek gerekir. 5402 sayılı Kanun m.12/A-1 uyarınca yükümlülükler şüphelinin ihtiyacına göre bu fıkrada belirtilenlerle sınırlı olarak her aşamada değiştirilebilir veya ilave yükümlülükler getirilebilir; bu nedenle iş yeri veya okul belgesiyle birlikte müdürlüğe ve savcılığa yazılı başvurarak randevu saatinin, gününün veya görüşme biçiminin değiştirilmesi talep edilebilir. Başvuruda çalışma saatleri, işyerinin adresi ve müdürlüğe ulaşım süresi belirtilmeli, uygun alternatif saatler önerilmelidir. Müdürlüğün programı değiştirmesi, ısrar unsurunun oluşmasını önlemenin en etkili yoludur.

Hastalık, tedavi ve sağlık nedenli devamsızlıklar

Tedaviye tabi tutulma yükümlülüğü bulunan kişilerde, tedavi programı ve müdürlük görüşmesi çakışabilir veya sağlık nedeniyle gelinemeyebilir. 5402 sayılı Kanun m.12/A-2 uyarınca tedavi sağlık kurumunda ayakta veya yatarak yürütülür ve sağlık kurumu şüpheliyi kullanım tespiti için her zaman çağırabilir. Sağlık sorunu nedeniyle devamsızlık hâlinde, sağlık kuruluşundan alınan rapor ve tedavi eden hekimin görüşü müdürlüğe derhâl sunulmalıdır. Yatarak tedavi görülüyorsa, tedavi kurumunun müdürlüğe bildirimi sağlanmalı ve tedavi süresince müdürlük görüşmelerinin nasıl yapılacağı yazılı olarak netleştirilmelidir. Sağlık nedeniyle uzun süreli devamsızlıkta, hekim raporuyla birlikte yükümlülüklerin geçici olarak uyarlanması talep edilebilir.

Müdürlüğün işleyişi: uyarı, tutanak ve savcılığa bildirim

Uygulamada müdürlük, denetim planına uyulmayan durumları kayda geçirir ve gerekli gördüğünde Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunur; bildirimin biçimi ve ayrıntıları dosyadan dosyaya değişebilir. Bu süreçte kişi, devamsızlık veya gecikmeyle ilgili uyarı veya tutanaklarla karşılaşabilir. Uyarı yapıldığında, uyarının içeriği, tarihi ve kişinin buna ne cevap verdiği önem taşır; çünkü 5402 sayılı Kanun m.5/2 “uyarıya rağmen” uyulmaması ölçütünü kullanır. Uyarı alındığında yazılı cevap verilmesi, mazeretin belgelenmesi ve sonraki randevulara uyulması, ısrar unsurunun bulunmadığını gösterir. Müdürlüğün hazırladığı tutanak ve raporların bir örneğinin istenmesi ve içeriğinin kontrol edilmesi de savunma bakımından yararlıdır; tutanaktaki tarih, saat ve olay anlatımının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı incelenmelidir.

İhlal bildirimine karşı hak arama yolları

İhlal iddiasıyla karşılaşıldığında iki düzeyde hak arama mümkündür. Birincisi, müdürlüğün işlemlerinin mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyettir: 5402 sayılı Kanun m.12/A-5 uyarınca şüpheli, bu madde uyarınca yapılan işlemlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle iki hafta içinde şikâyet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurabilir ve savcı bu başvuruları gecikmeksizin değerlendirir. İkincisi, kamu davası açılmadan önce savcılığa sunulacak savunma ve mazeret belgeleridir; savcı, TCK m.191/4-a kapsamında ısrar unsurunun oluşup oluşmadığını bu belgeler ışığında değerlendirir. Kamu davası açılırsa mahkemede ihlalin bulunup bulunmadığı, “ısrar” unsuru ve mazeretin geçerliliği yeniden tartışılır. Ayrıca TCK m.191/6 uyarınca, 191/4’e göre kamu davası açıldıktan sonra suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez; bu nedenle ihlal değerlendirmesinin erken aşamada doğru yönetilmesi büyük önem taşır.

Tekrarlayan gecikmelerde ne yapılmalı?

