Kısa cevap: Ceza avukatının işi, dosyada verilen her kararı denetlemek ve süresinde itiraz etmektir. Gözaltına itiraz sulh ceza hâkimine yapılır ve hâkim yirmi dört saat dolmadan karar verir (CMK m.91/5). Hâkim ve mahkeme kararlarına itiraz süresi iki haftadır (m.268). Tutukluluk en geç otuzar günde incelenir (m.108). Takipsizlik kararına iki hafta içinde itiraz edilir (m.173) ve iddianame on beş günde iade edilmezse kabul edilmiş sayılır (m.174).
Ceza dosyalarında kaybın en yaygın sebebi esasa ilişkin bir zayıflık değil, kaçırılmış bir süredir. Bu sayfa da bu nedenle suç tiplerinden çok, hangi kararın hangi mercie, hangi sürede ve hangi gerekçeyle götürüleceği üzerine kurulmuştur.
Sultanbeyli’den gelen dosyalar için alanın tamamını ele alıyoruz: ceza avukatı ne yapar, hangi davalara bakar, soruşturmada hangi kararlar verilir, her birine nasıl itiraz edilir ve hukuka aykırı bir tedbir sonradan nasıl tazmin edilir.
Sulh ceza hâkimi başvuruyu evrak üzerinden inceleyip yirmi dört saat dolmadan sonuçlandırır (CMK m.91/5). Yakınınız gözaltındaysa vakit kaybetmeden iletişime geçebilirsiniz.
Ceza Avukatı Hangi Davalara Bakar?
Ceza hukuku, birbirinden çok farklı ispat sorunları olan alanların toplamıdır; ortak noktaları usuldür. Başlıca gruplar şunlardır:
- Kişilere karşı suçlar — kasten ve taksirle yaralama, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma.
- Malvarlığına karşı suçlar — hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, mala zarar verme, yağma.
- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar — ayrı bir ispat ve infaz rejimi vardır.
- Uyuşturucu suçları — kullanma ile ticaret arasındaki nitelendirme farkı sonucu tümüyle değiştirir.
- Bilişim ve kişisel verilere ilişkin suçlar — dijital delilin usulüne uygun elde edilip edilmediği belirleyicidir.
- Belgede sahtecilik — nitelikli hâller ağır ceza mahkemesinin görevine girebilir.
- Trafik kaynaklı suçlar — taksirle yaralama ve ölüme neden olma, alkollü araç kullanma.
Çalışma alanlarımızın ayrıntıları için Sultanbeyli uyuşturucu avukatı, cinsel suç avukatı, dolandırıcılık avukatı ve tehdit ve hakaret sayfalarımıza bakabilirsiniz. Suçtan doğan zararın giderilmesine ilişkin talepler için Sultanbeyli tazminat avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Hangi Karar, Hangi İtiraz Yolu?
Kısa cevap: Soruşturma evresinde verilen kararların her birinin ayrı bir itiraz yolu ve süresi vardır. Genel kural iki haftadır; ancak gözaltı bakımından süre yirmi dört saatten kısa, iddianame bakımından on beş gündür.

Bir kararla karşılaşınca ne yapılır?
Tutuklama Kararının Gerekçesi
Kısa cevap: Tutuklama kararında dört unsur somut olgularla gerekçelendirilmek zorundadır: kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adlî kontrolün yetersiz kalacağı. Son unsur 2021’de eklenmiştir.
İtirazın ekseni bu dört unsurdur. Özellikle adlî kontrolün neden yetersiz kalacağı, kararlarda çoğu zaman kalıp cümlelerle geçiştirilir; oysa kanun bunu da somut olgularla gerekçelendirmeyi emreder. Tutuklama ve adlî kontrol kararlarına itiraz için Sultanbeyli tutuklama itiraz ve adli kontrol itiraz sayfalarımız yol gösterir.
Takipsizlik Kararına İtiraz
Mağdur tarafında en sık karşılaşılan karar, kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır. Bu karar kesin değildir ve iki haftalık bir itiraz yoluna tâbidir.
İtirazın kabul edilip edilmemesini belirleyen şey, dilekçenin içeriğidir: kanun kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve delillerin belirtilmesini ister. Yalnızca karara katılmadığını bildiren bir dilekçe, çoğunlukla giderlere mahkûmiyetle sonuçlanır.
İddianamenin İadesi
İddianame, mahkemeye ulaştığı anda kabul edilmiş sayılmaz; on beş günlük bir inceleme süresi vardır ve bu sürede kanunda sayılan sebeplerden biri varsa iade edilir.
