Denetimli Serbestlikte Yeni Bir Suç İşlenirse Ne Olur? Dava Açılır mı? (2026)

📌 Kısa Cevap: Denetimli serbestlik (erteleme) süresi içinde yeni bir fiil işlendiğinde sonuç, fiilin türüne göre değişir. Yeniden uyuşturucu kullanma, satın alma, kabul etme veya bulundurma, TCK m.191/4 ve 191/5 uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ertelenen dosyada kamu davası açılır. Uyuşturucu dışındaki bir suçta ise TCK m.191/9 ile uygulanan CMK m.171/4 gereği, erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde kamu davası açılır; taksirli suç bu hükmün kapsamında değildir. Kamu davası açılırsa ceza ve yargılama süreci başlar; ihlal yoksa süre sonunda TCK m.191/7 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Denetimli serbestlik, TCK m.191 kapsamında kullanıcı olarak yakalanan kişiye tanınan bir fırsattır: beş yıl boyunca kamu davası açılmaz ve sürenin sorunsuz geçmesi hâlinde dosya kapanır. Bu süre içinde yeni bir olayla karşılaşmak, çoğu kişinin en büyük korkusudur. Bu yazıda yeni fiilin türüne göre hukuki sonuçları, kasıtlı ve taksirli suç ayrımını, kullanıcılık ile ticaret iddiası arasındaki farkı, yeni dosyada soruşturma ile ertelenen dosya arasındaki ilişkiyi, kamu davası açılırsa karşılaşılacak yargılamayı, zamanaşımı ve kayıt konularını ve ilk adımları 2026 güncel mevzuatla ele alıyoruz. Genel süreç için “Uyuşturucu Kullanmaktan İlk Defa Yakalanan Ne Kadar Ceza Alır?” yazımıza bakabilirsiniz.

Denetimli serbestlik sırasında yeni bir soruşturma başladıysa

İfadeden önce atılacak adımlar ertelenen dosyanın kaderini etkiler; dosyanızı birlikte değerlendirelim.

Hukuki zemin: TCK 191, CMK 171 ve aradaki köprü

Denetimli serbestliğin dayanağı TCK m.191’dir. m.191/2 uyarınca soruşturma sırasında CMK m.171’deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve şüpheli, yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarılır. m.191/3 uyarınca bu süre içinde asgari bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır; süre müdürlüğün teklifi veya savcının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. m.191/4 ise kamu davasının açılacağı üç hâli sayar: yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar, tekrar kullanmak için madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ve madde kullanma.

Burada önemli bir nokta vardır: m.191/4, başka bir suç işlenmesini ayrıca saymaz. Ancak m.191/9, bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde CMK’nın kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesinin uygulanacağını belirtir. CMK m.171/4 ise genel kuralı koyar: erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir, kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde kamu davası açılır, erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Bu iki hükmün birlikte okunması, uyuşturucu dışındaki yeni kasıtlı suçlar bakımından da kamu davası açılabileceği sonucuna götürür.

Denetimli serbestlik sırasında yeni fiilin hukuki sonucu
Yeni fiil Hukuki dayanak Sonuç
Tekrar kullanmak için madde satın alma, kabul etme, bulundurma TCK m.191/4-b ve 191/5 İhlal sayılır; ayrı soruşturma yapılmaz; ertelenen dosyada kamu davası açılır
Uyuşturucu madde kullanma (test pozitifliği dahil) TCK m.191/4-c ve 191/5 İhlal sayılır; ertelenen dosyada kamu davası açılır
Yükümlülüklere uymamakta ısrar TCK m.191/4-a Kamu davası açılır
Başka bir kasıtlı suç TCK m.191/9 + CMK m.171/4 Kamu davası açılır; zamanaşımı erteleme süresince işlemez
Taksirli suç TCK m.22; CMK m.171/4 yalnızca kasıtlı suçu arar Bu hükme göre tek başına dava açılması sonucunu doğurmaz

Denetimli serbestlikte yeni suç işlenirse infografik

Yeniden uyuşturucu kullanma, satın alma veya bulundurma

En sık karşılaşılan hâl, denetimli serbestlik süresi içinde yeniden madde kullanma veya bulundurma iddiasıdır. TCK m.191/5 bu konuda açık hüküm koyar: erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. Bunun pratik anlamı şudur: yeni olay için ikinci bir dosya açılıp ayrı bir dava yürütülmez; yeni fiil, ertelenen dosyadaki ihlal olarak değerlendirilir ve m.191/4 uyarınca kamu davası açılır. Dolayısıyla kişi aynı fiilden iki kez yargılanmaz, ancak ertelemenin sağladığı koruma da sona erer.

