Maltepe Cezaevinde Uyuşturucu Ticareti Suçundan Tutuklular için Avukatlık Hizmeti

📌 Kısa Cevap: Maltepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde uyuşturucu ticareti (TCK 188) isnadıyla tutuklu bulunan kişi, vekâletname aranmaksızın avukatıyla her zaman ve gizli biçimde görüşebilir (CMK 154/1; 5275 sayılı Kanun m. 114/5). Avukat; dosyayı inceler, tutuklama kararına iki hafta içinde itiraz eder, her aşamada tahliye ve adli kontrol talep eder, otuz günlük tutukluluk incelemelerini ve duruşmaları takip eder. Tahliye kararı somut dosyadaki delil durumuna bağlıdır; hiçbir aşamada kesin sonuç vaat edilemez.

Maltepe Cezaevi’nde uyuşturucu ticareti suçundan tutuklular için avukatlık hizmeti, kampüsün kendine özgü yapısı ile ceza muhakemesinin tutukluya tanıdığı güvencelerin birlikte bilinmesini gerektirir. Kampüste beş ayrı kurum vardır; TCK 188 isnadıyla tutuklananlar çoğunlukla L tipi kapalı kurumlarda barındırılır. Bu yazıda tutuklunun avukatla görüşme hakkını, müdafiin ilk otuz günde yaptığı işlemleri, tutukluluğa itiraz ve tahliye talebinin usulünü, duruşmaya cezaevinden katılımı ve ailenin yapabileceklerini yürürlükteki kanun metinleri ve tam metni incelenen Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay kararlarıyla açıklıyoruz.

Tutuklama kararına itiraz süresi iki haftadır; dosya kısıtlaması varsa süre daha da değerlidir

Uyuşturucu ticareti soruşturmalarında dosyaya erişim kısıtlanabilir ve tutukluluk incelemeleri otuz günde bir yapılır. Yakınınız Maltepe’de tutukluysa dosyanın hangi aşamada olduğunu birlikte netleştirelim.

Maltepe Cezaevi hangi kurumlardan oluşur, tutuklular nerede kalır?

Maltepe’de tek bir cezaevi yoktur; Maltepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içinde beş ayrı kurum bulunur: Açık Ceza İnfaz Kurumu, 1, 2 ve 3 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ve Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu. Tutuklular kapalı kurumlarda barındırılır; her kurumun telefonu, resmî sitesi ve görüş çizelgesi ayrıdır. Avukatın ve ailenin ilk işi, tutuklunun hangi kurumda olduğunu doğru tespit etmektir.

Kampüsün adresi Yakacık Caddesi No: 13, Büyükbakkalköy, Maltepe/İstanbul‘dur ve ilçe merkezinden yaklaşık on kilometre uzaktadır. Kampüs, İstanbul Anadolu Adliyesi‘nin yargı çevresinde yer alır; Kartal’daki adliyede yirmi altı ağır ceza mahkemesi ve iki çocuk ağır ceza mahkemesi bulunur. Bu yakınlık, tutuklunun duruşmaya sevkini ve avukatın aynı gün hem adliyede hem kurumda işlem yapmasını kolaylaştırır. Ziyaret, telefon, para yatırma ve eşya kuralları için Maltepe Cezaevi rehberimize bakabilirsiniz.

Maltepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü — kurumların resmî sayfalarındaki iletişim listesinden alınmıştır; yola çıkmadan teyit ediniz
Kurum Santral Resmî site
Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 0216 564 65 11 maltepe1lcik.adalet.gov.tr
Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 0216 564 65 21 maltepe2lcik.adalet.gov.tr
Maltepe 3 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 0216 564 65 31 maltepe3lcik.adalet.gov.tr
Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu 0216 564 65 41 maltepecocik.adalet.gov.tr
Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu (hükümlüler) 0216 564 65 01 maltepeacik.adalet.gov.tr

Tutuklunun hangi kurumda olduğu, tutuklama kararını veren hâkimlikten veya kuruma kabul sırasında yapılan bilgilendirmeden öğrenilir. Avukat, kurum kaydını ve tutuklama müzekkeresindeki soruşturma numarasını aldıktan sonra dosyanın hangi Cumhuriyet başsavcılığında veya mahkemede olduğunu belirler. Suçun İstanbul Anadolu yargı çevresi dışında işlendiği dosyalarda tutuklu Maltepe’de kalsa bile yargılama suç yeri mahkemesinde yürür; görev ve yetki ayrıntıları için hangi mahkemenin baktığına ilişkin yazımıza bakılabilir.

Uyuşturucu ticaretinden tutuklanan kişi Maltepe’ye nasıl gelir?

Tutuklama, CMK 100/1 uyarınca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması hâlinde verilebilen bir koruma tedbiridir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, CMK 100/3-a-9’da sayılan katalog suçlardan olduğundan, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Ancak aynı maddenin birinci fıkrası, işin önemi ve beklenen ceza ile ölçülü olmayan tutuklamayı yasaklar; katalog suç olması tutuklamayı zorunlu kılmaz.