Gecikmeler tekrarlıyorsa, sorunun kaynağını belirlemek ve kalıcı çözüm üretmek gerekir. Gecikmenin nedeni ulaşım, iş saatleri, unutkanlık, sağlık veya psikolojik sorunlar olabilir; her biri için farklı çözümler mümkündür. Ulaşım ve iş saatleri için randevu saatinin değiştirilmesi, unutkanlık için hatırlatıcı ve yakın desteği, sağlık veya psikolojik sorunlar için tedavi ve rapor yoluyla programın uyarlanması talep edilebilir. Tekrarlayan gecikmeler karşısında müdürlüğe yazılı bir iyileştirme planı sunulması ve bu planın uygulanması, ısrar unsurunun bulunmadığı yönündeki savunmayı güçlendirir. Bu aşamada avukat desteği alınması, hem müdürlük hem savcılık nezdindeki başvuruların doğru kurgulanmasını sağlar. Sürecin ihlal sonuçlarını “Denetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur?” yazımızda ayrıntılı anlattık.

Sık yapılan yanlış değerlendirmeler

  • “Bir kez geç kalırsam dava açılır” yanılgısı. TCK m.191/4-a ısrar arar; tek seferlik ve mazeretli bir gecikme tek başına kamu davasına yol açmaz.
  • “Telefonla söylersem yeter” yanılgısı. Mazeret yazılı ve belgeli bildirilmelidir.
  • “İmza kanunda yazılı, uymazsam otomatik ihlal” yanılgısı. Başvuru yükümlülüğü program ve denetim planından doğar; ihlal, uyarıya rağmen uyulmamasıyla ilgilidir.
  • “İş saatimi değiştiremem” yanılgısı. Yükümlülükler şüphelinin ihtiyacına göre her aşamada değiştirilebilir.
  • “İhlal bildirimini itiraz edemem” yanılgısı. İşlemlerin mevzuata aykırılığı iddiasıyla iki hafta içinde savcıya şikâyet mümkündür.

Erteleme süresi boyunca gecikmenin yeri: 5 yıl, 1 yıl ve 2 yıl

İmza veya randevu gecikmesinin ağırlığı, kişinin içinde bulunduğu sürenin yapısıyla birlikte düşünülmelidir. TCK m.191/2 uyarınca kamu davasının açılması beş yıl süreyle ertelenir; m.191/3 uyarınca bu süre içinde asgari bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır ve bu süre, müdürlüğün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Bu yapı iki sonuç doğurur. Birincisi, denetimli serbestlik süresi uzatılabildiği için müdürlükle ilişkinin düzenli ve sorunsuz yürümesi, uzatma teklifi riskini azaltan bir unsurdur; dosyada tekrarlayan gecikme ve uyarı kaydı bulunması, uzatma yönünde değerlendirmeyi etkileyebilir. İkincisi, beş yıllık erteleme süresi boyunca dosya “açık” kaldığından, bugün yaşanan küçük bir aksamanın iyi yönetilmemesi, yıllar sonra da dosya içinde karşınıza çıkabilir. Bu nedenle her gecikmenin tarihinin, nedeninin ve sunulan belgelerin kişisel bir dosyada saklanması önerilir.

İhlal sayılan haller ile gecikmenin farkı

TCK m.191/4, erteleme süresi zarfında kamu davasının açılmasına yol açan üç hâl sayar. Gecikmenin bu hâllerden hangisine yaklaştığı, hukuki değerlendirmenin merkezindedir.

TCK m.191/4 kapsamında kamu davası açılmasına yol açan haller
TCK m.191/4 bendi İçerik İmza gecikmesiyle ilişkisi
a bendi Yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar Tekrarlayan ve uyarılara rağmen süren gecikme/devamsızlık bu bendin kapsamında tartışılabilir
b bendi Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma Gecikmeyle doğrudan ilgisi yoktur; ayrı bir fiildir
c bendi Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma Gecikmeyle doğrudan ilgisi yoktur; ancak test sonucu bu bendin konusudur

TCK m.191/5 uyarınca, erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması veya kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Aynı fıkra, yükümlülüğe uymamanın doğrudan “ısrar” kavramı üzerinden ele alındığını da gösterir: kanun koyucu gecikmeyi tek başına, kendiliğinden bir dava sebebi saymamıştır. Bununla birlikte “ısrar”ın tanımı kanunda yapılmamıştır; hangi sayıda ve sürede gecikmenin ısrar olduğu somut olaya göre değerlendirilir. Bu belirsizlik nedeniyle gecikmelerin sayısını azaltmak ve her birini belgelemek, savunmanın en önemli dayanağıdır.