Bu aşamada dikkat edilmesi gereken iki husus vardır. Birincisi, test sonucu ve usul güvencesidir; pozitif test sonucu tek başına her durumda sorunsuz bir delil sayılmaz. Örnek alma, laboratuvar analizi ve sonucun bildirimi usule uygun yapılmış olmalıdır. Test süreci ayrıntıları için “Denetimli Serbestlikte Uyuşturucu Testi Pozitif Çıkarsa Ne Olur?” yazımıza bakılabilir. İkincisi, yeni fiilin gerçekten “kullanmak için” olup olmadığıdır: kullanım amacıyla bulundurma ile ticaret amacı arasındaki sınır, birazdan ele alacağımız gibi, sonucu kökten değiştirir. TCK m.191/6 ise başka bir güvenceyi ortadan kaldırır: m.191/4’e göre kamu davası açıldıktan sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

Uyuşturucu dışındaki yeni suç: kasıtlı mı, taksirli mi?

Denetimli serbestlik süresi içinde hakaret, tehdit, kasten yaralama, hırsızlık gibi uyuşturucu dışında bir suç iddiasıyla karşılaşılırsa, CMK m.171/4’ün aradığı ölçüt “kasıtlı suç”tur. TCK m.21 kastı, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlar; kişi neticeyi öngörmesine rağmen fiili işlerse olası kast vardır. Buna karşılık TCK m.22 taksiri, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesinin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlar. Örneğin trafik kazasında yaralanmaya sebebiyet verme gibi taksirli suçlar, kural olarak CMK m.171/4’ün dava açılmasını gerektiren kasıtlı suç kategorisine girmez. Ancak her somut olayda suçun nitelendirilmesi soruşturma makamınca yapılır; “taksir” iddiasının savunmada belirtilmesi ve delillerle desteklenmesi gerekir.

Burada bir nüans vardır: TCK m.191 özel düzenleme olduğundan, uyuşturucu dışındaki yeni suçun ertelemeyi sona erdirip erdirmeyeceği, m.191/9’un CMK m.171’e yaptığı yollama üzerinden çözülür. Mahkeme ve savcılık uygulamalarında bu yorumun tüm ayrıntıları aynı şekilde uygulanmayabilir; dosyanın somut durumuna göre değerlendirme değişebilir. Bu nedenle yeni suç iddiasında yalnızca olası sonucu değil, iddianın gerçekten kasıtlı bir suç oluşturup oluşturmadığını, delillerin yeterli olup olmadığını ve hukuka uygun elde edilip edilmediğini incelemek gerekir.

Yeni iddia uyuşturucu ticareti veya kolaylaştırma ise

Denetimli serbestlik sırasında yakalanan maddenin miktarı, paketleme biçimi, terazi veya ambalaj malzemesi, mesajlaşma kayıtları gibi unsurlar nedeniyle fiilin kullanım değil, ticaret olarak nitelendirilmesi riski doğabilir. TCK m.188/3 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu fark, kamu davasının açılacağı kesinleşse bile cezanın boyutunu değiştirir: TCK m.191’in alt sınırı iki yıl, TCK m.188/3’ün alt sınırı ise on yıldır.

Ticaret iddiası ayrıca usuli sonuçlar doğurur. CMK m.100/3’teki tutuklama nedenlerinin var sayılabileceği suçlar kataloğunda TCK m.188 yer alırken m.191 yer almaz; CMK m.150/3 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla olan suçlarda müdafi görevlendirilmesi zorunludur ve m.188/3 bu kapsama girer. Bu nedenle yeni iddianın kullanım mı ticaret mi olarak nitelendirildiği, ilk ifade aşamasından itibaren savunmanın en önemli konusudur. TCK m.191/8 uyarınca ise 188’de tanımlanan ticaret veya 190’daki kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. Yani kovuşturma sonunda fiil kullanım olarak nitelendirilirse 191 hükümleri devreye girebilir. Ticaret ayrımının ayrıntıları için terazi bulundurma yazımızı okuyabilirsiniz.