Soruşturma evresinde tutuklama kararını Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi verir (CMK 101/1). 7331 sayılı Kanunla eklenen CMK 101/2-d bendi uyarınca kararda yalnızca kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni ve ölçülülük değil, adli kontrolün neden yetersiz kalacağı da somut olgularla gerekçelendirilmelidir. Tutuklama istendiğinde şüpheli, kendi seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek müdafiin yardımından yararlanır (CMK 101/3). İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki sorgudan sonra tutuklanan kişi, kolluk eşliğinde Maltepe kampüsündeki kapalı kurumlardan birine götürülür ve kuruma kabul işlemleri yapılır. Gözaltı aşamasındaki süreler için gözaltı süresi yazımıza, tutuklama şartları için tutuklama rehberimize bakabilirsiniz.

  1. 01

    Yakalama ve gözaltı

    Kolluk tarafından yakalanan şüpheli hakkında gözaltı kararı verilir; müdafi bu aşamadan itibaren ifadede hazır bulunur (CMK 147, 149).

  2. 02

    Sulh ceza hâkimliğinde sorgu

    Cumhuriyet savcısı tutuklama talep ederse şüpheli, müdafii ile birlikte hâkim önüne çıkarılır; tutuklama veya adli kontrol kararı verilir (CMK 101).

  3. 03

    Maltepe kampüsüne kabul

    Tutuklama kararı üzerine kişi kapalı kuruma götürülür; kayıt işlemleri yapılır ve tutuklu, savunması için istediği müdafii seçme hakkını kullanır (5275 m. 114/4).

  4. 04

    İlk avukat görüşmesi ve itiraz

    Müdafi kurumda tutukluyla görüşür, tutuklama kararına iki hafta içinde itiraz eder (CMK 101/5, 268/1) ve dosya inceleme talebinde bulunur (CMK 153).

  5. 05

    Otuz günlük tutukluluk incelemesi

    Soruşturma sürdükçe sulh ceza hâkimi en geç otuzar günde tutukluluğun devamını, şüpheli veya müdafii dinlenerek inceler (CMK 108/1).

  6. 06

    İddianame, tensip ve ilk duruşma

    İddianame kabul edilince dosya ağır ceza mahkemesine geçer; mahkeme her oturumda tutukluluğu re’sen değerlendirir (CMK 108/3).

UYUŞTURUCU TİCARETİ İSNADINDA TUTUKLAMADAN İLK DURUŞMAYA SÜREÇ

Bu sürecin her halkasında avukatın yapabileceği somut bir işlem vardır. Tutuklama kararının gerekçesi CMK 101/2’deki dört unsuru somut olgularla göstermiyorsa itiraz dilekçesi bu eksiklik üzerine kurulur. Kuruma kabulden sonraki ilk görüşmede ise müdafi, dosyada hangi delillerin bulunduğunu, kriminal raporun gelip gelmediğini ve tutuklunun ifadesinde nelerin söylendiğini netleştirir. Uyuşturucu ticareti dosyalarında ilk duruşmaya kadar geçen sürecin ayrıntıları ilk duruşma ve tahliye yazımızda anlatılmıştır.

▶VİDEOLU ANLATIMUyuşturucu Avukatları Dosyada Ne Yapmalıdır?
Av. Burakhan Çalışkan · İstanbul BarosuYouTube kanalı →Tüm videolar →

Tutuklu avukatıyla nasıl görüşür? Vekâletname gerekir mi?

Kısa Cevap: Vekâletname gerekmez. CMK 154/1 uyarınca şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; yazışmaları denetime tabi tutulamaz. 5275 sayılı Kanun’un 114/5. maddesi de tutuklunun müdafii ile haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesindeki görüşmelerine hiçbir suretle engel olunamayacağını ve kısıtlama konulamayacağını düzenler.

Görüşmenin biçimi 5275 sayılı Kanun’un 59. maddesinde düzenlenir ve bu hüküm 116. madde yollamasıyla tutuklular hakkında da uygulanır. Görüşme, avukatın meslek kimliğini ibraz etmesi üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan yerlerde, konuşulanların duyulamayacağı ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılır (m. 59/2). Avukat, vekâletnamesi olsa da aynı anda birden fazla tutukluyla görüşemez (m. 59/3). Görüşme sırasında tarafların birbirine verdiği belgeler, dosyalar ve tuttukları notlar incelenemez; görüşme dinlenemez ve kayda alınamaz (m. 59/4).

Hükümlüler için 59/1’de öngörülen “vekâletnamesiz en çok üç görüşme” sınırı tutuklular bakımından uygulanmaz; tutuklunun müdafii ile görüşmesi CMK 154/1 ile her zaman mümkündür. Uygulamada vekâletname, dosyada vekil sıfatıyla işlem yapmak, tebligat almak ve kanun yolu dilekçelerini imzalamak için gerekli olduğundan, ilk görüşmede kurumun vekâletname usulü (noterin kuruma gelmesi veya kurum içi düzenleme) sorulur. 5275 sayılı Kanun’un 114/4. maddesi ayrıca kurum görevlilerinin müdafi seçimi konusunda tutukluya tavsiyede bulunamayacağını açıkça yasaklar.

