Kısa cevap: Kullanma suçunda (TCK m.191) savcılık, CMK m.171’deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir. Bu süre içinde asgari bir yıl denetimli serbestlik uygulanır; süre altışar aylık dilimlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. İhlal yoksa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; ihlal hâlinde ise ayrı bir dosya açılmaz, mevcut erteleme bozulur ve kamu davası açılır.
Kullanma dosyalarında sonucu belirleyen şey çoğu zaman fiilin kendisi değil, erteleme döneminin nasıl yönetildiğidir. Kanun burada oldukça cömert bir imkân tanır; ancak bu imkân bir kez kaybedildiğinde geri kazanılmaz.
Bu sayfa Maltepe’deki dosyaları TCK 191 erteleme ve denetimli serbestlik rejimi ekseninde ele alıyor. Ticaret suçunun unsurları, infaz ve koşullu salıverilme ayrı başlıklardır.
TCK m.191/6 uyarınca, erteleme bozulup kamu davası açıldıktan sonra suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda yeniden erteleme kararı verilemez. Süreci doğru yönetmek için iletişime geçebilirsiniz.
TCK 191: Erteleme Zorunludur
Kısa cevap: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır; ancak bu suçtan başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında CMK m.171’deki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir (TCK m.191/1-2).
Buradaki ifade önemlidir. Kanun “karar verilebilir” değil “karar verilir” demektedir; ayrıca CMK m.171’de aranan şartlar da aranmaz. Yani erteleme, savcılığın takdirine bırakılmış bir imkân değil, kanunen uygulanması gereken bir rejimdir.

Denetimli Serbestlik: Süre ve İşleyiş
Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir (TCK m.191/3, 28 Mart 2023 tarihli 7445 sayılı Kanun’la değişik).
İki süreyi birbirine karıştırmamak gerekir: erteleme süresi beş yıldır; denetimli serbestlik süresi ise asgari bir yıl olup en fazla üç yıla kadar uzayabilir. Denetimli serbestlik sona erdikten sonra da erteleme süresi devam eder ve bu süre içinde işlenecek fiiller ihlal sayılır.
Denetim iki yönlüdür. Bir yandan kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Diğer yandan savcı, madde kullanılıp kullanılmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa ilgili kuruma sevke karar verir. Aynı Kanunla eklenen bir cümle uyarınca erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
İhlal ve Sonuçları
Erteleme rejiminin sınırları da aynı maddede çizilmiştir. Üç ihlal hâli sayılır ve her birinin sonucu aynıdır: kamu davası açılır.
İki nokta özellikle vurgulanmalıdır. Birincisi, erteleme süresi içindeki yeni kullanım veya bulundurma ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz; ihlal sayılır (m.191/5). İkincisi ve daha ağır olanı, kamu davasının açılmasından sonra suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda yeniden erteleme kararı verilemez (m.191/6). Bu nedenle ilk erteleme dönemi, dosyanın tümü bakımından tek ve geri dönüşsüz bir fırsattır.
TCK 191 sürecinde takvim
Ticaret mi, Kullanma mı?
Dosyaların önemli bölümünde asıl tartışma, fiilin kullanma mı yoksa imal ve ticaret mi olduğudur. Bu ayrımın sonucu çok ağırdır: kullanma suçunda erteleme rejimi işlerken, ticaret suçu ağır ceza mahkemesinin görevine girer.
Kanun bu geçişi de düzenlemiştir: 188. maddede tanımlanan imal ve ticaret ile 190. maddede tanımlanan kullanılmasını kolaylaştırma suçundan yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir (m.191/8). Ticaret ile kullanma arasındaki sınırın somut olayda nasıl çizildiği konusunda kuryelik ve ticaret arasındaki ince çizgi yazımıza, cezanın ağırlığı için uyuşturucu ticareti cezası yazımıza bakabilirsiniz.
Nitelendirmede maddenin miktarı, ambalajlanma biçimi, ele geçtiği yer, dijital iletişim kayıtları ve para hareketleri birlikte değerlendirilir. Maddenin bulunduğu yerde yaşayan veya çalışan kişilerin sorumluluğu ise ayrı bir sorundur; bkz. evde bulunan uyuşturucudan aile bireyleri sorumlu tutulabilir mi ve işyerinde veya araçta bulunan uyuşturucudan işletme sahibi sorumlu tutulur mu.
Etkin Pişmanlık: Zaman Eşikleri
TCK m.192, uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlığı ayrıntılı biçimde düzenler ve dört ayrı ihtimal öngörür. Bu hükümlerin ortak özelliği, hepsinin kesin zaman eşiklerine bağlı olmasıdır.
Özellikle dördüncü fıkra pratik bakımdan çok değerlidir: madde kullanan kişi, hakkında soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurup tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz ve bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz. Eşik kaçırıldığında bu imkân tümüyle ortadan kalkar.
Görevli Mahkeme ve Dosyanın Değerlendirilmesi
Kullanma suçu asliye ceza mahkemesinin, imal ve ticaret suçu ise cezasının üst sınırı nedeniyle ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Maltepe’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür. İnfaz ve koşullu salıverilme oranları için uyuşturucu ticaretinde infaz ve şartlı tahliye oranı yazımıza bakabilirsiniz.