Yeni soruşturma açılması ile ertelenen dosyanın ilişkisi

Bir kişi hakkında denetimli serbestlik sırasında yeni soruşturma açıldığında iki ayrı dosya söz konusu olur: ertelenmiş eski dosya ve yeni soruşturma dosyası. CMK m.171/5 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde kullanılabilir. Dolayısıyla yeni soruşturmada savcılık, erteleme kararının varlığını sistemden görebilir. Kanun metni, erteleme süresi içinde “kasıtlı bir suç işlenmesi” hâlinde kamu davası açılacağını söyler; yeni suçun işlenip işlenmediğinin kim tarafından ve hangi aşamada tespit edileceğini ayrıca düzenlemez. Uygulamada savcılığın yeni soruşturmanın sonucunu bekleyerek mi yoksa delil durumuna göre mi hareket edeceği dosyadan dosyaya değişebilir. Bu belirsizlik, yeni soruşturmada yapılan savunmanın ertelenen dosyanın kaderini de belirlediği anlamına gelir.

Yeni dosyada kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir veya beraat kararı çıkarsa, ertelenen dosya bakımından kasıtlı suç işlendiği iddiasının dayanağı ortadan kalkar. Erteleme süresi boyunca başka ihlal de yoksa TCK m.191/7 uyarınca hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu yüzden yeni soruşturma dosyasında etkili savunma yapılması, yalnızca o dosya için değil, ertelenen dosya için de belirleyicidir.

Yeni soruşturmada tutuklama ve adli kontrol riski

Yeni bir fiil nedeniyle gözaltına alınan kişi için bir başka soru da tutuklanıp tutuklanmayacağıdır. CMK m.100/1 uyarınca tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni gerekir; işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez. m.100/2 kaçma şüphesi ve delilleri karartma gibi hâllerde tutuklama nedeninin var sayılabileceğini düzenler. m.100/3’teki katalog suçlarda ise somut delillere dayanan kuvvetli şüphe hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir; bu katalogda TCK m.188 yer alırken m.191 yer almaz. Bu nedenle fiilin kullanım olarak mı ticaret olarak mı nitelendirildiği, tutuklama değerlendirmesini de doğrudan etkiler. CMK m.109 ise tutuklama nedenlerinin bulunduğu hâllerde tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebileceğini düzenler; adli kontrol kapsamında yurt dışına çıkamamak, belirli yerlere düzenli başvurmak, uyuşturucu bağımlılığından arınmak amacıyla tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak gibi yükümlülükler yer alabilir. Dolayısıyla yeni soruşturmada savunmanın bir hedefi de tutuklamaya gerek olmadığını, adli kontrolün veya serbest bırakmanın yeterli olduğunu somut gerekçelerle ortaya koymaktır; yerleşik adres, düzenli çalışma ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyum bu bakımdan önemli belgelerdir.

Yükümlülüklerin ağırlaştırılması ve tedavi

Her yeni olay mutlaka kamu davasıyla sonuçlanmaz; özellikle ihlal iddiasının yükümlülüklere uyumla ilgili olduğu durumlarda tedbirin içeriği değiştirilebilir. 5402 sayılı Kanun m.12/A-1 uyarınca yükümlülükler, şüphelinin ihtiyacına göre bu fıkrada belirtilenlerle sınırlı olarak her aşamada değiştirilebilir veya ilave yükümlülükler getirilebilir. Aynı fıkraya göre gerekli görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespiti için müdürlük tarafından test yapılabilir veya şüpheli ilgili kuruma sevk edilebilir. m.12/A-2 uyarınca tedaviye tabi tutulma yükümlülüğüne karar verildiğinde şüpheli sağlık kurumunda ayakta veya yatarak tıbbi tedaviye tabi tutulur ve sağlık kurumu gerekli görürse rehabilitasyon programlarına katılmasına karar verebilir. Bu nedenle yeni bir olay sonrasında kişinin tedavi sürecine gönüllü ve düzenli katılımını belgelemesi, hem yükümlülüklerin ağırlaşmasını önlemek hem de ısrar unsurunun bulunmadığını göstermek bakımından yararlıdır. Ayrıca TCK m.191/3 uyarınca denetimli serbestlik süresinin altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl uzatılabileceği unutulmamalıdır; dosyada yeni olay kaydı bulunması, uzatma yönündeki değerlendirmeyi etkileyebilir.

Kamu davası açılırsa: hangi ceza, hangi imkânlar?