Görüşme hakkının tek istisnası, CMK 154/2’de dar biçimde tanımlanmıştır: Devletin güvenliğine karşı suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu madde imal ve ticareti suçlarında, yalnızca gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla yirmi dört saat süreyle kısıtlanabilir ve bu süre içinde ifade alınamaz. Bu kısıtlama tutukluyu değil gözaltındaki kişiyi ilgilendirir; örgüt bağlantısı iddia edilmeyen bireysel bir TCK 188/3 isnadında uygulanmaz. Avukatla görüşme kaydının üç ay süreyle alınabilmesine ilişkin 5275 m. 59/5 de yalnızca TCK 220, Devlet güvenliğine karşı suçlar ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki mahkûmlar için öngörülmüştür.

Telefonla görüşme konusunda tutuklu ile hükümlü arasında belirgin bir fark vardır. Anayasa Mahkemesi, aşağıda ayrıntısı verilen Hacı Serhat Karslı kararında 114/5’teki haberleşme güvencesinin telefonla görüşmeyi de kapsadığını kabul etmiştir. Buna karşılık Yargıtay 1. Ceza Dairesi, bu ek güvencenin yalnızca tutukluları kapsadığını, hükümlünün avukatıyla telefonla görüşme hakkının kanunda düzenlenmediğini belirtmektedir. Tutuklunun resmî makamlara ve savunması için avukatına gönderdiği mektup, faks ve telgraflar ise 5275 m. 68/4 uyarınca denetime tabi değildir.

Maltepe Cezaevinde tutuklu müvekkil için müdafiin ilk otuz günde yaptığı işlemler infografik

Avukat, tutuklu müvekkili için ilk otuz günde ne yapar?

Müdafiin ilk otuz gündeki işi, tutukluluğun dayandığı delilleri ve tutuklama nedenlerini somut olarak test etmektir. Bu süre, CMK 108/1’deki ilk tutukluluk incelemesine denk gelir: sulh ceza hâkimi, soruşturma evresinde en geç otuzar günlük sürelerle, şüpheli veya müdafii dinlenerek tutukluluğun devamının gerekip gerekmediğine karar verir. Bu incelemeye hazırlıksız girmek, tahliye talebinin matbu gerekçeyle reddedilmesine zemin hazırlar.

İlk adım dosya incelemesidir. CMK 153/1 uyarınca müdafi soruşturma dosyasını inceleyebilir ve istediği belgelerin örneğini harçsız alabilir. Ancak TCK 188 soruşturmaları, CMK 153/2-a-4’te sayılan suçlar arasında olduğundan, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek hâllerde Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla dosya kısıtlama kararı verilebilir. Kısıtlama kararı olsa bile 153/3 gereği şüphelinin ifade tutanağı, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlere ilişkin tutanaklar incelenebilir. İddianamenin kabulüyle birlikte 153/4 uyarınca dosyanın tamamı ve muhafaza altındaki deliller müdafiye açılır.

İkinci adım, delil durumunun tutuklama ölçütleriyle karşılaştırılmasıdır. Uyuşturucu ticareti isnadında kuvvetli şüphenin dayanağı çoğunlukla ele geçen maddenin miktarı, paketleme biçimi, hassas terazi, alıcı beyanı, HTS kayıtları veya mesaj içerikleridir. Müdafi, bu delillerin her birinin hukuka uygun elde edilip edilmediğini (arama kararı, CMK 134 incelemesi), kriminal raporun dosyaya girip girmediğini ve eylemin ticaret yerine kullanma (TCK 191) kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini inceler. Miktar ve paketleme tartışması için kişisel kullanım miktarı rehberine, suç vasfı için vasıf değişikliği rehberine bakılabilir.

TUTUKLU MÜVEKKİL İÇİN MÜDAFİİN AŞAMA AŞAMA İŞLEMLERİ
Aşama Müdafiin işlemi Dayanak
Kuruma kabul sonrası ilk gün Tutukluyla gizli görüşme, ifade içeriğinin ve delil durumunun öğrenilmesi CMK 154/1; 5275 m. 114/5
Tutuklama kararından itibaren iki hafta Tutuklama kararına itiraz (gerekçe eksikliği, ölçülülük, adli kontrolün yeterliliği) CMK 101/5, 268/1, 268/3-b
Soruşturma boyunca Dosya inceleme, belge örneği alma; kısıtlama varsa 153/3 kapsamındaki belgeler CMK 153
Her otuz gün Tutukluluk incelemesine yazılı beyan ve delil sunma, dinlenme talebi CMK 108/1-2
Her aşamada Salıverilme ve adli kontrol talebi; ret kararına itiraz CMK 104, 109
Kovuşturmada her oturum Tutukluluğun devamına ilişkin re’sen incelemede savunma CMK 108/3

Üçüncü adım, tutuklamanın nedeni olarak gösterilen olguların çürütülmesidir. Kaçma şüphesi için sabit ikamet, düzenli iş ve aile bağları; delil karartma şüphesi için delillerin zaten toplanmış olması; adli kontrolün yeterliliği için konutu terk etmeme veya imza yükümlülüğü gibi somut alternatifler dosyaya belgeyle sunulur. CMK 109’daki adli kontrol tedbirleri ve ev hapsinin mahsubu için ev hapsi ve adli kontrol yazımıza bakabilirsiniz.