Test sevkiyle çakışan imza ve randevu günleri

TCK m.191/3 uyarınca Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir; 5402 sayılı Kanun m.12/A-1 uyarınca gerekli görülmesi hâlinde müdürlük tarafından test yapılabilir veya bu amaçla şüpheli ilgili kuruma sevk edilebilir. Müdürlükteki imza veya görüşme günü ile sevk günü çakışabilir; sevkin gerçekleştiği gün müdürlüğe gidilemediyse sevk belgesi, hastane veya laboratuvar kaydı ve ilgili tarih mazeret belgesi olarak sunulmalıdır. Sevke gitmemek ise ayrı ve daha ağır bir tartışma konusudur; bu konudaki ayrıntıları idrar testi yazımızda ele aldık.

Başka ilde bulunma, taşınma ve yetki alanı

5402 sayılı Kanun m.10/2 uyarınca müdürlüklerin yetki alanı, bulundukları adalet komisyonunun yargı çevresiyle sınırlıdır. Kişi taşınmak, başka ilde çalışmak veya okumak zorunda kalırsa, imza ve görüşme yükümlülüğünü eski müdürlükte aynı biçimde sürdürmesi pratik olarak zor hâle gelebilir. Bu durumda gecikme veya devamsızlık yaşanmadan önce, yeni yerleşim yeri ve gerekçesini gösteren belgelerle birlikte hem mevcut müdürlüğe hem de dosyanın bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuru yapılmalı, yükümlülüğün nasıl sürdürüleceği konusunda yazılı bir düzenleme istenmelidir. Başvuruda iş sözleşmesi, öğrenci belgesi veya kira sözleşmesi gibi belgeler eklenmeli ve karar çıkana kadar mevcut düzene uymaya devam edilmelidir. Yurt dışına çıkış konusundaki ayrıntılar için ayrı yazımıza bakılabilir.

Ailenin bilgilendirilmesi ve ulaşılamama sorunu

5402 sayılı Kanun m.12/A-4 uyarınca yükümlülüklerin belirlenmesi veya yerine getirilebilmesi bakımından gerekli görülmesi hâlinde yapılacak iş ve işlemler hakkında şüphelinin ailesine bilgi verilebilir veya ailesinden bilgi istenebilir. Gecikmeler çoğu zaman iletişim kopukluğundan kaynaklanır: telefon numarasının veya adresin değişmesi, çağrıların ulaşmaması gibi. Bu nedenle müdürlükte kayıtlı telefon ve adres bilgilerinin güncel tutulması, değişiklikler olduğunda yazılı bildirilmesi önemlidir. Çağrının ulaşmadığı iddiası, yalnızca beyanla değil, güncel adres bildirimi ve iletişim kayıtlarıyla desteklenmelidir; aksi hâlde çağrıya uyulmaması iddiası karşısında savunma zayıf kalabilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamındaki kişiler

TCK m.191/8 uyarınca, 188. maddede tanımlanan uyuşturucu imal ve ticareti veya 190. maddede tanımlanan kullanılmasını kolaylaştırma suçlarından dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. 5402 sayılı Kanun m.12/A-6 uyarınca bu madde hükümleri 191. maddenin sekizinci fıkrası uyarınca verilecek kararlar bakımından da uygulanır; bu durumda m.12/A-5 uyarınca yapılacak başvurular, kararı veren mahkemece değerlendirilir. Dolayısıyla kovuşturma aşamasında bu tedbirle karşı karşıya olan kişinin, müdürlük işlemlerine ilişkin şikâyet ve mazeret başvurularını savcılığa değil, kararı veren mahkemeye yapması gerekir.

Uyarı yazısı veya tutanak alındığında cevap nasıl verilir?