İhlal sonucunda kamu davası açıldığında, kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma suçunun cezası TCK m.191/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapistir. TCK m.191/9 uyarınca bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde CMK m.171 veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin m.231 hükümleri uygulanır. CMK m.231/5’in güncel metnine göre sanığa yüklenen suçtan dolayı hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir; bunun için m.231/6 uyarınca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve zararın giderilmesi gerekir. Karar verilirse m.231/8 uyarınca beş yıl süreyle denetim süresi uygulanır; bu süre içinde kasten yeni suç işlenmediği ve yükümlülüklere uyulduğu takdirde m.231/10 uyarınca davanın düşmesine karar verilir, kasten yeni suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırılık hâlinde ise m.231/11 uyarınca mahkeme hükmü açıklar.

TCK m.191/1’in alt sınırı iki yıl olduğundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkânı pratikte cezanın alt sınırdan belirlenmesine ve mahkemenin takdirine bağlıdır; bunu önceden garanti etmek mümkün değildir. Ayrıca CMK m.231’in bu fıkralarına ilişkin metin 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; bu konudaki güncel uygulamayı dosya bazında kontrol etmek gerekir. Son olarak, TCK m.191/6’ya göre yeni bir kullanım iddiasıyla ikinci kez erteleme kararı verilemeyeceği için, kamu davası açıldıktan sonra tekrarlayan olaylarda erteleme yolunun yeniden kullanılamayacağı unutulmamalıdır.

Zamanaşımı ve kayıtlar: ertelenen dosya ne kadar “açık” kalır?

CMK m.171/4 uyarınca erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Bu hüküm, ertelenen suç bakımından dava zamanaşımının erteleme süresince durduğunu gösterir; dolayısıyla “beş yıl bekleyince zamanaşımı dolar” gibi bir beklenti yersizdir. CMK m.171/5 uyarınca erteleme kararları ayrı bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak yetkili makamlar tarafından istendiğinde kullanılabilir. Bu nedenle erteleme kararı sıradan bir kimlik sorgusunda görünmez; ancak yeni bir soruşturmada savcılık tarafından görülebilir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla biten dosya konusunda ayrıntı için “Denetimli Serbestlik Dosyası Nasıl Kapatılır?” yazımıza bakılabilir.

  1. 01

    Olay

    Yeni fiil iddiası ortaya çıkar; gözaltı veya çağrı ile soruşturma başlar.

  2. 02

    İlk ifade

    Müdafi yardımı ve susma hakkı kullanılır; fiilin niteliği ve kast unsuru tartışılır.

  3. 03

    Dosyaların ilişkilendirilmesi

    Savcılık, ertelenen dosya ile yeni soruşturmayı birlikte değerlendirir.

  4. 04

    Karar

    Uyuşturucu ihlali ise ertelenen dosyada kamu davası; başka suçsa CMK 171/4 değerlendirmesi.

  5. 05

    Yargılama

    Dava açılırsa 191/1 ve CMK 231 imkânları tartışılır; açılmazsa süre sonunda KYOK.

Yeni fiil iddiasından karara kadar süreç

Yeni Suç İddiasında İlk Adımlar infografik

Yeni suç iddiasıyla karşılaşıldığında ilk adımlar

Yeni bir soruşturma başladığında atılacak ilk adımlar, hem yeni dosyayı hem de ertelenen dosyayı etkiler. İlk olarak, ifade vermeden önce müdafi yardımından yararlanma ve susma hakkı kullanılmalıdır; CMK m.147 uyarınca bu hakların kişiye hatırlatılması zorunludur ve bunların kullanılması suç itirafı anlamına gelmez. İkinci olarak, yeni fiilin hukuki niteliği netleştirilmelidir: kullanım mı, ticaret mi, kasıtlı mı, taksirli mi sorularının cevabı sonucu belirler. Üçüncü olarak, denetimli serbestlik dosyasındaki yükümlülüklere uyum belgeleri toplanmalıdır: imza ve devam çizelgeleri, test sonuçları, tedavi raporları. Dördüncü olarak, yeni olayla ilgili bilgi ve belgeler (kamera kayıtları, tanık beyanları, tutanaklardaki çelişkiler) hukuka uygunluk ve yeterlilik açısından incelenmelidir. Beşinci olarak, savunma tek bir cümleyle sınırlı kalmamalı; ertelenen dosyada da savcılığa yazılı beyan ve belge sunulmalıdır.