Dördüncü adım, tutuklunun lehine olan delillerin toplanmasını talep etmektir. CMK 153/2 kapsamında kısıtlama bulunsa bile müdafi, Cumhuriyet savcılığına tanık dinletme, kamera kaydı getirtme veya ek kriminal inceleme talebinde bulunabilir. Bu talepler yazılı yapılır ve dosyaya girer; ileride tahliye ya da beraat tartışmasında “savunmanın araştırılmaması” gerekçesinin temelini oluşturur. Delil yetersizliği nedeniyle verilen bozma kararları ayrı bir yazıda incelenmiştir.

Uyuşturucu ticaretinde tutukluluğa itiraz ve tahliye talebi usulü infografik

Tutukluluğa itiraz ve tahliye talebi nasıl yapılır, süreler nedir?

CMK 104/1 uyarınca şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir; tutukluluğun devamına veya salıverilmeye hâkim ya da mahkeme karar verir ve bu kararlara itiraz edilebilir (104/2). Tutuklama kararının kendisine karşı itiraz yolu CMK 101/5’te düzenlenmiştir. İtiraz süresi, 268/1 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır ve dilekçe kararı veren mercie verilir; merci itirazı yerinde görmezse en çok üç gün içinde inceleme merciine gönderir (268/2).

İnceleme mercii, kararı veren makama göre değişir. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazı, 7331 sayılı Kanunla değişik CMK 268/3-b uyarınca yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Kovuşturma evresinde ağır ceza mahkemesinin tutukluluğun devamına ilişkin kararlarına yapılan itirazı ise numara olarak izleyen ağır ceza dairesi inceler (268/3-c). Dosya istinaf veya temyiz aşamasındayken salıverilme talebi, CMK 104/3 uyarınca bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesince dosya üzerinden karara bağlanır; bu karar re’sen de verilebilir.

İtiraz dilekçesinin içeriği, ret gerekçesinin yapısına göre kurulur. Tutuklama ve tutukluluğun devamı kararlarında CMK 101/2 uyarınca kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği somut olgularla gösterilmek zorundadır. Kararda yalnızca “suçun vasıf ve mahiyeti, delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma şüphesi” gibi genel ifadeler varsa, itirazın merkezine bu gerekçe eksikliği konur. Tutukluluk süreleri ve kanuni azami sınırlar için tutukluluk süresi yazımız ile tutukluluk takvimi aracımıza bakılabilir.

▶VİDEOLU ANLATIMTutukluluk incelemesi neden çoğu zaman reddedilir?
Av. Burakhan Çalışkan · İstanbul BarosuYouTube kanalı →Tüm videolar →

Tahliye talebinin reddi kesin bir sonuç değildir. CMK 108/3 uyarınca mahkeme her oturumda ve koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında tutukluluğu yeniden değerlendirir; delil durumunda değişiklik (kriminal raporun gelmesi, tanığın dinlenmesi, vasıf tartışmasının netleşmesi) her seferinde yeni bir talep için dayanak oluşturur. Tutukluluğun devamına ilişkin karar şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir ve bir örneği yazılı olarak verilir (CMK 101/2 son cümle); bu belge, itiraz süresinin başlangıcını ve gerekçenin içeriğini kanıtlar.

Duruşmaya cezaevinden katılım: SEGBİS mi, hazır bulunma mı?

Tutuklu sanık, kural olarak duruşmada hazır bulunur; mahkeme, sanığı Maltepe’den İstanbul Anadolu Adliyesi’ne sevk ettirir veya ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılmasını sağlar. CMK 196 çerçevesinde sanığın duruşmadan bağışık tutulması ancak kendi talebi ve mahkemenin kabulüyle mümkündür. Sanığın yokluğunda, hazır edilmeden ve SEGBİS ile savunması alınmadan hüküm kurulması, aşağıda incelenen Yargıtay kararında savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni sayılmıştır.