Bu maddeye 8 Ağustos 2026 tarihli 7593 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle yeni bir sebep eklenmiştir: on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame iade edilir. Çocukların şüpheli olduğu dosyalarda bu, doğrudan denetlenmesi gereken bir usul şartı hâline gelmiştir.
Hukuka Aykırı Tedbirin Sonucu: Tazminat
Koruma tedbirlerinin hukuka aykırı uygulanması yalnızca delilin reddine yol açmaz; ayrıca tazminat hakkı doğurur. Kanun tazminat gerektiren hâlleri tek tek saymıştır.
Sürelere dikkat etmek gerekir: istem, kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılmalıdır. Ayrıca 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la bazı bentlerdeki istemler Tazminat Komisyonu kapsamına alınmış; ağır ceza mahkemesine yapılan bu tür istemler Komisyona gönderilir hâle gelmiştir.
Görevli Mahkeme
Soruşturma evresindeki koruma tedbirleri ve bunlara itirazlar sulh ceza hâkimliğinde görülür. Davalar kural olarak asliye ceza mahkemesinde; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile kanunda ayrıca sayılan suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür. Sultanbeyli’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.
Dosyanız Değerlendirilirken Nelere Bakılır?
İlk başlık kararların gerekçesidir: tutuklamada dört unsur somut olgularla gösterilmiş mi, istemde adlî kontrolün yetersizliği açıklanmış mı, karar örneği kişiye yazılı olarak verilmiş mi.
İkincisi sürelerdir — iki haftalık itiraz süresi, otuz günlük tutukluluk incelemesi, takipsizlikte iki hafta, iddianamede on beş gün. Üçüncüsü delilin elde ediliş biçimidir: arama kararının kapsamı, dijital inceleme şartları, tutanakların usulü.
Dördüncüsü ise usul eksiklikleridir: kanunî haklar hatırlatılmış mı, müdafi ile görüşme sağlanmış mı, yakalama yakınlara bildirilmiş mi. Bu eksiklikler hem savunmanın hem de sonraki tazminat isteminin dayanağını oluşturur.
Bu süre içinde yapılacak iade talebi, eksik delille açılmış bir davanın baştan önlenmesini sağlayabilir (CMK m.174). Dosyanızı değerlendirmek için Çalışkan Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Ceza avukatı hangi işleri yapar?
Ceza avukatının işi, dosyada verilen her kararı denetlemek ve gerektiğinde itiraz etmektir. Uygulamada bu; ifadeye müdafi olarak katılmak, soruşturma dosyasını incelemek, gözaltına, tutuklamaya, adlî kontrole, arama ve el koymaya itiraz etmek, delil toplanmasını talep etmek, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz etmek (mağdur tarafında), iddianamenin iadesini istemek, duruşmada savunmayı yürütmek ve karara karşı istinaf yoluna başvurmaktır.
Ceza avukatı hangi davalara bakar?
Ceza hukuku tek bir dava türü değildir. Başlıca gruplar: kişilere karşı suçlar (kasten ve taksirle yaralama, tehdit, hakaret, konut dokunulmazlığının ihlali), malvarlığına karşı suçlar (hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, yağma), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu suçları, bilişim ve kişisel verilere ilişkin suçlar, belgede sahtecilik, trafik kaynaklı taksirli suçlar ve örgüt suçları. Her grubun kendi ispat sorunu vardır ama usul kuralları ortaktır.
Gözaltına alınmaya itiraz edilebilir mi?
Evet ve bu yol çok hızlı işler. Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı; yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Hâkim incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır (CMK m.91/5).
Tutuklama kararında neler yazmak zorunda?
Kanun dört unsuru zorunlu tutar ve bunların somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilmesini ister: kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı (CMK m.101/2). Dördüncü unsur 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanun’la eklenmiştir ve pratikte kararlarda en sık eksik kalan gerekçedir.
Savcının tutuklama isteminde de gerekçe aranır mı?
Evet. Kanun yalnızca kararı değil istemi de bağlar: tutuklama istemlerinde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir (CMK m.101/1). Bu gerekçenin bulunmaması, itirazın dayanaklarından biridir.
Karara itiraz süresi nedir?
Genel kural şudur: hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie verilecek bir dilekçe ile ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır (CMK m.268).
İtirazı kim inceler?
Önce kararı veren merci bakar: itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir. Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazlar, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliği varsa numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe gönderilir (CMK m.268).
Tutukluluk ne sıklıkla incelenir?
Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla, tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karar verilir. Ayrıca bu inceleme şüpheli tarafından da istenebilir (CMK m.108). Kovuşturmada ise mahkeme her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında resen karar verir.
Şikâyetim takipsizlikle sonuçlandı, ne yapabilirim?
Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173). İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir; itirazın kaderini bu içerik belirler.