Örnek senaryolar: aynı “yeni olay”, farklı sonuçlar

Aşağıdaki genel senaryolar, kanun metnindeki ayrımların pratikte nasıl çalıştığını göstermek içindir; her dosyanın somut koşulları farklıdır ve sonuç bunlara göre değişebilir.

  • Senaryo 1 – Yeniden kullanım: Denetimli serbestlik sürerken yapılan testte madde kullanımı tespit edilir. TCK m.191/4-c ve 191/5 kapsamında ayrı bir soruşturma açılmaz; ihlal ertelenen dosyada değerlendirilir ve kamu davası açılır. Burada savunmanın ağırlığı test sürecinin usulüne uygunluğunda ve yargılamada hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi imkânların tartışılmasındadır.
  • Senaryo 2 – Taksirli trafik olayı: Kişi hatasız olmayan bir kazaya karışır ve taksirle yaralama soruşturması başlar. CMK m.171/4 yalnızca kasıtlı suçu aradığından, bu olay tek başına ertelenen dosyada kamu davası açılmasını gerektirmez; ancak yeni soruşturmanın kendisi ayrı yürütülür ve sonucu izlenmelidir.
  • Senaryo 3 – Tartışma sonrası kasten yaralama iddiası: Kişi hakkında kasten yaralama iddiası ortaya çıkar. Kasıtlı suç iddiası olduğundan CMK m.171/4 gündeme gelir; yeni dosyadaki deliller, haksız tahrik ve meşru savunma gibi savunma unsurları ertelenen dosyanın da kaderini belirler.
  • Senaryo 4 – Madde bulundurma, ticaret şüphesi: Aranmada bulunan maddenin miktarı ve eşyalar nedeniyle fiil, TCK m.188/3 kapsamında değerlendirilir. Alt sınırın iki yıldan on yıla çıkması, tutuklama değerlendirmesi ve zorunlu müdafilik bu senaryoyu en ağır hâle getirir; kovuşturmada fiilin münhasıran kullanım olduğu anlaşılırsa TCK m.191/8 devreye girebilir.

Sık yapılan yanlış değerlendirmeler

  • “Yeni fiil ne olursa olsun ertelenen dosya otomatik açılır” yanılgısı. Uyuşturucu dışındaki bir fiilde ölçüt kasıtlı suç işlenmesidir; taksirli suç bu ölçüte girmez.
  • “Yeni olay için ikinci bir dava daha açılır” yanılgısı. Yeniden kullanma, satın alma veya bulundurma, TCK m.191/5 uyarınca ayrı bir soruşturma konusu yapılmaz.
  • “Beş yıl geçince zamanaşımı dolar” yanılgısı. CMK m.171/4 uyarınca erteleme süresince zamanaşımı işlemez.
  • “Soruşturma açılması suçun kesinleştiği anlamına gelir” yanılgısı. Soruşturma bir iddiadır; yeni dosyada beraat veya KYOK çıkarsa ertelenen dosyanın dayanağı ortadan kalkar.
  • “Bir kez dava açılınca yeniden erteleme alınır” yanılgısı. TCK m.191/6 uyarınca kamu davası açıldıktan sonra tekrar kullanma iddiasıyla açılan soruşturmalarda yeniden erteleme kararı verilemez.

Sonuç ve değerlendirme

Denetimli serbestlik sırasında yeni bir suç işlenmesi, fiilin türüne göre farklı sonuçlar doğurur. Yeniden uyuşturucu kullanma, satın alma, kabul etme veya bulundurma TCK m.191/4 ve 191/5 gereği ertelenen dosyada kamu davası açılmasına yol açar; uyuşturucu dışındaki kasıtlı suçlar bakımından ise TCK m.191/9 ile uygulanan CMK m.171/4 kamu davası açılmasını öngörür. Taksirli suçlar bu kapsama girmez. Fiilin ticaret olarak nitelendirilmesi riski ise cezanın alt sınırını iki yıldan on yıla çıkarır; bu nedenle ilk ifade ve nitelendirme aşaması kritiktir. Kamu davası açılırsa TCK m.191/1 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülür; CMK m.231 kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkânı koşullara ve mahkemenin takdirine bağlıdır. En önemli nokta, yeni dosyada yapılan savunmanın aynı zamanda ertelenen dosyayı da etkilemesidir.