Uygulamada tutuklu sanığın sorgusunun yapıldığı oturum ile hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulunması özellikle önemlidir. Müdafi, tensip zaptında SEGBİS kararı varsa sanığın bu yöntemle etkili savunma yapıp yapamayacağını değerlendirir; tanıkla yüzleştirme, delil tartışması veya uzun savunma gerektiren oturumlar için sanığın mahkemeye sevkini talep edebilir. Maltepe kampüsü ile Kartal’daki adliye arasındaki mesafe kısa olduğundan sevk talepleri çoğu dosyada karşılanabilir niteliktedir; ancak bu, mahkemenin takdirindedir. Yargılamanın aşamaları ve süreleri için davaların ne kadar sürdüğüne ilişkin yazımıza bakabilirsiniz.

Aile Maltepe’de neler yapabilir, avukatla iş bölümü nasıl olur?

Ailenin rolü ile müdafiin rolü birbirini tamamlar ama karışmamalıdır. 5275 sayılı Kanun’un 116/1. maddesi, ziyaret, telefon ve mektup hükümlerinin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanlarını tutuklular hakkında da uygulanabilir kılar. Buna göre tutuklu, m. 83 uyarınca belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi tarafından haftada bir kez, yarım saatten az ve bir buçuk saatten fazla olmamak üzere ziyaret edilebilir. Ancak 114/2 uyarınca soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturmada hâkim veya mahkeme, soruşturmanın veya davanın selameti için ziyaretçi kabulünü yasaklayabilir ya da kısıtlayabilir.

Telefon ve yazılı haberleşme de 114/3 uyarınca aynı makamlarca kısıtlanabilir; buna karşılık müdafi ile haberleşme 114/5 gereği hiçbir suretle engellenemez. Bu fark, ailenin kısıtlı olduğu dönemlerde bile avukatın tutukluyla düzenli temas kurabilmesini sağlar. 5275 m. 115 ise tehlikeli hâlde bulunan, delil karartma tehlikesi olan veya kurum güvenliğini tehlikeye düşüren tutuklular için dışarıyla ilişkinin, ziyaretçi kabulünün ve telefon görüşmelerinin belirli süreyle kısıtlanmasına olanak tanır; bu tedbirler de yalnızca Cumhuriyet savcısı veya hâkim/mahkeme kararıyla uygulanabilir.

Ailenin en çok işe yarayan katkısı bilgi ve belge akışıdır: tutuklunun sabit ikametini, iş durumunu, sağlık raporlarını ve bakmakla yükümlü olduğu kişileri belgeleyen evrak, adli kontrolün yeterliliğini gösteren itiraz dilekçesinin ekidir. Yakınlarından birinin ölümü veya ağır hastalığı hâlinde 116/2-3 uyarınca tutukluya, soruşturmanın selameti bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla, Cumhuriyet başsavcılığının onayıyla refakatli izin verilebilmesi de aile tarafından bilinmesi gereken bir hüküm olup talep yazılı yapılır. Para yatırma, kantin, eşya ve görüş günleri gibi kurum işlemleri için Maltepe Cezaevi rehberi ayrıntılı bilgi içerir.

Uyuşturucu ticaretinde tutukluluk ne kadar sürebilir?

Ağır ceza mahkemesinin görevine giren uyuşturucu ticareti davalarında kovuşturma evresindeki tutukluluk süresi en çok iki yıl olup zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek toplam üç yıl daha uzatılabilir; soruşturma evresinde ise bu süre bir yıl, toplu işlenen suçlarda altı ay uzatmayla bir yıl altı aydır (CMK 102/2 ve 102/4). Bu sınırlar azami süredir; tutukluluğun bu sürelerin çok altında da makul olmaktan çıkabileceği, her incelemede somut delil durumuna göre değerlendirilir. Süre hesabı, kanun yolunda geçen sürenin durumu ve çocuklar için yarı ve dörtte üç oranları tutukluluk süresi yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında tutuklunun avukatla iletişimi ve savunma hakkı

Aşağıdaki dört kararın tam metni incelenmiştir. Kararlar, tutuklunun müdafiiyle haberleşmesinin sınırlarını, hükümlü ile tutuklu arasındaki farkı, cezaevindeki sanığın duruşmada hazır bulunma hakkını ve tutukluluğun dayanağı ile iddianame kapsamı arasındaki ilişkiyi gösterir. Her karar kendi olayına özgüdür; sonuçlar başka dosyalara doğrudan aktarılamaz.

1. Tutuklunun avukatıyla telefonla görüşmesinin engellenmesi: haberleşme hürriyeti ihlali

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü’nün 18.06.2020 tarihli, 2017/19534 başvuru numaralı Hacı Serhat Karslı kararında (karar metni), Kocaeli’de tutuklu bulunan başvurucunun avukatıyla telefonla görüşme talebi, mevzuatta telefonla görüşülebilecek kişiler arasında avukatın sayılmadığı gerekçesiyle reddedilmişti. Mahkeme, 5275 sayılı Kanun’un 114/5. maddesindeki “tutuklunun müdafii ile olan haberleşmesine hiçbir suretle engel olunamaz” hükmünün telefonla iletişimi de kapsadığını, avukatla görüşmeye yönelik açık düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle haberleşmenin engellenmesinin kanunilik ilkesini karşılamadığını belirterek Anayasa’nın 22. maddesinin ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Kararda, ret kararlarında kuruma ve tutukluya özgü güvenlik gerekçelerinin de gösterilmediğine dikkat çekilmiştir.