5402 sayılı Kanun m.5/2 “uyarıya rağmen” uyulmamasını ihlal saydığı için, kişiye yapılan her uyarı, sonraki değerlendirmede bir dönüm noktası oluşturur. Uyarı alındığında ilk adım, uyarının yazılı mı sözlü mü yapıldığını, hangi tarihli ve hangi olaya ilişkin olduğunu netleştirmektir. Yazılı uyarıya, gecikmeden ve aynı biçimde yazılı olarak cevap verilmelidir. Cevapta olay somut olarak anlatılmalı, gecikmenin nedeni belgelerle desteklenmeli, bundan sonra programa uyulacağı açıkça belirtilmeli ve varsa program değişikliği talebi eklenmelidir. Cevap metni kısa, saygılı ve olgusal olmalıdır; müdürlük görevlileriyle tartışma veya suçlama içermemelidir. Cevabın bir örneği teslim alındı şerhiyle saklanmalı, mümkünse aynı belge dosyanın bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına da bilgi için sunulmalıdır. Böylece olası bir ihlal değerlendirmesinde kişinin uyarıya karşı nasıl davrandığı belgelenmiş olur.

Müdürlük görevlileriyle iletişim ve kayıt düzeni

Denetimli serbestlik sürecinde gecikmelerin önemli bir bölümü, görevlilerle iletişimin yalnızca sözlü yürütülmesinden doğar. Telefonla yapılan bildirimler ve verilen sözlü izinler dosyada iz bırakmaz; ileride “bildirilmedi” şeklinde değerlendirilebilir. Bu nedenle bildirimin telefonla yapılması hâlinde dahi aynı gün içinde yazılı hâle getirilmesi, görevlinin adı ve görüşme saatinin not edilmesi, mümkünse UYAP veya e-posta üzerinden kayıt oluşturulması yararlıdır. 5402 sayılı Kanun m.5/1 uyarınca kişi, müdürlüğün hazırladığı programa ve görevlilerin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır; bu nedenle görevlilerle iş birliği içinde ve iyi niyetle hareket edildiğinin dosyaya yansıması, ısrar değerlendirmesinde kişinin lehine bir unsurdur. Buna karşılık görevlilerin işlemlerinde mevzuata aykırılık varsa, yukarıda anlatılan iki haftalık şikâyet yolu kullanılmalıdır.

Gecikmeyi önlemek için pratik kontrol listesi

  • Takvim: Bir sonraki görüşme veya imza tarihini telefonda iki ayrı hatırlatıcıyla kaydedin.
  • Yol payı: Müdürlüğe ulaşım süresini ve olası yoğunluğu hesaba katarak erken çıkın.
  • İş yeri: İşverene görüşme günlerini önceden bildirin; gerekirse yazılı izin yazısı alın.
  • Güncel iletişim: Telefon ve adres değişikliklerini müdürlüğe yazılı bildirin.
  • Belge arşivi: Tüm bildirimlerin, raporların ve teslim alındı kayıtlarının bir örneğini saklayın.
  • Uyarıya cevap: Uyarı veya tutanak aldığınızda gecikmeden yazılı cevap verin.
  • Avukat desteği: Tekrarlayan gecikme riski varsa program değişikliği başvurusunu avukatla hazırlayın.

Sonuç ve değerlendirme

Denetimli serbestlikte imzaya veya randevuya geç kalmak, kural olarak kendiliğinden kamu davasına yol açmaz. 5402 sayılı Kanun m.5/2, çağrılara veya denetim planına uyarıya rağmen uyulmamasını ihlal sayar; TCK m.191/4-a ise kamu davası için yükümlülüklere uymamakta ısrar edilmesini arar. Bu nedenle mazeretin gecikmeden, yazılı ve belgeli olarak müdürlüğe bildirilmesi, kaçırılan görüşme için yeni randevu talep edilmesi, iş ve okul gibi sürekli çakışmalarda programın değiştirilmesinin istenmesi ve uyarılara uyulması temel savunma çizgisidir. İhlal iddiası hâlinde iki hafta içinde savcıya şikâyet ve savunma belgelerinin sunulması gibi hak arama yolları unutulmamalıdır.