İlgili yazılarımız

Denetimli Serbestlik İhlal Edilirse Ne Olur? · Test Pozitif Çıkarsa Ne Olur? · İmzaya Geç Kalırsam Ne Olur? · Denetimli Serbestlik Dosyası Nasıl Kapatılır? · İdrar Testine Gitmezsem Ne Olur?

Denetimli serbestlik sırasında yeni suç işlersem kamu davası açılır mı?

Yeni fiil uyuşturucu kullanmak, satın almak, kabul etmek veya bulundurmaksa TCK m.191/4-b ve c uyarınca kamu davası açılır. Başka bir suç söz konusuysa TCK m.191/9 ile uygulanan CMK m.171/4, erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi hâlinde kamu davası açılacağını düzenler. Taksirle işlenen suçlar bu hükmün kapsamında değildir.

Kasıtlı ve taksirli suç farkı neden önemlidir?

CMK m.171/4 yalnızca ‘kasıtlı’ suçu aradığı için, örneğin trafik kazasında taksirle yaralama gibi bir suç tek başına erteleme kararının sona ermesine yol açmaz. TCK m.21 kastı bilerek ve istenerek gerçekleştirme, m.22 ise taksiri dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık olarak tanımlar.

Yeni suçla ilgili sadece soruşturma başlatılması yeterli midir?

Kanun metni ‘kasıtlı bir suç işlenmesi’ ifadesini kullanır. Uygulamada yeni suç dosyasının sonucunun beklenip beklenmeyeceği veya kamu davasının hemen açılıp açılmayacağı savcılığın değerlendirmesine ve dosyanın durumuna göre değişebilir; bu nedenle yeni soruşturmada savunma hakkı titizlikle kullanılmalıdır.

Denetimli serbestlik sırasında yeniden uyuşturucu kullanırsam ayrı soruşturma açılır mı?

Hayır. TCK m.191/5 uyarınca erteleme süresi zarfında kullanmak için tekrar madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma, 191/4 uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz; sonuç, ertelenen dosyada kamu davası açılmasıdır.

Kamu davası açılırsa hangi ceza öngörülür?

TCK m.191/1 uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma suçunun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Davada hükmün açıklanmasının geri bırakılması dahil CMK hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı mahkemece değerlendirilir.

Erteleme süresi içinde zamanaşımı işler mi?

CMK m.171/4 uyarınca erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Bu nedenle ertelenen suç bakımından dava zamanaşımı erteleme süresi boyunca durur; ihlal hâlinde dava açıldığında bu durma dikkate alınır.

Yeni suç iddiasında ilk yapmam gereken nedir?

Soruşturma aşamasında ifade vermeden önce müdafi yardımından yararlanma ve susma hakkı bulunduğu unutulmamalıdır; bu hakların kullanılması bir suç itirafı değildir. Önce dosyanın içeriği öğrenilmeli, denetimli serbestlik dosyasındaki yükümlülüklere uyum belgeleri toplanmalı ve savunma stratejisi avukatla birlikte belirlenmelidir.

Yeni dosyada beraat çıkarsa ertelenen dava ne olur?

Yeni dosyada beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıkması, ertelenen dosya bakımından kasıtlı suç işlendiği iddiasının dayanağını ortadan kaldırır. Erteleme süresi içinde başka ihlal bulunmuyorsa TCK m.191/7 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Yeni bir iddia ertelenen dosyanızı etkiliyorsa

İlk ifade ve dosyanın nitelendirilmesi sonucu belirler; zaman kaybetmeden değerlendirelim.

Kamu davası açıldıktan sonra tekrar olay yaşanırsa yeniden erteleme yasağını ve mahkemedeki imkânları ayrı bir yazımızda okuyabilirsiniz.

Tekrarlayan olayların hukuki sonuçlarını ele aldığımız yazımızda okuyabilirsiniz.

Kesinleşmiş ticaret cezasının denetimli serbestlikle infazı ise 105/A denetimli serbestlik kuralı yazımızın konusudur.

Yazar Hakkında

Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı olup ceza hukuku ve uyuşturucu suçları alanında savunma hizmeti vermektedir. Bu yazı, güncel mevzuat metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Av. Burakhan Çalışkan
Av. Burakhan Çalışkan
AVUKAT · İSTANBUL BAROSU · ÇALIŞKAN HUKUK BÜROSU, KARTAL

Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.



Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Burakhan Çalışkan
Burakhan Çalışkan
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?