2. Hükümlü ile tutuklu farkı: 114/5 güvencesi yalnızca tutukluları kapsar

Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 04.03.2024 tarihli, 2024/1699 Esas, 2024/1365 Karar sayılı kararı (karar metni), kanun yararına bozma yoluyla verilmiştir. Kapalı kurumda hükümlü statüsünde bulunan kişinin avukatıyla telefonla görüşme talebi reddedilmiş, itiraz mercii ise “tutuklu” değerlendirmesiyle itirazı kabul etmişti. Daire, 5275 m. 66’daki telefon hakkının yönetmelikle belirlenen kişilerle sınırlı olduğunu, 114/5’in tutukluların savunma haklarını kolaylaştırmaya yönelik ek bir güvence olduğunu ve statüsü farklı olan hükümlülere uygulanamayacağını belirterek merci kararını bozmuştur. Kararda ayrıca hükümlünün avukatıyla yüz yüze görüşme ve mektupla iletişim imkânının bulunduğu vurgulanmıştır. Bu karar, mahkûmiyet kesinleşip kişi hükümlü statüsüne geçtiğinde iletişim rejiminin değiştiğini göstermesi bakımından önemlidir.

3. Cezaevindeki sanığın hazır edilmeden hüküm kurulması: CMK 196’ya aykırılık

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 18.10.2023 tarihli, 2020/5469 Esas, 2023/7280 Karar sayılı kararında (karar metni), resmî belgede sahtecilik suçundan yargılanan sanık, hüküm tarihinde aynı yargı çevresindeki kapalı ceza infaz kurumunda bulunmaktaydı. Daire, sanığa duruşmalardan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu konuda karar alınmadan, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da SEGBİS aracılığıyla savunması alınmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesini CMK 196’ya aykırı bularak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmü bozmuştur. Karar uyuşturucu dosyasına ilişkin olmasa da ortaya koyduğu ilke, Maltepe’de tutuklu olup İstanbul Anadolu Adliyesi’nde veya başka bir ilde yargılanan her sanık için geçerlidir: cezaevinde bulunmak, duruşmada hazır bulunma hakkını ortadan kaldırmaz.

4. İddianame kapsamı dışındaki eylem nedeniyle tutukluluğun devamı ve CMK 141 yolu

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü’nün 30.04.2025 tarihli, 2022/69602 başvuru numaralı Cüneyt Demir kararı (karar metni), uyuşturucu ticareti isnadına ilişkindir. Başvurucu, 155 gram olduğu değerlendirilen maddeyle yakalanarak tutuklanmış; ancak kriminal raporda maddenin metamfetamin olmadığı belirtilince bu eylem iddianameye alınmamıştı. Ağır ceza mahkemesi buna rağmen uyuşturucu ticareti suçu yönünden tutukluluğun devamına karar vermiş, vekilin itirazı reddedilmiş, mahkeme yaklaşık iki buçuk ay sonra davaya konu eylem için verilmiş bir tutuklama kararı bulunmadığını belirterek tahliye kararı vermiştir. Anayasa Mahkemesi, mahkûmiyet kesinleştiğinden başvurucunun CMK 141/1-a kapsamında tazminat davası açabileceğini, bu yol tüketilmeden yapılan başvurunun kabul edilemez olduğunu belirtmiştir. Karar iki noktayı öğretir: müdafi, tutukluluğun dayandığı eylemle iddianamedeki eylemi birebir karşılaştırmalı ve bu uyumsuzluğu derhâl itiraz konusu yapmalıdır; kesinleşmeden sonra ise haksız tutuklama iddiasının yolu CMK 141 tazminat davasıdır.

Sık yapılan yanlış değerlendirmeler

  • “Vekâletname olmadan avukat içeri giremez.” Yanlıştır. CMK 154/1 uyarınca tutuklu, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman görüşebilir; vekâletname dosyada vekil sıfatıyla işlem yapmak için gerekir.
  • “Uyuşturucu ticareti katalog suç olduğu için tutuklama zorunludur.” CMK 100/3, katalog suçlarda tutuklama nedeninin “var sayılabileceğini” söyler; 100/1’deki ölçülülük şartı ve 101/2-d’deki adli kontrolün yetersizliği gerekçesi her dosyada ayrıca aranır.
  • “İtiraz reddedildiyse ilk duruşmaya kadar yapılacak bir şey yok.” CMK 104/1 her aşamada salıverilme talebine, 108/1-2 soruşturmada otuz günlük incelemeye ve şüphelinin kendi talebine imkân tanır; delil durumundaki her değişiklik yeni bir talebin dayanağıdır.
  • “Dosya kısıtlıysa hiçbir belge alınamaz.” CMK 153/3 uyarınca ifade tutanakları, bilirkişi raporları ve şüphelinin hazır bulunmaya yetkili olduğu işlemlerin tutanakları kısıtlama kararına rağmen incelenebilir.
  • “Aile ziyareti kısıtlandıysa avukat görüşü de kısıtlanır.” Ziyaret ve telefon 114/2-3 uyarınca kısıtlanabilir; müdafi ile haberleşme ise 114/5 gereği hiçbir suretle engellenemez.
  • “Tutuklu SEGBİS’e bağlanıyorsa duruşmaya gitmesine gerek yok.” SEGBİS bir katılım yöntemidir; sorgu, yüzleştirme ve hüküm oturumlarında sanığın hazır edilmesi talep edilebilir ve bağışık tutulma yalnızca sanığın talebiyle olur (CMK 196).