Bir dosya değerlendirilirken sırasıyla dört başlığa bakılır. Nitelendirme: fiil 191 kapsamında mı, 188 kapsamında mı. Erteleme kararının usulü: karar verilmiş mi, yükümlülükler usulünce bildirilmiş mi, uyarı yapılmış mı. İhlal iddiasının dayanağı: sevk kararı, numune alma usulü, rapor tarihi ve sonucun güvenilirliği. Etkin pişmanlık takvimi: m.192’nin hangi fıkrasının hâlâ uygulanabilir olduğu. Genel ceza yargılaması için Maltepe ceza avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
TCK m.192/4’teki bu imkân, yalnızca hakkında soruşturma başlatılmadan önce yapılan başvurularda geçerlidir. Durumunuzu değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Uyuşturucu kullanmaktan yakalandım, doğrudan dava açılır mı?
Hayır. Kanun savcılığa takdir hakkı bırakmaz: bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir (TCK m.191/2). Yani erteleme, şartları varsa uygulanabilecek bir imkân değil, kanunen verilmesi gereken bir karardır.
Kullanma suçunun cezası nedir?
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.191/1). Ancak erteleme mekanizması nedeniyle, ihlal olmadığı sürece bu ceza uygulanmaz ve süreç kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanır.
Denetimli serbestlik ne kadar sürer?
Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir (TCK m.191/3, 28/3/2023 tarihli 7445 sayılı Kanunla değişik). Yani denetimli serbestlik toplamda üç yıla kadar uzayabilir; erteleme süresinin kendisi ise beş yıldır.
Erteleme süresince tedavi zorunlu mu?
Zorunlu değil, koşullu. Kanun “hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir” der (TCK m.191/3). Tedavi kararı verilmişse, tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmek başlı başına bir ihlal sebebidir.
Ne sıklıkla test yapılır?
Kanun bir alt sınır belirler: Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir (TCK m.191/3). “En az” ifadesi nedeniyle daha sık sevk mümkündür; denetimli serbestlik müdürlüğünün kendi programı kapsamındaki yükümlülükler ise ayrıca uygulanır.
Denetimli serbestliği ihlal edersem ne olur?
Kanun üç ihlal hâli sayar: kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması. Bu hâllerde hakkında kamu davası açılır (TCK m.191/4).
İhlal ayrıca yeni bir dava mı olur?
Hayır ve bu, uygulamada sıkça yanlış bilinen bir noktadır. Kanun açıkça düzenler: erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz (TCK m.191/5). Yani ikinci bir dosya açılmaz; mevcut erteleme bozulur.
İkinci kez erteleme alabilir miyim?
Hayır. Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez (TCK m.191/6). Bu nedenle ilk erteleme dönemindeki yükümlülüklere uyulması, sürecin tümü bakımından belirleyicidir.
Ticaret suçundan yargılanıyorum ama madde kendi kullanımım içindi, ne olur?
Kanun bu ihtimali ayrıca düzenlemiştir. 188. maddede tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile 190. maddede tanımlanan kullanılmasını kolaylaştırma suçundan yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında TCK m.191 hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir (m.191/8). Miktar, ambalajlama biçimi, ele geçme yeri ve iletişim kayıtları bu ayrımda belirleyici olur.
Okul yakınında yakalanmak cezayı etkiler mi?
Evet. Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel ya da işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır (TCK m.191/10).
Kendim başvurup tedavi olmak istersem ceza alır mıyım?
Hayır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz (TCK m.192/4). Ayrıca bu durumda kamu görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının m.279 ve m.280 uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz. Kritik şart, başvurunun soruşturma başlatılmadan önce yapılmış olmasıdır.
Maddeyi kimden aldığımı söylersem ne olur?
Kullanmak için madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK m.192/2). Suç haber alındıktan sonra gönüllü yardımda bulunulursa, verilecek ceza yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir (m.192/3).
Evde bulunan maddeden tüm ev halkı sorumlu tutulur mu?
Ceza sorumluluğu kişiseldir; maddenin bulunduğu yerde yaşamak tek başına isnat için yeterli değildir. Belirleyici olan, maddenin kimin hâkimiyet alanında bulunduğu ve kimin bilgisi dâhilinde olduğudur. Bu değerlendirmede maddenin ele geçtiği oda, eşya, kilitli alan ve varsa parmak izi ile iletişim kayıtları incelenir.
Bu dosyalar hangi mahkemede görülür?
Kullanma suçu (TCK m.191) asliye ceza mahkemesinin, imal ve ticaret suçu (m.188) ise cezasının üst sınırı nedeniyle ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Maltepe’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülür.
Dosya değerlendirilirken nelere bakılır?
Öncelikle nitelendirme: fiil kullanma mı, ticaret mi. Miktar, ambalaj, ele geçme yeri, dijital iletişim kayıtları ve para hareketleri bu ayrımı belirler. İkincisi erteleme kararının usulü: karar verilmiş mi, yükümlülükler usulünce tebliğ edilmiş mi, uyarı yapılmış mı. Üçüncüsü ihlal iddiasının dayanağı: sevk kararı, rapor tarihi ve sonucun güvenilirliği. Dördüncüsü ise etkin pişmanlık takvimi; m.192’deki imkânlar “haber alınmadan önce” ve “soruşturma başlatılmadan önce” gibi kesin zaman eşiklerine bağlıdır.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda uyuşturucu suçlarına ilişkin dosyaları takip etmektedir. Maltepe ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; soruşturma aşamasındaki nitelendirme tartışmalarından erteleme ve denetimli serbestlik sürecinin yönetimine, ihlal iddialarına karşı savunmadan ticaret suçu yargılamalarına kadar sürecin bütün aşamalarında müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.188, 190, 191, 192)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.171, 231)
- 7445 sayılı Kanun (28/3/2023) — TCK m.191/2-3 değişikliği
- Adalet Bakanlığı — adalet.gov.tr
- Sağlık Bakanlığı — saglik.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.