İlgili yazılarımız

Denetimli Serbestlikte İdrar Testine Gitmezsem Ne Olur? · Denetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur? · Denetimli Serbestlikte İmza Atılmazsa Ne Olur? · Denetimli Serbestlikte Mazeret Bildirilebilir mi? · Denetimli Serbestlik Programı

Denetimli serbestlikte imzaya geç kalırsam ne olur?

Tek bir geç kalma, kural olarak kendiliğinden kamu davası açılması sonucunu doğurmaz. 5402 sayılı Kanun m.5/2, denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan çağrılara veya hazırlanan denetim planına uyarıya rağmen uyulmamasını yükümlülük ihlali sayar; TCK m.191/4-a ise kamu davası için yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar edilmesini arar. Gecikmenin nedeni belgelenerek ve gecikmeden müdürlüğe bildirilmelidir.

İmza yükümlülüğü kanunda nerede düzenlenmiştir?

TCK m.191 ve 5402 sayılı Kanun m.12/A’daki yükümlülük listesinde ‘imza atma’ ayrıca sayılmamıştır. Müdürlüğe düzenli başvuru yükümlülüğü, 5402 sayılı Kanun m.5/1 uyarınca hakkında tedbire hükmedilen kişinin karara uygun olarak müdürlüğün hazırladığı programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin uyarı ve önerilerine uyma yükümlülüğünden ve savcının belirlediği program ile denetim planından doğar.

Mazeretim varsa nasıl bildirmeliyim?

Mazeret, gecikmeden ve yazılı olarak denetimli serbestlik müdürlüğüne bildirilmeli, hastalık raporu, iş yeri yazısı, resmî belge gibi mazereti gösteren belge eklenmeli ve teslim edildiğine dair kayıt (UYAP evrak numarası veya teslim alındı şerhi) saklanmalıdır. Sözlü bildirim ispat bakımından yetersizdir.

Kaç kez geç kalırsam ihlal sayılır?

Kanunda belirli bir sayı öngörülmemiştir. TCK m.191/4-a ‘ısrar’ unsurunu aradığından, tekrarlayan ve uyarılara rağmen devam eden gecikmeler ısrar olarak değerlendirilebilir; tek seferlik ve mazeretli gecikme ise ısrar niteliği taşımayabilir. Değerlendirme müdürlüğün raporuna ve savcılığın takdirine bağlıdır.

İmza gününü kaçırırsam hemen dava açılır mı?

Hayır. Müdürlük durumu kayda geçirir ve gerekli görürse savcılığa bildirir; savcılık TCK m.191/4-a kapsamında ısrar unsurunun oluşup oluşmadığını ve varsa mazereti değerlendirir. Kamu davası, ancak ihlal kabul edilirse açılır.

İş saatim imza saatiyle çakışıyorsa ne yapabilirim?

5402 sayılı Kanun m.12/A-1 uyarınca yükümlülükler şüphelinin ihtiyacına göre her aşamada değiştirilebilir. Çalışma veya eğitim saatleriyle çakışma varsa iş yeri veya okul belgesiyle birlikte müdürlüğe ve savcılığa yazılı başvuru yaparak randevu saatinin veya programın değiştirilmesi talep edilebilir.

Müdürlüğün işlemine itiraz edebilir miyim?

5402 sayılı Kanun m.12/A-5 uyarınca şüpheli, yapılan işlemlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle iki hafta içinde şikâyet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurabilir ve savcı bu başvuruları gecikmeksizin değerlendirir. Başvuruda hangi işlemin hangi yönden mevzuata aykırı olduğu somut olarak belirtilmelidir.

İhlal bildirimi yapıldığını nasıl öğrenirim?

Dosyanın durumu avukat aracılığıyla UYAP üzerinden incelenebilir; ayrıca müdürlükten yazılı bilgi talep edilebilir. İhlal iddiası varsa savunma ve mazeret belgelerinin gecikmeden savcılığa sunulması önemlidir.

İmza ve randevu sorunlarında yanınızdayız

Mazeretin belgelenmesi ve program değişikliği talepleri sürelere bağlıdır; dosyanızı birlikte değerlendirelim.

Yükümlülük ihlali ile yeni suç arasındaki farkı ilgili yazımızda okuyabilirsiniz.

Dosyanın kapanışına kadar süreyi ve uzatma riskini ilgili yazımızda okuyabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.




Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?