Püf noktaları: tutuklu dosyasında ilk haftada dikkat edilecekler

  1. Kurumu ve soruşturma numarasını aynı gün netleştirin. Kampüste beş ayrı kurum vardır; yanlış kuruma gitmek bir günün kaybı demektir. Tutuklama müzekkeresindeki soruşturma numarası, dosyanın hangi başsavcılıkta olduğunu gösterir.
  2. İtiraz süresini kararın öğrenildiği günden itibaren sayın. CMK 268/1’deki iki haftalık süre, kararın sözlü bildirildiği ve örneğinin verildiği günden işler; tutuklu bu belgeyi avukatına ilk görüşmede teslim etmelidir.
  3. Kısıtlama kararı olup olmadığını sorun. TCK 188 soruşturmalarında 153/2 kısıtlaması sık görülür. Kısıtlama varsa 153/3 kapsamındaki ifade tutanakları ve bilirkişi raporları yine istenir; kriminal raporun gelip gelmediği bu yolla öğrenilir.
  4. Adli kontrol alternatifini belgeyle sunun. İkamet belgesi, iş sözleşmesi, sağlık raporu ve bakmakla yükümlü olunan kişilere ilişkin evrak, 101/2-d’deki “adli kontrolün yetersizliği” gerekçesinin somut karşılığıdır.
  5. Otuz günlük incelemede dinlenme talep edin. CMK 108/1, şüpheli veya müdafiin dinlenmesini öngörür; yazılı beyanla yetinmek yerine incelemeye katılım, ret gerekçesinin somutlaşmasını sağlar.
  6. Belge ve not alışverişini görüşmede yapın. 5275 m. 59/4 uyarınca avukatla tutuklu arasındaki belgeler incelenemez; savunmaya ilişkin notların bu güvence altında iletilmesi, mektupla gönderimdeki gecikmeyi önler.
  7. Tutukluluğun dayandığı eylemi iddianameyle karşılaştırın. Cüneyt Demir kararında görüldüğü gibi, iddianameye alınmayan bir eylem tutukluluğun devamına dayanak yapılamaz; bu uyumsuzluk itiraz konusudur.
  8. Aileyle tek bir iletişim hattı kurun. Kurumdan alınan bilgi, duruşma tarihleri ve belge talepleri tek kişi üzerinden yürütüldüğünde hem tutuklu hem avukat gereksiz tekrarlardan kurtulur.

Sonuç ve değerlendirme

Maltepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde uyuşturucu ticareti isnadıyla tutuklu bulunan kişinin müdafi ile görüşme hakkı, vekâletname aranmaksızın ve gizlilik güvencesiyle kanunla korunmuştur; bu hak, ailenin ziyaret ve telefon hakkından farklı olarak kısıtlanamaz. Avukatın işlevi, tutuklama kararındaki dört gerekçe unsurunu somut delillerle test etmek, iki haftalık itiraz süresini kaçırmamak, otuz günlük incelemelere hazırlıklı girmek ve delil durumundaki her değişikliği yeni bir tahliye talebine dönüştürmektir. Tahliye kararı, incelenen kararların da gösterdiği gibi, dosyanın somut koşullarına bağlıdır ve hiçbir aşamada kesin olarak öngörülemez. Kesinleşmiş mahkûmiyet sonrasında ise iletişim rejimi değişir ve haksız tutuklama iddiası CMK 141 yoluna taşınır.

İlgili yazılarımız

Maltepe Cezaevi Rehberi · Maltepe Tutuklama İtiraz Avukatı · Maltepe Uyuşturucu Avukatı · Uyuşturucu Ticaretinde Tutukluluk Süresi · İlk Duruşma ve Tahliye · Ev Hapsi ve Adli Kontrol · Uyuşturucu Ticaretinden Nasıl Beraat Edilir? · Uyuşturucu Ticareti Cezası · Uyuşturucu Suçları Bilgi Merkezi

Ceza Muhakemesi Kanunu ve Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un güncel metinlerine CMK ve 5275 sayılı Kanun bağlantılarından ulaşabilirsiniz.