İtiraz kabul edilirse ne olur?
Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hâkimlik, karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bunu açıkça belirterek başsavcılıktan talepte bulunabilir. Yeterli neden bulunmazsa istem gerekçeli olarak reddedilir ve itiraz eden giderlere mahkûm edilir.
İddianame hangi hâllerde iade edilir?
Kanun beş sebep sayar: 170. maddeye aykırı düzenlenmesi; suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenmesi; önödeme, uzlaştırma veya seri muhakeme usulüne tâbi olduğu açıkça anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmadan düzenlenmesi; soruşturması izne veya talebe bağlı suçlarda izin ya da talep olmaksızın düzenlenmesi; ve 8 Ağustos 2026 tarihli 7593 sayılı Kanun’la eklenen yeni sebep: on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenmesi (CMK m.174).
Suçun yanlış nitelendirilmesi iade sebebi midir?
Hayır. Kanun bunu açıkça dışlar: suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez (CMK m.174/2). Nitelendirme tartışması kovuşturma evresinde yürütülür ve mahkeme, suçun niteliğini değiştirerek hüküm kurabilir.
İddianame ne kadar sürede incelenir?
Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde bütün belgeleri inceler ve gerekiyorsa eksik veya hatalı noktaları belirterek iade eder. Kritik kural şudur: en geç bu sürenin sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (CMK m.174/3).
Haksız yere tutuklandım, tazminat alabilir miyim?
Kanun bu hâlleri tek tek sayar (CMK m.141). Öne çıkanlar: kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan veya tutuklanan; kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan; kanunî hakları hatırlatılmadan tutuklanan; kanuna uygun yakalandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen; gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazla olan; yakalanması veya tutuklanması yakınlarına bildirilmeyen kişiler.
Tazminat istemi ne kadar sürede yapılmalı?
Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde istemde bulunulabilir. İstem, kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır. 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la m.141/1’in (e), (f) ve (l) bentlerindeki istemler bakımından Tazminat Komisyonu hükümleri uygulanır hâle gelmiştir (CMK m.142).
Dosyalar hangi mahkemede görülür?
Soruşturma evresindeki koruma tedbirleri ve bunlara itirazlar sulh ceza hâkimliğinde; kural olarak davalar asliye ceza mahkemesinde; ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis gerektiren suçlar ile kanunda sayılan bazı suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür. Sultanbeyli’nin ayrı adliyesi bulunmadığından dosyalar Kartal’daki İstanbul Anadolu Adliyesi‘nde görülür.
Dosya değerlendirilirken nelere bakılır?
Dört başlık: kararların gerekçesi (özellikle tutuklamada dört unsurun somut olgularla gösterilip gösterilmediği), süreler (iki haftalık itiraz, otuz günlük tutukluluk incelemesi, on beş günlük iddianame süresi), delillerin elde ediliş biçimi (arama kararı, dijital inceleme şartları) ve usul eksiklikleri (hakların hatırlatılması, müdafi ile görüşme, yakınlara bildirim) — bu sonuncusu hem savunmanın hem de tazminat isteminin dayanağıdır.
Yazar Hakkında
Av. Burakhan Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olarak Kartal’daki bürosunda ceza hukuku dosyalarını takip etmektedir. Sultanbeyli ve çevre ilçelerden gelen dosyalarda; gözaltı ve tutuklama kararlarına itirazdan takipsizlik kararlarına karşı başvurulara, iddianamenin iadesi taleplerinden koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerine kadar sürecin bütün aşamalarında müvekkillerini temsil etmektedir. İletişim: 0 506 976 23 55 — Cevizli Mahallesi, Ulubey Sokak, No: 4A D: 46, Kartal/İstanbul.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — mevzuat.gov.tr (m.91, 101, 108, 109, 119, 141, 142, 172, 173, 174, 268)
- 7593 sayılı Kanun (8/8/2026) — CMK m.174 iddianamenin iadesine yeni sebep
- 7499 sayılı Kanun (2/3/2024) — CMK m.141-142 tazminat rejimi değişikliği
- 7331 sayılı Kanun (8/7/2021) — CMK m.101/2 adlî kontrolün yetersizliği gerekçesi
- Adalet Bakanlığı — adalet.gov.tr
Hukuki Sorumluluk Reddi
Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup güncel mevzuat ve yerleşik hukuki uygulama esas alınarak kaleme alınmıştır. İçerikte yer alan değerlendirmeler, somut olayın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterebilecek genel nitelikte açıklamalardır ve hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliği taşımaz, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihatlar zaman içinde değişebileceğinden, somut bir hukuki sorun hakkında adım atmadan önce alanında yetkili bir avukata danışılması önerilir.