Tutuklama kararını veren Anadolu Adliyesi’ndeki süreç ve itiraz yolu Kartal Anadolu Adliyesi ceza avukatı yazımızda ayrıca anlatıldı.

Sıkça Sorulan Sorular

Maltepe Cezaevinde tutuklu olan yakınımla avukat görüşebilir mi?

Evet. CMK 154/1 uyarınca şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanların başkalarınca duyulamayacağı bir ortamda görüşebilir. 5275 sayılı Kanun’un 114/5. maddesi de tutuklunun müdafii ile görüşmesine hiçbir biçimde engel olunamayacağını düzenler. Görüşme, meslek kimliğinin ibrazıyla, tatil günleri dışında ve çalışma saatlerinde yapılır.

Tutuklu için vekâletname nasıl çıkarılır?

Tutuklunun avukatla görüşmesi için vekâletname şart değildir; CMK 154/1 bunu açıkça söyler. Dosyada vekil olarak işlem yapmak, kararları tebliğ almak ve bazı başvuruları imzalamak için ise vekâletname istenebilir. Uygulamada vekâletname, noterin ceza infaz kurumuna gelmesiyle veya kurumdaki usule göre düzenlenir; bu konuda kurum idaresinden bilgi alınır.

Uyuşturucu ticaretinden tutuklanan kişi ne zaman tahliye olur?

Bunun için kanunda sabit bir süre yoktur; karar, somut dosyadaki delil durumuna ve tutuklama nedenlerinin devam edip etmediğine göre verilir. CMK 104 uyarınca her aşamada salıverilme istenebilir; soruşturmada CMK 108/1 gereği en geç otuzar günde tutukluluk incelenir, kovuşturmada mahkeme her oturumda değerlendirir. Tahliye kararı verilmesi kesin olarak öngörülemez.

Tutuklama kararına itiraz süresi ne kadardır?

CMK 268/1 uyarınca itiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie yapılır. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazı, 7331 sayılı Kanunla değişik CMK 268/3-b gereği yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Süre kaçırılırsa aynı gerekçeyle yeniden tahliye talebi yapılabilir.

Maltepe’de tutuklu olan kişinin davasına hangi mahkeme bakar?

Maltepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin yargı çevresindedir; ancak görevli mahkeme suçun işlendiği yere göre belirlenir. Kişi başka bir ilin dosyasından tutukluysa yargılama o yerin ağır ceza mahkemesinde yürür ve tutuklu, SEGBİS ile veya sevk edilerek duruşmaya katılır. Uyuşturucu ticareti davalarında görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Avukat tutuklu müvekkilin dosyasını görebilir mi?

Kural olarak evet. CMK 153/1 uyarınca müdafi soruşturma dosyasını inceleyip belge örneği alabilir. Ancak TCK 188 soruşturmalarında CMK 153/2 gereği hâkim kararıyla kısıtlama konulabilir; bu hâlde bile ifade tutanakları ve bilirkişi raporları incelenebilir (153/3). İddianamenin kabulüyle birlikte dosyanın tamamına erişim açılır (153/4).

Tutuklu, avukatıyla telefonla görüşebilir mi?

Anayasa Mahkemesi, 5275 sayılı Kanun’un 114/5. maddesindeki haberleşme güvencesinin telefonla görüşmeyi de kapsadığını kabul etmiş ve avukatla telefon görüşmesinin engellenmesini haberleşme hürriyetinin ihlali saymıştır. Yargıtay ise bu güvencenin yalnızca tutukluları kapsadığını, hükümlüler için avukatla telefon görüşmesi hakkının kanunda düzenlenmediğini belirtmektedir.

Aile tutukluyu ne sıklıkla ziyaret edebilir?

5275 sayılı Kanun’un 83. maddesi, 116. madde yollamasıyla tutuklular hakkında da uygulanır: ziyaret haftada bir kez; süre yarım saatten az, bir buçuk saatten fazla olamaz. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturmada hâkim veya mahkeme, soruşturmanın selameti için ziyareti kısıtlayabilir (114/2). Güncel görüş çizelgesi için ilgili kurumun resmî sayfası kontrol edilmelidir.

Maltepe’de tutuklu yakınınızın dosyasını birlikte değerlendirelim

Tutuklama gerekçesi, dosya kısıtlaması, otuz günlük inceleme takvimi ve adli kontrol alternatifleri her dosyada farklıdır; somut durumunuza göre hangi adımın öncelikli olduğunu birlikte belirleyelim.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Çalışkan Hukuk Bürosu, İstanbul Anadolu Adliyesi’nin karşısında, Kartal’da yer alır; büro, Maltepe Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nün yargı çevresindeki uyuşturucu ticareti soruşturma ve kovuşturmalarında tutuklu müdafiliği, ceza infaz kurumunda müvekkil görüşmeleri, tutuklama kararına itiraz, tahliye ve adli kontrol talepleri ile tutukluluk incelemelerine katılım konularında çalışmaktadır. Bu yazı, yürürlükteki kanun metinleri ile tam metni incelenen Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?